Giriş
(6)

Elektrlikli otomobiller

baldan kaymak
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
Şimdi bile benzin istasyonlarında sıra oluyor.

Nitekim bu araçlar için sokakta park alanı bile yokken şarj alanları yetmeyecek. Sizce de pek yakında sokaklar bataryası olmadığından hareket edemeyecek olan araçlarla dolmayacak mı?

Şarj süreleri sebebi ile de devasa kuyruklar oluşmayacak mı?
0
baldan kaymak
(12.03.26)
Şarj işlerinde ayrı istasyona bağımlılık olması şart değil ki. Evlerin önünde de olabiliyor. Türkiye'de ne kadar yaygın bilmiyorum ama yaygın olan yerler var. Bildiğimiz istasyon düzeni olsa yetmezdi tabii.
0
mbond
(13.03.26)
Şarj süreleri gittikçe kısalıyor. Elektrikli istasyon kurmak benzin istasyonu kurmaya göre daha kolay, tehlikesi ve teknik altyapısı daha uygun. Bütün otoparklara uygulanabilir bir sistem ayrıca.

Ki hepsinden bağımsız, benzine göre en fark yaratan avantajı mobil şarj istasyonu diye bir şey var. Yolda kaldığında geliyor dolduruyorsun.

Bunların hepsinin maliyeti zamanla azaldığında akaryakıta göre daha avantajlı olacak. Benzinin olmadığı yer çok, elektriğin olmadığı yer mi var?
0
Bruce
(13.03.26)
Talep kadar arz oluşur. Kimse zarar etmek için boş bekleyen istasyon kurmaz. Piyasadaki EV araçların oranı yükseldikçe istasyon sayısı da artacak. Akaryakıt istasyonları gibi güvenlik kısıtlamalarının bir çoğundan muaflar ve çok daha az yer kaplıyorlar. Aslında sayıları şaşırtıcı derecede büyük bir hızla artıyor.
0
mikro patlama
(13.03.26)
En kötü evin penceresinden kablo uzatır şarj ederiz.
0
kaptan maydanoz
(13.03.26)
uzun yollarda bu sıkıntı olabilir. babam elektrikçi bir çok iş yerine ve eve şarj istasyonu kurdu. türkiye geç adapte olur dendi ancak gayet hızlı adapte olduk. ayrıca evin penceresinden kablı uzatıp şarj edende çok.
0
mikahakkinen
(13.03.26)
kısa vadede tüm araçların elektrikli olacağını ve her yerde kuyruklar olacağını düşünmüyorum. ben yılda 20 kereye yakın istanbul-çanakkale arası gidip geliyorum, 2-3 kere istanbul-antalya, 1-2 kere de istanbul-marmaris yapıyorum.

elektrikli araçlar hala uzun yola uygun değiller. ortalamanın altında bir hızla gitmek durumundalar ve sık sık durumundalar. acil bir durumda istanbul-çanakkale arasını hızlıca gitmek mümkün değil.

ancak yavaş yavaş menziller artıyor, şarj süreleri kısalıyor, şarj istasyonu sayısı artıyor.
0
co2s2
(13.03.26)
(9)

Her yerden bize pompalanan tavsiyeler

don’t panic
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örne
Tavsiyeler tavsiyeler… Ya bana mı öyle geliyor bilmiyorum; ama adeta her yerden üzerime bir tavsiye atılıyormuş gibi hissediyorum ve sıkıldım galiba. Sosyal medya/internette görüyorum, “kahveyi şu saatte içmeyin, uyuduğunuz oda 19-20 derece civarında olsun, bu 5 yiyeceği asla tüketmeyin vs vs…” Örnekler çoğaltılabilir. Sosyal medyadan uzaklaşayım diyorsun, işyerinde biriyle konuşuyorsun, sana illa ki bir tavsiye veriyor: “Yemekten sonra hemen çay içince demir emilimini azaltıyormuş abi, içme.”

Bu mevzu bana iyice batmaya başladı :D Eskiden, üniversitede falan yurtta gece 12’de yarım ekmek arası dilim kaşar yapıp, ketçap mayonez sıkıp yerdik. Yanında kolayla… Tavuk nugget ve sosis gömerdik.

Tabi yaş aldıkça dikkat etmeye başladık zaten. Baya uzun zamandır spor yapıyorum, clean besleniyorum; ama her yerde bana hayatımla ilgili ne yapmam gerektiğini söyleyenlerden de bıktım. İyi niyetli olsalar da…

Şimdi okudum da sadece yeme içme ve beslenme odaklı konuşmuşum; ama hayatın içinden tavsiyeleri de katabiliriz işin içine: “Çocuğunuzun özgüvenli olmasını istiyorsanız bu 5 şeyi asla yapmayın!”, “Arabaya bindiğinizde kontak açar açmaz hareket etmeyin…” gibi gibi…

Meramımı anlatabildim galiba :) Sizde durum nedir? Bu şekilde hissettiğiniz oluyor mu, yoksa hiç sallamıyor veya farketmiyor musunuz?

Sağlıcakla efendim.
+2
don’t panic
(12.03.26)
böyle okuduğum şeyleri pek sallamıyorum ya. çünkü zaten genelde etkileşim kasmak için yapılıyor. çok merakımı cezbeden bir konuysa doğrusunu açar öğrenirim de orda burda karşıma çıkıyosa aşırı doğru bilgiyse bile zaten bu kesin tık tuzağı yhaa diyip otomatik sallamıyorum. etrafta duyduysam da söyleyen kişiyi ipleme eğilimime göre tavrım değişiyor.
0
pide
(12.03.26)
Herkes her şeyi biliyor artık herkes. Sorulmadan danışılmadan da boca ediyor herkes duyduğunu bildiğini.
Ben soruyorsam tavsiye istiyorsam tamam ama sorulmadan verilen akıl beni delirtiyor, sallamamaya çalışıyorum ama olmuyor, sinirleniyorum.

Kendim yapmamak için de uğraşıyorum umarım kimseye bunu yapmıyorumdur çok rahatsız edici gerçekten.
+1
mutekebbir
(12.03.26)
Hiç umursamıyorum. Gerçekten merak edip tavsiye istediğim şeyler için ai dan yardım alıp bilimsel makale bulup okuyorum. Başka da kimseden tavsiye kabul etmiyorum.
0
kaptan maydanoz
(12.03.26)
sosyal medyadan önceki yazılı basından kalma alışkanlık. örneğin men's health, kadınca, elele, marie claire dergileri kapağında hep benzer başlıklar vardı.

-göz ardı etmemeniz gereken 5 vücut ağrısı
-bu 3 işaret yaşlandığınızın göstergesi
-cinsel gücü artıran 8 besin

şahsen bir bilginin doğruluğunu farklı kaynaklardan teyit ettirir, sağlamasını yaparım. dergi zamanlarında da öyleydi dijital çağda da öyle.
0
yurtsuz john
(12.03.26)
Bu gibi şeyler insanın içsel huzurunu bozuyor. Bundan daha kötü bir şey de yok bence. Merak ettiğiniz bir şey olursa açar bakarsınız, onun dışında kulak asmayın derim. Bir tane hayatınız var, nasıl istiyorsanız öyle yaşayın. Bu gibi herbokologlar insanlığın her döneminde vardı ve var olmaya da devam edecek.
-1
sadakatsiz
(12.03.26)
Content için. Bir süre sonra başka bir tavsiyeyle geliyorlar. Hatta söylediği ile çelişebilir bile. Yeter ki like alsın.
0
gabe h coud
(12.03.26)
"Sen de dahil insanların %99'u yanlış nefes alıyor. Dünyaca ünlü kalp göğüs doktor Michael Jackson'dan doğru nefes alma tavsiyeleri bu thread'de.."
0
birdirbir
(12.03.26)
öyle bir döneme denk geldik ki herkes her şeyi biliyor.. tabi ki insanın arada gözü takılıyror ve bazen doğru insanların ürettiği doğru içeriklerde var ama nihayetinde kendim araştırmadan ve gerektiğinde uzmana danışmadan hareket etmem
0
darthvader
(12.03.26)
Herkes her boku biliyor artık. Herkesin podcasti var. Oyun oynayıp bağış adı altında çoluk çocuktan para toplayan adamlar iran savaşından tut, ekonomi, siyaset her boka dair fikir belirtiyor.
Masasına bir tane mikrofon takan her vatandaş terapist, ilişki gurusu falan oluyor. Sosyal medya insanların iyice şirazesini kaydırdı.
0
cay koy geliyorum
(13.03.26)
(10)

AI 21. yüzyılın en büyük icadı diyebilir miyiz?

thawne
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
her kullanışımda biraz daha hayran kalıyorum.
-1
thawne
(12.03.26)
AI'da şöyle bir sıkıntı var. Şu an bayağı zararına çalışıyor hepsi. Amaçları rakiplerini yok edip sonra fiyat artırmak. Yani 3-5 yıla zaten büyük ihtimalle bizim ödeyeceğimiz tutarların üstünde kalacak çoğu AI. (lokal opsiyonlar hariç)

Ben crispr diyorum.
+1
aguen
(12.03.26)
ne için kullanıyorsunuz?
excel formul yazdırma harici benim işime yaramıyorda, sorduğum 3 teknik sorunun 2 tanesi net yanlış oluyor, kitap spoilersız özetlettiriyorum sesli kitapta kaçırdığım yerlerde spoiler verio, kitapta olmayan kişilerden bahsediyor. ben kullanacak bir şey bulamıyorum ya
+1
eja
(12.03.26)
Cep telefonu.
Açıkçası yapay zekanın hayatıma net etkisi kesinlikle cep telefonu kadar değil.
+2
logisticsmanager
(12.03.26)
Aslinda AI in yaptigi sey su an icin internet search. Senin icin random sitelerden bilgi getiriyor.

Ama evet bir esik asildi, bu ilk adimdi.

Ilk ampulun yanmasi gibi bisi bu
0
duyurukullanıcısı
(12.03.26)
Şimdilik diyemeyiz. Cep telefonu veya tablet bence daha etkili.
0
runaway
(12.03.26)
akıllı telefon +1
0
jelly bear
(12.03.26)
akilli telefon resmen uzuv gibi. her seyi yapabiliyorsun.
0
baldur2
(12.03.26)
İşimin %90ını Ai yapıyor. Yazılımcıyım.
Artık geri dönülmez noktadayız yazılımcılar olarak. Bugün Ai yasaklansa çoğu kişi kod mod yazamaz köreldi.
0
kaptan maydanoz
(12.03.26)
kesinlikle ai 21. yüzyılın en büyük buluşu sayılır bence. bunun sonu yok ve bizim kullanabildiğimiz basitleştirilmiş versiyonları dahi harikalar yaratıyor. bunun ticari değeri olan veya spesifik alanlarda eğitilmiş versiyonları ile hayal gücümüz zorlanabilir ileride.
0
emfuzi
(12.03.26)
kesinlikle evet. su anda insanlarin cogu ai'a karsi muhafazakar bir savunmaya sahip. ancak ben bu kadar yuksek verimlilik arttiran bir alet gormedim. inanilmaz yani chatgpt ile basit bilgiye ulasimin o kadar hizli ve isabetli ki sasiriyorum hala boyle bir hizmet olmasina.

yani saniyeler icinde herhangi bir konuda butun insanlarin tartismalarini ve bilgilerini sana damitiyor. cok detay islere girersen fail ediyor elbette ama su hali bile muazzam. ve bu productivity artisinin sonuclari ve gidecegi yer hala net degil. saka maka 3 sene once cikti bu urun ortaya ve gecirdigi degisim inanilmaz. ileride bakildiginda insanligin donum noktalarindan biri olarak gorulecek.
0
antikadimag
(13.03.26)
(24)

Kız arkadaşınız başkalarının giyimleri hakkında yorum...

sorularimicinfeykhesap
Merhaba.Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım
Merhaba.
Kız arkadaşım sohbetlerimiz esnasında sürekli, çevremizde denk gelen başka erkeklerin kıyafetleri için "ay adamın montu/kazağı/ayakkabısı çok güzelmiş" şeklinde yorumlar yapıyor.

Bunda ne var diyeceksiniz. Birşey yok. Hatta ben de ilk zamanlar, çoğu zaman onun söylemleri üzerine yorum yaptım vs. Giyim kuşam konusu önemlidir benim için, ilgiliyimdir.

Ancak şöyle durumlar var. Canlı örnek vereyim. Geçtiğimiz ay alışveriş yaptım epey, bi kazak da aldım. Baya güzel bir kazak, üzerime de tam oldu vs. Bunu giydiğim gün kız arkadaşım "dün aldıklarından biri mi bu" dedi ben de evet dedim ve diyalog bitti. Ertesi hafta o kazağı, markasının mağazasında gezerken görüp ay bayıldım şeklinde yorum yaptı. Ulan dedim buydu geçen giydiğim, aa öyle mi dedi. Gülüştük.

Ancak Benzer diyalogları 4-5 aylık süreçte belki 50 defa yaşamışızdır.

Bana etrafta gösterip adamın şusu çok güzelmiş dediği şeylerin belki çok daha iyileri bende de var. Ekonomik durumum, tipim fiziğim de iyi giyinmeye müsait. Bunları şu yüzden söylüyorum, belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani.

Yarım saat önce kahve içerken yine aynı şeyi yaşadık. "ay adamın paltosu çok güzelmiş" dedi. Döndüm baktım, muhtemelen kaşe siyah standart bir palto.

Bitiriyorum, bana bugüne kadar daha bir kere bu da sana çok yakışmış demedi :D

Hal böyleyken, artık gıcık olmakta haklı mıyım, yoksa He de geç mi diyorsunuz.

Sizde durumlar nasıl?
+4
sorularimicinfeykhesap
(12.03.26)
aynisini sen baska kadinlarla ilgili yapsan 50 kere kavga edip coktan ayrilmistiniz muhtemelen.
+13
edmond honda
(12.03.26)
Sürekli insanları gözetlemek bana anormal geliyor. Anın tadını çıkarıp karşısındakiyle ilgilenmek yerine insanları gözetleyenleri kendini gerçekleştirememiş ve tehlikeli insanlar olarak görüyorum. Bunu bir tarafa bırakırsak haklısınız sinir bozucu bir durum. Ben de beni beğenmediğini düşünürdüm.
+8
sadakatsiz
(12.03.26)
Sende olup olmamasindan cinsiyette bagimsiz insanlar hakkinda konusup durmak basit insan isi.

Kiskancligin gereksiz. Overthinking saatin gelmis galiba.
-10
Purple life
(12.03.26)
sadece baska erkeklerin kiyafeti hakkinda yorum yapiyor ama kadinlar hakkinda hic yapmiyor mu? eger oyleyse o erkekleri begendigi icin bence. kadinlar hakkinda da yorum yapiyorsa bile, ayni seyler sende varken sana yorum yapmamasi yine seni begenmiyor mu acaba diye dusundurur. ben olsam rahatsiz olurdum.
+5
lemmiwinks
(12.03.26)
Çok sinir bozucu. Bir de sürekli başka insanları gözlemlemesi tuhaf geldi normal mi bu yani?
Açık açık neden sormuyorsun? Niye bana hiç giyimime iltifat etmedin de başkalarına ettin diye.
+2
kaptan maydanoz
(12.03.26)
Beni rahatsız ederdi.
+3
kumandanim
(12.03.26)
tek konusu kıyafet mi yoksa, mesela kitaplardan konuşabiliyor musunuz veya izlediğiniz bir dizinin senaryosu karakterlerinin oluşumu gibi sohbetleriniz oluyor mu, olmuyorsa bilinçli yapıyordur, ve kendinin farkında olmayan standard biridir.
bir çok şey beğeniyor anladığım kadari ile standard bir zevki var, arada desene sende her gördüğün şeyi beğeniyorsun niş bir zevkin yok diye asdasd
0
eja
(12.03.26)
hocam kelimin tam anlamıyola gözü dışarda gibi duruyor maalesef.

bu arada burada ilişkilerle ilgili açılan duyurulara cevaben ayrıl önerisi çok gelir (hatta bu durumla ilgili de duyuru açılmıştı). yorumları buna göre değerlendirin derim :)
+1
shadowfollower
(12.03.26)
çekilir mi bu dert yav, ayrıl gitsin. beğendiklerinden birine yazsın bundan sonra.
+4
antihero
(12.03.26)
seni beğenmiyor
+1
Hallegadola
(12.03.26)
Yolda kendisini dürtükleyerek; baksana kadının 'g'ötü ne kadar güzel, pergelle çizilmiş gibi de.

kılıçla yaşayan kılıçla ölür, yapacak bir şey yok.
+12
galahad reloaded
(12.03.26)
haklısın
0
bay b
(12.03.26)
Flört aşamasında yaşansa çok itici bulurdum bu durumu. Açık açık rahatsız olduğunuzu söyleyin veya imada bulunun bence. Veya siz de başka kadınların kıyafetlerine yorum yapın hesap sorarsa kendi yaptigi davranışi hatırlatın.
0
egerbiryolcu
(12.03.26)
Aldatılacaksın

galahad +1 haha
-6
arbre
(12.03.26)
"belki içten içe beğenmiyordur giyimimi, bu şekilde anlatmaya çalışıyordur diyeceğim, ama öyle bir durum yok yani." bence bu cümleyi bir daha gözden geçirin; cevap burada gibi duruyor. ya da tamamen aynı ürünü giyiyor olsanız dahi, belli ki size yakıştırmıyor.
ben sizin alınmanız bir yana konulursa, kızın modaya aşırı bir ilgisi olabilir gibi de yorumladım; size dokunuyor olabilir ama belki de gerçekten gayrıihtiyari, muhabbet olsun diye konuşuyor olabilir. bence kendinizden emin ve memnun iseniz ve bunun dışında iyi geçiniyorsanız "hee" diyip geçin.

ancaak olayın bu sıklıkla tekrarlanması ve sizin -anlaşıldığı kadarıyla- bu olaydan fazlasıyla rahatsız olmanız sebebiyle, en mantıklısı, "ayşecim, sen senin vitrinde ya da başkalarının üzerinde görüp bana beğeniyle gösterdiğin tarz, aslında benim tarzımla çoğu zaman aynı; ama bana hiç iltifat ettiğini görmedim :) giyimimle ilgili yapıcı önerin varsa, hem daha iyi giyinmek adına, hem de senin daha çok hoşuna gitmek^^ için memnuniyetle dinlerim" tadında ufak bir konuşma yapabilirsiniz diye düşünüyorum.
-3
lil siztah
(12.03.26)
Benim de hoşuma gitmezdi. Konuşmayı denediniz mi? Gerçekten konuşunca bu tarz pek çok problem çözülüyor.

Ha konuşunca çözülmeyen bir ilişkim olsa, sürekli "aa şu kadının eteği ne güzelmiş" derdim sonra zaten ya fark eder düzelir ya kavga sonrası düzelir ya da düzelmez.
0
aguen
(12.03.26)
Biraz kiz kiza muhabbete donmus sizinki sanki, hep boyle miydi. Konusmalarin iceriginden bagimsiz konsept sikintili.
0
mbond
(12.03.26)
galahad +1

yol ver.
+1
summerjam0306
(12.03.26)
eğlenilir, evlenilmez.

sevgilinize uzun vadeli bakmayın bence.
+1
mahmuttt
(12.03.26)
Sizdeki duruşunu beğenmiyordur açık açık söylemek yerine başkaları üzerinden örnek veriyor olabilir.
Kıyafeti güzel gösteren şey fiziktir, markasından kalitesinden çok daha önemli bir etken fizik.
Beğenmiyor ve dikkat etmeniz için imalarda bulunuyor olma ihtimali yüksek.
Üstünüzde gördüğü bir şeyi başkasında ya da mağazada beğenip sizde fark etmemesi bu yüzden.
Gıcık olmakta haklısınız ben olsam ben de gıcık olurdum.
+2
mutekebbir
(12.03.26)
tarzini begenmedigi acik, al karsina konus. ne ayaksin diye sor bakalim ne diyecek.
verdigi cevaba gore yorum yapariz..
0
cooperr
(12.03.26)
aldatılacaksın denmiş ama aldatmadığı ne malum. yol ver gitsin hocam.
0
thawne
(12.03.26)
Insan sevdigine iki cift guzel laf etmeyecekse kime edecek? Sevdicegimden guzel sozleri sakinip elalemin adamina neden iltifat edip duruyorum? Insani mutlu etmenin en kolay yollarindan biri icten iltifatlar. Kaldi ki sizinki kiskanclik degil, bence daha cok gorulmemek ve onemsiz hissetmemekle ilgili.
Uc bes ok ama dediginiz kadar fazla ise enteresan. Hadi sevgilimin uzerinde begenmedim diyelim, bu sekilde laf sokmak cok kalp kirici.
Kadin kisisiyim, oyle kiskancliklarim, kendine guvensizliklerim yoktur ama bana hic iltifat etmeyip surekli ucuncu kisilere iltifat etse ne oluyoruz derim bi.
0
kassiopeia
(12.03.26)
begenmedigin cevaplari tiklememen cok garip. komleks level 99.
su olayi bir de kizdan dinlesek keske.
0
Purple life
(12.03.26)
(9)

Çok uzun süre home office sonrası full ofise geçen oldu mu?

silverleaf
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
Nasıl bir deneyim oldu? Bu durumdan o kadar çekiniyorum ki her türlü pozitif kısmını duymaya ihtiyacım var ama hiçbir pozitif kısmı da yok herhalde. Safi yorgunluk, trafik, kaçma hissi gibi geliyor. Tahmini ne kadar sürede alışılır?
-1
silverleaf
(12.03.26)
cidden böyle mi düşünüyorsunuz? benim eşim 6 yıldır evden çalışıyor ve ofis bulsa koşarak gidecek. o kadar bunaldı.
-6
summerjam0306
(12.03.26)
ben geçtim de alışamadım ya, cidden full yorgunluk, trafik, insanlar, pislik. Bi de sürekli dışarı çıkınca çok fazla kıyafet giyiliyor, çok fazla çamaşır ve ev işi de çıkıyor. Sağlıklı besleneyim, kendi yemeğimi yapıp getireyim dersen iyice zorlaşıyor. Üzgünüm olumlu bişey söyleyemedim, çok zor cidden.
sonra hybride geçti şirket 2 gün ev 3 gün ofis, biraz rahatlattı. Ama şimdi iş değiştiriyorum, gittiğim yerde ayda 4 gün ev. Yine zorlanıcam, ben de üzgünüm.
+2
turk kizi
(12.03.26)
Aman evde oturup ne yapacaksın boşver dışarıda olmak güzeldir. İnsan hayatı kaçırıyor gibi hissediyor evden çalışırken. Öğle yemeklerine çıkarsın arkadaşların olur vs. Güzel aslında.
-1
kaptan maydanoz
(12.03.26)
home office'e alıştıkça bence daha çok asosyal oluyorsun ve bence daha çok çalışıyorsun. evdeki işleri bir yandan hallet, asıl işine çalış derken bir bakıyorsun akşam olmuş hala çalışıyorsun... öğle yemeği kaçırdığım günler bile oluyor. hatta çoğu zaman dışardan söylüyordum yemek pişirmeye vakit bulamadığım için.

ofis ortamı çok iyi bence. ilk zamanlar tabii ki zorlanırsın ama sonra iyi ki ofise geçmişiz dersin.

hee tabii keşke haftada 2 gün evden çalışma, 3 gün ofis olsa her yer. o zaman çok daha verimli çalışırdı herkes.
+1
elektr10
(12.03.26)
bir kaç senedir neredeyse full time evden çalışıyorum ve fark ettim ki, evde sadece ve sadece minimum yapmam gerekenleri yapıyorum ve sonrasında "oh tamam bitti işler" diyorum, yatışa geçiyorum. ama ofisteyken kendime sürekli ekstra iş yaratabiliyorum. son iki full time ofis çalıştığım yerde, üzerime vazife olmamasına rağmen program yazdım boş vakitlerimde. iki şirket de hala kullanıyor programları.

bir de ben çok kurumsal yerlerde çalışmadım, çalışmıyorum. ofisteki birine mail atıp 3 saat cevap beklemek yerine yanına gidip 10 sn soru sormak ve hemen cevap almak işleri çok kolaylaştırıyor. bu arada ofise gitmek ne olursa olsun sosyal bir iş. çayı kahvesi yemeği sigarası derken zaten 8-9 mesainin 2-3 saati lak lakla geçiyor.

şimdi ufak ufak ofise dönmeye başladım. trafiği ulaşımı saymazsan, herhangi negatif bir tarafını görmedim. la zaten ben yöneticiyim, ofis olacak ki insanları yöneteyim.
+1
co2s2
(12.03.26)
uzun uzun yazdım da sildim. postpandemi dönemi bi ara dile getirdiler işyerinde, çekmecemde hazır bulunan istifa dilekçemi salladım.

şu an 40% ofis 60% remote'uz. 80% remote yavaş yavaş devreye alınıyor.

2 güne kadar ofise okayim ama gerçekten 5 gün ofis tüketiyor insanı. mecbur kalsam ve istifa edebilecek şartlarım olmasa, işyerinde kendimi yormamaya çalışıp yandan iş ararım.
0
aguen
(12.03.26)
2 hafta full gittikten sonra alisiyorsun
+1
cilgin fantezilerin adami
(12.03.26)
6 yildir evden calisiyorum. ayda bir insan gormek icin gitmeye okim de her gun gitmek inanilmaz kulfet gibime geliyor. yagmuru, camuru, karanligi, vuran ayakkabisi, giysisi, utusu cok buyuk eziyet. calistigim sirkette kalmamin tek nedeni evden calisiyor olmak, bu hakki iptal ederlerse aninda baska yerden is bakarim. evden calistigim icin yedigim ictigim seyler de epey duzgun, kahvaltilarim duzenli filan. ofise giderken pogaca ile gecistirirdim cunku.

sosyal acidan izole ediyor, orasi dogru; ama is bittikten sonra biryerlere gidip biseyler yapmak cok daha kolay oluyor, butun gun evdeydim zaten bari biseyler yapayim hissi bastiriyor.
0
taurina
(12.03.26)
pandemide full home office çalıştım, kısa bir süre sonra kendi işimi kurdum, yine uzun bir süre home office devam ettim ardından ofise de geçince hibrit çalışmaya başladım, bence en optimali hibrit diye düşünüyorum. işi işte bırakmak açısından ve sosyalleşme açısından ofis daha olumlu bir yerde duruyor, ayrıca iş akışında hızlı aksiyon almak da dirsek temasında daha mümkün belki bunlar biraz motivasyon yaratabilir.
0
darthvader
(13.03.26)
(3)

Onlice check-in yapilmis olsa bile videodaki gibi ucaga gec binince overbooking olmus diye almayabiliyorlar mi?

tantamount_to_equivalent
https://x.com/vekilkarakurt/status/2030776121998950865Ben olmaz diye dusundum ama 7-8 sene once bir Easyjet ususumda tam binis oncesi gorevliler gelip overbooking durumlari var, gonullu olarak ucusunu ertelemek isteyen var mi diye defalarca anons gecmislerdi banklarda oturan bizi ikna etmeye calism
x.com

Ben olmaz diye dusundum ama 7-8 sene once bir Easyjet ususumda tam binis oncesi gorevliler gelip overbooking durumlari var, gonullu olarak ucusunu ertelemek isteyen var mi diye defalarca anons gecmislerdi banklarda oturan bizi ikna etmeye calismislardi gecelik otel vs vererek. Ingilizcem pek iyi degildi, hemen siraya girip binmistim ben ucaga, kalanlara ne oldu, nasil muhabbetler dondu bilmiyorum. Kisaca son dakikaya kadar cool cool oturanlara overbooking olmus, yer kalmadi durumlari olabiliyor mu?
0
tantamount_to_equivalent
(09.03.26)
check in yapıldıysa koltuk bellidir overbooking olmaz.
fakat bazen önemli vip bir yolcuyu uçağa almak için başkasına para teklif edebiliyorlar. bu durumda isteğe bağlı olarak koltuk ya da para seçilebilir.
0
jelly bear
(09.03.26)
EasyJet, Ryanair, WizzAir vs.
Bunları uçak değil de "kanatlı minibüs" gibi düşünüyorum ben.
Cool cool oturanlardan sona kalanlar herhalde binememiştir.
Koltuk sayısından fazla yolcunun geldiğini farkettiklerinde gönüllü birileri varsa onları bulalım, müşteri memnuniyeti yüksek olsun demişlerdir.

Son anda acil bir şekilde birkaç pilot veya hostesin başka bir şehre gitmesi gerektiyse o yüzden önceden değil de uçağın kapısında bu gönüllü arama işini yapmış olabilirler.

Her zaman bindiğimiz uçaklarda zaten overbooking olunca koltuk numarası alamıyoruz ve önceden belli oluyor kime yer kalmadığı.
0
michael_knight
(09.03.26)
Online check in yapılmasına rağmen annemle babamın uçuşu 2 kez üst üste overbooking oldu. Babam itiraz edince ikincisinde bir şekilde binebilmişlerdi. İlk gün para ve otel verdiler. Thy.
0
kaptan maydanoz
(10.03.26)
(19)

Otobüsle mi arabayla mı giderdiniz?

dedeminhirkasi
İşe giderken;Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
İşe giderken;
Otobüsle gidiş gelişler de 3 er aktarma yapmak gerekiyor ama ulaşıma ücret vermiyorsun.
Arabayla tatlı tatlı müziğini açıp gidiyorsun günlük toplam 150 tl yakıyorsun. Hangisini tercih ederdin, neden?
0
dedeminhirkasi
(06.03.26)
Bu şartlar altında araba Çünkü otobüsün sıkıntısı günlük 150 liradan daha fazla benim için
+1
kisa
(06.03.26)
Bu şartlarda toplu taşımayı tercih etmek için gerçekten farklı ve görülmemiş bir cimri olmak gerekir.
+14
kizil karga
(06.03.26)
araba kullanmak eziyet olmayacaksa (yoğun trafik, kaza yptıracak motosikletler vs.) kıyas kabul etmez, direkt araba. bu senaryoda zaten araba günde en az yarım saat (hatta belki 1 saat) zaman kazandıracak demek. yaptığınız işle saatlik kazancınız 300 tl üzerindeyse (ki arabanız varsa böyle bir geliriniz vardır) toplu taşıma kullanmanın hiç anlamı kalmıyor.
+2
shadowfollower
(06.03.26)
çalıştığım zamanlarda toplu taşıma ile bir tık erken gidiyordum ama o eziyeti 100 kişinin içinde çekmektense bireysel olarak kıçımın üstünde çekmeyi tercih ediyordum.
+2
lazpalle
(06.03.26)
3er aktarma dediğiniz, toplam 4 vasıta mı?

işin içinde evden ilk durağa ya da son duraktan işe yürüme var mı?

arabayla ya da otobüsle toplam süre ne kadar? 150 lira yakacağınıza göre 35-40 dk gidiyor olmanız lazım.

otobüsler sıkışık mı?

arabayla trafik nasıl?
0
co2s2
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüslerin ve durakların boş, yaşımın en fazla 25 olması, işimin de yorucu olmaması gerekir.
+2
cosmicstring
(06.03.26)
Aktarmalar metro mu otobüs mü vapur mu metrobüs mü? İlk kullanılacak toplu taşımaya uzaklık yürüyeerek ne kadar ?
0
kumandanim
(06.03.26)
Otobüs-metro-otobüs şeklinde
Toplu taşımaya yürüme mesafesi yok. Evin önünde bin iş yerinin de önünde in gibi dusunun
0
🌸dedeminhirkasi
(06.03.26)
bu şartlarda otobüs kullanmam için otobüsün 30 dk arabanın 1.5 saat sürmesi gerekir.
işe gidene kadar yorulursun toplu taşımayla
0
jelly bear
(06.03.26)
Ben araba yerine çoğu zaman toplu taşıma tercih ediyorum. Trafik park yeri ayrı problem, üstüne Türkiye’de araba kullanmıyorum. Kaynak yapmaya çalışan biri olunca savaş veriyorum, araya girmesin diye önümdeki aracın dibine giriyorum, şeridin tam kenarından gitmeye çalışıyorum. Her yolculukta kaynak yapan 2-3 kişi oluyor. Çileden çıkarıyor beni.

Yayaya yol veriyorum arkadaki bana korna basıp baskı yapıyor. Sağıma geçip sollamaya çalışıyor. O sırada yayanın geçişine engel oluyor, boş yere daha çok bekliyorum.

O yüzden Türkiye’de zorunda kalmadıkça araba kullanmam. Sakin sakin müziğimi açıp yoluma bakarken bu örnekler yüzünden sinirlerim çıkıyor, müziği dinleyecek halim kalmıyor.

Eğer gideceğim yolda bu tarz problem yoksa ve park yerim garantiyse kesinlikle araba. Yoksa asla uğraşmam.
0
substituent
(06.03.26)
Bu şartlarda otobüsü tercih etmek için tutkulu bir şekilde otobüs fantezim olması gerekir.
+1
kaptan maydanoz
(06.03.26)
park yeri problemi yoksa her türlü araba.
0
co2s2
(06.03.26)
araba.
Hatta daha iyisi de var, motor. sağanak yağmurlu olmadıkça yaz & kış ne kadar soğuk & sıcak olursa olsun, işe motorla gidip geliyorum. dehşet bir rahatlık.
arabaya bindiğim an trafikte kafayı yiyorum.
0
MtKrt
(06.03.26)
bastan sona ayni toplu tasima araci ile gidilmiyorsa, durakla ev veya ofis arasinda mesafe varsa 150 tl konusu bile edilmeyecek harcanmasi sart bir meblagdir. 3
0
warrior princess
(06.03.26)
Araba.

Ama aylık geliriniz de o kararı vermek için önemli.
Ali Koç veya benim için bu soruyu sorduğunuzda cevap farklı çıkabilir.

Sadece yakıt değil arabanın eskimesi, kaza yapma riski, arıza yapma riski, trafikte yaşayacağınız stres, trafik cezası yeme riski, trafik kavgasına karışma ihtimali ve “geçerken beni de bırak”, “arabayla gelmişken çıkışta şuraya gidip para harcayayım” gibi en başta akla gelmeyen masrafları da hesaba katın.
-1
michael_knight
(06.03.26)
maaşa göre konuşmak gerekmez mi? 40bin kazanıyorsan 6000 tl yakıta verilmez mesela.

@co2s

git gel 150*2 olarak hesaplamışım.
-1
elorelia
(06.03.26)
araba.

itibardan tasarruf olmaz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
@elorelia: 6000 olmaz ki, günlük 150 liradan ayda 3000 lira olur.
+1
co2s2
(06.03.26)
Madem ortak dil kullanılıyor;
Bu şartlar altında otobüsü tercih etmem için otobüsün şoförü olmam lazım.

Arabanın masrafı maddi olarak ciddi etkilemeyecekse, araba. Toplu taşımanın derdi bitmez. 3 vesait kolay bir şey değil. İn onu bekle, bin bunu bekle derken uyanık olduğun saatleri yola vermeye gerek yok.
0
lazor
(07.03.26)
(8)

Anne baba evden çalışırken bebek bakanlar

chicha_v2
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir ya
Bunu nasıl başardınız/başarıyorsunuz?

Şu an eşim çalışmıyor, bebek üç aylık falan ama ben de çalıştığımdan bi şey anlamıyorum. İşe de yeni girdim zorlayıcı oluyor.

Beş altı ay sonra eşim de işe başladığında o nasıl çalışacak ben nasıl çalışacağım hiç bilmiyorum.

Bakıcı/anneanne/babaanne şart mı? Bir yaşında kreş falan düşünmüyoruz o yüzden onu eledim.
-1
chicha_v2
(03.03.26)
Bakıcısız imkansıza yakın.
Ben 6-7 aylık olana kadar bakıcıyla birlikte idare ettim. Ama emeklemeye başlayınca bakıcıyla bile çok zor oldu. Şu an 1.5 yaşında, odaya kapanıp çalışıyorum ama günde en az 15-20 kez odaya gelmek ister. Sürekli evde bir çocuk gürültüsü var çalışmak çok çok zor hale geldi.

Bir de bakıcısız nasıl çocuğa bakacaksınız onu anlamadım. Çocuk her saniye ilgi bekliyor sonuçta kenarda oturup senin işini yapmanı beklemez. 1 yaşından sonra bile kendi kendine oynaması max 10 dk oluyor.
+5
kaptan maydanoz
(03.03.26)
Evde bakıcı/ destek veren aile büyüğü olmadan evden çalışabilen bebek sahibi ebeveyn varsa gelsin alnından öpeceğim.

Evden çalışma yapabildiğim günler var. Bebeği evden göndermeden çalışmam mümkün olmuyor. Odaya kapanırsam kapıya vuruyor, anneeeeee diye dolanıyor; kapanmazsam da klavye veya benimle oynamak istiyor.

İki ebeveyn bile evden çalışacak olsa, olmuyor. Annenin işi varken bebek anneyi istiyor, ağlıyor. Anne ile babanın aynı anda bilgisayar başında olması gereken anlar oluyor.
+3
kaymaktutmayansicaksut
(03.03.26)
doğumdan hatta hamilelikten önce bunu planlamamış olmanız gerçekten korkunç.

bakıcı veya babaanne olmadan imkansız. bakıcı tutarsanız biriniz bakıcıya çalışacak zaten. sırf bundan dolayı işini bırakan çok kadın var.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(03.03.26)
çocuğun kolay bir evresi yok. şu an en azından hareket edemiyor, konuşmaya başlayıp talepleri arttığında bu günleri arayacaksınız. kızıma 2.5 yaşına kadar annesi baktı, sonra kreşe gitti. hiç kimse annenin verdiği sevgiyi emeği veremez. bence çocuk yapılıyorsa anne 2 sene bakmalı. belki tek çocuğunuz ve annenin bir daha deneyimleyemiyeceği bir deneyim. ekonomik olarak çalışmak zorunda olanları anlıyorum ama koştur koştur işe başlayan anneleri anlamıyorum gerçekten.
0
mikahakkinen
(03.03.26)
Şart elbette.
Hatta evde bakıcı olunca bile kolay değil.
Evden çalışmak da çalışmak demek sonuçta, çalışırken bebeğe bakmak mümkün değil ki.
0
michael_knight
(03.03.26)
Evden çalışırken bebek bakan ben ne gördüm ne duydum sizi de troll sandım hatta eski duyurularınıza baktım. Bebekken işin başından zırt pırt kalkmaktan odağınızı da işinizi de kaybedersiniz. İki yaşından sonra tabletle oyalatırım deseniz çocuğunuzun sağlığından olursunuz. Yemeği, öz bakımı, aktivitesi, koruması derken bakıcı desteği şart çocuk bakmak büyük sorumluluk gerektiriyor.
0
cilekli pasta
(03.03.26)
Evden çalışılan bazı işler vardır. Günde 3,5 task gelir. Onu da güne yayarak yapma şansı vardır. Toplantı v.s hiç yoktur. O zaman paslaşılarak bakılır. Fakat böyle bir çalışma koşulu yoksa imkansıza yakın. Hele ki anne baba aynı saatlerde işe başlayıp aynı saatte bitiyorsa imkansız
0
limonlu eksi
(03.03.26)
olmuyor maalesef, çocukla her an birinin aktif ilgilenmesi gerekiyor. ben de çocuktan önce "bırakırım yerde oyuncaklarıyla oynar ben de işime bakarım" diye hayal ediyordum ama olmuyormuş :) dolayısıyla evet her iki ebeveyn de çalışacaksa birinin gelmesi şart.
0
mezzosprite
(05.03.26)
(22)

Anneanne & babaannesinin çocuk bakması??

eisberg
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide
Etrafımda böyle arkadaşlar vardı ve ne yalan söyleyim aşırı imreniyorum. Bizim bebe neredeyse 2 yaşında olacak toplasan 1 ay bizimle kalmıştır nineleri dedeleri. Ondan da kayınvalide mi bize destek attı biz mi ona attık emin değilim :). Bunun dışında resmen survive moddayız eşimle. Birimizin dişçide işi olsa diğeri bebeğe bakıyor anca öyle hallediyoruz falan. Bir iki defa iş yerine çocukla gittim hatta.

Her neyse, ekşide bu anneanne babaannelere çocuk baktırma başlığını gördüm, millet ne giydirmiş ya ailelere. Yaşlılara zulüm ediyormuş gibi, ben hiç öyle düşünmüyordum. Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?
+3
eisberg
(26.02.26)
yaslarina, saglik durumlarina, aile dinamiklerine, torun bakmaya heveslerine göre degisir. torun bakmak isteyen ve sagligi yerinde olan birine nede eziyet olsun?

ben dogdugumda babannem 51, dedem 55 yasindaymis. ilk torundum. beni kendi istekleriyle alip yazin 3 ay yazliga götürüyorlardi ve bu konuda annemi falan ikna ediyorlardi. kendileri istiyordu.
halam ikinci kizini dogurdugunda babannem 67 yasindaydi. bana baktigi dönemdeki gencligi yoktu. bakici tuttular, babannem, dünürüyle dönüsümlü olarak kontrole gidiyordu. fiziksel olarak torun pesinde kosmuyordu. yorulmuyordu ama bir nevi hala torun bakiyordu.
farkli durumlar ve farkli yaslar, farkli adaptasyonlari gerektiriyor.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Ben de anneanne, babaanne olsam torun bakmak istemem. Belli bir yaştan sonra insanın kafası kaldırmıyor gürültü patırtı. Devamlı takip edeceksin düşmesin kalkmasın diye.

Enerjik bir anneanne, babaanne olurum bunu biliyorum ama uğraşamam. Turlara gideceğim, arkadaşlarımla buluşacağım falan. Evimde sessiz sakin kitabımı okuyup, kahvemi içeceğim. Çocuğum olsaydı, o bile sık sık gelsin istemezdim ziyaretime.
+6
rock n roll
(26.02.26)
Aile arasında az da olsa güven samimiyet varsa , büyükler çocukları seviyorsa gelini veya damadı çok sevmeseler dahi torunlarına bakarlar.

Evlilik, akrabalık ilişkilerine önem vermeyen, anne babası dahil yaşlıların yerini sadece huzurevi gören birileri için tabi böyle aile içi yardımlaşma destek türünden şeyler garip, tuhaf , bilimsel olarak incelenmesi gereken psikolojik vaka olarak görülebiliyor ne yazık ki.
0
diyecevaplandı
(26.02.26)
Peki tam tersi durum? Yani aileler de annene babannelere yaşlanınca bizim de hayatımız var biz de bir defa geldik dese? Bu çok acımasız geliyor bana.
+1
🌸eisberg
(26.02.26)
Torununa bakabilmek için ikinci kocasından boşanan kadın gördüm ve kızı da bu boşanmayı teşvik etmişti.

Anne babaların belli bir yaştan sonra kendi hayatları olamayacağına ve çocuklarının mutluluğu için yaratılmış olduklarına dair bir düşünce var.

Bir de şu var. Tam zamanlı olarak anneanne, babaanne tarafından bakıcılığı yapılmış çocuklar ilerde prenses oluyorlar bence.
+2
Mirket
(26.02.26)
Çocuğum olursa direkt şutlarım anneannesine, babaannesine. Anne çalışıyorsa normal. Bakıcıya verilen kadar olmasa da onlara da para verilir. Win win.
-6
arbre
(26.02.26)
Aslında şu da var; belli bir yaşın üzerindeki insanlar zaten çocuk bakmak için uygun değil. Algıları gençler gibi değil, refleksleri yeterince iyi değil, ne kadar hareketli olursa olsun örneğin iki yaşındaki bir çocuğun peşinden koşabilecek durumda değiller.

Onlar zaten kendi çocuklarını bakıp büyütmüşler, torun için de ugrasmasinlar. Belki çok sert gelmiştir özellikle ilk cevabım çoğu kişiye. Fakat biraz bencil olmak iyidir. Biz toplum olarak özellikle aile konularında aşırı fedakarlık yapıyoruz yani saçımızı süpürge ediyoruz ama bir kere geldiğimiz hayatta belki kendi isteklerimizi göz ardı ediyoruz bu da mutsuzluk sebebi bana göre.
+5
rock n roll
(26.02.26)
Anneanneyi babaanneyi tam zamanlı bakıcı yapmak çok haksızlık bence. Biraz rahat etmek onların da hakkı.
Ama biz de eşimle desteksiz çocuk büyütüyoruz memleketlerimizden çok uzağız. Gerçekten çok zor sizi anlıyorum. Çocuğu birine emanet edip doktora gitme şansımız bile olmuyor.
+1
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Pandemide doğmuş çocuğumuz var. Tek başına çocuk büyütmekte doktora seviyesi bizde galiba. eşimin doğum ve sonrası (pandemi seyahat yasağı) dahil anne babalar yanımızda değildi. özet geçeyim bugüne kadar istisnasız çocuğu kreş saatleri dışında birilerine bıraktığımız toplam süre 24 saat değildir bugüne kadar. aileler uzakta, yüzlerce km uzaktan gelip çocuğa bakıcılık yapacak şartlar yok. yani durumunuzu anlıyorum özetle.

Evet, bazen gerçekten insan çok ihtiyaç duyuyor çocuğa bir kaç saatliğine bile gönül rahatlığı ile bırakacak birilerini ama çocuğu doğurup dedeyi nineyi kürek mahkumu gibi bakıcılığa zorlamak gerçekten rezil bir davranış bence. Büyükanne, büyükbabalar çok gereken durumlarda evet toruna bakabilirler bu zaten çok doğal lakin insanların hayatın dinlenme ve yüklerinden kurtulup rahat rahat yaşayacağı çağda bakıcılığa duygusal manipülasyon, mobbing suretiyle mahkum edilmesi çok kötü. Torun sahibi olursam böyle bir durumda kalmak asla istemeyeceğim bir şey. Yani tamamen keyfiyetle çocuğu dedeye nineye iteleme tavrını kastediyorum. çünkü yapan çok fazla kişi var.

sonuç olarak annenne babanne bakıcılığı desteğinden hiç ama hiç yararlanamamış biri olarak diyorum ki, bence de öyle, herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin düzeni var.
+3
wilhelmwasmuss
(26.02.26)
abimin çocuğu var annemle babamı yaşadıkları yere taşınmaya ikna edebilselerdi 2. çocuğu yapıp anneme itelemeyi planlıyorlardı ilk defa bizimkiler kendilerini ezdirmeyip bizim de hayatımız var diyip kabul etmediler. ilk çocuklarına da kafadan kontak anane baktı çocuğun durumu içler acısı.
sonuç olarak benim şahsi görüşüm, çocuk yaparken başkasına muhtaç olmanız gerekiyorsa demekki durumunuz o çocuğu yapmaya müsait değildir.
+4
nahtoderfahrung
(27.02.26)
evet onlar çocuk bakıp sıralarını savdı diye düşünüyorum. çocuğum yok. ama olursa ne annem ne kayınvalidem devamlı bakamaz. annem direkt söylüyor da, hiç alınmıyorum. baksa çok yıpranır. bir de sorumluluktan korkar.
tabii bizimkiler 60+. genç olanlar bakmak isteyebilir. ama istemezse de alınmak ne kadar doğru bilmiyorum, bir gün değil iki gün değil, hayatı komple kilitleyen bir şey.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(27.02.26)
“Sizce de hakikaten öyle mi? Herkes dünyaya bir defa geliyor ve herkesin bir düzeni/hayatı var mı?”

yeni nesil ebeveynlerden korkuyorum. iq eq meselesi midir cocugu kaldiramamanin derdi mi bilemiyorum ama kafasi cok tuhaf. aynen yaslaninca bakma cunku yillarca sana bakip buyutmemisti, cocuguna da bakmaliydi. yani o kadar kitleme durumu varsa yaparken musaitligini sorun bari, bi ihtimal kendi hayatlari olabilir insan oldugu icin
0
ala09
(27.02.26)
@ala09 kardesime katilmiyorum. Dunyaya gelmeyi ben secmedim, kendi tercihleriydi. O yuzden bana bakmak zorundalardi zaten.

Torunlara bakmak zorunda degiller ama bu konuda istekli olan çok aile büyüğü gördüm. Tercih kendilerine ait olmalı. Belki hayatlari zaten sıkıcıdır, torun bakmak hareketlendiricektir vs. Yaş ve fiziksel durum etkendir vsvbs

Biz de anne babamiza bakmak zorunda degiliz evet (ben kesin bakicam da kisisel)
0
üğpoıuy
(27.02.26)
ben de bebek bekliyorum, annem bakacak. sigortasını yapacağım ve maaş vereceğim.
0
Hallegadola
(27.02.26)
çocuğu anamız babamız baksın diye yapmadık, ancak insan arada da düşünüp yardım eder. bizim ne anane ne babane gram dahil olmadı. zaten sağlık sıkıntılarından dolayı dahil olma ihtimalleri yok. çevremde anasından babasından destek almayan tek aile biziz ve zorlanıyoruz. tamam biz çoğu şeye dahil etmedik ama biraz insan düşünür diye kızmışlığım var. benim türkiye baby boomerlarına şöyle kızgınlığım var: çok çektik perişan olduk cart curt... ulen avrupada sizin yaşıtlarınız 2. dünya savaşında öldü, ailesinde kaybı olmayan yok. zorluksa onlarınki zor....
0
mikahakkinen
(27.02.26)
Herkesin düzeni var ve herkes hayata bi kere geliyor 🤷‍♀️

Kendileri istiyorsa ya da önceden anlaşılmışsa siz de istiyorsanız baksınlar ama görev değil yani. Hayatta ne olacağı belli de değil. Ben biraz anneme güvenerek yaptım, emekli olsun tam zamanlı baksın gibi bir isteğim yoktu ama çok çok bunalırsam pişman olursam yalnız kalmaya ihtiyaç duyarsam ona bırakacaktım 1-2 gün. Öyle konuşmuştuk cesaret vermişti bana, hamileyken aniden kaybettim onu.
+1
mezzosprite
(27.02.26)
çocuğum yok ama olsa da annem veya kayınvalidemin bakmasını istemem. eğer maddi imkanlarım yeterli ise kendim bakmak isterim. onun o minik hallerini bi daha göremicem sonuçta. 18 yaşına gelince ayrılıcak gidicek zaten. en azından okula gidene kadar ben bakmak istiyorum ilerde çocuğum olursa. annane babanneye ise eğer kendileri gönüllü ise bırakılır bence. zorla değil tabi.
+2
Sadece soruyorum
(27.02.26)
Sigortasını yapacak, maaşını verecek olan arkadaşım,
Sırf meraktan soruyorum.
Madem annenin onlara ihtiyacı var ve sen de yapacak durumdasın, şimdi neden yapmıyorsun?
Çocuğun bakıma ihtiyacı kalmayınca işten mi çıkaracaksın, tazminatını da verecek misin?
Bu nasıl bir Anne-çocuk ilişkisi?
-1
Mirket
(27.02.26)
annem kardeşimin çocuklarına bakıyor ama çocuklara baktığı için kendisine muhtaç olduklarını düşünüyor ve günün sonunda da bir kibir oluştu.

ancak bizim ufaklığı bir süre emanet etmek durumunda kaldığımızda hiç özenmediğini gördük, zaten yaşı ilerlemiş büyüklerimizin çocuklara yaklaşımı/bakımı zaman zaman bizim de hoşumuza gitmeyebiliyor. kimse zorunda değil ama çopcuğu da dara düşünce destek atabilir diye düşünüyorum. hayatını toruna adamaları acımasızlık olabilir ancak 40 yılda bir de toruna bakmak gerektiğinde elini taşın altına sokmalı. hele ki doğur bakarım gibi bir söylem olduysa bakmalı bence
+1
kondansator
(27.02.26)
Buradaki mesele anne-kız ilişkisi değil, emek. Düzenli ve tam zamanlı çocuk bakımı ciddi bir zaman, sorumluluk ve emek demek. Kadınların emeği yıllarca "zaten anne", "zaten seviyor" denilerek ücretsiz ve görünmez kabul edildi. Oysa bakım emeği emektir. Sevgiyle yapılması onun ekonomik değerini ortadan kaldırmaz.
Sigorta ve ücret konuşmak ilişkiyi bozmaz, emeği görünür kılar ve sömürünün önüne geçer. Torununa bakmak görev değil tercihtir. Ve eğer emek varsa karşılığı da olmalıdır.
Evlilik içindeki görünmeyen emek de, boşanma sonrası yaşanan adaletsizlikler de ancak emeği baştan tanırsak çözülür. Emek değerli olduğu için karşılık bulmalı. Sevgi sömürünün gerekçesi olamaz.
+4
mezzosprite
(27.02.26)
Çocuk sahibi değilim ama çocukken ailem beni rahat senede 3 aya yakın anneannemlere bırakır, haftasonları da babaanneme bırakmak için fırsat kollarlardı. Arada da yaz okulları, kamplar vs bir sürü şey sıkıştırırlardı.

İleride bu yaptıklarını konuşunca da sen de istiyordun diye kıvırdılar. Evet çocuktum yaz tatillerinde bodruma gitmeyi yüzmeyi seviyordum ama bu işin gerçeğini değiştirmiyor bana bakmamak işlerine gelmiş de itelemişler beni işte.

Biri çocuk yapıyorsa kendisi bakmak zorunda, çalışıyorsa da çocuğunu kreşe akranları ile sosyalleşmeye göndermeli, yaşlı 2 insana çocuğu iteleyip yapayalnız büyütmek büyütmek falan değildir.

Çocuğa vakit ayırmak bir mesele ise bir zahmet çocuk yapmayın. Ben yapmıyorum mesela maaş güvencem olsa da maddi durumum müsait olsa da.
+2
denizgonen
(27.02.26)
Ben şahsen tercih etmedim etmiyorum da. 18 aylık kızım. Aşırı nadir akşam uyurken, neredeyse hiç de gündüz bıraktık anneme. Babanne zaten şehir dışında toplasan 3 kere görmüştür onda da bir alt bile değiştirdi mi şüpheli. Gerek yok ya kimsenin eline bakmaya. Ailecek hastalandığımızda falan çok sıkıntı çektik ama hallediyoruz. İleride geriye dönüp baktığımızda biz hallettik diyebileceğiz.

Ama bir arkadaşımın annesi var ya dünden razı kadın utanmada haftaiçi bana bırakın falan diyecek kızına. Öyle hevesle bakıyor.
0
wild honey suckle
(27.02.26)
(31)

Restoranttaki davranışı çok mu abarttım

buiret
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarıs
Ben (k) ve eşim (e) ve eşimin arkadaşı ve onun eşi ile birlikte yemeğe çıktık, ben kebap söyledim eşim başka bi şey karşımızdakiler de erkek olan benle aynı şeyi söyledi kadın da ne söyledi hatırlamıyorum neyse herkes yemek yiyor sohbet ediyor falan yemek artık bitmeye çok yakın, benim kebabın yarısı kaldı yanda pilav var ortadan azıcık salata aldım planım onu paket yaptırıp eve götürmek ama ben bu planlar içerisindeyken kendi kafamda eşim benim tabağımdaki kebabın yarısını aldı kendi tabağına koydu diğer yarısını da zaten benimle aynı şeyi yemiş ve bitirmiş olan arkadaşına koydu arkadaşı yemedi tabii eşim de bi ısırık alıp kebabı devam etmedi, arkadaşımın eşi paket servis istiyorum diyerek kendi tabağındakileri toplarken benimki boş kaldı üstelik ziyan da oldu bu davranışa nedense çok bozuldum. Eşim olarak benim tabağımdaki bi şeyi söylemeden alıp yiyebilir ama neden benim yemeğimi bi başkasına üstelik de sormadan ve aynı şeyi yemiş birine veriyorsun, bilmiyorum abartıyor muyum siz olsanız nasıl tepki verirsiniz daha bi şey de demedim böyle şeyler için de huzur bozmayı sevmiyorum ama kimse eşinin tabağından izinsizce bi şey alıp arkadaşının tabağına koymamalı gibime geliyor
+1
buiret
(26.02.26)
Niye konuşmuyorsunuz ilişkilerinizde ya çok ilginç...
Abartılacak bir şey yok diyalog eksikliği var.
+17
anon1m
(26.02.26)
sıfır abartı. düşüncesizce yapılmış bir harekete iyi bile tepkisiz kalmışsınız. benim eşim orada homurdanır sonrasında da söylenirdi epey.
-3
eisberg
(26.02.26)
Eşin büyük ihtimalle köyde doğup büyümüş biri. Tepkinde haklısın. Eğitimsizlik.
-7
arbre
(26.02.26)
bana abartı geldi tepkiniz. önce sorsa iyi olurdu tabii ama bozulacak ve hala üstünde düşünülecek bi şey göremedim
+3
pide
(26.02.26)
Odunluk bence. Hele ki karımın yemeğini başka adama vermek.
0
Cezcez
(26.02.26)
Bunu düşünmeniz abartı değil de eşinizle bu durumu konuşmayıp buraya yazmanız bana garip geldi. Belki yaptığının farkında bile değil ve sizin konuşmanızla tekrarlamaz da en azından.
+3
purplee
(26.02.26)
Böyle şeylere takıyorsanız sizin ruh sağlığınız ve takıldığınız bir şeyi anlık olarak konuşamıyorsanız evliliğinizin sağlığı risk altında.
+7
Mirket
(26.02.26)
Doğru yanlış diye bakılmamasi gereken bir olay bence. En fazla rahatsız olduğunu söylersin o kadar. Kafada yer bile etmemeli bence.
O yüzden abarttın diyorum.
+5
kisa
(26.02.26)
eşin düşüncesizlik etmiş ama abartmamak lazım. tatlı bi dille bu hareketi yapmadan önce "ben böyle böyle düşünmüştüm, paket yaptırıcaktım ama bir dahakine bana sor olur mu?" diyin.
+3
elektr10
(26.02.26)
Düşüncesizce bir hareket ama niye sonradan konuşmadın ki? Trip atar gibi değil normal şekilde “ya ben paket yaptıracaktım aslında keşke sorsaydın” desen bir sonrakine dikkat ederdi.
+3
kaptan maydanoz
(26.02.26)
Herhangi bir tepki vermediğiniz için abartıyorsunuz diyemedim.

Tabağına aldığında söyleyebilirdiniz ben bunu paket yaptıracağım diye aslında, en azından sadece kendine alırdı tadımlık, başkasına ikram etmezdi.
Sizin tabağınızdan size sormadan alıp başkasına servis etmesi zaten komple delilik.

Ben olsam mutlaka üzerinden çok zaman geçmeden konuşurdum bu konudaki rahatsızlığımı dile getirirdim bir daha tabağıma dokunmasın hele ki başkaları için.

Ve pasif agresifliğin kölesi olduğum için aç olmasam bile eve geldiğimde çok çok iyi bir yemek söyletirdim kendime paket yapmama fırsat verilmediği için bu da anlamasına vesile olur bir daha sormadan hareket etmezdi.
0
mutekebbir
(26.02.26)
sormadan aldıysa dusuncesizlik olmuş ama belki alkol fln da varsa, ya da sohbet koyu ise dalginligina gelmiş olabilir. esinizin bu konulardaki tavrını en iyi siz bilirsiniz.
+3
oscar
(26.02.26)
abartıyorsun.
+1
gabe h coud
(26.02.26)
eve gelince yav paket yaptıracaktım, planlarımı bozdun filan der ertesi gün unuturdum. allah kolaylık versin, böyle yaşanmaz.
+4
elorelia
(26.02.26)
eşinizin alması size sormadan alması doğru olmamış, sizin bozulmanızda. evde yemesenizde olur o kebabı. büyük bir ihtimal eşiniz de ziyan olarak gördü önce kendine aldı sonra dağıttı.

ben olsam yemediğim kebabı eve goturmezdim.
+1
Başka
(26.02.26)
insanların içinde bir şey demezdim ama eve gelince büyük olay çıkartırdım. ama neyse ki eşimle benim aramda iletişim problemi olmadığı için böyle şeyler yaşamıyoruz.

ancak buna benzer bir olayı arkadaşımla yaşamıştım. iş yerinden birinin taziyesine gitmiştik. herkese ikişer pide koyuyorlardı. ben pideye rahmetlinin ruhu ve pidenin tadı enfes olduğu için yumulurken arkadaşım bir anda pide ikramı istemediğini benim tabağımdakinin ikincisini yiyeceğini söyledi ev sahibine. o pidenin tadını halen daha unutmam.

yalnız bu arkadaşımın kalemlerime, eşyalarıma vs çökmüşlüğü oldu sonradan. artık bir şey alınca o senin olsun kendime yenisini alırım diyorum veya direkt bu sende kalmıştı bana geri verir misin diyorum. köylülük diyeni eksilemişler ama doğru, bu eyleme benzer hareketlerde bulunduğunu gözlemlediğim insanlar taşralı veya yurt/köy ortamında büyümüş insanlardı. yokluk psikolojisiyle hareket ediyorlar.

neticede eşinize dediniz mi neden bunu böyle yaptınız diye?
-12
Hallegadola
(26.02.26)
bir porsiyon daha sipariş verip "paket olsun" deseydiniz.
+2
burfak
(26.02.26)
ya ben mi garibim anlamiyorum ama esimin tabaginda olan artmis yemegi neden arkadasimin tabagina koyayim ki?
esimin yemegini kendime alip yerim ama baskasininkini yemem. baskasinin artmis yemegi de bana yemem icin verilsin istemem. bence burada asil elestirilmesi gereken sey bu.
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
ben olsam yemekte doyduğum an "ay şiştim bunu paket yaptırır, evde sonra yerim" derdim. bu sayede kimse benim tabağıma dokunmazdı. ha eşim belki "yok hayatım bu eve taşınmaz kötü olur ver yiyelim" deseydi de "alın yiyin" derdim.

eşiniz sizin aklınızdan geçeni bilemez. "buna devam edecek misin hayatım" dese iyiydi ama o an dalgınlıkla bunu düşünememiş olabilir. tabakta bırakılan yemeğin çöpe gideceği düşüncesi ilk akla gelir. buna göre hareket etmiş.

eşim böyle bir şeyi yapsa hiç umursamam. bu o kadar kızılacak, takılacak, üstünde günlerce düşünülecek bir şey değil. o an içimden "hay ya ben onu sonra yicektim be, neyse artık" derim ve saniyesinde o konu kafamda biter.

sonra aklıma gelirse anca başka yemeğe giderken gelir ve derim ki "bu sefer yemeğimi bitiremezsem dadanma tabağıma, paket yaptırıp eve getiririz"

abartıyorsun hem de çok. abarttığın ve takıldığın diğer konuları düşünmek bile istemiyorum. böyle yaşanmaz. rahat ol biraz. her şey kötü niyetten değil. seni umursamadığı ve sana değer vermediği için, senin fikrine değer vermediği için yaptığı bir şey değil.
+4
art cat chocolate
(26.02.26)
Cok saygisiz ve simarikca.

Ziyan olmus yemek yazik günah.
Biz birbirimize sormadan tabagimizdan hicbir şey alip tadina bakmayiz bile.

Avrupa yakadi Sahika gibi bir tepki versen yeridir. Ama sen yine de söyle böyle hoslanmiyorum dikkat eder misin vs diye karsi taraf da yapmaz zaten.

Bir tane daha sipariş verip paket yaptirsaydin diyenleri asla anlamiyorum. Ortada bir hayvanin cani var, et yeme simarikligimiz yetmiyor bir de israfi normallestirmeyelim.
-1
Purple life
(26.02.26)
Hayatta ince detaylar önemlidir ama bu kadar gereksiz bir ince detaya takılmak hayat kalitesini düşürür. %1000 eminim eşinize sorsanız hatırlamayacaktır bile.
+3
kimlanbu
(26.02.26)
askerde et yemeği ve kebap yok diye bunalıma giren arkadaşlar vardı. bunlar doğuluydu, urfa, antep falan gibi yerlerden. bana onları hatırlattın
+1
runaway
(26.02.26)
eşin öküzlük yapmış . de ki ona ahmet mehmet bir daha benim tabağımda ki yemeğe müdahale edip başkalarına servis etme. bilmiyorsan ayıp.
0
jamswety
(26.02.26)
Bence bariz abartmışsın
0
basond
(26.02.26)
karimin tabagindakini ziyan olmasin diye yerim orda sikinti yok.
ama alip baskasina vermem, orasi garipmis.
benim de karim benim tabagimdaki kalmis yemegi alip baskasina verse, aksam evde bir otur konusalim derim.
bana da garip geldi acikcasi..ayrica adamin ayni yemegi yemis yememis olmasinin bence konuyla hicbir alakasi yok.
+3
cooperr
(26.02.26)
zihinsel geviş getirme. o anda tepki vermelisiniz. eşinizin yaptığı yanlışsa bile bunu ona söylemelisiniz. sizin gibi insanlar içine atıyor sonra histerik oluyor. başı ağrıyor, suratı düşüyor vb. içiniz atmayın.
0
mikahakkinen
(26.02.26)
eşinizin davranışı düşüncesizlik ve biraz da görgü bilmemek gibi görünüyor ama konuşulup halledilebilecek bir şey gibi bu, bence içine atarsanız bu tarz durumları daha büyük sorunlar olmaya doğru evrilir, en güzeli uygun bir dille konuşup çözmek
+1
darthvader
(26.02.26)
Daha çocukluktan sınır ihlali nedir, nasıl olmalı olmamalıyı öğretiyoruz.

Eşiniz bariz sınır ihlali yapmış kusura bakmasın ve evet size sormadan kendisi alması dahil sınırlarınıza müdahale oluyor bu. Gayet haklısınız, kesinlikle konuşun tekrar etmez böylece.
+1
lambada
(26.02.26)
Ben de bozulurum ama konuşurum tekrar yapmaz, uzatmam.

Bi de benim eşim paket yaptırmayı ayıp görüyor 🤦‍♀️ ne zaman paket yaptıracağımı anlasa bitirmeye çalışıyor tabağımı. Ama birkaç kez tartıştık bu konuyu, "ben yemeğimi seviyorum ve bir sonraki öğünümde yemek istiyorum, neden elimden zevkimi alıyorsun" şeklinde anlattığım için azalttı bu davranışını. Hani doymadıysa yesin sorun yok da sırf paket yaptırmayayım diye yemesi sinir bozucu
0
mezzosprite
(27.02.26)
Başlıktaki soruya cevap; evet.

Bu iftar yemeği miydi? Kan şekeri daha beyne ulaşmamış da sinirleri dinginleşmemiş gibi geldi okuyunca :)

Senin paket yaptıracağını kimse anlamamış. Kocan da “ulan para verdik çöpe gidecek” diye düşünüp almış. Eşinin tabağından aldığı şeyi arkadaşına vermesi biraz tuhaf geldi ama buna bozulması gereken sen değilsin de arkadaş sanki. “Kardeşim sen karının lokmasını yersin de ben senin karının tabağından artan şeyi niye yiyeyim” diye düşünür insan.

Sen “bunu paket yaptıralım” desen de bunu sallamayıp böyle bir şey yapılsa sinirlenirsin de bıraktığın düşünülüyorsa buna neden bozulduğunu anlamadım.

Misafir kadın da kendi yemeğini paket yaptıramamış olsaydı acaba daha iyi hisseder miydin?
0
lazor
(28.02.26)
Bir şeyle ilgli 6.his hissiyatınız bir yerde bir rahatsız olduysanız orada sizin eğitim kültür yetişme tarzınıza göre uygunsuz bir şey olmuş var demektir. Hislerinize güvenin.

Ve evet sizin tabağınızdan alıp karşı erkek olanın tabağına koyması siz bayansanız biraz uygun düşmemiş.

Çok aşırı büyütülecek mesele değil. Karşı tarafın biraz eğitim kültür ve sosyal zekasıyla ilgili.

Konuşursunuz kendisiyle sakince. Rahatsızlığınızı dile getirsiniz.
0
mahmuttt
(28.02.26)
(35)

yaslandiginizi ne zaman anladiniz?

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum. mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakar
elbette aranizda filinta gibi 60'lik delikanlilar, beli bilezik kadar señoritalar vardir ama ben yaslandigini düsünenlere soruyorum.
mesela ben posta kutumuza atilan süpermarket brosürlerini incelemeye basladigimi fark ettim. eskiden direkt cöpe atardim. son birkac aydir acip neler varmis diye bakarak liste yapiyorum.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.02.26)
Tiktok kültürü bana çok hızlı geldi ondan da eksik kalayım dediğimde anladım
+4
grimavi
(25.02.26)
Net olarak: Boynum ağrımaya başladığında. Bu olmadan bir gün önce ben hala çocuğum ki diyordum.
0
tiredofwaiting
(25.02.26)
Dolmuş şöförü 'Amca' deyince.
0
Mirket
(25.02.26)
Çiçek fotoğrafı paylaşmaya ve çiçeklere hayranlık duymaya başladığımı fark edince :D
+7
titanic kemancısı
(25.02.26)
Yeni nesil rapcilere tahammül edemiyorum. Tahammulsuzluk bir yaşlılık belirtisi bence.

Ağır spor eskisinden daha fazla yoruyor. Bu yüzden uykuma daha cok dikkat ediyorum.

Uykusuzluk eşiğim cok düştü. Önceden hiç uykusuz ya da çok az uyku ile ertesi gunu idare edebiliyordum, artık çok zor geliyor.

Enerjim, algım eskisi gibi geliyor aslında değişiklik hissetmiyorum. Ama uykuma beslenmeme vs artık daha fazla ihtimam göstermem gerektiğini vücudum bana hatırlatıyor.

(40'a doğrudan selamlar :))
+1
makbur
(25.02.26)
yetiştirmem gereken işler olmasına rağmen artık sabahlayamıyorum. eskiden sürekli sabahlardım ve ertesi güne enerjim hiç azalmazdı.
+3
eileengray
(25.02.26)
hevesim azaldı her şeye karşı.

senin gençliğine s*çayım diye sövüp gözümün önünde dümdüz direğe tırmanırdı 60 yaşındaki babam.

olamadım onun gibi.
+1
yurtsuz john
(25.02.26)
6/49, loto falan gibi seylere asla para vermezdim, bosuna para kaybi olarak gorurdum.
lotonun deli gibi pesinde olan yaslilara bakip acirdim.

40'i devirince mantikli gelmeye basladi cunku artik yasal yollardan hayatimin sonuna kadar konforlu yasamama yetecek parayi kazanma olasiligim azaliyor. ufak ufak 6/49 oynuyorum, 300-500bin dolar ciksa yeter kafasindayim. hatta abi bir ciksin, bana yetecek kadarini alacam gerisini dagitacam valla billa diye totem yapiyorum, ama henuz ise yaramadi :D
+6
cooperr
(25.02.26)
soruyu görünce içesim geldi, ağlayacağım biraz.

yaşlanmada benim için daha önemli kriter fizikselden ziyade mental olanı. 31 yaşındayım, şu an biraz hayat şartlarının da etkisiyle kendimi çok yaşlanmış hissediyorum. çünkü artık önümde bir hayal, hedef, ulaşmayı düşündüğüm veya istediğim, bu fikirden heyecan duyduğum... hiçbir şey kalmadı. sevdiğim bir işi yapma şansım yok. aç karnımı doyurmak için eşek gibi çalışmam gerekeceği için yeni bir yol çizmem de kolay değil, milyon insanın içinden 3-5 tanesinin yaptığı enteresan işlerle motive olacak kadar iyimser bakmıyorum maalesef artık. işe gidip gelecek, akşamları dünden kalmış bulgura kaşık sallayacağım. sürpriz ya da yenilik faktörü yok. hiçbir şey değişmiyor, hiçbir şey heyecanlandırmıyor, hiçbir değişik şey olmuyor. kimseyle tanışamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum.

fiziksel olarak fitliği de obezliği de görmüş, sigara içip bırakıp tekrar başlamış, alkol problemi yaşamış vs. birisiyim o açıdan fiziksel olarak "bitmişiz" dediğim, başka zaman "ooo daha ölmemişiz lan" dediğim oldu... ama mental olarak toparlamak bana çok daha zor geliyor artık.

ha ulu önder rammstein'ın dalai lama şarkısında da dediği gibi, ölene kadar yaşayacağız, yani nefes aldığımız sürece ölmüş gibi davranmanın manası yok. bu işler hiç belli olmuyor. 30'lu yaşlarının başında sıkışmış, çaresiz hisseden her adam bu kadar savrulsaydı ülke nüfusu 5 milyona düşerdi diye düşünüyorum bir yandan... bir yerde bu da döner herhalde. biraz öyle tutunmaya çalışıyorum.

ama soruya net cevap benim için 31 yaş şimdilik. kafam eskisi kadar çalışmıyor. hayatımda yeni hiçbir şey olmuyor. bi yere gidemiyorum, bi insanla "anlamlı" bir tanışıklığım olmuyor. inanılmaz sınırlı yaşıyorum. bu benim kafamı kemirip bitiriyor, konuşurken bile çok sınırlı bir kelime dağarcığıyla idare ediyorum mesela.

şimdi bilhassa beni tanıyan duyurucular "olm gören de ekstrem sporlarla ilgilenen biriydin zannedecek sen hep mal gibi yaşıyodun" diyebilir. kısmen doğru ama her zaman daha farklı, daha iyi bir şeyler olabileceğine dair umut taşıyordum. hep bir sürecin parçasıydım, hep bir şeylerin ortasındaydım. şimdi onu hissetmiyorum. hayat bizi 61 kenara be kardsm
+1
der meister
(25.02.26)
Ben alkol toleransımın azaldığını hissettiğimde fark ettim. Pubda sohbet muhabbet ortamında içilen 3 bira çakırkeyf yapmaya başladı.

Dışarıdan gelen yorum olarak, geçen hafta ilk defa gittiğim berber yaşımın %23 fazlasını söyledi. Zaten hep yaşından büyük gösteren biri olarak buna takılmazdım ama buna takıldım, aynada başka baktım kendime. Etrafıma sordum. Buna takılmam asıl yaşlılık belirtisi bence.
0
Bruce
(25.02.26)
Gençken cildim aşırı pürüzsüz ve lekesizdi. Çocuk cildi gibi yumuşacıktı. Cildimden anlıyorum ben bazı şeylerin değiştiğini.

Biraz reels tarzı bir cevap olacak ama bir de bir işi bitirdikten sonra "hıh" demek.
-1
sekizdokuzon
(25.02.26)
Üniversite yıllarında özellikle yurtta kaldığım dönem istisnasız her gece uyumadan kulakligi takar saatlerce bir sürü müzik dinlerdim. Birkaç yıldır asla yaptığım bir şey değil artık:( bunu fark edince çok üzülmüştüm. Sorumluluklar gün içinde o kadar yoruyor ki gece olunca artık zaman ayiramiyorum bir şarkıya bile. Veya sese tahammül edemiyorum. Hatta bazen o kadar çok dinlemiyorum ki bir gece ansızın çok canım çekiyor ve müzik gecesi ilan ediyorum. O gün dinlemek çok keyif veriyor. Şimdilik tesellim yolculukta dinlenen müzikten vazgeçmemiş olmak. Belki asıl o zaman yaşlanmış olurum:(
+1
egerbiryolcu
(25.02.26)
Bir gün bir konserde artık oturmalı konserlere gitme zamanım gelmiş diye düşünmüştüm.
0
mutekebbir
(25.02.26)
Pazarcılar "abla" demekten, "teyze, anne" demeye geçtiklerinde.
+2
pro9it9is9
(25.02.26)
2 hafta önce: Motosiklet montu önerdiler bildiğin amca montu ve bastım kahkahayı ama giydiğimde yakıştı. Sonra güzel bi kadın geldi içeriye aynı monttan almış, montla gayet güzel görünüyodu ve memnun olduğunu söyledi. İyice bozuldum.

Ha bir de motorda üşümeye başladım.
0
baldan kaymak
(25.02.26)
"ben hala gencim lan"

dediğimde.
+1
AlsterWasser
(25.02.26)
eskiden maçlara gidip bağırırdım falan şimdi ne kadar salakçaymış diye düşünüyorum. fiziksel olarak: eskiden babam mayısta falan süveter giyerdi neden giyiyor derdim? şimdi anladım neden giydiğini. eskiden donsuz gezerdim şimdi üşüyorum.
+1
mikahakkinen
(25.02.26)
İçime anneannem kaçmış gibi aniden çok erken uyanmaya başlayınca "hah, tamam" dedim ben. Kaçta yattığımdan bağımsız olarak neredeyse her sabah güneş doğmadan uyanmak dümdüz yaşlılık bence -_-
+2
kobuzchu kiz
(25.02.26)
Daha az uyku ile yaşamaya başladığımda.
+2
gabe h coud
(25.02.26)
Duştan sonra bazen kafam üşüyor yazma bağlıyorum:/
+6
Amaranta ursula
(26.02.26)
Türkiye’de bu yılın en çok dinlenen 5 şarkıcısı gibi bir liste görüyorum ve listedekilerin 4’ünün adını bile duymamışım, beşincisinin de sadece adını duymuşum ama tipi neye benziyor hiçbir fikrim yok. Hiçbirinin de hiçbir şarkısının adını sorsan bilmiyorum.


Ek: abartıyor muyum diye dönüp baktım, azıcık abartmışım. Lvbel C5 fanıyım o hariç Semicenk’in sadece adını duymuştum.

——
2025 yılında Türkiye'de en çok dinlenen şarkıcılar:
BLOK3.
Ati242.
Semicenk.
Era7capone.
Lvbel C5.

——-
+3
michael_knight
(26.02.26)
kabak tatlısını seviyorum artık.
+4
antihero
(26.02.26)
Kabak tatlisi yazmaya gelmistim

Bi de sade soda
-1
üğpoıuy
(26.02.26)
ağrılarım artmaya başladım.

kabak tatlısı +1
0
Hallegadola
(26.02.26)
kafam sesi-kalabalığı kaldırmıyor, sosyallik azap gibi geliyor, hafta içi dışarda 2-3 saat geçirip eve dönsem bile ertesi gün pert oluyorum ve anlıyorum ki yaşlandım.
0
9kuyruklukedi
(26.02.26)
fırına ekmek almaya uğradığımda pide sırası vardı , pide alayım o zaman nostalji olsun diye düşünüp sıraya girdiğimde yaşı büyük bir abla konuşmaya başladı " biz çocukken her ramazan pide sırasına girerdik , eve giderken yarısını yolda yerdik .. " bunları ben de aynen yaşadıysam yaşlandım demektir diye düşündüm.
+1
devilone
(26.02.26)
Geçende öğle yemeğinde ortaokul anılarımı anlattım arkadaşıma. Eskileri yad etmek tipik yaşlanma belirtisi bence.
0
auroraaurora
(26.02.26)
yaşımın ilerlediğinin farkındaydım tabi ki ama 2 yıl önce ortopedi doktoru zihninizin aktifliği ile bedeninizin mevcut durumunu senkronize etmelisiniz yoksa bu tür sakatlanmaları daha ciddi boyutta yaşarsınız deyince aydınlandım :).
+1
Phoebe
(26.02.26)
34 yaşında ilk beyaz saç telimi gördüm ve yaşlandığımı anladım. Gidip boyatacağım :( saçımı hiç boyatmamış olmakla övünürdüm gençken.
0
kaptan maydanoz
(26.02.26)
kabak tatlisi oldum olasi, ilkokulda bile en sevdigim tatli oldugu icin ruhum hep 50+ diyebilir miyiz o halde? :p
sabahlayamamak, elbette.
cicek fotografi ve hatta kus gözlemi de var.
banyodan cikinca basin üsümesine de bir +1 yazalim.

arkadaslar hakkinizi helal edin, ben 96 yasima gelmisim.
+1
🌸konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(26.02.26)
Sebepsiz yorgunluğumun sebebinin iki gün önce yaptığım bir şey olduğunu anlayınca.
0
burfak
(26.02.26)
Otobüste giderken yanımda 22-23 yaşlarında biri duruyordu ayaktayız. Aynı direği tutuyoruz ellerimiz yakın duruyor. Her şey olağan, her şey sıradan...

O an bir detay fark ediyorum, ikimizin elindeki ten dokusu farklı. Çok değil ama var bir şey. Onun derisi bir şekilde daha canlı duruyordu. O an idrak ettim, sonra gerisi geldi.
0
akhenaten
(26.02.26)
Üniversiteye gireli 30 sene olduğunu farkettiğimde.
0
kumandanim
(26.02.26)
gelsene bu akşam mesajına saçma sapan bir bahane bulduğum an anladım ki yaşlanmışım.
0
jamswety
(26.02.26)
"Abi" diye hitap eden yaşlı insanlar çoğalmaya başladığında :(
0
kizil karga
(26.02.26)
(42)

Vajinal doğum mu sezaryen mi?

sacrilegious
Merhaba,Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden? Tamamen meraktan soruyorum.Teşekkürler
Merhaba,

Siz olsanız hangisini tercih ederdiniz ya da ettiniz ve neden?

Tamamen meraktan soruyorum.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(24.02.26)
Sezaryen... rahat... saati belli, riski belli
+1
üğpoıuy
(24.02.26)
Vajinal mümkünse.

Direkt ayaklanabiliyorsun.
+2
Purple life
(24.02.26)
vajinal.
standartize edilmemis epizyotomisiz.
zaten tibbi bir gereklilik olmadigi takdirde secme hakkimiz da olmuyor yasadigim yerde.
+7
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.02.26)
Vajinal

Abartıldığı kadar bişi yok iki kez yaptım. Doğumhaneden yürüyerek çıktım, kimseye ihtiyacım olmadı. Sezaryen bana göre değil
+10
kullanicadi
(24.02.26)
Vajinal yaptım. Yine olsa aynısını tercih ederim.
Tüm sürece hakimsin.
Toparlanma daha hızlı.
+3
duhan
(24.02.26)
Ablam da esi de uzman hekim, ablam sezaryenle dogurdu. Sebebi vajinal dogumun daha kaotik/belirsiz olmasi ve plansiz sekilde hastanede rastgele denk gelen ekiple dogum yapmak istememesi.
+1
ghilleinthemist
(24.02.26)
Erkek tarafıyım ama bı konu hakkında diyeceğim bazı şeyler olacak haliyle.
Sene doksanlarda kadınlara /ailelere kolaylık rahatlık diye diye yedirildi bu doğum şekli. Böyle doğum yapanlara özendi bir çok kadın.
Bunda doğum sınırı en fazla 3 diye biliyorum.
Yine o dönemlerde sürekli doğum kontrol, üreme sağlığı vs konularla ilgili sürüyle reklam , ilan vs programlar vardı.
Şimdi geldiğimiz nokta, dünyada doğum oranlarının artık devletleri bile olumsuz etkileyecek derecede düşmesi.
Evliliklerin azalması, boşanmaların artması ve kadının iş hayatıyla birlikte yalnızlaşması ayrı konu ama bundan tamamiyle bağımsız da değil .
Tüm bunlar tesadüf değil, bir plan dahilinde gerçekleşiyor.

Büyükbaş hayvanlarda da deney yapılmış sezeryan doğumuyla ilgili.
hayvanın doğurduğu yavrusuna ilgisiz kaldığı gözlemlenmiş.

Doğal doğum, kadının zihni fonksiyonlarını da olumlu etkiliyor. Bununla ilgili zamanında bir kaynak okumuştum.
-20
diyecevaplandı
(24.02.26)
bizdeki vajinal doğum dayatmasının temel nedeni kadını daha çok çocuk yapmaya zorlamak. sezaryen doğumun 2, maks 3 le sınırlı olması. bunların istediği 4-5-6 gittiği kadar.
-4
my fault
(24.02.26)
oglumun dogumuna girdim. erkek gozuyle sezeryan diyorum.
zira normal dogum alt takimi dagitiyor, bir daha da toparlanmiyor.
-2
cooperr
(24.02.26)
Hayattaki şansımı burda kullanmış olabilirim. Sezaryen yaptım. Doğum zamanı yaklaştıkça korkuyla bekliyordum, doktorum o kadar tatlı bir kadındı ki seçme hakkım olmamasına rağmen sende travma yaratmak istemiyorum dedi ve ameliyata aldı. Yan odada vajinal doğum yapmaya çalışan kadının çığlıkları ve ağlaması hala kulağımda. Sonuçta onu da sezaryene aldılar. Vajinal doğum yapıldığı halde dikiş atılan bir çok kişiyle de konuştuğum için ameliyat ağrısı sızısı umurumda olmadı.
0
ekimoloji
(24.02.26)
eğer işin ehli bir doktoraa gelirseniz sezeryan. öncesinde de emizrmeyle ilgili kendinizi geliştirin. sezeryanla 2-3 çocuk doğum olabiliyor. zaten bu devirde 3 ten fazla çocuk yapıp hakkıyla bakmak ortaya atmamak zor. ayrıca doğum şeklinden ziyade doğumdan sonra anneye mental ve fiziksel destek olunmasıi kaynana terörünün olmaması gibi faktörler çok daha önemlidir ama erkekler böyle konuları konuşmayıs evmez. onun yerine bilmedikleri vajina hakkında ahkam kesmeyi tercih ederler.
+2
iwillsee
(24.02.26)
Epiduralli vajinal doğum. Doğumum da baya uzun sürdü aslında ama sancıları hissetmediğim için prensesler gibi bekledim sakince
+5
mezzosprite
(24.02.26)
İsteyerek sezaryen yaptım. Yine olsa yine sezaryen yaparım. Vajinalde o kadar fazla komplikasyon riski var ki niye bunu göze alayım? Ayrıca sorunsuz doğum gerçekleşse bile kesisiz doğum çok az. Ben karnımdaki dikiş iziyle mutluyum. Bir de çok sık görüyorum vajinal doğumda hemoroid olan bir ton insan var öfff.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
Sezaryen tabii ki.
Annem ve teyzem çişini tutamıyor. Diğer teyzem kadın hastalıklarından iki ameliyat geçirdi üç ay kadının ne çektiğini gördüm bitti zaten benim için bu olay. Bunun kanaması var, omuz sıkışması var.. Ya makasla cart diye kesiyorlar kadını dahası var mı?
Ayrıca çok güzel doğurdum öyle güzel doğurdum doymadım daha da doğurdumcular bir kadın olarak beni sadece mutlu ederler ama ben hissizlik riskini de alamam, vajinamı da kestirmem, vajinoplasti için de doktor doktor gezmeyeceğim. Ne idüğü belirsiz şizofrenik hadsiz ve terbiyesiz erkeklere malzeme verir bazı yorumlar. Başka da hiçbir işe yaramaz.
Gerçekler çoğu kadın için çiş tutamama, hissizlik, yırtıklar, kesiler, enfeksiyon ve kanama riski, hemoroid, vajinoplasti ve daha fazlası.. hiç gerek yok bu türden risklere. Manken değilim oyuncu değilim. En fazla silik bir iz kalır ki gururla taşırım onu da.
Tercihim paşalar gibi sezaryen olacak. Başka bir seçenek yok benim için.
+1
asue
(25.02.26)
Bizim ülkemiz = Türkiye olduğunu varsayarak diyebilirim ki çalışıtığım 4 ülke içinde ve istatistiklerini bildiğim sayısız ülke içinde sezaryen rekortmeni Türkiye. Üstelik açık ara. Türkiye'de sezaryen oranı %64. AB ortalaması %22. Bunu yükselten de Yunanistan (%60) ve Güney Kıbrıs (%55 ile) ve Romanya (%44). Böyle mi olur "bizim ülkemizde vajinal doğuma zorlanıyorlar" istatistiği? İyi ki zorlamışlar yani.

Sezaryende sınır 3 diye bir şey yok, bu her kadında farklılık gösterir çünkü her ameliyat farklıdır. . Uterin insizyonların durumu, intraoperatif veya postoperatif komplikasyon öyküsü, adezyon, plasental yerleşim anomalileri, kanama riski gibi çok sayıda faktör söz konusu.
Sezaryen majör bir cerrahi ameliyattır ve vajinal doğumdan daha fazla risk barındırır, tromboemboli, anesteziye bağlı komplikasyonlar, sonraki gebeliklerde plasenta previa ya da plasenta akreta spektrum bozuklukları, vb.
Vajinal hissizlik sık rastlanan bir komplikasyon değildir ve çoğu zaman düzelir. Sezaryende hissizlik oluşma riski daha yüksektir. Karın bölgesinde sinir kesilerine bağlı olarak uzun süreli ya da kalıcı uyuşukluk daha sık görülür.
Çiş kaçırmanın tedavisi %90 bol kegel egzersizidir. Nadir durumda fizyo terapi, çok çok nadir cerrahi perasyondur. Gebelik başlı başına pelvik tabanı zorlar, sadece doğum şekli belirleyici değildir.
Burada sezaryen gerekçesi olarak gösterilen birçok sebep esasen tembellik ve korku.
+2
alice in potatoland
(25.02.26)
ilk kızımız normal, ikinci sezaryendi. eşime sordum soruyu. cevap; yüzde 1 milyon, 1 milyar sezaryen dedi.
+3
ground
(25.02.26)
Offff anesteziye bağlı komplikasyon mu? Bademcik ameliyatı olanda da var o. Sezaryende çocuğun orası burası sıkıştığı için sakat kalan kimseyi de görmedim. Vajinal doğumda maalesef bu tür ufak tefek şeyler olabiliyor. Bizzat tanıdığım bir çocuk hala bir kolunu kullanamıyor.
Nasıl komplikasyon ama? Ya da oksijensiz kalıp zihinsel engelli bir çocuğunuz da olabilir. Olur öyle şeyler.

Vajinal hissizlik mi karnınızın ufak bir kısmını hissedememek mi? Tabii ki vajinal hissizliği seçiyoruz çünkü doğal olan o. Totonuza kadar kessinler de doğallığı dibine kadar yaşayın o ara hemoroidinizle de aşk yaşarsınız dikişler arasında.

Modern tıbbın bütün nimetlerinden yararlanıp iş doğuma gelince öyle olmuyor niyeyse. He çünkü korkuyoruz ve tembeliz tamam. AB ülkelerine de kafam girsin ayrıca :)
+2
sadakatsiz
(25.02.26)
vajinal doğumun çocuğun bağışıklık sistemine destek olduğuna dair çalışmalar var. bi bakın isterseniz...
+1
merhum
(25.02.26)
@sadakatsız, tıp fakültesi belgeni de buraya atarsan harika olur bu kadar bilgi içerikli bir yorumdan sonra.
Çünkü ben doktor olarak yazdım :)
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Ahaha yahu ne alakası var diplomayla? Doktor olmuşsunuz tebrikler biz aciz kullar ne bilebiliriz ki sizin gibi minik tanrıların yanında😂 yazdıklarımın neresi yanlış tam olarak? Hepsi gördüğüm, duyduğum şeyler bir tarafından uydurmadım. Doktorsanız tamam ya özür dilerim yanlış görüp duymuşumdur😂
-5
sadakatsiz
(25.02.26)
bağışıklık sistemine destek olsun diye vajinal doğum yapan anneye kreşe başlayan çocuk şoku :D

sezaryen doğum yaptım. yine olsa yine sezaryeni seçerdim. devlet hastanesinde doğum yapmış olsam kesin şu an travmalardan travma beğeniyor olurdum ve berbat doğum anılarım olurdu. benim psikolojik durumum bunu kaldırmaya müsait değil bence. kaldı ki aklım almıyor zaten vajinal doğumu. neden kendime eziyet edeyim. kimisi de sezaryenden korkuyor mesela. karnınızı neredeyse boydan boya kesiyorlar, bildiğin açık ameliyat gibi. ama bana o an daha az korkutucu geldi valla. tembel ve korkak olduğum için sezaryeni istemiş olmam başkasını neden ilgilendirsin bunu anlayamıyorum. sebeplerimizin daha ulvi amaçlara hizmet etmesi gibi bi amacımız yok. bize hizmet etsin yeter.
+6
elorelia
(25.02.26)
Biz zavallı doktorlar o kadar okul okuduk ama bilmiyorduk zaten normal doğumda da komplikasyonlar olduğunu, çok afedersiniz, sizler fasulye kırarken bunları anlattınız da öğrendik, aydınlandık şu an.
Yazdıklarınız, dediğiniz gibi "görüp duydum" üstüne olduğu için yanlış ya da şöyle diyeyim, ciddiye alınacak şeyler değil. "Heh benim kayınpederimde de bu vardı, bir baktık ikiz doğurdu" kıvamında.
+4
alice in potatoland
(25.02.26)
Yahu ne fasülyesi ne diyorsun allah aşkına? Gördüm duydum dediklerimi ufo gördüm seviyesine indirmeyi bırak da vajinalde yazdıklarım var mı yok mu sen söyle. Sezaryende çocuğun engelli kalma oranını da yaz aydınlanmış olalım. Egoya bak ya biz fasülye kırarken tıp okuyormuş biz de mağaradan yeni çıktık okuma yazmayı henüz öğrendik zaten.
-1
sadakatsiz
(25.02.26)
dünya doktorlar ve fasulye ayıklayanlar diye ikiye ayrılıyormuş. öğrenmiş olduk. düşünsene böyle bir doktora muayene oluyorsun. çevrendeki çoğu kadının vajinal doğum travması var. korkularından bahsediyorsun. ve sana sen git fasulye ayıkla, doğum işini bana bırak filan diyor. ne kadar hoş.
+1
elorelia
(25.02.26)
Kendi yaşadığınız ya da yaşamayı seçtiğiniz deneyimi doğrulamak için karşı tarafa saldırmak zorunda değilsiniz. Bilimsel araştırmalara göre vajinal doğum daha az komplikasyon içerir, tıbbi bir gerçek neden inkar edilmeye çalışılır anlayamıyorum. Ama vajinal doğumun mümkün olmadığı durumlar vardır, sezaryen hayat kurtarır. Anne bebek ölüm oranlarının eskisi kadar yüksek olmamasının sebeplerinden birisi sezaryendir. Gerçekten sezaryen olması gereken birisi normal doğuma zorlanamaz. Bebek ters geliyordur, kordon dolanmıştır vs yani neden bile bile lades yapılsın ki? Ya da kadın açık açık korkuyordur, isteğe bağlı sezaryen olmak istemiştir, ülkemizde buna izin veriliyordur kişi sezaryen de olabilir. Kimseyi de ilgilendirmez. Herkesin kendi kararı, doğum şekli üzerinden de kavga etmeyin pls

Bunun dışında hamileliğinde çok fazla kg alan ve pelvik taban egzersizleri yapmayan bir kadın sezaryen olsa bile ileride idrar kaçırabilir, nefes egzersizi, lamaze vs bilmeyen doğuma hazırlık yapmayan birisi nasıl push yapması gerektiğini bilemez hemoroid yaşayabilir, perineal hazırlık yapmayı bilmeyen birisi epizyotomi ya da deşürir yaşayabilir. Hazırlığını yapan birisi ise hiçbir olumsuz durum yaşamayabilir. Kötü ve uç örneklerden bahsederek potansiyel anne adaylarını germeye hiç gerek yok, doktor değilim ama bir hastalık hastası olarak tıp bilgime ve medikal okur yazarlığıma güvenirim. Ben çabuk toparlanmayı seçtim, bana bakmaya gelebilecek bir annem ya da kardeşim yoktu, hemen ayaklanmam lazımdı. Ne hamilelik ne de doğum anlamında hiçbir komplikasyon yaşamadım, hatta doğumumu pozitif bir deneyim olarak görüyorum, beni mahveden lohusalık oldu sjshsh
+10
kullanicadi
(25.02.26)
Doktora da "gordum diyoruuum anliyor musuuun" diyerek cevap vereni de ilk kez goruyorum sanki doktor o riskleri "gormemis" gibi swh.
Benim hanim 3 dogum yapti. 2 defa normal denen vajinal dogum. Dogumhaneden ikisinde de bebek kucaginda yuruyerek cikti.
Ucuncu hamilelikte bebek plasentadan ciktigi icin ambulansla hastaneye gittik acil sezaryene aldilar yasama sansi %20 dediler. Cok sukur her ikisi de kurtuldu ama hanim 4 ay ayaga kalkamadi, tam olarak koturum kaldi. Tekerlekli sandalye aldik, ayagini kaldirip esofman altini giyemiyordu. Ayaktaki his tamamen kayboldu. 4. aydan sonra 1 sene boyunca haftada 4 gun fizyoterapi gordu. Ne ilaci veriyorlarsa omurganin icine onu kotu yapmislar. Sag ayaginda nisan'da uc sene olacak ama hala hissetmedigi kisimlar var.
Ama siz gene sezaryen yapin guvenle, sozluk yazarlari "gormus". Yalan soylemiyorlardir elbette. Korku hikayesi ariyorsaniz buyrun burdan yakin.
Boyle engin tibbi bilgiyle bu kadar rahat insanlari sezaryane yonlendirmek ve bunu guvenli diyerek yapmak anca cahil ozguveni olur.
+5
sucvecezve
(25.02.26)
sezaryen.
ama neden bu seçimler sanki turşu limonlu mu olur sirkeli mi olur muhabbetine döndü ya. sezaryen ya da vajinal doğum seçimi tamamen kişisel değil mi? her hasta ayrı değerlendirilmez mi? iyice kahve muhabbetine döndü.
neyse.

sezaryenden çıktığım günün ikindisinde koridorda turlarken yan odadan gelen sancı çığlıklarını unutamıyorum. sezaryen haricinde farklı büyük ameliyatlar da geçirdim, o an ki çığlıkları duyduğumda korktuğum kadar korkmadım ya.

benim vücudum ve sahip olduğum rahatsızlıklar vajinal doğumun kolay geçmeyeceğine işaret ediyordu. düşünmeden sezaryen seçtim. sütüm anında geldi. hemen ayaklandım.
bir de süt gelmez diyenler kesin bir şeymiş gibi yazıp duruyor. aynı şekilde sezaryen olup sütü hemen gelen arkadaşlarım da oldu. insanların üzerine baskı yapıp durmayın artık.
+3
rayde
(25.02.26)
Vatandaş erkek olarak yorum yapayım. Mümkünse vajinal. Vajinal doğum yapanın 2 saat sonra ayağa kalktığını gördüm ama sezaryen olan ayağa kalkamıyordu.
-5
arbre
(25.02.26)
sezeryan olarak dogum yapan 3 kisi tanidim ertesi gun ayaktaydilar. hadi bakalim cik isin icinden nasil cikiyorsan ;d
0
Boris
(25.02.26)
Ben acil sezaryen oldum, bana kalsa vajinali seçerdim. Sezaryenden sonra (ki bebeğim küvözdeydi aktif olarak bebek bakmak zorunda değildim ona rağmen) çok ağrım oldu. Öksüremedim, oturup kalkamadım.
Bir anlık acı mı, minimum 1 haftalık ağrı mı deseler vajinali seçerim.
+6
wild honey suckle
(25.02.26)
İki kez epiduralsiz vajinal doğum yaptım, korkunç bir acı ama yine olsa yine vajinal derim.

Benim düşünceme göre tıbbi bir gereklilik yoksa sezaryen ''benim için'' bir seçenek değildi; vajinal doğum özellikle deneyimlemek istediğim bir şeydi. Tıbbi gereklilik olursa elbette ki neden olmasın?

Ben sürecin bebek tarafından başlatılması gerektiğine inançla ve bedenimin beni yönlendireceğini düşünerek girdim iki doğumuma da. Zaten vajinal doğumu kendim için tek seçenek görmemin sebebi de bu inancım ve merakımdı. Bebeklerin doğum kanalında ilerlemek adına kendilerini nasıl konumlandırdıklarına dair birkaç bir şey izlemiştim ve mucizevi gelmişti. Doğum kaç saat sürecek mesela, doktor ıkın demeden ıkınma isteğim olacak mı, hangi pozisyonda rahat doğurabileceğim gibi gibi meraklarım vardı. Öğrendim bitti.

Emzirmek, anneye psikolojik ve fiziki destek, doğum sonrası depresyon farkındalığı, ev içi sorumluluk paylaşımı gibi konular, doğum şekli tercihi konusunu önemsizleştirdi sonradan
+7
kaymaktutmayansicaksut
(25.02.26)
Tembel, korkak… Üslup bu işte. Sonra bu türden kişilere gidip de bebeğimizi kendimizi emanet edeceğiz öyle mi? Ya doğum zor geçse abartıyorsun yaparken düşünseydin de der bu zihniyet.
O kadar korkutucu ki bir kadın için şu olay.
Neyse. Çalışkan ve doğumdan hemen iki saat sonra eşine ailesine dünyaya hizmet etmesi için ayaklanması gereken kişiler bu şekilde doğursun. Benim hemen ayaklanmama gerek yok. Tembel tembel doğuracağım ben.
+1
asue
(25.02.26)
Ben zorunlu sezaryen oldum ama vajinal tercih ederdim. Daha hızlı iyileşme süreci için. Bir de doğal yollardan olması daha iyi gibi geliyor. Sezaryende süt hemen gelmiyor vs.
İmkanım olsa vajinal isterdim.
+8
kaptan maydanoz
(25.02.26)
her şey olağan ve düzgün gidiyorsa vajinali seçerim. alice’in dedikleri istatistiksel olarak bana mantıklı geldi; sezaryende daha çok komplikasyon duydum. yine de her doğum farklıdır, tercihim bir yönde diye diğer yönü eleştirmem.
+3
eileengray
(25.02.26)
duyuru kullanicisi ortalamasina bu duyuru cevaplari ve oylama sonrasi benim icin "vajinal dogum sempatizani" da eklendi. soruyu soran arkadasa tesekkuru borc bilirim.
e$ kontenjanindan duyurudan haberdar olan eni$telere acidim, cocuk sonrasi hicbirsey eskisi gibi olmayacak :D
-2
cooperr
(25.02.26)
Şu duyuruyu hortlatmadan geçemicem. Doçent olan jinekoloğum 2 dogumunu da sezaryen "tercih" etmisti. Vajinal dogum yapan cok az kadin dogumcu gorürsün demisti @ghil +1. Diplomasi ve doktorasi sahte diilse
+3
üğpoıuy
(27.02.26)
Anal doğum en değişiği bence
-2
runaway
(27.02.26)
Benim doktorum da sezaryen olmuştu. Yine olsa yine sezaryen diyordu :) bunun bir istatistiği olsa da görsek keşke.

Bu arada doktorumuz beni engellemiş :( o gün yazılarını görüyordum ne oldu hıncını alamayıp ertesi gün mü engelledin dkdkdkd halbuse ben evde gariban gariban fasulyemi kırıyordum, boynum bükük kaldı :((
0
sadakatsiz
(27.02.26)
benim jinekologumun (erkek) üc cocugu var. ücü de vajinal dogmus. bu kadar tehlikeli ve kötü olsa kendi karisina nice vajnal dogum yaptirtsin üc defa? diplomasi falan da sahte degil. birkac sene boyunca da ülkenin en iyi jinekologu secilmis. n'alaka?
vajinal dogum bu kadar kötü olsa tüm dünyada herkese standart sezaryen yapar gecerlerdi. 30 saat boyunca kadinlarin cigligini cekmeye cok merakli degildir doktorlar da, ebeler de.
ayrica argumentum ad verecundiam bir tartisma modeli degil. siz sezaryen yapmis olabilirsiniz ve bu konuda jinekologunuzdan tavsiyeler dinlemis olabilirsiniz ama bu, sizi bu konuda yetkin kilmiyor ve tartisma biciminizin epistemolojik hata barindirdigi gercegini degistirmiyor.

op'ye tekrar el cevap: ben, vajinal. epizyotomi de standart degil. hatta perineal yirtik cerrahi kesiye tercih ediliyor. bunu ögrendigim zaman bir panikle duyuruda "dogum esnasinda artik epizyotomi rutin olarak uygulanmiyormus" baslikli bir korku duyurusu acmistim, o soruma da 8-10 yanit almistim duyuru doktorlarindan (hayir, alice potatoland bunlardan biri degildi ama galiba elorelia vardi yanitlayanlar icinde, emin degilim kendisi doktor mu degil mi, belki hatirlar o sorumu) ve hepsi uygulamanin cok dogru oldugundan bahsetmislerdi. bu kadar kötüyse neden dogru oldugunu söylüyorlar o zaman? bu ne perhiz bu ne lahana tursunu? bütün kötü doktorlar bize denk geldi de bütün mükemmel doktorlar, harika doktorlar sezaryencilere mi denk geldi? duyuruyu da buraya linklemek isterdim ancak sildigim icin linkleyemiyorum ama googleladigimda hala duyuru basligi ön izlemesi görülüyor. inanmakta güclük ceken varsa buyursun googlelasin.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.02.26)
Burda herkes insan gibi yorumunu yaparken doktor hanım gelip sezaryen korkak ve tembellerin işidir gibi bir laf edince ortalık gerildi zaten. Bir doktor böyle konuşmamalı değil mi? Ya da siz fasülye kırarken ben tıp okuyordum!!1 diye çıldırmamalı. Ben mesela bir çocuk doktoru olarak daha kendi çocuğunun bacağındaki kırığı fark edememişsin heeyy doktor hanım diyerek aşağılamaya çalışmadım. Çünkü neden ayıp.

Neyse saydığım riskler zaten çok çok düşük ihtimaller. Doğuma kadar zaten bir sıkıntı olacak durum oluşursa sezaryene geçiyorlar. Ama bu çok çok düşük olan riskler neden benim başıma gelmesin? Bence gelebilirdi. Çocuğuma bir şey olabilirdi? Tek bir deneyim bile beni korkutmaya yetti, belirsizlik istemedim. Her şeyin sıkıntısız geçeceğinden emin olmak istedim. Bu bu kadar yani.
+1
sadakatsiz
(28.02.26)
"Doktor oldugum icin.." dendiğinden baska bir alan doktoru görüşü ekledim. Sezaryen 'dogru' olandır demiyorum hatta vajinal doğumun bu kadar canhıraş savunulmasi ayni oranda anlamsiz geldi. Sanirim vajinalciler VS. tembel ve korkaklar gibi gormeye basladiginiz icin de tum cevap yazanlari tek potada erittiniz :) bu kamplasma cok garip bu duyuru icin

Bir de Türkiyede doğum sekli tartismalari ciktiginda doktorlar sezaryen orani fazlaligini malpraktis ile de acikliyorlardi. Bunun sebebini de merak ettim örneğin
0
üğpoıuy
(28.02.26)
cocugum yok, tecrübe etmedim, ancak kararsızım.
sonuçta bir ameliyat olduğu, anestezi ve daha birçok şeyle ilişkili komplikasyon riski daha yüksek olduğu, iyileşme evresinin zorluğu ve doğumun esasen doğal bir süreç olması ve mecbur kalınmadıkça dış müdahale gerektirmemesi gibi sebeplerle sezaryene mesafeli gibiyim. ancak al vajinal doğum yap deseler onu da yapabilir miyim bilmiyorum, zor iş. annem hem vajinal hem sezaryen doğum yapmış, sezaryeni tercih ettiğini söyler hep.
jinekoloğum da vajinal doğum karşıtı desem yeridir, çocuğu etkileyebilecek komplikasyon riskleri barındırdığı için vajinali mantıklı bulmadığını ve tercih etmediğini söylüyor.
eşim hekim, o da hekim gözüyle vajinal yanlısı ama dediğim gibi jinekoloğum bu işte uzman biri olarak sezaryenci.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(02.03.26)
(5)

bebek doktoru

solenkol
merhaba, istanbul şişli-beşiktaş-sarıyer cevrelerinde, memnun oldugunuz hastane ve doktor oneriniz var mı Allianz sigorta gecmesi gerekiyor. Liv de gecmiyor mesela. Cocugumuz 1.5 yasında. Şuan Amerikanda Korhan hocaya gidiyoruz cok iyi ama alısamadı oğlumuz cok aglıyor:) belki alternatif oneride bul
merhaba, istanbul şişli-beşiktaş-sarıyer cevrelerinde, memnun oldugunuz hastane ve doktor oneriniz var mı Allianz sigorta gecmesi gerekiyor. Liv de gecmiyor mesela. Cocugumuz 1.5 yasında. Şuan Amerikanda Korhan hocaya gidiyoruz cok iyi ama alısamadı oğlumuz cok aglıyor:) belki alternatif oneride bulunursunuz.
-2
solenkol
(24.02.26)
bence hocadan memnunsaniz ilgiliyse baska doktor aramaniza gerek yok zaten rutin kontrollerin bittigi noktaya gelmissiniz senede bir gorunmek icinde baska doktor aramaniza gerek yok
+1
tahtakafa
(24.02.26)
doktor farketmeksizin tüm çocuklar çok ağlıyor zaten bunun için doktor değiştirilmez
0
kaptan maydanoz
(24.02.26)
Doktor, ilgisine ve yetkinliğine göre seçilir. Bunun kararını da yetişkinler verir. 1.5 yasındaki çocuğun isteğine göre doktor mu değiştirilir? Bu kadar ipleri çocuğun eline verirseniz başınıza ileride dert alırsınız. Benden demesi.
+1
alice in potatoland
(24.02.26)
çocuk hastaneyi ezberleyince odayı gördüğü, sedyeye oturtulduğu an ağlar zaten. doktorla ne alakası var.
0
rayde
(25.02.26)
Cocugun ogretmenlerine simdiden kolay gelsin diyorum :)
0
oscar
(25.02.26)
(12)

İlişkide Kişisel Zaman Yaratma Durumu

lapetitemort
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama
Siz bunu nasıl başarıyorsunuz? Özellikle evli çiftlere veya birlikte yaşayan ciddi ilişkili çiftlere soruyorum.

Dengeyi kurmakta zorlandığım bir konu bu. Uzun süre evli çiftler gibi sürekli dip dibe yaşayınca bazen sıkıntı basıyor. Şöyle bir kaçıp nefes alsam diyorum. Ne bileyim, özel bir şey yapmama da gerek yok. Evde çay koyup oyun oynamak istiyorum en basitinden. Sorun şu ki, onun yanında sıkılsam da, bu kişisel zamanı yaratmanın hemen ardından, 2-3 saat sonra bu kararımdan pişman oluyorum. Keşke yanında olsam diyorum. O da aynı şekilde hissediyor ve yine geceyi birlikte geçiriyoruz. Çünkü aksi durumlarda sanki aramızda bir huzursuzluk, ayrılık varmış gibi hissettiriyor.

Öte yandan sürekli onunla olmak, zamanı dolu geçirme ve sürekli bir etkinlik yapma baskısı oluşturuyor.

Nasıl çözeceğiz bunu?
+1
lapetitemort
(23.02.26)
Benim arkadasimda var bu. Psikoterapi sonucunda anksiyete oldugunu düsünmüsler.

Sebebini anlamak, üzerine gitmek bence sorunu cözmeye yardimci olabilir. Onun disinda sana sunu yap demek yine ayni şekilde hissetmene sebep olabilir.

Bizdeki denge haftasonu 2 günden biri birlikte gecirilen digeri tek gecirilen gün.

Ortak arkadaslarla bir sey yapsak da cift olarak yapsak da birlikte gecirilen gün oluyor. Diger gün serbest zaman. Istiyorsan tüm gün oyun oyna istiyorsan Arkadaslarinla ailenle bulus ya da tüm gün uyu.

Rutine bindirip cmtsi birlikte olan gün pazar bos gün diye ayirman sizi rahatlatabilir. Ayni sekilde haftaici aksamlari da bölebilirsiniz.

Tek olarak zaman gecirmek hem insanin kendi kisisel gelisimi hem de iliskiyi dinamik tutmak acisindan önemli bence. Baskasindan duydugunu, kendi izlediğin bir seyi vs de anlatabiliyor olman lazim karsindakine. Yoksa hiç konuşmadan sadece rutin isleri yapan bir cift olabiliyor insan.

Bu benim görüsüm. Dis fircalama dahil her seyi ayni anda yapip ayni anda yataga giren ciftler var. Bana bayginlik gelir.
+1
Purple life
(23.02.26)
biz bunu özellikle şu gün şu saat kişisel zaman olacak diye bölmedik. ben sıkıldığımda kişisel zamanımdayım diyip iletişimi kesiyorum ghfgf eğer ben kişisel zamanımdayken gelip bir şeyler anlatmaya başlarsa ben şu an kişisel zamanımdayım diyorum o da geri gidiyo sghfhg
+1
Sadece soruyorum
(23.02.26)
Sadece soruyorum +1

me time diyoruz. biraz kisisel zaman diyoruz dagiliyoruz. ortak alanlar disinda calisma odam oldugu icin, esime ait spesifik alan olmadigi icin hissedersem ara sira soruyorum me time'a ihtiyacin var mi diye. evet derse calisma odama cekilip oyun oynuyorum.
+1
aguen
(23.02.26)
7 senelik evliyiz eşimle. çok iç içeyiz zaten biz sürekli dip dibeyiz. ama mesela ben haftada birkaç kez ben oyun oynayayım diyorum oyun oynuyorum tek başıma ya da arkadaşlarımla. sonra bazen o da geliyor (çalışma odası tarzı odamız var) o da kendi halinde takılıyor benle muhatap olmadan (internet kafe gibi oluyor :D)
ben çok kitap okurum hadi ben kitap okuyacağım deyince o da yapacak bir şey buluyor ya video açar ya kulaklığıyla tvye bağlanır tv izler ya da o da kitap okur.

ya da arkadaşlarımızla vakit geçireceksek söyleriz ve geçiririz. ama kendi kendimize vakit geçirirken kimse diğerini bölmeye çalışmıyor bazen çenesi düşüyor nadiren "suscan mı" diyorum, susuyor :D
0
matilda
(23.02.26)
yeni evli misiniz?
bir iki seneye oturur bence. ilk zamanlar hep birlikte bir şeyler yapma hevesi oluyor da sonradan herkes kendi alanını buluyor.
tabi kişisel alanı da abartmamak lazım. bir iki saat yeter. daha fazlasına ihtiyacın varsa evlilik zedelenir kişisel kanaatim.
0
kaptan maydanoz
(23.02.26)
birlikte yaşayıp, bütün gün yatıp keyif yapabilen çiftler var, aktivite baskısı yaşadıklarını da sanmıyorum. çok zor bir şey olmasa gerek. ben evliyken rahat rahat takılır , evin içinde isteyen istediğini yapar, isteyen arkadaşlarıyla sözleşir buluşurdu. ama iyi bir fikir değilmiş bugün net olarak anlıyorum. gezilecekse beraber, pineklenecekse beraber takılmak daha sağlıklı geliyor artık.
0
loch ness
(23.02.26)
Konudan bağımsız. Me time nedir ya haha Türkçesi yok mu bunun?
-1
Kahvedesu
(23.02.26)
Benim hanım akşamları yemekten sonra gidiyor oyun oynuyor, ben de genelde film falan izliyorum.
Aksam yemeğinde beraberiz, bir şeyler izliyoruz. Haftasonu da beraber vakit geçiriyoruz ama oldukça serbestiz kendi zamanimizda. Zaten sürekli aynı evdeyiz yani ve bir dakika bile birbirimizden sıkıldığımız olmuyor çünkü herkes istediğini yapıyor (oyun oynamak, spor yapmak, bir şeyler özlemek vs).

Bence bu konuyu salıp biraz canınızın istediğini yaparsanız ve beraber olsanız da kendi zamanınız olursa daha iyi olur.
0
logisticsmanager
(23.02.26)
7 yıllık evli 3 yaş çocuğumuz var, genelde haftada iki gün ben kaçıyorum arkadaşlarla, iki günde hanım. Özel bir anlaşmamız yok ama kabaca böyle, hatta çok evde kalınca karşı taraf diğerini çıkması için motive eder bu konuda ben baya şanslı olduğumu düşünüyorum. Genelde spor günleri sonrasıni uzatıyoruz.
0
mirty
(23.02.26)
ozel bisey yapmak isteyen onu yapmaya karar verip digerine soyluyor iste ben 2-3 saat bununla ugrasicam diye, digeri de basinin caresine bakiyor o arada. kendi arkadaslariyla gorusmek de bu kategoride.

genelde bu ozel seyler gunde 2-3 saati gecmiyor, onun disinda cogunlukla birlikte takiliyoruz (market alis verisi, yemek hazirlamasi, evi temizlemesi, camasiri, gezmesi vs) bizde gerginlige sebep olan sey birinin "ben 2 saat suna bakicam" diyip 5 saat sonra gelmesi oluyordu :D zaman yonetimi onemli, 5 saatse en bastan 5 saat demek lazim.
0
taurina
(24.02.26)
biz ikimiz de beraber evden calisiyoruz dolayısı ile 7 / 24 beraberiz. haftada bir gun solo day yapiyoruz, ikimiz de ayri ayri bir yerlere gidiyoruz.
0
oscar
(24.02.26)
3,5 yıllık evlilik, 4,5 yıllık birliktelik;

biz tanıştığımız andan beri aynı evde yaşıyoruz. çoğu şeyi birlikte yapıyoruz. bu da aşırı didişmelere sebep oluyordu.

zamanla mesela yemek yeniliyor, çay kahve içiliyor, dizi film izleniyor normalde diyelim,

artık yemek faslından veya çay faslıyla birlikte birisi başka bir işe yöneldiyse diğeri de başka sevdiği bişeyi buluyor. kimse kimseyi sıkıştırmıyor.

ben bilgisayara geçiyorum diyorum mesela akşam 9 gibi, kalan işlerimi yapıyorum, video editliyorum, internette takılıyorum, oyunumu oynuyorum. eşim bişeyler getiriyor. ben ona kahve yapıp götürüyorum vs... sadece napıyosun kaç saat sıkılmıyor musun diye beni darlıyor bilgisayarı kurcalıyor sdfjsg ama azalttı baya neyse ki kaç yıl oldu güven artık be kadın :3

neyse zaten bir iki gün böyle takıl diğer gün hadi kalk yürüş yapalım diyosun, sarılıp bişey izlemek istiyorsun. erkenden yatıp uyumak istiyorsun. özlüyorsun yani. özlemeye de zaman açmak lazım.

ben başka bişey ile uğraşırken eşim dizisini izliyor, kitap okuyor, resim yapıyor falan... kimse kimseyi bişeye zorlamıyor. herkesin kendi alanları var. bunun için ek bir çaba sarf etmedik, kendiliğinden oldu.

aslında ilişkinin başında da böyleydi, birisi kendi sevdiği şeylerle uğraşsa, hop kardeşim nereye gidiyorsun demedi kimse ama... yine de ilk tanışıklıktan mı bilmiyorum hep dip dibeydik. bu da didişmeleri artırıyordu.

şuan baya azaldı eşimin aylık döngülerine denk gelmezsem bir şey olmuyor sdjfsdgj
+1
ananiyimioguz
(24.02.26)
(16)

Doğum sonrası ilk hafta

sacrilegious
Merhaba,Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleşti
Merhaba,

Daha önce doğum yapmış annelere bir sorum var. Annem ve kız kardeşim doğumum için şehir dışından gelecekler. Annem öyle çok elinden iş gelen biri değil. Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider. Eleştirdiğim bir durum değil, bir beklentim olduğundan da değil, yani zaten bana özel bir durum da değil biraz karakteri öyle… baktığınızda o da bize genelde maddi olarak destek oluyor hakkını yiyemem, her neyse durum böyle. kardeşim sağolsun elinden geleni yapar geldiğinde, anneme de hizmet eder vs. zaten beraber yaşıyorlar, kabullenmiş o durumu. Her geldiklerinde bir posta didişirler zaten yüksek sesle bi anda ev kümese döner sonra sakinleşirler falan.

sorun şu: ben annemle kardeşime dedim ki, doğuma gelmenizi isterim ama sonrasında kalmanıza gerek yok. Eşim 10 gün izinli. Bi şekilde hallederiz biz dedim. Onun izni bitince isterseniz gelin kalın asıl o zaman tek kalıcam yardıma ihtiyacım olacak dedim diye kıyamet koptu.

Yahu ev zaten 80m2 sadece oturma odasında 1 tane açılabilen L koltuğumuz var. Orada yatıp kalkacaklar. 2 kedim var. Siz de rahat edemezsiniz ilk hafta bebek hengamesinde dedim. Annem zaten en baştan ben en fazla bi hafta kalabilirim demişti. Vay efendim ben onları istememişim de… herkes annesini istermiş de… kocamla ikimiz nasıl bakacakmışız da… asıl ilk hafta yardıma ihtiyacımız olurmuş da…

Ben ayıp mı ettim? Ev zaten annemin. Kira falan ödemiyoruz. Ondan dolayı ne zaman istersen gel demem gerekiyordu heralde. Çok üzüldüm ya. Hayırsız evlat mıyım? Gerçekten ilk hafta gelmeleri işimizi kolaylaştıracak mıydı sizce?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(19.02.26)
bırak ilk haftayı ilk bir ay yanında durmaları için yalvaracağın bir hal söz klonusu :D
+4
alibilir
(19.02.26)
@alibilir +7 oncelikle. Insan basina gelecegi bilmediginden romantik romantik cekirdek ailemle olayim istiyo ama kesinlikle yardim eden bir kisinin daha olmasi isleri cok kolaylastiriyo.

Ama soylediginde bi gariplik ya da ayip yok. Sen nasil rahat edeceksen, nasil olmasini istiyorsan oyle olmali

Su ailelerin surekli bi seylerden alinmasi işi takribi kac yila son bulur?
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Anneniz iyi kötü sizi yetiştirmiş, iki doğum tecrübesi var, yine de faydası olurdu bence, ilk zamanlar çocuğu yıkamak filan hep tecrübe istiyor. Ama sizin bedeniniz sizin kararınız, çok düşünmeyin bence. Doğum telaşesi der geçiştirirsiniz doğumdan sonra.
0
tiredofwaiting
(19.02.26)
Size anlayış göstermeleri gereken bir dönemdesiniz, doğurdu doğuracak kadına ne diye kıyameti kopartıyorlar? Lohusa olduğunuzda hormonların etkisiyle insanlar daha çok geriliyor, işinize yaramayacak size bir de ekstra bağ olacak insanlar gelmesin anneniz de olsa. Yaşadım biliyorum annem geldi üç ay gitmedi, git de diyemezdim sağ olsun her türlü yardımcı oldu ama bir yandan da her şeye müdahale eden en çok ben bilirim tavrında biri olduğu için burnumdan geldi. Eşimle çok gerildiler, gereksiz yüz göz olmalar yaşandı.
İyi kötü anne baba olacak yaşa gelmişsiniz, bence altından kalkabilirsiniz. Eşinizin izni bitince ablanızın gelmesi daha makul görünüyor.
+5
ekimoloji
(19.02.26)
Bence tecrübeli bir anne tecrübesiz 10 babaya bedel bebek için.
-3
benaslindayohum
(19.02.26)
annenizin karakterinden bağımsız çok doğru yoldasınız. hem halledersiniz hem de bu üçünüzün bağlanması için de çok önemli bir dönem. buzluk stoğu önemli ama, ya da eş dost yemek getirebilirse çok iyi olur ama kimse evde uzun süre kalmamalı bence doğum sonrası, anne kardeş bile olsa. biz biraz da mecburiyetten öyle yaptık ama duyduğum her hikaye bana iyi ki yalnızmışız dedirtti. lohusa kafasıyla en küçük şeyi bile kafaya takacaksınız, rahatsız olacaksınız; evde birilerinin olmasına değil sadece iyileşmeye ve bebeğinize odaklanmaya ihtiyacınız var. halledersiniz bol şans <3
0
mezzosprite
(19.02.26)
anne baba olduktan sonra ilk on gün başkasına ihtiyaç yok bence. kim ne dese batıyor zaten. hatta koca bile batıyor bazen. benim de annem geldi. bir gece sonra yolladım. çünkü yaşlı, yorgun kadın, dinç değil. sürekli koltukta uyukluyor. bir de soğan yeme, sütün acır filan dedi. baktım eşimle de gayet iyi idare ediyoruz. anne sen en iyisi git dedim.

zaten neredeyse sürekli emzireceksin, emzirmediğin anlarda da genelde uyuyor olacak ilk on gün. çok annenlik bir durum yok.

eşin işe başladıktan sonra çağırman doğru olmuş. ama bunu yaptın diye kavga çıkarıyorsa zaten geldiğinde de bi şekilde canını sıkardı.

ama yapılamayacak bir durum yok. biz de ilk on gün eşimleydik. sonra o işe başladı. evet zorlandım ama kendim baktım. zaten anladığım kadarıyla gelse bile yine kısa kalacak, e sonra yine kendin bakacaksın. çok bi manası yok. evi yakın olsa ara ara gündüz gelse daha işe yarar bi yardım olurdu. ama kendin diyorsun yemek yapmaz, hizmet bekler diye. e çocuğa mı bakacaksın annene mi? bi de zaten hormonlar tavan oluyor. sonra soğan yeme dedi diye hüngür hüngür ağlıyorsun vs. öyle bir dönem.

göbek bağı düşmeden yıkanmayacak zaten. silersiniz sadece. sonra da bebek küveti ve file varsa yine yardıma ihtiyaç yok.

bebek kolik vs olur o ayrı. ama normal şartlarda bu yenidoğan döneminde anne ve baba yeterli bence ya.

bu arada annemin tecrübesinden hiç faydalanmadım. çünkü annemin tecrübe 30 yıllık. eskimiş. ablam ve internet sağolsun, onlardan faydalandım. yine de ilk on gün ablamla da aynı evde çocuk bakmak istemezdim. nesi bu kadar korkutuyo anlamadım. ki daha önce bebeklerle ilişkimiz merhaba merhaba şeklindeydi. ilk alt değiştirmesini eşim yaptı hastanede. gerçekten korkulacak bi durum yok.

geçen çocuk ateşlendi ama ilk defa bu kadar yükseldi. gece yapay zeka ile yönettim süreci, eşimi bile uyandırmadım. anneme kırk derece ateşte napayım desem soğuk suya sok diyebilirdi. kendisi anlatıyor, ateşli çocuğu gazeteye sarıp kolonya döküyolarmış vs vs. yani eskilerin tecrübesi de çok matah değil aksine tehlikeli. emziği şekere batırıp vermeye çalışan var, sütün gelmiyo diye darlayan var, susamıştır diye bebeğe su vermeye çalışan var. yani sanırsın hepimizin annesi yenidoğan hemşiresi ha... abartmayalım bu kadar. bakın dediğim gibi aksi durumlar olabilir. ki ben normalde çok panik ve evhamlı bi insanımdır. ama bebeği de en iyi annesi babası bilir ve yetiştirir. korkmayın. bilmeniz gereken hemen her şey internette var zaten. ha destek iyi olmaz mı? tabi ki olur. ama desteğin nasıl olduğu çok önemli işte.
+5
elorelia
(19.02.26)
Bir anne on babaya bedel +1

Annenin gönlünü alıp geri çağır bence. Evde kocan sen ve bebek baş başa kalınca öyle bir panik hali olacak ki sırf psikolojik destek için bile annem kenarda otursaydı diyeceksin.
Bebek öyle emzirdim yatırdım temizledim diye biten bir şey değil.
Lohusa kafasıyla bu tulum ince mi gelir kalın mı diye kocanla tartışacaksın filan ohoo. Anne gelsin.
0
kaptan maydanoz
(19.02.26)
ekimoloji+1000. şimdiden kıyamet kopuyorsa doğum sonrası burnunuzdan gelir. evin kimin üzerine olduğunun bi önemi yok sizin eviniz orası, bebek sizin bebeğiniz. öyle yıkamaya falan da gerek olmuyor zaten göbek düşene kadar, gerek olursa da gerçekten halledersiniz.
bi de gelenler babanın rolünü üstleniyor gibi oluyor, bence bu babaya yapılan büyük bi haksızlık. onun da bebeğine alışması, onu sakinleştirmeyi öğrenmesi, gazını çıkarması, göğsüne yatırıp uyutması lazım. bebeğin onun kokusunu da öğrenmesi lazım.
siz kendinize ve eşinize güveniyorsunuz belli ki, bence olması gereken de bu. halledersiniz
+3
mezzosprite
(19.02.26)
elorelia +1000

annenizin bilgileri eski, çatışma çıkarıp tartışmaya sebep olmaktan başka bi işe yaramaz. siz en güncel bilgileri öğrenmişsinizdir zaten hamilelik sürecinde. çok kadim bir bilgi gerekirse de telefonda öğrenirsiniz.
bebeğin ne giyeceği nerde nasıl yatacağı bellidir. 7 kiloya kadar babadan bir kat fazla. anneniz sarıp sarmalamak isteyecek, belki yastık koymak isteyecek belki üstünü örtmek isteyecek. bu çocuk üşüyor, bu çocuk aç gibi yorumlar özellikle lohusayken insanın sinirini bozuyor yardımcı olmuyor asla.
0
mezzosprite
(19.02.26)
Ayıp etmemişsiniz onlar biraz alınganlık göstermiş. Öncelikle şunu bilin ki ilk on gün/iki hafta bir şekilde geçiyor. Size yardımcı olan birileri olsa rahat geçiyor olmazsa daha zor geçiyor. Sizin durumunuzda kardeşiniz rahat ettirirse ettirir öte türlü size geçmiş olsun. Benim kayınvalidem anlattığınız gibi biri ve ben ne zaman gidecek diye gün sayıyordum.
0
eisberg
(19.02.26)
benim annem de aynı şekilde hastanede kalmasını istemedik diye alınganlık etti, sonunda kalmasına ikna olduk ve iyi ki kalmış dedik hepimizi mor etti :D daha bez değiştirmeyi bilmeyen tecrübesiz anne baba olarak mahvolurmuşuz ki annem bir tane çocuk büyütmüş biri. benim hemşireleri bile eve götüresim gelmişti.
kısaca yanında yörende elinin hemen uzanabileceği bebek bakmayı bilen birinin olması mühim. bu annen olur kardeşin olur komşun olur hiç fark etmez.
ama dersen ki annem yardımdan çok köstek olur yemeği bile ayağına bekler, o zaman gelmesin.
benim annem trip çok atar ama ağrıyan beliyle zor yürümesine rağmen çok da iş yapardı evde, gece kaç kere kalkıp bebeğe bakardı hakkını ödeyemeyiz o açıdan o yüzden alttan aldık hep.
teraziye koy bu şekilde düşün bakalım.
+1
rayde
(19.02.26)
Öncelikle evin annenize ait olması ve kira ödemiyor olmanız konusu ayrı konu, doğumda neye ihtiyacınız olduğu ayrı. Çok rahatsızsanız o evde kira vermemekten onu sonra düşünürsünüz şimdi değil.
Şimdi size kimin iyi geleceğine odaklanın.
Bana annemin olması iyi geldi. Ve iyi gelmesine de biraz şaşırdım açıkçası. Kendi kendimize daha iyi oluruz sanıyodum olmadı. Kayınvalide de destek olur sandım ama geldi ve asla iyi gelmedi. Elinden gelmedi yani. Beceremedi. Ben de kırılır üzülür demeden ama kibar bi şekilde ve yordamınca evine yolcu ettim.
Biraz da yani yaşayıp görmek gerekiyor planlar tutmuyor her zaman.
Herkese iyi gelen şey değişebilir. Önemli olanın "benim neye ihtiyacım var" "bu bana iyi gelir mi/geldi mi" bu sorulardan şaşmamak olduğunu düşünüyorum.
Sağlıkla kucağınıza alın.
+2
benim bir gizli bildiğim var
(19.02.26)
ayıp şöyle dursun ilk 1 ay anne ve kız kardeşinize aşırı ihtiyacınız olacak hem de aşırı. ayrıca kayınvalideniz gelmiyor diye anlıyorum ve bu sizin için aşırı büyük bir şans. ev küçük olsun önemli değil sizin onlara çok ihtiyacınız olacak ve mevzu yemek yapmaları da değll gerekirse hazır yersiniz. ilk günler ilk haftalar aşırı bir uykusuzluk sorununuz olacak ve karı koca bir noktadan sonra dayanamayacaksınız. 3 saat kesintisizi uyumak için her şeyinizi vereceksiniz işte o anlarda anne ve kardeşiniz devreye girecek. kararınızı tekrar düşünün anneinize ben ettim sen etme kal 1 ay deyin.
0
iwillsee
(19.02.26)
"Evime de zaten 2 senede 3-4 kez gelip 3-4 gün kalıp dönmüştür. Bi tencere yemek yapmışlığı yoktur, gelir oturur hizmet bekler gider."
benim hanimin annesi de boyle oldugu icin durumunu anliyorum.

tavsiyem:
+ once annen gelsin, 1 hafta kalip donsun. bir ise yaramayacak ama adet yerini bulsun.
+ sonra kiz kardesin gelsin, yardim etsin. yemek yapilmasi lazim, $ekerli tatli falan, sut gelmesi icin. yoksa sut isinde sikinti olabiliyor.
+ ***kesinlikle ikisi birden gelmesin***

hayirli olsun..
-1
cooperr
(19.02.26)
şeker, şekerli tatlı ya da herhangi bir besin sütü artırmaz. bol su, bol bol emzirme ve ten tene temas artırır. başka bir şeye gerek yok. hatta çoğu doktora göre sürün kalitesi diye bir şey de yok. yani süt süttür. sütüm olsun diye sürekli yemek yemek, tatlı yemek ya da ne bileyim çocuğa geçer diye gaz yapacak (bulgur vs) gıdalardan kaçınmaya gerek yok.
+3
elorelia
(20.02.26)
(33)

Cocuk istiyor muyum

Purple life
Kafam cok ama cok karisik…Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik. (Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama ald
Kafam cok ama cok karisik…

Normalde cocuk planladigimiz icin cocuk olunca gidilmesi zor olan yerlerden biri vietnam ve kambocyaya geldik.

(Cocuk varken de geziliyor demeyin please ayni sey degil. Cocukla o kadar uzak yerlere gitmek hem cocuga hem anne babaya cok zor bana göre. Yapan oluyordur ama aldigin fayda gösterdigin cabaya bana göre degmez.)

Ve su an gördüklerimle burada tanistigim insanlarla ilgili sunu fark ettim. Buraya gelen cogunluk turistler ya 20li yaslarin basindalar. Singlelar ve macera ariyorlar.
Ya da 50 yasin üstü cocugunu okutmus büyütmüs sorumluluklari bitince rahatlamis tipler.

Cocuk varken30lu 40li yaslarda böyle bir tatil yapmak imkansiz. Yaslaninca da su an gençken oturabildiğin barlara oturmak imkansiz. Herkes genc alien gibi kalirsin aralarinda.

Cocuk yapinca en güzel yaslarin boş vakitlerini cocuga adayarak geciyor. Bu nerden baksan 15-20 yil demek.

Cocuk olmadan son kez gezelim dedigimiz yerden cocuk istegimle ilgili müthis bir kafa karisikligi yasayarak dönüyorum.

Cocuk yapanlar cocuksuz hayatinizdan nelerden vazgectiginizi bilerek mi yaptiniz yoksa cahil cesaretiyle mi?

En yakin Arkadasimin cocugu var. Bebek arabasiyla oldugu icin metrodan asansörle cikmak zorunda kaliyoruz. Normalde 30 snlik is asansör cagir asansör bekle önce baskalari ciksin vs 5-10 dk sürüyor. Bu en ama en basit örnegi ama bu bile gözümde asiri büyüdü.
-11
Purple life
(18.02.26)
Mevcutta çocuğu olanlar artık bu işin geri dönüşü olmadığı için “ay çocuk muhteşem bir şey” türünden yanıt verecektir.
Durumun ele alındığı başlık da var, bu topraklarda çocuk yaptığıma pişmanım demek mangal gibi yürek ister.
(bkz: çocuk doğuran hiçbir kadının pişman olmaması)
Herkes neden pişman olsun? “Kimsenin” pişman olmadığını, müthiş bir şey olduğunu söylemesinden bahsediyorum.
Sadece erkeklerin bildiği cumartesi olayı gibi bir şey bu. Çocuk yapınca otomatik olarak artık müthiş bir şey olduğu, kesinlikle pişman olunmadığının söyleneceğine dair gizli bir anlaşma yapılıyor bilmiyor musun? (git: Swh)

Bu arada aramızda bazı tipler at binmeden önce at olmak gerekir fikrini benimsemiş belli ki. Bunlara en fazla “aynen” deyip geçmek gerek.

Bu kafayla İlişki terapistlerinin, çocuk gelişimcilerin, pediatristlerin 10 tane falan çocuğu olmalı; mesela erkek jinekologların da öncelikle vajinası olmalı ki ilgili konular hakkında yorum yapabilsinler. Cehalete bakın, bu bir dramdır.
:D
-8
dawsonscreek
(18.02.26)
Evli ve çocuklu biri olarak en özet cümleyi yazayım:
Ne çocukla oluyor ne de çocuksuz...
Çok zor bi iş. Masallardaki o sevimli anne baba değilseniz kafanız yersiniz.
Zevk olarak değil de iş olarak düşünün çocuk sahibi olmayı. Ona göre tekrar düşünün.
0
luluki
(18.02.26)
Herkes pisman da söylemiyor mu yani? :)
Psikolojide bir durum var. Emek verdikce sevmek zorunda kaliyorsun.
(bkz: Cognitive Dissonance Theory)

Yani pisman olmadiklari pisman degilim demiyorlardir da gercekten pisman olmadiklarini düsünüyorlardir bence.
-4
🌸Purple life
(18.02.26)
@thetrue, broo kanadada yasiyor olsam senin deyisinle cambodia ya gidince ben de zorlanmazdim. ^^
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Çocuğum olana kadar epey gezmiştim hevesimi biraz almıştım yani, çocuk olduktan sonra da gezdim (tek çocukla Singapur, Bali, New York, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya, Balkanlar gibi destinasyonlara; iki çocukla da Mısır sharm el sheikh, İsveç, Danimarka, İsviçre, Yunanistan, Romanya, Avusturya, Katar'a gittim) çocukla daha zor bunu inkar edemem ama imkansız değil. İsteyen yapar.

Mevcut durumdan optimum keyfi almayı bilen birisiyim, arada vuku bulan ufak tefek mızıklamalar beni etkilemiyor. Bu kadar büyütmüyorum kafamda. Yanıma oyun hamuru, boyama, ufak legolar alıyorum. 5 6 günlük bir gezinin bir gününü çocuklara adayacak şekilde falan plan yapıyorum (rust'taki rulantica'ya götürmüştük bir gün onları. Gezinin geri kalanında müzelerde sokaklarda gık duymak istemediğimi de net bir şekilde söylemiştim) neye alıştırırsanız öyle gider. Sürekli çocuk eğlemek zorunda değiliz. Bırakın sıkılsınlar, kendilerini oyalamayı öğrenirler. Bırakın aç kalsınlar bazen de, bulduklarını yemeyi öğrenirler. Yürüyen merdivenden çıkabilecekken asansör işgal edenlerin ayıbı metroda yaşadıklarınız da (en azından pusetli veya tekerlekli sandalyeli birini görünce yer verip beklemeleri lazım)

Belli bir yaştan sonra zaten zorluğu kalmıyor. 9 yaşındaki oğlum yazın Glyptoteque'i benimle gık demeden gezdi. Yorum yaparak gezmek eğlenceli oluyor, onların gözünden dünyayı deneyimlemek hoşuma gidiyor. Beni genç tuttuklarını düşünüyorum

İtiraf: 2. Çocuğumdan sonra biraz sarsılmıştım. Hayatım bitti gibi gelmişti bir dönem. Onu yarım gün kreşe yollayıp part time işe dönene kadar kendime gelemedim. Yine de pişman değilim. Çocuk sahibi olmak kişinin kendisine kalmış bişi, herkesin bakış açısı beklentileri farklı.
+7
kullanicadi
(18.02.26)
Hayatın boyunca gezmek istemeyeceksin. Çocuk büyüyünce istediğini yapabilirsin. Çocuk sahibi olmanın bir zamanı var ama paran varsa istediğin zaman gezersin.
0
michael harddd
(18.02.26)
çocuk istiyorsun ama kafanda bir baskı kurmuşsun kendine, işi aceleye getiriyorsun. Henüz kendi hayatını yaşamamışsın belli. tatmin olmamışsın. Yaş kaç bilmiyorum ama 29-30 yaşındaysan çocuk fikrini 3-4 sene kadar ötele. Önce sen hayattan tatmin olacaksın ki sonra beklentilerini ve hayalerini çocuk üstünden yaşamak zorunda kalmayasın. 35 yaşındaysan öteleme tabii.
34 yaşında anne oldum ve 30-34 yaş arası geçirdiğim en verimli dönemli, iyi ki o dönemde çocuğum yokmuş.

Bunu da göndermemiş olmayayım: www.reddit.com
Zannedildiğinin aksine çocuktan pişman olmak az rastlanan bir şehir efsanesi değil, çocuğu hem sevip hem pişmanlık yaşayan sürüsüne bereket insan var., Bitçoğu psikiyatri kliniklerini dolduruyor.
+3
alice in potatoland
(18.02.26)
İstediğim zamanda hazır olduğumda çocuk yapmaya karar verdim ve pişman değilim. Ki özgürlüğünü, bireyselliğini çok seven biriyim. Son cümlenizden zaten hazır olmadığınız belli, herkes çocuk sahibi olmak zorunda değil.
+4
ekimoloji
(18.02.26)
2 yaş bebeyle tayland’a da gittim afrika ülkelerine de. beni çocuğum değil babası zorladı ve zorluyor (boşanma). imkanım olsa 1 çocuk daha isterdim kesinlikle. bence müthiş bir şey. ama bence. ayrıca gez gez bir yerden sonra sıkıyor.

tabii gezme açısından bakılırsa çocuk en alakasız yerde “anne çişim geldi, anne kakam geldi” diyecek. sonra “orada kaka yapmam ben” diyecek. ya da günlük hayatta yemek yemek istemeyecek, yaşıtları ilerlerken daha okumayı sökemeyecek mesela ya da dehb ya da disleksi olabilecek :) istediği ya da istemediği bir şey için inat edip tutturabilecek ya da en basitinden oyuncağınu bir yerde unutacaksınız ve krize girecek, istiyorum da istiyorum diyecek. kucakta taşınmak isteyecek, seyahat için gittiğiniz yerlerde bi kolunuzda bebek arabası diğer kolunuzda çocukla merdiven çıkmanız gerekebilecek. çantanızda yedek kıyafet, hırka/kazak, sağlıklı atıştırmalıklar vs taşımanız gerekecek ilk aklıma gelenler. hasta olacak, ağlayıp mızmızlanacak <3 çocuk ve çocuklu hayat işte. daha ergenliğe gelmedim (benimki 5 yaşında hala).

dediğim gibi çocuk değil çocuğun diğer ebeveyni daha çok zorluyor bence. benim deneyimim böyle.
+2
deartheodosia
(18.02.26)
çocuk yapmak isteyen veya istemeyen sen değilsin. hormonların.
o yüzden kendinle kavga etme.
0
plastic_angel
(18.02.26)
20-30 yaş arası gezmeyenler napsın cocuk mu?
0
koela
(18.02.26)
Yazdığın yazıda senin için ÖNEMLİ OLAN çocuk değil gezmek, sadece kendi hayatını yaşamak. Şu halde bence çocuk sahibi olmamalısın çünkü eğer olursan onu düzgün yetiştiremezsin, onun hayatını yapılandıramazsın mesela, sadece herkese çocuğum var diyebilmek için doğurmuş olursun, çocuğa kendi hayatını yaşatırsın, onun hayatını değil. Şu halin bence çocuk sahibi olmaya hiç ama hiç uygun değil.
+5
muhayyer divan
(18.02.26)
Çocuk da alışıyor o rutine, anne babayla birlikte olabilmek için. Kardeşim böyle mesela, geçen de eşi, dört yaşındaki çocuğu ve bir arkadaşlarıyla Filipinler'e gittiler. Orada havalimanında bagajları kaybolmuş, çocuk da onlarla oturup beklemiş. Çocuk da bayağı eğlenceli, enteresan bir insana dönüşüyor aslında. Benim 40 yaşında gördüğüm ülke sayısı 2 (biri Türkiye), 4 yaşındaki çocuğun min 6-7. Ama daha zor mudur, kesinlikle. Herkes bu stresle baş etmek ister mi, istemez.
+1
sekizdokuzon
(18.02.26)
eşim hamile. çocuk yapmayı hep ölçüp tarttık ve bunun mantıkla, ölçüp biçerek verilebilecek bir karar olmadığına kanaat getirdik. çocuk hayatına çok ciddi kısıtlar da getirebilir, çok büyük ve hiç tadamayacağın güzellikler de. o yüzden bu tarz gezerim gezemem vs gibi yüzeysel bir bakış açısıyla cevap bulma şansın yok. cevap vereceğin soru şu: başına neyin geleceğini bilmiyorsun, tanrıcılık oynamanın manası yok. fakat eşinle birlikte bu dünyaya bir birey getirip bu duyguyu hakkıyla yaşamak istiyor musun? soru sadece bu.

not: çocukla seyahat iki kişiden mutlaka daha zordur, ama yanında evladınla gezmenin tadını bilmeden böyle bir kıyaslama yapmak doğru değildir.
+2
awlmi
(18.02.26)
Fikrimi sorulaştırayım, sonra da benimle aynı fikirde olmayanlara cevap yetiştireyim düşüncesiyle açılan başlık sayısında bir artış mı var bu aralar?

İnsanoğlunda hayatın anlamı zaman içinde değişikliğe uğruyor. 3 yaşında bir çocuk oyuncak reyonundan geçerken bir oyuncak aldırabilmeyi amaçlarken, ergenleşme esnasında yaşam amacı karşı cinse kayıyor.
Şu an senin amacın dünyayı yanında puset taşımadan dolaşmak ve asansör sırası beklememek olabilir ama bir gün gelecek bir çocuk hayal edeceksin.
Bunu mutlaka isteyeceğini ben iddia ediyorum. Önerim de şu: Her şey zamanında güzel. Zamanını kaçırma.
+3
Mirket
(18.02.26)
merhaba!

evli, cocuksuz, 34F olarak benzer dusunceler icindeydim gecen seneye kadar. bolca gezdik tozduk yedik ictik eglendik esimle, sonra bir anda sikildim gezmekten. bayaa baayaa plan yapmaya usendim ki normalde bayilirdim. hani "ee bi sonraki seyahat nereye olsun hadi bakalim" gibi konusmalara giresim gelmedi. 10+ sene once gezdigimiz yerlerden yaptigimiz seyleri hatirlamaya calistim, ne yedik, ne ictik, nerelerde kaldik, nereleri gezdik vs, zorlandim detaylarda. bazi hissettiklerimi net hatirliyorum ama ayrinti yok. resimlere bakinca geliyor.

simdi pesimistik bir senaryoyla 65 yasima kadar yasasam, 30 sene var onumde. 30 sene daha gez gez nereye kadar diye dusunuyorum artik. hani 30 sene daha yasayacaksam 1-2 cocuk da buyuteyim madem. ha nolur, cat diye bi aksam arkadaslarla bara gidemeyiz kolayca ama bu insanlarla gorusmenin/takilmanin tek yontemi degil. bar olmaz kahvalti olur, cay olur, evde kahve olur, parkta oyun olur; olur yani, yeter ki istek olsun. bir de cocugun getirdigi yeni deneyimler var, iste akvaryumdur, hayvanat bahcesidir, parkurdur, derstir, kumdan kale vs. vs.

insan alisiyor bence her turlu icinde bulundugu duruma. cocuk olunca nromaliniz zaten cocuga gore hareket etmek olacagi icin asansorler fln gozunuzde o kadar da buyumeyecek. bir de asansore zaten ufaklikta 1-2 sene ihtiyac duyacaksiniz, sonra gececek.

zaman; cocuk olsa da olmasa da geciyor. bir kismi da cocuklu geciversin modundayim ben.

bu arada eger okumak isterseniz the baby decision (Merle Bombardier) kitabini oneririm, okuyucuyu ozellile bir yone cekmeden her iki tarafi da dusunmeye itiyor.
+5
taurina
(18.02.26)
Cocuklu ve cocuksuz hayatlar cok farkli oluyor.En guzeli once cocuksuz sekilde 4-5 sene hakkini vererek cift olarak takilmak sonra da cocuk yapmak.Cocuk olunca 6-7 yasina girene kadar iptal oluyorsunuz sonra cocuk buyuyunce buyumus bir ekiple geziyorsunuz.Onun da tadi farkli.
+2
turkuaz
(18.02.26)
6 yaşında çocuğumuz var 2 yaşından beridir beraber geziyoruz öncesinde de eşimle çok gezdik.

Gezme konusunda %100 katılıyorum aynı şey değil ama maşallah bizim çocuk çok uyumlu biz hiçbir şey kaybetmedik gezme lüksümüzden.
Ha gezdiğimiz yerlerde yakın yerler değil güney Afrika meksika amerika vs hala da çok güzel geziyoruz maşallah hiç hiç problem çıkarmıyor aksine çok eğleniyor

Çocuk başka bir olay tüm dünyayı çocuğum için bir çırpıda düşünmeden çöpe atabilirim. Gezme tozma lüksü falan bunların hepsi çocuğun tek nefesi yanında boş balonlar.

Bence çocuk olayını gezme tozma ile falan tartıp kıyaslamayın derim. İki farklı dünya.

lüks için çocuk istemiyorsan bahane yaratıyorsun aslında gerçekten çocuk istemiyorsundur
+1
basond
(19.02.26)
biz biraz geç yaşta çocuk sahibi olduk. Şu an ki tek pişmanlığımız keşke daha önce genç yaşta yapsaydık cocuğu diyor oluşumuz. 30 ları geçtikten sonra mental olarak çok zorluyor bence çocuk sahibi olmak. Ancak çocukla geçirdiğim zamandan sonra iç huzuru daha önce deneyimlediğim hiçbir şeyde de bulamıyorum.
0
administ
(19.02.26)
Evlilikte özgürlüğünden vazgecip huzuru ve dinginligi tercih etmek gibi iste (tamam siz evliliginizde de ozgursunuz, size demiyorum). Vazgectigin bazi seyler var, bunun yaninda elde ettigin bazi seyler var. Hangi duygulara daha cok ihtiyac duyduguna karar vermekle ilgili

Bence "ok ben yasicami yasadim, artik kendimden vazgeciyorum" dedigin noktada cocuk :)
0
üğpoıuy
(19.02.26)
Ya Vietnam Kamboçya nedir ki ya gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş. O kadar boş ki sadece çocuğu olanlar anlayacak beni.
Benim çocuğum planlı bir bebek değildi. Hamileyken de çok ağladım hayatım mahvoldu gezemeyeceğim diye. Şimdi düşünüyorum da yani koyayım gezisine :D
İkisi kıyaslanacak şeyler değil, tabi bu benim hayatım için geçerli belki sende aynı şekilde işlemeyecektir.
Eskiden hevesle kendim için gezerdim şimdi oğlum görünce ne tepki verecek diye sırf onun için geziyorum, onun mutlu olacağı yerlere gitmek istiyorum. Kısıtlanmadım başkalaşım geçirdim :)
Anne/baba olduktan sonra eskiden zevk aldığın şeylerden zevk almayacaksın zaten yeni zevkler geliyor :)

Edit: tabii ben 33 yaşında doğurdum. Daha erken olsa başka olabilirdi.
+1
kaptan maydanoz
(19.02.26)
kendi hayatınızdan ödün vermeyecek / veremeyecek biriyseniz çocuk zor. hiç girmeyin o topa. çocuğa da size de yazık. çocuk fedakarlık gerektirir.

onun harici paranız, fiziksel ve mental gücünüz varsa her yeri çocukla gezebilirsiniz.
0
galahad reloaded
(19.02.26)
Çocuk yapma kararını gezme tozma endeksine bakarak alırsanız büyük hata yaparsınız, bunun yerine bir çocuk yetiştirmek için psikolojik olarak, maddi olarak, donanım ve eğitim açısından uygun muyuz diye bakmanız daha sağlıklı olur.
Şahsen oğlum doğduğundan bu yana hayatımın kısıtlandığını hissettiğim hiçbir an olmadı. Hayatımızı kısıtlayan şeyler çocuk değil, iş güç maddiyat, sağlık gibi durumlar oldu sadece. 3 gün yalnız bir festivale veya iş gezisine gitsem oğlum yanımda değilse çok sıkılıyorum yukarıda birinin yazdığı gibi zaten gezip tozarken de keşke o da şunu görseydi fotoğrafını çekeyim de ona göstereyim kafasında geziyorum. Çocuk yetiştirirken onun psikolojisini sağlam tutar ve güvenli bir çevre sunarsanız zaten genetik olarak büyük sürprizler olmadığı sürece uyumlu bir birey olacaktır. Bizimkini daha 6 aylıkken çadır kampına götürdük o gün bugündür de bir yere gittiğimizde bize sorun çıkardığı bir an olmadı.
0
creepy
(19.02.26)
çocuktan sonra hayatta hiçbir şey aynı şey değil zaten orası ayrı da çocukla gezmek keyifli bi şey ya, 2 yaşındaki çocuğumun altıncı ülkesini gördüğü geziden dün döndük daha. vietnam ve kamboçya özelinde bilmiyorum ama avrupa amerika bizim için çok keyifli oluyor. tabii ki çocuksuz zamanlarımızdaki esneklikler yok yani çocuklu gezi çocuksuz geziden daha iyidir değil iddiam ama çocukla gezmek çocukla evde oturmaktan çok daha iyidir.
0
mezzosprite
(19.02.26)
ben de bebek bekliyorum, ara ara geliyor bu düşünce nasıl gezcem bebeyle diye ama en azından çişim geldi ve acıktım demeyi başardığı an gezmelere götüreceğim oni. öyle karar verdim. alışır o da.
0
Hallegadola
(19.02.26)
> gezmek tozmak bara gitmek yeni bir şeyler keşfetmek kariyer yapmak bomboşş

böyle büyütecekseniz keşke yapmasaydınız çocuk
-2
aguen
(19.02.26)
Cevap mecburen cinsiyetçi olacak ama anne olup da bu durumdan (hayatının ekseni tamamen kaysa da) memnun olmayan kadın azdır. O küçük gurupta değilsen sıkıntı olmaz.
-4
parka
(19.02.26)
çocuk yapma kararı bir noktada geri alınabilir bir karar olsaydı ilkokul 1. sınıfa giden bir tek çocuk bile kalmazdı dünyada. insanoğlu tam bir riyakar şovmen. bebekler sevilir. küçük çocuklar, onların şirinlikleri, ilk kez konuşma sancıları, ilk adımları, cıvıltıları , komiklikleri, yarattıkları kaos ve zahmete denktir. 8-10 yaşından sonra kim s*ker Yalova kaymakamını. dürüst olalım biraz.
-7
loch ness
(19.02.26)
@hallegadola aslında çişim geldi acıktım demeye başlamadan önce daha da kolay oluyor :) dayıyoruz memeyi biberonu, her yerde bebek bakım odası var zaten altını orda değiştir bu kadar. ne yiyecek derdi olmadan önce. asıl ihtiyaç/görüş beyan ettiğinde ve yürüdüğünde işler biraz daha zorlaşıyor (ama yine de çok güzel)
+2
mezzosprite
(19.02.26)
Hocam asansör işi gözünüzde büyüdüyse bence çocuk için hazır değilsiniz.

Sadece bir cümleden yüzeysel bir tespit yaptım o kadar.
0
kumandanim
(19.02.26)
@aguen, çocuk yapıp yapmayacağımı sana soracak değilim. Ve bu saydıklarım o kadar boş ki inan bir gram değeri yok çocuğumun yanında.
+2
kaptan maydanoz
(19.02.26)
hayattaki bütün ihtimalleri aynı anda yaşayamayız ki ama. yaptığımız bir seçim diğer seçenekten vazgeçiştir.
mesela ben çocuk yaptım, hatta baya bile isteye tedaviyle yaptım, harcadığım emek, zaman, para başka yerlere gidebilirdi. ama bu sefer de çocuğum olmayabilirdi. bi seçenek seçtim ve ilerledim.
evet o yerlere tatile gidemeyebilirsin ama önünde başka ihtimaller açılır bu sefer. çocuğunla parka gitmekten zevk alabilirsin, çocuğun biraz büyüyünce müze müze gezebilirsiniz vs.
ya da çocuk yapmaz, yetişkin etkinliklerinde de takılabilirsin.


bir de her yaşın ihtiyacı farklı oluyor, 20lerinde zevk aldığından 50 yaşında zevk almayabilirsin.

bu arada çocuğum olduktan sonra daha çok dışarı çıkmaya gezmeye başladım çocukla evde durulmuyor çocuk da alışınca gezmeye durmuyor :D
+1
rayde
(19.02.26)
çocuklarım her şeyim, ama bunca şeyi en başta anlatsalar vallahi istemezdim, mantıkla değil duyguyla karar vermiştik. pişman değilim ama bugünki kadar bilincim olsa tabiki istemezdim. düşünsene 90 yaşına gelsen aç mı tok mu diye hala kaygılanacaksın. akıl işi değil. ömürlük bi kaygı satın almak anne babalık.
+1
antihero
(22.02.26)
(17)

En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?

mahmuttt
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi. Bu kişi eşiniz. Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınızGüncelleme: Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkel
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız


Güncelleme:
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle. Cevaplarınız için çok teşekkür ederim.
-1
mahmuttt
(16.02.26)
sakin ve sevgi dili kullanarak, iletişim kurmayı denediniz mi? örneğin;

"sevgilim, ufak tartışmalarımızda bile bana rahatsız edici yüz ifadeleri takınarak kalbimi kırıyorsun, kendimi reddedilmiş hissediyorum. biraz daha kibar olsak birbirimize nasıl olur? seni bu davranışa iten nedenler neler? sağlıklı iletişim kurmayı öğrenmeliyiz. bu meseleyi çözmeliyiz aksi takdirde benim duygularımın da sana karşı olumsuz seyretmeye başlamasından korkuyorum..."

gibi...

tahmin ediyorum ki ilişkinizin başlarında böyle davranmıyordur eşiniz? eğer sonradan bu şekilde sert bir mizaca sahip olduysa bir takım konularda beklentileri karşılanmıyor olabilir. özellikle çocuk sonrasında sorumlulukları eşit paylaşabiliyor musunuz? ev işleri konusunda eşit bölüşmüyor musunuz? veya siz ilgi alaka sevgi göstermiyor musunuz? bazı evliliklerde erkek ve kadın yalnızca ebeveyn rolüne bürünerek birbirlerine karşı eş olma sorumluluğunu es geçebiliyor...
yalnız kalabileceğiniz romantik bir buluşma planlayarak sağlıklı şekilde konuşmayı deneyin bence... birbirinizi dinleyin... ama gerçekten kulak verin...
+3
isimsizbiri
(16.02.26)
Yüksek ihtimal geri dönülmeyecek noktalara gidiyor acil şekilde sakince konuşup tüm karşılıklı hislerinizi konuşmanız gerek.

Ancak eşiniz siz iletişim kurmaya çalışınca size kontra yapıp saldırgan tavır izleyecekmiş gibi bir izlenim edindim kendi içinde ruhen ilişkiyi bitirmişde olabilir.

Tabi hikaye kısmını ondanda dinlemek lazım neler yaşadı neler yaşandı kim kimin gözünden neler gördü vs gibi
0
basond
(16.02.26)
37 yaşındayım, bekarım. Karşıma evlilik ve çocuk düşünebileceğim "düzgün" bir partner çıkmadı. Cevap biraz ağır olacak: kendi düşen ağlamaz.

Ek: Flört dönemini geçtim, çocuk öncesi dönemde de mi karşındakinin yanlış insan olduğunu fark edemedin? bir de çocuk yapmışsın.
0
HellKeePer
(16.02.26)
ayrılırdım. sevgi yoksa yaşamanın bir anlamı da yok.
0
gabe h coud
(16.02.26)
Iliski terapisi.

Bana kalirsan rutin islerden bunalmissiniz. Ikiniz de birbirinizi anlamiyorsunuz. Çocuktan dolayi özellikle uzun süreli iliskisi olan ciftler bunu cok yasiyor.

Cocugum yok ama hissim bu yönde.
0
Purple life
(16.02.26)
acı ama aradaki saygı bittiyse, o ilişki de bitmiş demektir. çift terapisine gitmeyi teklif edin. kabul ederse belki düzeltirsiniz. yoksa ayrılmak çocuk içinde en güzel çözüm. mutsuz bir ailede büyümek çocuğa travma yaratır.
0
gercekdunya
(16.02.26)
eski duyurularını da biliyorum. ataerkil kafa yapın yüzünden kadına ev işinde çocukta yardım etmiyorsun, kadın çalışıyor sorumluluk ağır geliyor. kaç kez bu yazıldı yine dikkate almayıp niye nefret ediyor diye sorguluyorsunuz. dayak yemediğinize şükredin.

ayrıca @HellKeePer mutsuz evliler görünce "oh be evlenemedim diye korkmama gerek yokmuş onlar da mutsuz" rahatlaması yaşamışsın resmen ne ayıp yahu.
+6
kaptan maydanoz
(16.02.26)
önce rus kadın bul, sonra boşa.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.02.26)
Bir de karşı taraftan dinlemek lazım. Kuvvetle muhtemel size çoğu şeyden dolayı kızgın.

Ha ben hatalı değilim diyorsanız ayrılık en gerçekçi çözüm. Çocuk var diye böyle bir evliliğe katlanılmaz zira.

Terapist sadece süreci uzatıyor bana göre. 1 ay değil ama 1 yıl sonra boşanıyor çiftler. Denenebilir mi tabi ama eşinizi buradakilerden daha iyi tanıyorsunuzdur.
+2
drako
(16.02.26)
Yaşamadım ama en başta güzelce konuşmak, anlaşmak lazım.
Bazı eşlerde sürekli kendi ailesel durumunu komşusu, akraba veya başkalarıyla kıyaslama hali vardır :
- Onlar şunu yaptı... bunu yaptı, şuraya gittiler... şunu aldılar... vs gibi. İçten içe haset eder durur. Bunu eşine de yansıtır ve huzursuzluk böylece başlar.
Eğer böyle değilse o kimse biraz daha şanslısınız.
Diğer yandan boşanmaya giden sürecin başlangıcında genellikle " karşısındakini küçümseme' vardır.
Yanlışlıklar varsa giderilmeye çalışılır . Beklentiler, vaadler varsa zarara uğramayacak şekilde ortalama olarak yerine getirilir
Ama dur durak bilmeyen hırs ve nefret için pek söylenecek bir şey bilmiyorum ama şimdilik yoktur.
0
diyecevaplandı
(16.02.26)
Sadece başlıktan bile sizin de eşinize çok hoş duygular beslemediğiniz anlaşılıyor. Bunlar durdukça düzelecek şeyler olmadığından acilen harekete geçmeniz lazım. Çift terapisinde, hakem karşısında konuşup anlaşmanız kolaylaşır. Bi deneyin derim.
+3
lil siztah
(16.02.26)
Bu duygular karşılıklıdır. Ne veriyorsunuz ki ne bekliyorsunuz mesela.
Belli ki sizden de hoş bir duygu geçmiyor karşı tarafa doğal olarak o da duygularını bu şekilde dışa vuruyor.
Çift terapisine de boşanmaya da +1
+3
mutekebbir
(16.02.26)
Başlıktan midem bulandı, siz de pek masum sayılmazsınız +1
0
love and trust
(16.02.26)
daha önceki sorularınızı hatırlıyorum. sürekli eşine nefret kusan, annesi karşısında eşini yeren birisiniz. umarım eşiniz bir an önce sizi boşar.
+5
eileengray
(16.02.26)
Abi bak soru bu mu

"En ufak tartışmada kıl kıl surat yapıp size sürekli cerahat boşaltan bir partneriniz olsa ne yapardınız?
Ve maalesef evlisiniz bir de çocuğunuz var. İlgi alaka zaten yok da üstüne üstlük size nefretle kinle bilenen bakışından konuşmasından bu duygular akan birisi.

Bu kişi eşiniz.

Ne yapardınız, ya da yaşadınız mı ve ne yaptınız"

Bunun cevabı çok net, boşanılması gerekir. Kin ve nefretle dolu bir insan düzeltilmez. Düzeltilecekse, onun bu hale gelmesi konusundaki rolünüzü görmeniz ve kabul etmeniz gerekir, bu da sorunuza bakınca maalesef pek mümkün değil gibi. Boşanın rahatlayın.
0
yaren
(16.02.26)
Arkadaşlar güncel cevabı vereyim: Bu duyuruyu girerken çok öfkeliydim. Fakat şunu gördüm. Kadınlar her zaman ama az ama çok ve kesinlikle sizi sevmedikleri için değil bazen sadece stresli yorgun tükenmiş oldukları için biz erkeklere dikenlerini batırıverebiliyorlar.

Fakat gülü seven dikenine katlanır diyor sessiz kalıp tartışmayı el büyütmeden alevlendirmeden nötr kalarak geçiyoruz.

Varsa anlık siniri geçince o da normale dönüyor.

Stres tükenmişlik anneliğin verdiği yorgunluk bir yandan çalışma hayatının stresi eklenince metropolde yaşayan her kadın her anne bu tepkileri verir ben bunu gördüm.

Bir çocuk duygusunu yönetemediğinde nasıl sakin kalıyorsak;

eşimiz de baş tacı. O da böyle olduğu anlarda o ateşken biz su oluyoruz nötr kalıyoruz susuyoruz sakinlemesini bekliyoruz.

:)

geçim anlık geçimsizlikleri çift taraf haline getirmeden büyütmeden yönetmeyle sağlanıyor.

Kronik geçim sorunlarında da; zaten yükü ağır olan kadınlarımıza hem madden hem manen duygusal açıdan ilgi ve destek sunmamız da bize yakışandır.

Evliliğin 5-6. yılında halen ara ara bocalamakla beraber Şuan ve genelde aslında son bir iki aydır özellikle iyiyiz özetle. Sanırım Olgunlaşıp birbirimizi sakince yönetmeyi öğreniyoruz. Evliliklerde en çok boşanmaların 5. yılda olduğunu da anlıyorum tehlikeli bir eşik. Olgunlaşarak ilişki duygu yönetimini yapabilenler eşiği geçiyorlar. Biz de o dengeyi yeni yeni oturtmaya çalışıyoruz. Onu yeni yeni hissediyorum son üç dört aydır özellikle.
0
🌸mahmuttt
(21.02.26)
sinir krizi geçirip boşanırdım
0
runaway
(21.02.26)
(11)

Basima iyi ki gelmis dediginiz kötü olaylar

Purple life
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum. 1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan ku
Geriye dönüp bakincs hayirlisi buymus harbiden dediginiz kötü olaylar var mi?

Benim o kadar cok var ki… gercekten öyle mi oluyor yoksa ben mi öyle düsünmek istiyorum bilemiyorum.

1. istanbul‘da is bulamamak. Umudumu kaybedip yurt disina basvurmamla is bulmam arasinda 3 hafta falan olmasi. Ardindan kurdan dolayi tr‘de kazanabilecegimden cok daha fazlasini kazanmam.

2. eski sevgilim tarafindan terk edilmem. Malesef partner olarak harbiden çok kötü biriymis diyorum. Arkadas olarak cok iyi biriydi ama sevgililik boyutunda yakin olunca asiri sorunlu, garip biriymis diyorum.

3. sorunlu bir ailede büyümek. Bu olayin da beni erken yasta bagimsiz yaptigini düsünüyorum. Keske olmasaydi her cocuk mutlu bir ailede büyümeyi hak eder ama ben öyle bir yapidan gelsem sorumsuz, doyumduz bomboş biri olurdum gibi geliyor. Ben baska türlü güclenemezdim yani.

Bu olaylar highlight ama bu sekilde bir sürü sey yasiyorum sanki rutinde. Ben mi uyduruyorum yoksa size de oluyor mu?
0
Purple life
(12.02.26)
On yıl boyunca ilk mezun olduğum branştan atanmaya çalistim. Son KPSS'de atanma puanımı almıştım bu defa da pandemiden dolayı atama sayısını kistiklari için yine olmamıştı. Ondan sonra içimde ukde kalan ikinci bir lisans bölümü okudum ve ondan da atandım bu yıl. Hep bu örnek gelir aklıma. İlk bolumumden atansam belki hiç mutlu olamayacaktım. Güzel bir meslek olsa da iş yükü çok fazla eski albeniliği yok. Herkes şikayet ediyor. On yıllık maddi kaybım oldu ama önümde belki kırk yıl severek icra edeceğim bir meslek sahibi olmuş oldum.
+2
egerbiryolcu
(12.02.26)
Eski sevgiliden kurtulmak
-5
arbre
(12.02.26)
X kişisiyle görüşmek için çok uğraştım ama görüşemedim. O zamanlar çok üzülmüştüm. Eğer görüşseydik ya evde basılma olayına konu olacaktım ya da başıma başka şeyler gelecekti.
-7
Kahvedesu
(12.02.26)
İstanbul'da ev alacaktım. o zamanlar salak olduğum için gürültü patırtının içinde düşünüyordum. 30'dan sonra anladım ki öyle yerlerde ev almak başa bela. Ev alsam çakılıp kalırdım istanbul'da.
0
runaway
(13.02.26)
İyi ki başıma geldi demiyorum ama yoksulluk içinde büyümek karakterime olumlu anlamda çok sekil verdi. İş hayatımda da özel hayatımda da güçlüklerden yılmayan, daima çabalayan birisi oldum.
0
kumandanim
(13.02.26)
hayatımın tamamı
-2
Hallegadola
(13.02.26)
liseyi bitirip 5 sene aylak aylak gezdim. alkol kumar karı kız her türlü ortama bulaştım. bir gün birilerini arkadaşıma gıyabında küfretti diye satırla kovaladım. olay karakolda bitti barıştırdılar dağıldık. meğer bunlar olayı sindirememişler. 1 ay sonra falan gece yarısı aşırı alkollü bir şekilde araç kullanırken 2-3 araç beni aralarına aldı. camı aç işareti yaptı birisi. camı açar açmaz beni omuzlarımdan tutup çıkardılar. gerisini hayal meyal hatırlıyorum. 8 kişi evire çevire beni dövmüşler, yerlerde sürüklemişler tekmelemişler. ağzıma silah sokmuşlar. toplamda 8 kişilermiş bazıları hiç vuramamış bile. (sonradan arkadaş olduk onlar anlattı) her neyse bu dayak beni kendime getirdi. benim bu anadolu kasabasında ne işim var dedim. bu insanlarla ne alakam var diye düşündüm ve arabayı motorumu bir kaç yasadışı eşyamı satıp dersaneye kaydoldum. deli gibi çalıştım. dersane ikincisi bile oldum. marmara hukuku kazanıp siktirolup gittim. gelecek ay baro bana 20. yıl plaketi verecek. kızım da avukat oldu. küçük kızım lise sonda, tıp istiyor. 25 yıllık mutlu bir evliliğim var. bu olay çok kötüydü ama sonuçları çok iyi oldu. arada bir bu yavşak arkadaşlar ararlar beni ve bu yazdığım hikayeyi tekrardan anlattırırlar. maalesef bunlardan birisi silahla vurularak öldü. biri memur oldu ankarada ama diğerleri sürekli cezaevine girip çıkıyor bir tanesi hala cezaevindeydi çıkmadıysa. hayatım o gün o gece o asfaltın üstünde değişti, bir kırılma oldu. okuduğum yüzlerce kitap bana bu motivasyonu verememişti. saygılar.
+4
ground
(13.02.26)
1-tıp değil bilgisayar mühendisliği kazandım diye çok üzülmüştüm. Mezun olup işe girdikten sonra tıp kazanmadığım için şükrettim hep. Benim işim daha güzel geldi.
2- istediğim bir iş olmamıştı torpilli diye başkasını aldılar o işe de baya üzüldüm ama sonrasında hep iyi ki olmamış dedim hemen sonrasında daha iyi bir yer oldu.
3- ayrıldığım her sevgilimin arkasından baya üzülüyordum. Hele bir tanesi psikolojim bozulmuştu üzülürken. Şükürler olsun ki ayrılmışız da şimdiki kocamı bulmuşum. Onlarla evlendiğimi düşününce bile fenalık geliyor nasıl bir şeyin içinden çekip çıkarmış beni rabbim diyorum. Her işte bir hayır var kocamı bulmak hayatımın şansıydı.

Umarım hep böyle üzüldüğümüz şeyler sonra sevindiklerimize dönüşür <3
0
kaptan maydanoz
(13.02.26)
kendi olasılık aleminizden quantum alanını açmışsınız ve evren de sizi itmiş. olması gerekenler olmuş. öyle okudum yazdıklarınızdan.
-1
evimin paspasi
(13.02.26)
@ev, ne diyorsunuz?

Sorum size oluyor mu. Örnek olsun diye yazdim onlari.
0
🌸Purple life
(13.02.26)
tahmin edemeyeceğiniz şeyler oluyor hem de... ciddiyim. hayat diyor ki "sen yeter ki yola koyul"
0
evimin paspasi
(14.02.26)
(19)

Rüşvet verdiniz mi?

michael_knight
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
Hiç rüşvet verdiniz mi? Mecburi miydi? (Siz veya bir arkadaşınız)
+2
michael_knight
(12.02.26)
verdim memur zaten yapması gereken işi yokuşa sürdüğünden işimi yapsın diye
+5
nahtoderfahrung
(12.02.26)
Hafizam beni yaniltmiyorsa hic vermedim. Birkac kez rusvet gerektirebilecek durumlarin icinde bulundum ama cesitli sebeplerden rusvetsiz ilerleyebildim.
0
mbond
(12.02.26)
vermedim. gerekmedi.
dilerim öyle bir durumda zorunda kalmam.

bekara karı boşamak kolay, bazen rüşvetsiz işlerin ilerlemediği durumlarda, yapması gereken işi yapması için verilmesi gereken tutarlar oluyormuş.
+1
biseysorcaktim
(12.02.26)
vermedim. işimi yokuşa sürerlerse patronun kim olduğınu hatırlatırım.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.02.26)
@karım içeride, vezirköprü ilçe başkanının yeğenisin galiba
+13
🌸michael_knight
(12.02.26)
Hiç 'işini bilen'lerden olamadım. Kafama edeyim.
0
anon1m
(12.02.26)
Rüşvetten sayılır mı bilmiyorum ama ufak şeyler, işi hızlı halletsin zorluk çıkarmasın diye devlet dairesine tatlı ile gitmek, yemek ısmarlamak, sabrını zorladığımız bankacıya rakı hediye etmek gibi şeyler.

Bahşiş bırakırken bile gerilir utanırım ben rüşvet hiç benlik bir şey değil.
+5
mutekebbir
(12.02.26)
O zamanlar çalıştığım şirketin imza yetkilisiyken böyle bir olay oldu ve izin aldım o gün. Sonra da kaçtım o şirketten. Bu arada çok riskli bir duyuru oldu sanki. Modlar siler herhalde :)
0
gabe h coud
(12.02.26)
Üstü kapalı isteyen oldu, vermedim. İşim de çözülmedi.
Kasaba minnet edeceğime oramı keser yerim.
+2
cay koy geliyorum
(12.02.26)
ben vermedim ama babamın işi dolayısı ile babam çok vermiştir. Bir dönem show özel habere bile çıktık :D gizli kamera ile ifşa etmeye çalışmıştık 90'lı yıllar tabii
+1
croswell
(12.02.26)
tam rüşvet sayılır mı bilmiyorum ama kardeşim ameliyat olacaktı bir şehir hastanesinde hademe bulduk. adam bizi aldı randevusuz direk doçent doktorun odasına soktu, "hocam çok ağrısı varmış ameliyat olması lazımmış" dedi. doktorda asistanına yolladı bizi listeye aldı 2 gün sonra ameliyat oldu. ameliyattan çıktıktan 1 saat sonra hademe odaya geldi. geçmiş olsun bir ihtiyaç var mı falan diyor. bizde o ara adama parayı verdik. bizimkilerde alışık değil az mı verdik çok mu hala bilmiyoruz.
+1
my fault
(12.02.26)
2 sene önce çip krizi midir nedir sıfır araba yoktu piyasada. Galericiye teklif ettim ama yine de vermemişti arabayı. Ahahah.

Başka da vermedim.
+1
kaptan maydanoz
(12.02.26)
Para olarak değil ama iş bulma, tanıştırma, referans olma, network,vs olarak verdim.
+2
iwasbornonamountainside
(12.02.26)
Bi devlet dairesinde alenen rusvet istendi. Hem para vermek istemedim hem de nefret ederim rusvet islerinden.
Bana bi seyin eksik oldugu ve bu eksigi de rusvetle tamamlayabilecegini ima etti memur. Onumdeki kisi ise direkt verdi o ima sonrasi, kucuk bir miktardi 100 lira gibi. Bana sira gelince aynisini iste bana da soyledi memur. Ben aaa ne eksigi, avukatim her sey tam demisti (gercekten evraklari avukatla hazirlamistim) hemen kendisini arayayim da siz ne eksikmis bi ona soyleyin ben hic anlamam dedim safa yatip. Neyse cok onemli degil, bu sekilde de olur dedi ve islemi gerceklestirdi bunun uzerine.
+1
Kittie
(12.02.26)
@maydanoz, o rüşvet olmuyor yahu. Rüşvet için devletle ilgili olması gerekiyor.
Piyasada bulunmayan bir ürün için daha yüksek ücret önermek gayet normal bir durum, valla.
+1
🌸michael_knight
(12.02.26)
Nikah memuru kalem yazmıyor diye para istedi verdik haliyle. Sanırım bu da rüşvet sayılır :)
+2
nuevo
(12.02.26)
Verdim. Memur ve orospunun bahşişini önceden verirsen iyi hizmet alırsın. Yoksa cebinde paranla bekler durursun
+1
michael harddd
(12.02.26)
Vermedim. Isteyen de olmadi isteseler de anlayamam. Böyle isler yüksek seviye sosyal zeka gerektiriyor bence. :)
0
Purple life
(12.02.26)
Turkiye'de vermedim (aklima dahi gelmedi), su an yasadigim yerde de denesem bir yerlerimden kan alirlar.

AMA,

Turkiye rus ucagini dusurdugunde is icin 3 haftaligina rusya'da idim, biraz mahsur kalmisim gibi oldu.
bilmem hatirlar misiniz ama hemen ertesi gunu rus otoriteleri bir suru turk tutukladi, azeri dovdu, koca koca milyar dolarlik sirketleri bastilar, gelen is adamlarini asagiladilar vb.

zaten rusya normalde de yolsuz bir memleket, kendimi korumak icin ulkeden cikana kadar dugunlerde para yagdiran almanci dayi gibi gezmek zorunda kaldim.
+1
adrianapole
(12.02.26)
(9)

Evlilik, multikültürel aileler ve uyum

sucvecezve
Evli misiniz?Evlenmeyi düşünüyor musunuz?Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla
Evli misiniz?
Evlenmeyi düşünüyor musunuz?
Evlendiğiniz kişi Türk mü? (Türk vatandaşı mı demek istiyorum, etnik kimliğiyle ilgilenmiyorum.)
Çünkü şunu merak ediyorum, Sizce evlendiğimiz kişilerle aynı milletten olmamızın bir avantajı oluyor mudur? Ya da aksi durumun bir avantaj sağlar mı? Yabancılarla evlenenlerin sizce boşanma oranı daha yüksek olabilir mi (Green card vb. sebeplerle evlenenleri ayrı tutuyorum)
Ne düşünüyorsunuz?
0
sucvecezve
(11.02.26)
evli değilim.
evlenmeyi düşünmüyorum.

tamamen zıt fikirlere sahip aileler değilse sorun olmaz. birinin siyah dediğine biri ak diyorsa o evliliğin ömrü uzun olmaz. çünkü sevgililer değil, aileler evleniyor bizim ülkede.

avrupalı, amerikalı biriyle evlenmek daha iyi olur. evlenip onun ülkesine yerleşmek. hem sülale derdinden, hem ülkenin derdinden harika bir kaçış olur. evlilik de daha eğlenceli ve öğretici bir deneyim olur.

www.tiktok.com
+1
art cat chocolate
(11.02.26)
cok fazla degisken var. kulturlere baglilik, kultur farklilik seviyesi, aileler, karakter tipi vs..

ornek,
dogu kokenli genis, ataerkil ve aile baglarinin kisisel alandan cok guclu oldugu bir ortamda buyumus erkek istedigi kadar guclu, egitimli, gormus gecirmis olsun. batinin bireyselligi karsisinda avrupali biriyle saglikli bir evlilik, iliski yurutmesi cok zor. muhtemelen bir yerde patlar.
0
buenosdias
(11.02.26)
Evliyim. Evlendiğim kişi Türk. Yabancı biriyle yapamazdım ben. Kişilik olarak kökenlerine geleneklerine bağlı biriyim.
0
kaptan maydanoz
(11.02.26)
amrikaliyla evliyim.
bence bir noktadan sonra evlilik kendi dunyasi olan bir sey oldugundan iki ruhun uyum potansiyeli oluyor.
avantajlari eger gercekten cok uzak kulturlerden geldiyseniz evliligin killarin beyazlamis evresinde bile karslikli hala bir egzotik gelme durumu oluyor.
hayatin gercek kisminin iliskiyi cok asindirdigi zamanlarda bence faydali bir durum.
dezavantaji hayat daha zor. hep birinizyabancisiniz. burokrasi hep size karsi.
bir avantaj daha bir ulke iyice sapitinca dier ulkeyi secenek olarak gormeye basliyorsun.
acik fikirli insanlara tavsiye ederim ben.
0
mavicorap
(11.02.26)
Evliyim, bir türkle. Eğer evlendiğim kişi ile evlenmemiş olsaydım yabancı biri ile evlenmeyi tercih ederdim, evlilikle ya da evli olduğum kişi ile sorunum yok ancak türkiyedeki ailelerin ne kadar sınır koysan da bu sınırı bilememesi, her şeyin içinde olma çabası beni yoruyor. Benim derdim daha çok türkiyedeki evlilik prototipi ve ailelerin bakış açısı ile ilgili, neyseki düğün yapmaktan kurtuldum ama thanks to covid.
Yabancı biri ile olmak bence kültür deneyimlemek, bakış açısı zenginliği vs olarak güzel ama anadilini konuşamamak ve ortak tarih, kültür olmaması biraz eksi puan olabilir.
Bunu aslında arkadaşlıklarda yaşıyorum ( yurtdışındayım) çok basit ve standart örnek silivri soğuktur heheyi bazen karşıdakinin anlamasını isteyebiliyorsun ya da gibi dizisini mesela bir türkün izlemesi ile yabancının izlemesi çok farklı şeyler ve aynı kökenden, toplumdan gelmek aslında ilişki diline artı puan.
Ama dediğim gibi türkiyede ailelerin ( hepsi değildir ama bize denk gelen diyelim ve bence çoğunluk) evlilik bakış açısı, mıç mıç her şeyin içinde olma sevdası beni yoruyor.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Avantaj olmuyor çoğunlukla. Sadece hastalık doğum vb. konularda bizim kültürümüz daha iyi. Onun dışında çekilmiyor. toksik akrabaları bir ömür çekmeye değer mi? Türkiye’de aile ilişkileri sıkıntılı. eşim yabancı olsaydı da doğal kimliğimi yansıtırdım ve mantıklı noktalarda r yapabilirdim. Problem olmazdı.
0
artkbc
(11.02.26)
evliyim, angarali.
bizim topraklardan olmayan birisiyle evlenme sansim bol miktarda onume geldi, hepsi iyi insanlardi ama ben istemedim.
cunku:
1 -turkiye'ye donme olasiligimin yokolmasini istemedim
2- anadilde anlasmak bambaska bir olay

yabanci ile evlenip bir avantajini goreni gormedim, dezavantajini goreni cok gordum.
0
cooperr
(11.02.26)
Evliyim. Evli olduğum kişi isviçreli. Babam da isviçreli. O sebeple tam olarak "yabancı" profiline uymuyor, çünkü bana çok da yabancı değil eşim.
Kendim büyürken de öyle çok fark ettiğim bir zorluk olmadı.
0
alice in potatoland
(12.02.26)
evliyim, eşim sarışın zaten yabancılar gibi çok memnunum, kadınlara sarışın yerli koca bulmalarını tavsiye ediyorum buradan.
-1
Hallegadola
(13.02.26)
(40)

Parayı harcayacak yer bulamamak?

bobinhoo
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına
Çok şükür ortalama üstü bir gerilim var ama parayı harcayacak bir yer bulamıyorum. Aslında bulamamaktan ziyade ederinin üstünde fiyatlandığını düşünüp almıyorum bir çok şeyi. Evim, arabam var yani yüksek meblağ gerektirecek bir harcamaya ihtiyacım yok.

Arabayı değiştireyim desem ederinin 2.5-3 katına satıldığı ülkemizde içimden gelmiyor vallahi ki, arabamın hiç bir sıkıntısı yok niye değiştireyim ki diyorum.

Telefonum 4 yıllık ortalama altı bir model mesela, onu değiştireyim desem bütün işimi görüyor niye değiştireyim ki diyorum. İşimi görmeyecek duruma gelse de gidip yine 20-25 bin bandında bir xiaomi falan alırım yine, tüm beklentilerimi karşılıyor çünkü.

Ne bileyim güzel bir saat alayım kendime şöyle falan desem, hiç bir anlamını bulamıyorum sadece aksesuar olan bir şeye yüzbinlerce lira vermeyi.

Mesela kayak yapmayı seviyorum, ders alıp geliştirmek istiyorum kendimi ama dersin saati olmuş 4000 lira. 5 ders alsam 20bin lira. Hesabımdan 20bin lira eksilse ruhum bile duymaz ama o kişinin 1 saatlik emeği 4bin etmez diye düşünüp vermem mesela, ha verirsem de içime oturur.

Ha madem harcamayacaksın, parayı napacaksın o zaman diye sorabilirsiniz. Erken emekli olup, çalışmak istemiyorum. Çocuk falan gibi bir planım da yok. Şöyle 45imde emekli olsam, derdim tasam sorumluluğum olmasa daha mutlu olurmuşum gibi hissediyorum. Zaten lüks takıntım olmadığı için biriktirdiğimle gül gibi geçinirmişim gibi geliyor.


Yeme/içme konusunda biraz daha elim bol, içim acısa da bazen 2 kişi hamburgerciye gidip 1500-2000 liralık olmaya. Ama böyle fine dining falan mekanlardan hiç hoşlanmam tabi.

Sizce ben cimri miyim? Benim gibi hissettiğiniz oluyor mu?
-20
bobinhoo
(11.02.26)
Ne anlatıyorsun bilader. Git bankacınla konuş.
+7
gobekliraki
(11.02.26)
cimrisin. iyi ki çocuk filan düşünmüyorsun. yoksa yazık olurdu.
+1
elorelia
(11.02.26)
Yer bulamamak filan değil ya düpedüz cimrisin sen.
+4
kaptan maydanoz
(11.02.26)
abi bence de cimrisin.
+2
theseachange
(11.02.26)
karılardan teklif gelir diye yeme içme kısmında bonkör olduğunu yazmış meriç
+15
plastic_angel
(11.02.26)
Hahaha. 1500 liralık olmak ne abi. Hangi yıldan yazıyorsun. Cimrisin.
+3
arbre
(11.02.26)
(bkz: düşüyor mu böyle)

Cimrisin tabi :)

45 yaşından sonra da harcamazsın, param bitmesin diye evinde oturursun.

En güzel para harcama yöntemi tatile çıkmak. Bilet kovala, vizeli/vizesiz bir yerlere git şöyle bi yüz binlik ol sonra tekrar konuşalım :))
+1
chicha_v2
(11.02.26)
Cimriliğin tanimini yapmissin
+3
üğpoıuy
(11.02.26)
Bir kaç fakiri sevindir. Para harcamak için bu dünyada değiliz . Zaruri ihtiyaçları al fazlasını da aktar uygun yerlere.

Hep derim , şu an 2-3 evi olan bile hala fakirlik korkusu yaşıyor .
Kalbinin atışı , doların hareketine, borsaya kriptoya bağlı olanlar var.
+1
diyecevaplandı
(11.02.26)
avrupaya taşınma ihtimalin varsa düşünmeni tavsiye ederim. fahiş fiyat algını orada kırabilirsin.
+1
biravekahve
(11.02.26)
saydığın her şeyde %100 haklısın.
+1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
Hadi evli olduğum gerçeğini geçtim de sizce cimri miyim diye sorarak mı hatun düşürmeye çalışıyorum aq, hatunlar da bayılır zaten cimri erkeklere. Bazen burada soru sorduğuma pişman oluyorum gerçekten.
+5
🌸bobinhoo
(11.02.26)
inşallah ironidir. maalesef cimrisin. yaşlandığında da çevrende birkaç kişi olsun istiyorsan bence bu huyundan vazgeç. çocuk yapmayı düşünmüyorsanız bile yeğenlerine, eşe, dosta harca bari de seni el üstünde tutsunlar.
+1
elektr10
(11.02.26)
cimrisin +1 kayak öğrenmek isteyip ders saat fiyatına takılman saçma ve burdan cimri derim ben sonuçta o dersin ortalama fiyatı belli, imkanın varken vermeyip öff pahalı diyorsan bu cimrilik. Eee neye yaşıyorsun ki kefene mi sokacaksın giderken?
+2
tuborg yesili
(11.02.26)
su sitede gordugum akillli 3-5 insandan birisin bu kadar boklayan varsa da dogru yoldasin, yasamak icin yurtdisini dusun derim. salliyorum git kuzey isiklarini gor gezmekten guzeli yok.

kendine yatirimi simdiden yap ki 45'ten sonrasinda da yasayasin, sevdigin seyleri sen biliyorsun zaten.
0
gule gule
(11.02.26)
bu cimrilik değil. fayda/zarar hesabı yapıp ihtiyacın olmayan gereksiz harcamalar yapmıyorsun.
son dönemde ota boka para saçan, sırf sosyal medyada, birinde gördü diye koşup alan beyaz yaka tipler bu durumu anlamaz. hemen cimri yaftasını yapıştırırlar.
aslında fiyatların böyle yüksek olmasının başlıca sebebi de bu tipler.
+1
my fault
(11.02.26)
Bana cimri gözükmedin, cevaplara bakınca kendim mi cimriyim acaba dedim. Hiç sevmiyorum insanı sürekli tüketmeye mecbur hissettiren yaşamı ve son yıllarda pek çok harcama ederini karşılamıyor bence.

Mesela saat konusunda saate sahip olmak isteyip de parasına mı kıyamıyorsun, yoksa bir saatle yaşamın anlamı değişmeyecek kafasında mısın emin olamadım, ilkiyse cimrilik ikincisi değil bence.

Not: Kayak parasının içine oturma kısmında cimrilik var bence de.
+2
(11.02.26)
Ederinden fazla vermek sinir bozucu bir şey, onu kenara koyuyorum.
alternatif olarak ederini ödeyeceğin yerlere gidebilirsin. Bir de bazen ederi olmasa da ücretine mecbur kalırsın, ruh sağlığın için bazı şeyleri düşünmeden görmeden yaparsın.
mevcut durumda haklı gibi görünen sebeplerin olsa da evet cimrisin.
kayak yapmayı çok severim ancak dizlerimdeki sorun nedeniyle yapamıyorum şu an.
Yani imkanım varken har vurup harman savurmadan bir şeyleri yap
+3
kisa
(11.02.26)
Doğru olanı yapıyorsun, tutumlu olmak kötü bir şey değil. Sonuç olarak TL kazanıp döviz bazında bile pahalı fiyatlara maruz kalıyorsun.
+4
michael harddd
(11.02.26)
Şaka bir tarafa ama şu düşünceler mantıksız.

1. 1 saat ders 4 bin TL etmez diyorsun. Ama sen kayak yapmayı bilmiyorsun. Mantık olarak fiyat belirleyebilmen için o şeyi bilmen gerekiyor. Sen 10 saat ders alıp 40 bin TL ve zaman, çaba harcayıp öğrenseydin bir saat dersi kaç TL'ye verirdin? 100 TL'ye mi?

2. İhtiyaç ve kalite ayrı konular. Hayata kalite penceresinden bakarsan başka bir dünya görürsün. Saat ihtiyaç için değil şıklık içindir, iPhone almak kaliteli fotoğraf çekmek içindir.

Para harcayacak şey çok. Şu an zengin olsam planör dersi alırdım.
-2
arbre
(11.02.26)
Uzun zamandır okurken bu kadar sinirlendiğim bir başlık olmamıştı.
Para harcamayı bilmeyen insanların çok para kazanması kadar beni sinirlendiren başka bir şey yok.

Cimrisin ve emek küçümsüyorsun, okurken o kadar gıcık oldum ki anlatamam.

Hem bir şey yapmak istiyorsun hem vereceğin paraya acıyorsun, üstelik seni zorlayacak bir para bile değil. Biriyle özel olarak ilgilenmenin bir şey öğretmeye çalışmanın kolay olduğunu sanıyorsunuz.
Yediğin hamburgere verdiğin paraya bile için acıyorsa harcama paranı sakla başına bir şey gelmesin aman.
0
mutekebbir
(11.02.26)
bence cimrisin, biraz da vizyonsuz. tutumlu olmak bu değil. İlgi duyduğun bir alanda ders almak için imkanın olmasına rağmen ödeyeceğin ücreti fazla bulmak cimriliktir. bu işin ederi bellidir çünkü. gidip en pahalı hocadan almazsın belki ama ortalama bir ücretse verip alırsın dersini. Şıklık katacak kaliteli bir aksesuarı sadece fayda bakımından değerlendirmek de vizyonsuzluktur bana göre. ha saate hiç ilgi duymuyorsundur, onun yerine seni mutlu eden başka şeylere harcıyorsundur o ayrı. ama kendime güzel bir saat alsam mı deyip fiyatından dolayı gereksiz ve işlevsiz bulup vazgeçmek cimrilik. paran varsa ihtiyaçlar dışında ara sıra keyif veren şeylere de harcayabiliyor olmak lazım bence. savurganlık değil bu. tatile seyahate de gereksiz diyorsundur muhtemelen.
0
dfn4
(11.02.26)
Oyna devam. Avrupali olmayanlardan akil dinleme burda. Onlar ne bilsin, antik yunani, romayi.
-2
lapaz
(11.02.26)
adam cimri degil asil siz yatirim yapma motivasyonlari konusunda cahilsiniz
0
turkuaz
(11.02.26)
bence cimrisiniz. mesela ben bazi konularda sizin gibi dusunuyorum. ornegin benim telefonum da yaklasik 6 yillik. herhangi bir sorunu yok ve ihtiyacimi karsiliyor. zaten cok kullanan bir insan degilim, oyun falan oynamam, foto falan eh iste, arada bir. fakat her konuda da boyle olmadigimdan kendimi cimri saymam. mesela guzel bir restoranda verecegim paraya acimam. cok da hosuma gider. dolayisiyla bu bakis aciniz hayatinizin geneline yayilmissa, her seyde bu bu kadar etmez, buna vermem diyorsaniz cimrisiniz ama bazi konularda hic acimam, bastiririm parayi ve en iyisini isterim diyorsaniz cimri degilsiniz. ben burada cogu seye para harcamamakla beraber ikinci kategorideyim. bazi seyler var ve onlardan tasarruf etmiyorum.
+3
Sour
(11.02.26)
İş kurup birikimini buraya aktarıp kendi çapında bir servet oluşturabilirsin. Yazlık alabilirsin, yurtdışında ev alabilirsin. Bir bankacıyla konuşup mevcut paranı işleme sokabilirsin. Vallahi inşallah yakın zamanda benim de böyle bir derdim olur. Tutumlu olmanı ben takdir ettim açıkçası. Para kolay kazanılmıyor ve bazı luksler cidden gerçekten zengin olan insanlar için.
+2
sekizdokuzon
(11.02.26)
Yazlık al abi. Tutan mı var. Benim Akbük ve Bodrum'da 3 yazlığım var. Hiç söyledim mi burada. sdfksdj Borsaya göm. Giren para çıkmaz oradan. Bir bakmışsın asset zengini cash fakirisin. Borsadaki bir şirketin hisselerini toplayıp kontrolü elime geçirmek şu andaki amacım. Parayı harcayacak yer bulamamak. Ah keşke.
0
gabe h coud
(11.02.26)
Tabi ki yatırım yapıyorum, yastık altında TL ile bekleyecek halim yok ama yatırım bir para harcama çeşidi değil benim gözümde.

Kayak işine çok takılan olmuş, ben kayağa gidiyorum zaten arkadaşlar yılda 3-4 kere, kayak takımım falan hepsi var ona harcadığım paraya acımıyorum. Daha önce özel ders de aldım ama özel ders fiyatları salak yerine konuluyormuşum gibi hissettiriyor bana, almak istemiyorum o yüzden. Başka spor dallarında da özel ders aldım/alıyorum, hem bunun 1/4ü fiyatına hem de adam ekipman/yer falan sağlıyor.

Başka insanlar nasıl düşünüyor, benim gibi düşünen var mı diye merak etmiştim ama görüyorum ki küçük bir azınlığım ve yaşamayı bilmeyen cimri bir pisliğin tekiyim xD
0
🌸bobinhoo
(11.02.26)
cimriliğin tarifi yapılsa bundan iyisi yapılmazdı. insanlar zevkleri için yaşar. hobileri olur onları yapar ayrıca arabadır, telefondur, saattir bunlar ihtiyaç değil bir süre sonra zevk meselesine dönüşür. yeme, içme, gezme olayını hiç saymıyorum bile.
+2
gercekdunya
(11.02.26)
abicim sen bakma tr'de neredeyse her şeyin fiyatı balon ve söz konusu ekonomik koşullarda bu paraları vermek bana da enayilik geliyor. mesela pt ders saati 1500-2000 tl bu emeğin bu para edeceğini düşünmüyorum o yüzden almıyorum bu beni cimri yapmaz. ama gelirim 200 k + olsaydı verirdim.

yatırım yap 45'inde hanımla dünyayı gez ama ya 45 ten önce azrail kapıyı çalarsa o kısmını da düşün derim
+3
rajkoothrapali
(11.02.26)
Psikolojik birşey olabilir parayı elde tutmak için sürekli bahane üretiyorsanız şema terapi ile falan çıkar ortaya, ruhunuz fakirse bir gün olurda fiakirliğe düşmemek için harcayamıyor olabilirsiniz

psikolog ücretlerini görüp gitmezsiniz ama siz 4000 tl psikolog mu olur diyip cimriğinizi kabul edin gitsin.
+3
eja
(11.02.26)
o kadar para kazanıyorum de, 3bine-5bine çok para muamelesi yap :))
+2
sweetoffice
(11.02.26)
sen de benim gibisin; f/p insanısın. kalem kalem gayet güzel açıklamışsın her şeyi.
popüler kültür kölesi insanlar para harcamaya bayılır. 1 seans kayak dersine 4000 lira vermek veya starbucksta bir kahveye 200 lira bayılmak onlar için hayattaki en iyi statü göstergesidir.

cimri değilsin. akıllı ve mantıklı insansın. fevkalade tutumlusun. kazıklanmaya bayılmıyorsun "cimri olmayanlar gibi". soruna gelecek olursak, üst baş güzel kıyafetler alabilirisin (indirim dönemlerinde tabii ki.) yoksa güzel bir bisiklet alabilrisin mesela hem kendine faydan olur. bunların dışında yatırım yapmaya, biriktirmeye tam gaz devam.

sen güzel bir insansın. akıılı adamsın, iyi ki varsın/varız.
+3
yazar yazmaz yazan yazar
(11.02.26)
madde madde yaziyorum.

araba. haklisin.
telefon. haklisin.
saat. notr. statuye para harcamaya gerek yok. ama bunu yazma seklinden pratik fayda saglamayan her seye karsisin gibi anladim. o yuzden notr.
kayak. dupeduz haksiz. bir seyi seviyorsan iyi ogrenmek icin para verilir elbette.
fine dining. haksiz.
emeklilik hedefi guzel, ama 45 yasinda emekli olunca ayni bombos hayat yasanmaya devam edecekse ne anlami var. 90 yil yasarsin belki ama hep ayni gunu yasamis olacaksin hayatinda. acinasi.

insanin hayatta ilgilendigi seyler olmali, ve bunlara kaynak ayirmali. bu kaynak zamandir, paradir. yani bunlara para harcamiyorsun eyvallah da neye para harciyorsun? ne yapiyorsun?

korkarim gustosu olmayan, hayata tamamen pratik fayda olarak bakan birisin. felsefe ve sanata da bos isler diyor, filme harcadigin paraya da aciyorsundur gibi geldi.
+4
antikadimag
(11.02.26)
Ben de cimri olduğunuzu düşündüm, aileden gelen bir şey olabilir. Böyle zamanlarda kendime şu soruyu sorarım, 'ne için yaşıyorum?' Maaşım güzel, evim var, arabam var. Fazlasında da gözüm yok. E Çoluk çocuk da düşünmüyorum, peki ben bu parayı ne için biriktiriyorum? 3 liraya alabileceğim bir şeye gidip 6 lira verme fikrine hiçbir zaman tamam olmadım, milyoner olsam da olmam yani bunu anlarım. Ama sizin durumunuzda biri hobileri, zevki, görünüşü için para harcamayı fuzuli buluyorsa bence burada bir sıkıntı var. Şöyle de düşünebilirsiniz, ölene kadar para biriktirip mümkün olduğunca harcamayacaksınız peki, siz ölünce kim harcayacak? Onlar acıyacak mı :) bence bakış açınızı değiştirmeye çalışın.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(11.02.26)
Beyaz yakali koleler linclemis yine.

Benim dusuncem su, ben prestije cok onem veriyorum.
Araba ve saat onemli bundan dolayi benim icin.

Sen prestije cok onem vermiyorsan bi anlami yok.

Bol bol maddi durumu iyi olmayanlara yardim ediyorum.

Yeme icme fiyatlari inanilmaz sacma ama partnerimle disari cikmayi birakamam. Ozel yerlere gidecek vaktimiz zaten pek yok, midpointe vb verdigimiz tutarlari kabullendik artik, normal oldu gunumuz icin.

Genel anlamda tr de ki yapayliga karsi gelmeniz cimrilik degil, irade.

Ama bir gun olucez, sevdigimiz seyleri almaya cekinmiyorum bundan dolayi hic, imkan varsa tabi.

Lakin para var diye de her isi ilk onumuze cikana yaptirmiyoruz.

Ty de dolap aldim, montaj hizmeti 1500 du, montaj hizmetini veren personelin no vardi, daha once gelisinde birakmisti, yazdim yapar misin diye, trendyol fiyatina yaparim dedi, manyaklik bence bu. Trendyoldan aldim hizmeti, karta taksit ile, faturali olarak. Adamin hem durumu iyi degil musteri ariyo hem de hareketlere bak. Bu tur durumlarda mantikli olani yapmak lazim, bizim beyaz yakalilara gore bu da cimrilik.
+2
die fetten jahre sind vorbei
(12.02.26)
4-5 sene icinde AI is piyasasindan icinden gecip iyi kazandiran isler yok olacak.Buyuk bir issizlik dalgasi gelince herkesin akli basina gelecek ama gec olacak.O zaman vaktinde birikim/yatirim yapan ile yapmayan arasindaki fark gozle gorulur olacak ama kimse farkinda degil.Derin uyku tatli geliyor
0
turkuaz
(12.02.26)
ya herkesin yetişme tarzı farklı, hiçbirimiz senin yaşadığın hayatı yaşamadık ki nerden bilelim neden böyle düşündüğünü? bence bu işin bi doğrusu yok, kim nasıl mutlu ise öyle yaşamalı. mesela ben kıyafete hiç para harcamayı sevmiyorum ama japonyaya gidip 200 bin tl harcayabilirim para biriktirip. kıyafete para vermeyi sevmiyorum dediğimde insanlar beni linç edebilir cimri diye ama bu benim doğrum. mesela benim annem babam asla gerekmedikçe kıyafet almazlar. bizim evde kimsenin 3 tane montu yoktur mesela 1 mont 1 botun olur. ama babam bizi bazen alıp çok güzel restoranlara yemek yemeye götürürdü. benim yetişme tarzım böyle olduğu için şimdi ben de öyleyim kıyafet almıyorum gerekmedikçe ama eşimle birlikte gidip hamburgercilere restoranlara vs gidip yeme içmeye para harcıyoruz. ederi o değilse neden bir şeye gereksiz yere para vereyim ki kolay mı kazanıyoruz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
Burada bu tip soruları bekleyen ergen irisi tipler kaynıyor. Bu tür sorularda da birbirleriyle yarışıp sözde cool, paraya değil kadına değer veren (puhaha) tipler hemen peydah oluyor.
Yapay zekaya sorabilirsin bu tür soruları, çok güzel mantıklı anlatımlar yapacaktır sana.
Unutma burada sorduğun her soru, bir başkasının kendini tatmin edebilmesi için zemin hazırlayabiliyor.
0
dawsonscreek
(12.02.26)
paran coksa kendine yeni zevk ve hobiler bulmalisin bence.
0
baldur2
(13.02.26)
(2)

Kedinizin çipi elinize geliyor mu?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, kedinizi severken cipini hissediyor musunuz? Elinize geliyor mu cip? Kedimin sırtını severken elime bir şey geliyor cip mı onu anlamaya çalışıyorum.Teşekkürler
Merhaba,
kedinizi severken cipini hissediyor musunuz? Elinize geliyor mu cip?
Kedimin sırtını severken elime bir şey geliyor cip mı onu anlamaya çalışıyorum.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(07.02.26)
severken gelmiyor, özellikle ararsam buluyorum. pirinç tanesi gibi bir şey.
0
kibritsuyu
(07.02.26)
Özellikle ararsam bile bulamıyorum
0
kaptan maydanoz
(08.02.26)
(12)

Çocuğu/yeğeni olanlar 2 yaş bebesine ne hediye alınır?

ekimoloji
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
Oyuncak almak istiyorum ama ne alacağımı bilemedim, yakın zamanda aldığınız beğenilen hediyeleri yazarsanız sevinirim. Bu arada erkek çocuk…
0
ekimoloji
(06.02.26)
o yas cocuklarin en sevdigi seylerden biri scoot&ride ya da laufrad. türkcesini bilmiyorum, su hede: www.amazon.de

o yasta cocugun ilgisini cekecek tek sey oyuncak. oyuncak disinda aldiginiz her sey (kiyafet, kaban, vs) anne babaya hediye oluyor.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(06.02.26)
Manyetik blok alabilirsin evde varsa bile fazla olması daha iyi oluyor.
+1
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
tam manyetik blok yazmaya gelmiştim. paw patrol falan izliyorsa onun oyuncakları, peluşları olabilir.
0
black holes in the sky
(06.02.26)
kız mı erkek mi?

erkekse araba tabii. asla yetmiyor hep araba hep araba :)

scooter seviyorlar

top seviyorlar
0
gurur
(06.02.26)
o yaş erkek çocuklar mekanik oyuncakları birirbine sokulup çıkartılan her türlü oyuncakları çok severler.. lego duplo setleri banko iş görür hem de dayanıklı..howwheels de severler.. bir iiş bankasının hareketli kitap serileri hoşlarına gidiyor .. erkek bebeyse iş makineleri itfaiye uçak hareketli kitapları çok ilgi çekici ya da iş bankasının yine uçak itfaiye temalı sesli kitapları var düğmesine basınca ses çıkıyor.. ve de iri ahşap yapbozlar. edit: aşağıda birileri kendi kendine saldırıya geçmiş. ben gözlemlerimi söylüyorum.. kız bebekler ve erkek bebekleri baya gözlemledim ve bu şekilde olduğunu farkettim. senin çocuğun barbiyle oynadı bize ne. soru sahibi fikir istemiş hediye için biz de fikir verdik. bu millet gerçekten hasta. hemen saldırı hemen kavga..bunlarla arkadaş falan olunmaz sosyal hayatta arkadaşlarına yazık.
+1
iwillsee
(06.02.26)
o yas hem erkek hem kiz cocuklari mekanik oyuncak sever.
arkadaslar 2026 senesinde, daha toplumun önyargilarindan nasibini almamis alti bezli cocuklara oyuncak üstünden kiz-erkek ayrimi yapmayin. bu stereotipler artik 15 sene öncede kalmis olmali. o yas cocuklari henüz kendi cinsiyetlerinin farkinda bile degiller. en az bir seneleri var bunu fark etmek icin. "erkek cocuk bunu sever" dediginiz her sey sizin toplum olarak cocuklara yakistirmaniz. söyle olmayin: youtu.be

gendered-oyuncaklarin kadinlari bilimsel alanlardan uzaklastirdigina dair artik onlarca calisma var cünkü daha totosunda bezi varken toplum kizlarin beyin nöronlari o sekilde baglansin diye cok ugrasiyor. bu mekanik denilen oyuncaklarin adi STEM Toys.
kizlariniza STEM oyuncaklari alin. oyuncagin cinsiyeti yok. okuma: codelikeagirl.substack.com
14 aylik oglan anasiyim, duplo isterse duplo ile oynar, barbie isterse barbie ile oynar. kizim olsaydi aynisi olurdu. cocukken en sevdigim oyuncaklarim uzaktan kumandali arabam, akülü arabam ve lego setimdi.
sorudan saptim OP'den özür dilerim ama soruya el cevap: erkek olmasi önemsiz. kiz da olsa erkek de olsa tüm bu oyuncaklari sever.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konuma ben konusuyorum

Çok yanılıyorsun. 14 aylık oğlun var ama gerçekleri görmek istemiyorsun. Erkek bebeklerin neredeyse tamamı araba kamyon ve kepçeye ilgi duyarken kız bebekler peluş oyuncak barbie vs seviyor. Bunu da herhangi bir yönlendirme olmadan içgüdüsel olarak doğasından gelen bir istekle yapıyorlar.
0
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@kaptan maydanoz, yukaridaki linki okumadigina ve bu konu hakkinda hicbir bilimsel kaynaktan arastirma yapmadigina, sadece ezberden konustuguna yemin edebilirim.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
@konusma ben
Ezberden değil direk hayat tecrübesinden konuşuyorum. Fonlanan akademik kaynağın doğruluğunu tartışmaya bile gerek yok.
Onlarca bebek gördüm. 5-6 aylıkken oyuncaklara uzanmaya istemeye başlar bebekler. Erkek bebeğin önüne 5 aylıkken bir bebek bir araba koy bakalım. %90 araba seçer.
Batı yalakası olacağız diye evrimsel gerçeklerimizi inkar etmeye gerek yok.
-1
kaptan maydanoz
(07.02.26)
@konusmabenkonusuyorum size katılıyorum ama oğlum peluş oyuncaklarla bebeklerle asla oynamıyor. Oyunda cinsiyetçilik yapmamak adına araba da aldım bebek de ama hep arabalarıyla oynuyor, kimse göstermediği halde bir yaşından beri arabalarını yarıştırıyor halı üstünde sürüyor. O yüzden oynamayıp kenara atacağı oyuncaklar yerine gerçekten oyalanacağı keyif alacağı şeyler almak istiyorum.
+1
🌸ekimoloji
(07.02.26)
@maydanoz ekimolojinin sorusunun iyiliği için fazla eyyorlamicam.
İnsan soyunun evrimi başlayalı 7 milyon yıl. İlk içten yanmalı motorun icadı 1800’lerin sonu. Buhar makinesi desen en erken 1700’lere gidersin. Şunun şurasında 300 sene.
İddialarını farklı zeminlerde kursaydın daha ciddiye alabilirdim ama şu kısa metinde bile üç yerde safsata yapmışsın. Bundan sonrası çaba harcamam sadece gri hücrelerime yazık eder.
Tek çocuk yetiştiren yalnızca sen değilsin. Biz de hayat tecrübesiyle konuşuyoruz. Ayrıca bilimsel seçenekler sunuyoruz ama appeal to motive yapmak daha kolay geliyor. Her bilimsel araştırma fonlanır. Fonlanmamış olanı bul da biz de görelim.

@ekimoloji, Doğrudur. O halde scooter alıp geçin. Scooter sevmeyen çocuk görmedim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.02.26)
decathlon denge bisikleti, scooter, manyetik blok, lego duplo, balonpower oyuncak, oyun hamuru, musluğundan su akan mutfak, baloncuk makinesi, kedi denge oyunu, fotoğraf makinesi, karaoke seti, herhangi bir müzik aleti.
bu arada oyuncakların cinsiyetsizliğine ben de çok katılıyorum, ilgi başka bi şey cinsiyetine göre seçenek sunmak başka
0
mezzosprite
(08.02.26)
(11)

türkler neden çalışıyorlar

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor. hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft
isteseler de gmc, dodge, crysler, chewrolet, cadillac sahibi olamayacaklar, birçoğu bmw ve mercedes'e bile binemeyecek, kaldı ki sikorski ve cessna sürsünler. krediyle egea alabilmeleri için bile böbreklerini satmaları gerekiyor.

hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak, garajda google ve microsoft kuramayacaklar. her zaman komşu gürültüsü çekmek ve park yeri aramak zorundalar. paraları olsa bile hizmetler lame ve gay. elektronik eşya ve kaliteli yiyecek ya pahalı ya yurt dışından getiriliyor ve teknik servisi yok. aile kuramayacak, çocuk yapamayacaklar. yapsalar da okulları kalitesiz, doktorları kalitesiz, trafiği kalitesiz, işçisi kalitesiz, patronu kalitesiz. kafalarına saksı düşmesi, yaşlı anneyi köpekler parçalaması, freni boşalan kamyonun altında kalmak gibi saçma kazalar hep burada yaşanıyor. bu şartlar altında kim neden sokağa atılmak korkusu dışında sabahları kalkıp işe gidebilir? çalışarak elde edebilecekleri ne var?
-33
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
Son 10 yıldır dediğin gibi boşa çalışılıyor. Aileden gelen sağlam background yoksa gelirle yaşamak mümkün değil. Ek olarak ülkenin 3 büyük şehri anlamsız kalabalık.
0
michael harddd
(05.02.26)
Tam seri eksilenecek soru sormuşsun. Bir de Amerikan arabalarını herşeyden üstün gibi en başa yazmışsın. Her ülkenin dinamikleri farklı, Türkiye gelişmiş ülkelerden sanılanın aksine pahalı değil. Son yıllarda bazı ürünlere vurgu yapılıp ortaya atılan bir sıçmık. Al Istanbul - Amsterdam kıyası;
www.numbeo.com

Bu kada aile nasıl kuruldu, niye aile kuramıyorlarmış. İnsanlar burda nereden ev alayım diye soruyor, şu kadar param var napayım bilmem ne diyor. Sen sanki Somali'den bahsediyorsun. Türkiye kolay bir ülke değil, düşük geliri olanlar için zor tabii ama abartacak birşey de yok. Biraz aklı çalışan doğru kararlar alan erkekler, aile de kurar, çocuk da yapar, araba da alır.

Bu kadar arabayı böbrek satarak mı almışlar.
bigpara.hurriyet.com.tr
0
mbond
(05.02.26)
amerikan arabası görmesek avrupa arabasını bir halt sanacağız. arabaya 2 kişi otursak dirsek dirseğe gidiyoruz.
-9
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.02.26)
cok haklisin abi, calisip bi dodge alamayip bi bahceli evde oturamayacaklarsa hic calismasinlar. biraksinlar isi gucu dilencilik yapsinlar. copleri karistirip milletin yemedigi simitleri yiyerek hayatta kalsinlar. daha mantikli boylesi, kimsenin aklina gelmemis hayret.
+5
taurina
(05.02.26)
1- Stellantis grubu araclar pek kaliteli degil, yazdigin araclarinin icin buram buram gercek deri degil plastik ve boya kokuyor. "buyuk arac" = "kaliteli arac" degil. uretildigi ulkede insanlarin yarisindan cogu asiri obez oldugu icin kucuk araba satilmiyor, benzin de diger ulkelerin petrolune cokebildikleri icin ucuz.

2- yurtdisinda "ucak" sahibi olabilmek orta diregin kurabilecegi bir hayal degil, sahip olmayi gectim hayalini kuramaz.

3- hiçbir zaman bahçeli bir evleri olmayacak - hatali, buyuk sehirlerden cik millet mis gibi bahceli evlerde oturuyor. ornek canakkale cevresinde bahceli evinde oturan birsuru emekli var ki bu evler adamlarin tek evi de degil. ha senin dedigin tarabya'da villada oturmak ise onu zaten 80lerde de alamiyordun, o zamanlar bile ucuk paralar istiyorlardi.

4- okullar, doktorlar kalitesiz falan bunlar da hatali. oncelikle doktorlar baya deneyimli, benim soru sorup cevap alamadigim doktor turkiye'de olmadi, yurtdisinda oldu. okul olarak da sunu soyliyim, ortadogunun elit okullarindaki ogrenci kalitesi (turkiye/iran/arap ulkeleri vs), batinin elit okullarindaki ogrenci kalitesinden dusuk degildir, hatta ortalamasi daha iyidir diyebilirim.

5- saçma kazalar - ucuncu dunya ulkesi kardes, fitratinda bu var. o kadar idare edeceksin.

avrupa'da birkac ulke gezdim, kuzey amerika'yi iyi biliyorum.
turkiye evet cok kaliteli bir ulke degil ama karsilastirinca o kadar abarttigin kadar da kotu degil. kalite olarak dunya ortalamasinin ustundedir. dunya ortalamasi pek ic acici degil.

turkiye bugunku sinirlariyla eger yunanlilarin elinde kalsaydi ve oldugu gibi avrupa birligine girseydi, dunyada yasanabilirlik ve refah olarak tahminen ilk 5'e oynardi, rahat.
+4
cooperr
(05.02.26)
kaç tane içtin. gecenin o saatinde insanın kafasına bu geldiyse ya alkollüdür ya haplıdır.
0
mikahakkinen
(05.02.26)
Bu hesaptan son haberlere göre (bakınız Epstein dosyaları) Avrupada yaşamak da çılgınlık ve delilik.
0
va
(05.02.26)
Hayatında hiç yurtdışına çıkmamışsın ve yaşamamışsın diye anladım.

Bu sorunlar sadece Türklere özgü mü zannediyorsun?
+1
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Yukarıda sayılan arabalar avrupa veya abd'de işçi sınıfının alabildiği arabalar. Bu sorun bence de Türkiye'ye özgü bir sorun. Ev konusunda avrupa'da kriz var evet ama yine de Türkiye'den kötü değildir.

Bence Türkiye vs diğer ülkeler diye aşırı genelleyici karşılaştırma yapmak yerine spesifik olmak lazım. Coopperr'ın yakındıkları kanada'ya özgü durumlar.

Bu muhabbet "cebindeki telefonu cıkar" a kadar gider. Hayatında hiç düzgün araba görmemiş, toplu taşımada leş gibi ter kokarak işine giden insanlara konforu anlatamazsın. Millet bunları görmüş olsa zaten sokağa dökülürdü 10 defa
+1
michael harddd
(05.02.26)
hayattaki tek tatminimiz pahalı araçlar, lüks elektronikler mi olmalı? tamam türkiye'de belki herkes için ulaşılabilir şeyler değil ama yaşamak için tek tatmin aracı da asla böyle şeyler olamaz. yoksa herkes intihar etsin o zaman.
0
rayde
(05.02.26)
Doğmuşuz bir kere yaşıyoruz tam olarak senin sorunun cevabı.
Bir de maddi şeylerin dışında manevi keyif veren şeyler de var. Onlarla da sınırlı vaktimizi elimizden geldiğinde keyifli geçirmeye çalışıyoruz.
Bir de çok çalışıp "başarılı" olursak bu dediğin şeyler almasak bile daha ufak şeyler edinip mutlu olabiliyoruz.
Hayatta değiştirebildiğin ve değiştiremediğin şeylerin farkına varıp, beklentilerini buna göre ayarlamak çok önemli.
0
burfak
(05.02.26)
(10)

toksik pozitiflik

Purple life
nedir?hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
nedir?

hangi durumda insanlarin toksik pozitiflik yaptigini düsünüyoruz?
-1
Purple life
(04.02.26)
Her şeye, aslansın kaplansın, sen süpersin, doğrusun ama. Millet kötü gibi yaklaşana derim
+1
kisa
(04.02.26)
Aklıma linkedndeki yazılar geldi
+4
olaylar olaylar
(04.02.26)
Birine dert yanınca sen güçlüsün atlatırsın her şey gelir geçer gibi tesellilerde bulunulmasi.
0
egerbiryolcu
(04.02.26)
gerçekçi olmayan beklentileri çok çalışırsa, çok istenirse olurmuş gibi motive! etmesi.

umut Sarıkaya'nın 'y---k gibi adam' tiplemesi tam olarak budur.
+2
anon1m
(04.02.26)
sekizdokuzon
(04.02.26)
bizde türkçe karşılığı var bunun = (bkz: pollyannacılık)
0
nahtoderfahrung
(05.02.26)
herkese yıldızlık pekiyi, herkese kupa dağıtılması.

yetişkinlerde de var. corporate games ya da dragon boat race'te neredeyse herkese kupa veriliyor. bir tane lig yerine 10 tane lig kuruluyor. adam fun-fun kategorisinde şampiyon olmuş, kupa almış. abi dereceleri baştan sona dizseler sondan 4.sün ne şampiyonluğu, ne kupası dsfjkd sadece 3 şirket kupa almamış. Onlara da yarışa katılma şampiyonluğu, yarışa gelme şampiyonluğu verseydiniz.
0
gabe h coud
(05.02.26)
Ben şeyin hastasyım: kız neşesi, arkadaşlarım için herşeyi yaparım, keş de olsa o benim aşkımdır, kimsenin alternatifi yok birbirimize sahip çıkalım.

Madde kullanan, evli adamla ilişki yaşayan birinin de alternatifi olsun bi zahmet. Bana gına geldi bu new age kadın mıçmıçlığından. Herkes aklını başına toplasın.

www.instagram.com
0
tiredofwaiting
(05.02.26)
Benim babam toksik pozitiflik ile polyannacılık arasında gidip geliyor.
Büyük bir psikolojik problem olarak görüyorum. Kendi hayatında baş edemediği psikolojik durumlar için bir savunma mekanizması. Kötü ve olumsuz olan hiç bir şeyi kabullenmiyor.
Olumsuz olduğuna ikna edemiyoruz mesela onun için her şeyde bir hayır var aslında o güzel bir şey.
Üzülmek mutsuz olmak yasak hemen tepki gösterir hayat ne kadar güzel filan. Güzel değil, kötü insanlar var, hayatın bok gibi olduğu durumlar da var baba derim ama o yine şikayet etme, hepsi geçici aslında tam olarak öyle değil, her şey kendi içinde tutarlıdır öyle olması gerektiği için oldu filan.

Babası öldü deli gizli mutsuz olduğunu biliyorum bir kez ağlamadı. Ağlarsa bunun kötü bir şey olduğunu kabullenecek ve bu kötü durumla baş edemeyecek çünkü.
0
kaptan maydanoz
(05.02.26)
Toksik pozitiflik, yani pozitifliğin aşırısı. Aşırı uç.

Fazla övgü, herşeye espriyle yaklaşanlar, aşırı şaka yapmaya kasanlar
0
love and trust
(05.02.26)
(19)

ağızla içilen termostan içecek paylaşma

lil siztah
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım. geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (https://amzn.eu/d/iTNqxdA) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş
arkadaşlarım kahveci, ben de çaycıyım.
geçenlerde biri "çay yaptım ama içemedim, ister misin?" dedi. ben de "isterim" dedim. ben demlikten ikram edecek sandım; ancak kendisi, şu direkt ağıza dayayarak içilen termosun (amzn.eu) kapağını çıkarıp bardağa döktü. yani o termostan içmiş biraz; kalanını bana vermiş oldu :s hoşuma gitmedi ama bozmadım ve içtim.
bir süre sonra, başka birinin de bu şekilde kahvesini paylaştığını görünce, "öyle hijyenik olmuyor" falan dememe kalmadı, millet üstüme çullandı! anlaşılan bunu tuhaf karşılayan bir benmişim.
diyorlar ki; o termosta geleni içiyormuşsun, geri gitmiyormuş ki içecek..
görüşleriniz?
0
lil siztah
(25.11.25)
birine bu şekilde ikram etmem.
ikram eden olursa içerim, sorun etmem.
+1
brkylmz
(25.11.25)
iğrenene saygı duyarım ama iğrenmeyene de garip bakanı garipserim.

şahsen sevdiğim kişilerin bardağından, termosundan, tabağından, çatalından vs midem bulanmaz, önemsemem. öyle hassasiyeti olan arkadaşlarıma da ona göre yaklaşıyorum. diyelim su içeceğim veya benim içeceğimin tadına bakacaksa ben başlamadan önce denemesine müsaade eder, sonra ben devam ederim içmeye.

çok cahilce gelebilir ama sanki 7/24 steril bir ortamdaymışız da tek sorun arkadaşımın termosundaki sıcak çayından aldığım yudumla hasta olacakmışım gibi bir hisse gerek yok bence.
+1
m e b
(25.11.25)
İçtiği yerle döktüğü yer aynı değil sanırım kapağı açıp döktü demişsiniz.
Çok yakınım değilse biraz takılırım belki ama zaten yakınım olmayan birinden de böyle bir şey istemem.
Sanırım çok sorun olmazdı benim için.

Ben termosumdan birine bir şey ikram edeceksem kendim içmeden sorarım bence olması gereken budur.
0
mutekebbir
(25.11.25)
asla içmem ya, içemem. içmek isteyen olursa veririm ama, onun problemi. çoğu insan rahatsız olmuyor ama beni çocukluğumdan beri çok rahatsız eder bu tür şeyler.
0
deartheodosia
(25.11.25)
bir kere çok ayıp bir şey kendi termosundan birine bir içecek ikram etmek. hadi diyelim vermek istedin. öncesinde belirt bari termostan vericem ama iğrenmezsen vs diyip.

brkylmz +1
+1
elektr10
(25.11.25)
yukarıya ekledim; ben demlikten ikram edecek sandım, meğer elindeki termostan söz ediyormuş (ben elindekiyle kahve içiyor diye düşünmüştüm).
içme yerinden dökerek değil, içme yerini de içeren kapağı çıkarıp dökerek ikram etti.
iddia şu: bu termoslarda gelen sıvı içiliyormuş; geri gitmiyormuş. bence gayet de gidiyor. beni şaşırtan, aynı bardaktan içmekten farklı birşeymiş muamelesi yapıyorlar buna..
0
🌸lil siztah
(25.11.25)
asla öyle bir ikramı kabul etmezdim. ağzını sokmuş kim bilir kaç tane çay kahve içmiş öyle. şimdi kokular birbirine karışmıştır. metalse içinde metal bir tat da kalıyor. belki ne zamandır yıkamadı o termosu bittikçe içiyor. sevgilim ya da çok yakınım olmadıgı sürece öyle bir şey birinden asla içmem.

öyle de ikram edilmez zaten.
0
koela
(25.11.25)
Ben de asla içmem. Böyle termosum yok ama olsaydı da isteyen dahil kimseye ikram etmezdim. Ağzına girmiş çıkmış içecek o benim gözümde. Geri gitmediğine ikna olamam.
0
a perfect lie
(25.11.25)
maalesef, her anlamda sağlıksız bir paylaşım ve herkes yapıyor genelde, çok rahatlar :) ben asla kabul etmem, içmem ve de paylaşmam
+1
sweetoffice
(25.11.25)
o şekilde içmem ve paylaşmam da. geri gitmiyor da değil bu arada. (bkz: backwash) csi'ın bir bölümünde birisinin içtiği su şişesinde kalan sudan içen kişiye dair ipucu elde ediyorlardı.
+1
inheritance
(25.11.25)
ne içerim ne ikram ederim. okuyunca bile midem bulandı dkfjgdk
+1
black holes in the sky
(25.11.25)
iğrenebilirsin hakkındır ama yeni nesil çok abartıyor böyle şeyleri.

eskiden sokaktaki çeşmede bir tane metal bardak olurdu zincirli gelen geçen onunla içerdi. misafirliğe gittiğinde ev sahibi bir bardak ve sürahi gezip herkese aynı bardak ile teker teker su verirdi. yani merak etmeyin bişi olmaz o hazır gıdalar ile beslenen bünyenize.
0
gercekdunya
(25.11.25)
kendi termosumdan başkasına ikramda bulunmam, bana bu şekilde ikram ediliyorsa kabul ederim ama içmem, çaktırmadan dökerim/atarım.

@gerçekdünya yeni nesil değilim. çocukken mahalle çeşmelerinden ortak tasla su içmişliğim vardır, hatta askerde tanımadığım 1500 kişiyle aynı çelik bardaktan su da içtim ama bunlar yeterli artık içmiyorum.
0
exlibris
(25.11.25)
kisiye gore degisir diyorum. ben sizin kadar hassas degilim. eger yabanci degilse, icten ice hijyeninden rahatsiz oldugum biri degilse icerim, rahatsiz olmam. ha eger ikram eder misiniz diye soruyorsaniz etmem, cunku karsidaki kisinin bundan rahatsiz olabilecegini dusunurum.
0
Sour
(25.11.25)
sevgilim hariç kimsenin ağzının değdiği bardak vs. ürünleri kullanmam, yemem, içmem.

kimseye teklif etmem, teklifleri de reddederim. bozmak olarak düşünmem bunu ve direkt "hayıır ben öyle içmem yememm sevmem" derim.
0
art cat chocolate
(25.11.25)
yakın arkadaş, sevdiğim kişilerle aynı bardaktan, termostan vs içerim iğrenmem. aynı yiyeceği ısırıp ısırıp bölüşürüm de sorun etmem :D ama başkasına bu gibi bi şeyi teklif de etmem, içmem de muhtemelen
0
chanandler bong
(25.11.25)
İçen içer, içmeyen içmez. Ben de hayatımda bir dönem problem etmiyordum. Muhtemelen şu an içemem. Ancak bundan bağımsız, İster pipet kullanın, ister bu termoslardan kullanın, içindeki sıvı ağzınıza değmiş oluyor fiziksel olarak. Olmadığını iddia eden de fizik bilmiyordur.
0
dilemma of subscribtionability
(25.11.25)
İlk kez gördüğüm birisi değilse ya da ağız hijyeninden şüphe ettiğim/emin olduğum biri değilse dert etmem. Karşımdaki sorun etmiyorsa da o şekilde ikram ederim.
+1
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(25.11.25)
Ben içmem iğrenirim. Ne gerek var kahve komasına mı girdik içmeyiverelim :D

Ayrıca geri gitmiyor diyenlere inanma. Benim oğlum 1 yaşında ve öyle şişeden içince şişede illaki kırıntı oluyor çünkü ağzındaki yiyeceği yutmadan içer. Yetişkinlerde de kesin geri gidiyordur ağıza gelen su ya ama ağzında lokmayla içilmediği için belli olmuyor. :D
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
(13)

Hanımdan ozur dilerken ele yüze bulaştırmak

dedeminhirkasi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi
Tartıştık, biraz da haksızdım. Cam sıkıntısıyla kafam yerinde değildi, işyerine gittim. Odasına girdim sevimli sevimli sırıttım. Sonra pideciye gittik. Cüzdanımı işyerinde birakmisim, hesabı o ödedi, sonra bir de dolmuş paramı verdi. Gönderirken de keşke gelmeseydin be valla bak daha iyi olurdu dedi. Yedirdik içirdik bir de adamı gönderiyoruz cep harçlığı da vereyim mi diye bir güzel de laf soktu, hala sokuyordu o arkadan ben dolmuşla giderken ohh serinliği geldi.
-3
dedeminhirkasi
(25.11.25)
Yemekte özürünü kabul etti mi? Mesele bu, kabul ettiyse sonra toparlarsın bu durumu bir şey olmaz.
Laf sokulmasını gayet hak etmişsin o da tatlı tatlı lafını sokmuş işte ne güzel :)

Cüzdanın yanındayken güzel bir yerde yemek ısmarlarsın.


Ekleme;
Bu para lafı yapmak mı yaa bu kadar kırılgan olmayın artık. Şaka yapmış işte ne olacak.
+3
mutekebbir
(25.11.25)
Epey bir süre evli kaldım. Gırtlağımıza kadar sorun dolu bir evlilikti. Evlenirken o öğrenciydi, boşanırken öğretmen. Onca sorun içinde bir gün bile para konusuyla ilgili en ufak bir sorun olmadı.
Böyle espiri dahi olsa para konu edilen evlilik ya da birliktelikler çok tuhaf geliyor bana.
+1
Mirket
(25.11.25)
telefonun yanında değil miydi? tüm kartlarda qr ile ödeme imkanı mevcut. qr ile para da çekilir. bi daha başına gelirse diye yazdım.

ama evlilikte para sorun edilmemeli. ediyorsa sıkıntı. ha o ödemiş ha sen.
+1
jelly bear
(25.11.25)
sadece yazdiginizi okuyarak soyluyorum: ozur dilememissiniz ki? sevimli sevimli siritmak ne ya bes yasinda cocuk gibi? bu kadar mi zor dogru duzgun ozur dilerim demek?
+5
Sour
(25.11.25)
biraz şey gibi olmuş. yüzsüzlük.
planlı düzgün bir şeyler yapmalısın.
+2
ohmho
(25.11.25)
kalkıp iş yerine gitmek gayet güzel bir özür dileme yöntemi aslında niye beğenilmedi ki.
para konusunu ben hiç sorun etmezdim. sonuçta tüm paralar ortak değil mi zaten. biz kimin kartından ne harcadık diye bile bakmıyoruz rastgele ödeniyor hep.
0
kaptan maydanoz
(25.11.25)
evlilikte bütçe ortak olur. eşiniz şaka yapmıştır. takılmayın bu kadar.
+3
summerjam0306
(25.11.25)
İyi bile denk gelmiş.
Kontrolü ele almış olması, size espiriyle karışık laf dokundurması... Psikolojik olarak size karşı güçlü hissetmiştir. Gazını almışsınız yani. Tatlıya bağlanır.

(Olayın ekonomik boyutu ile ilgili burada söylenenlerin bir kısmını ciddiye almayın. Bir problem yok ortada o açıdan)
+2
yadigar
(25.11.25)
hanımdan özür dileyip ele yüze bulaştırmayan mı var. ananın babanın kimsenin sana söyleyemediği hakaretleri sana güzelce söyleyip, ağzına sıçp, bir gün sonra hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı sağlayan kişiye eş denir. bu saçma düzene de evlilik denir. ben haklı olup haklı çıktığım herhangi bir durumda eşimle tartışmayı kazanamadım. hayatımda olan kadınlarının hiç birininde hatasını kabul ettiğini görmedim. anam eşim kaynanam...
0
mikahakkinen
(25.11.25)
Haksızlık ettiğiniz konu çocukça idiyse, devamını da tam bir çocuk gibi getirmişsiniz gibi görünüyor :)
Soru yok sanırım ama bence bundan sonra biraz daha adam adam, şöyle jestli mestli bişeyler iyi gider.
+2
lil siztah
(25.11.25)
bir yemek ısmarlayıp yol parası verdi diye laf ediyorsa sorun büyük demektir, kolay gelsin
-2
sweetoffice
(25.11.25)
@mirket abi sen neden kocasından sürekli hediyeler alan kadını kıskanan karşı komşu gibi cevap veriyon abi bana
+2
🌸dedeminhirkasi
(25.11.25)
Bence kötü bir durum yok hatta komik bile olmuş, 7 yıllık mutlu bir evliyim.
0
mirty
(25.11.25)
(8)

iş yerindeki büyük haksızlık. siz ne yapardınız ?

yalnizlikla sevisen adam
şube şube hizmet verdiğimiz bir kamu sektöründe çalışıyorum. asıl şubemde görev yapıyorum normalde. başka bir şubede yoğunluk nedeniyle geçen sene 2 hafta görevlendirildim(adresime uzak olmasına rağmen) görevimi yapıp geldim. bu sene yine eleman istediler. ben geçen sene gittim bu sene x kişisi gits
şube şube hizmet verdiğimiz bir kamu sektöründe çalışıyorum. asıl şubemde görev yapıyorum normalde. başka bir şubede yoğunluk nedeniyle geçen sene 2 hafta görevlendirildim(adresime uzak olmasına rağmen) görevimi yapıp geldim. bu sene yine eleman istediler. ben geçen sene gittim bu sene x kişisi gitsin dedim. aynı departmanda 2 kişiyiz zira. bu x kişisi hep deliye yatan rapor alan biri olduğu için bunu göndermediler. çünkü 3 ay önce bunu yine görevlendirildiklerinde rapor almıştı gitmemek için(rapor aldığı için görevlendirme iptal oldu ben departmanda tek kaldığım için beni de alamadılar) dediğim gibi 3 ay sonra yine eleman istediler ve görevlendirmeye beni yazdılar. bu deliye yatan arkadaş yine rapor alır diye onu yazmadılar sebebini de açıkça belirttiler. şube amirim(görevlendirmeyi o yapmadı daha üst makam yaptı) bana haksızlık edildiğinin farkında, sana ben özel 2 gün kafa izni vericem dedi. bu izni de en yoğun hafta vericek. amirin elinde olsa o da diğer deli elemanı gönderirdi ama onun yetkisinde değil. bir yandan üst makamın bu görevlendirmesi çok zoruma gitti ama haksızlığı azaltmak adına 2 gün kafa iznini de aldım. hâlâ sakinleşemiyorum bu haksızlık karşısında. sizce artık sakinleşmeli miyim ? ara sıra aklıma geliyor ve sinirden patlıyorum. siz ne yapardınız ? ben rapor alsam, bu deliye uygulamadıkları cezai işlemi bana yaparlar diye alma düşüncem yok, rezil duruma düşmeyi de kabullenemem zira.
0
yalnizlikla sevisen adam
(21.11.25)
hem gidip hem de öfkeyi sürdürmenin anlamı yok. çünkü size hiçbir faydası olmayacak sadece daha çok canınız sıkılacak ve hata yapmanıza falan da neden olabilir ki yaptığınız işin önemine göre başınıza ekstra dert açabilir bu durum.

siz de deliye vurup alın kardeşim ben de rapor aldım madem diyerek tavır koyabilirdiniz ama yapmamayı tercih etmişsiniz. amir de kendince size bir imtiyaz sağlamış. yaptığınız fedakarlık karşısında yeterli olmadığını düşünüyorsanız ekstrasını isteyebilirsiniz. amir gerçekten hakkaniyetli ise size karşı daha toleranslı davranır vs. ama kamuda maalesef bu tip vakalara karşı “aman neyse uğraşmayalım hazır işi yapanla devam edelim” yaklaşımı yaygın. o yüzden bu görevlendirmeden dönünce direkt öfkenizi değil ama size nasıl kötü hissettirdiğini mümkünse üst yönetime falan aktarmanız daha mantıklı olur. fakat baktınız karşınızda duvar var o zaman yerinizde olsam tekrar aynı durum yaşanırsa ben de rapor alıp direkt çalışansız bırakırım. rapor aldı diye ceza uygulanmaz en fazla usül ve fenne sevk ederler ondan da bir şey çıkmaz ama başka türlü uğraşabilirler tabi. ondan da çekiniyorsanız yapacak bir şey yok maalesef görevlendirmeler her zaman sizde olacaktır çünkü ağlamayana meme yok.
+3
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.11.25)
İki gün kafa izni iyi. Bir daha olursa 4 gün olsun izin filan dersin. Çok büyütmeye gerek yok.
+5
kaptan maydanoz
(21.11.25)
Kişiliğinden vazgeçme ben olsam rapor almaz gider gerekeni yapardım. 2 gün kafa izni sözünü de almışsın. En iyisi sineye çekmek.
0
messina123
(21.11.25)
amirin seni biliyor ve destekliyorsa dertlenmene ne gerek var ki, kafa iznide vermiş, ne adam kayıran amirler var, sonuçta amirinde iş yürümesi için bir şey yapmalı senide darlamadan çözüm bulmuş, sanada olanak sağlamış.
sen bir yolunu bulup yanındaki deliyi göndermeye bak ileri vadede.
0
eja
(21.11.25)
kişiliğini bozma +1

2 günlük kafa iznini de 4 güne çıkartmaya çalış. haftasonu ile birleştirirsin keyif yaparsın.
0
gercekdunya
(21.11.25)
Sonraki bir görevlendirmeden muaf olmanız için amiriniz sizin için özel olarak o üst makamlara konuşsun mümkünse.
O deliye yatan da gerçekte kendince akıllı olduğu için rapor alıyor.
Biliyoruz ki çoğu iş kolunda, gereksiz ve gevşekler terör örgütü mensupları biribirlerinden habersiz olarak şu an çay içip telefonlarına bakıyorlar. Ve bunlara o maaşları da hiç yetmez
+1
diyecevaplandı
(21.11.25)
2 haftalık rapor mu alıyor diğer eleman? 3 gün üstü raporlar "heyet raporu" olmak zorunda diye biliyorum. Sağlık bakanlığında çalışan ve kurumuna 1 haftalık heyet raporu veren doktor için müfettiş görevlendirip soruşturma açtılar. O raporda da imzası olanları tek tek sorguladılar. Sizdeki olayın öyle kolay olmaması lazım?
0
mesuta
(21.11.25)
Haklısınız canınızı sıkmayın. Onun şimdi işi rast gidiyor rapor alıyor ama bir yerde patlar. Ben de check-up vb hastane işlerine girerdim
0
pembediken
(21.11.25)
(19)

Hamile eşim

camlicagazoz
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detay
Merhabalar, eşim 37+4 haftalık hamile. Bugün doktora gitti. Doktor bacakları kısa gibi demis ama öyle olumsuz gibi dememiş. Birde son 1 haftada sadece 50 gram almış. 2750 gr şu an.

İçime oturdu sabahtan beri. Bir şey yoktur demi?

Şimdiye kadar hiç olumsuz bir şey denmedi. Her şey normal gidiyor. Detayli ultrasonu 22 haftada yaptirdik. Onda da her sey normaldi.

Morallerinizi bekliyorum.
+2
camlicagazoz
(17.11.25)
benim kız 2.650 doğmuştu. bir biftek gbi bir şey verdiler elime.dedim bu nasıl büyüyecek yahu.
şimdi 10 yaşında dünya güzeli bir kızım var.
minyon olacak.annesinin boyu kaç mesela.
+13
jamswety
(17.11.25)
Doktorunuzu değiştirin. Nasıl bir hasta bilgilendirmek o öyle.
+6
Mirket
(17.11.25)
Ben minyonun. Benim annem babam kardeşim minyon. Eşim de kendi ailesinin en minyonu. Yani birde down sendromlu falan olur mu ki diye düsündüm. Internette öyle şeyler de yaziyor. Eşimin boyu 1.63. Ben 1.70
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
Merhaba inşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız. 2750 o hafta için bence de iyi. Detaylı ultrasonda bir sorun çıkmadıysa ve bu haftaya kadar da her şey normal geldiyse sorun yoktur bence. Kilo ölçümü bile yüksek doğrulukta yapılamazken bacak ölçüsü almak da ne bileyim:). Down sendromu da ultrasonda çok belirti veriyor, birinden biri illa ki hekimin gözüne çarpardı bence o konuda da rahat olmak lazım.
+1
eisberg
(17.11.25)
Bu arada ense kalinligi da 1.6 çıkmıştı.
0
🌸camlicagazoz
(17.11.25)
bizim doktor kız demişti erkek çıktı, pembe bir sürü kıyafetle takıldı 6 ay. bacak dediği pipi olmasın :)))
0
yeahbutso
(17.11.25)
Abi benim anneme de doktor senin oğlanın kafası büyük demiş.
Annem de tabi uzaylı gibi kabuslar görüyor yani koca kafa diyince. Doktor sonra "ya kocanın kafasına bak, böyle heriften ufak kafalı çocuk mu çıkar" demiş.

Yani komple minyon aileden shaq çıkacak değil.
Şimdiden sağlıklı büyüsün, mutlu olsun.
+3
logisticsmanager
(17.11.25)
37+4 zaten her an doğabilir bu saatten sonra ne değişebilir ki.. canınızın sıkılmasını anlıyorum ama bir şey olsa belli olurdu önceden.

Bu arada oğluma hidrosefali teşhisiyle 32. Haftada gebeliğe son verme kararı almıştı meşhur pahalı özel hastane.. 36+3de doğdu sapasağlam çocuğum çok şükür.

Bebeğiniz sapasağlam doğacak merak etmeyin.. bir an önce sağlıkla kavuşmanızı dilerim.
-1
suicides underground
(18.11.25)
bize de kordon kisa normal dogum cok zor denmisti, cocuk normal dogdu, kordon da baku ceyhan boru hatti gibiydi, hatta ben keserken zorlandim.

ozetle salla gitsin, hayirli olsun..
0
cooperr
(18.11.25)
@mirket +1. sağlıklıca doğacak bir sıkıntı var ise de doğduğu gibi müdahale edilir.
0
mikahakkinen
(18.11.25)
cihazlar ortalama sonuç veriyor. yarın farklı bir hastanede farklı bi cihaza girseniz farklı sonuçlar alırsınız.
bence doktorla arada bi iletişim kopukluğu olmuş. yani doktor o an bacakları uzun gibi de diyebilirdi. boyuna dair bi yorumda bulunmuş. kısa : kötü olarak algılayacağınızı düşünmemiş.

bebek de minyon doğacak gibi görünüyor. 41. haftada doğup da 3 kilo altında olan bebek biliyorum. zaten 2500-4000 arası normal kilo aralığı kabul ediliyor. hatta bi doktor videosu izlemiştim. 2500 gr doğan bebek ile 4000 gr doğan bebeğin doktor açısından hiçbir farkı yoktur, ikisi de sağlıklı doğum kilosu olarak kabul edilir diyordu.

hah buldum işte. bu adamın videolarını izleyerek geçirmiştim hamileliği ya.
www.youtube.com
0
elorelia
(18.11.25)
bizimki de öyleydi şimdi tosun gibi oldu maşallah. ilk başta öyle olan çocuklar sonra daha hızlı toparlıyor tontiş oluyorlar. hiç endişe etmeyin.

düzenli doktor konrollerinizi ihmal etmeyin yeterli. endişe edecek birşey yok.
0
psmstc
(18.11.25)
Bizim dana 2.450 doğmuştu. 24 yaşında gayet sağlıklı.
+1
ground
(18.11.25)
benim doktor 2 kg doğacağını öngörüp 8 ayda acil sezaryene aldı, bebe 3.2 kg doğdu. başka bi doktor da aynı şeyi söylemişti, yok kg almıyo, karnında gelişmiyo bu bebek falan. hamile görünmüyordum, problem oydu bence (neremde saklayabildim ben de bilmiyorum) ve bebeğin gelişmediğine yordular halbuki çok sağlıklıymış.

özetle oluyor böyle şeyler.
0
deartheodosia
(18.11.25)
internet okumayın böyle konularda. sağlıkla kucağınıza alın.
0
summerjam0306
(18.11.25)
%99.9 hiç bir şey çıkmıyor o ultrasonda görüp kaygılandığınız şeylerden. gerçekten kaygılandıracak şeyleri gebelik bu kadar ilerlemeden doktorlar söylüyor zaten. siz istemeseniz de söylüyorlar.
0
kaptan maydanoz
(18.11.25)
anne karnında basküle koyup tartacak hali yok. birkaç temel ölçü var, baş çevresi, karın çevresi, femur uzunluğu. bu ölçüleri girince alet hesaplayıp ortalama bir ağırlık veriyor. muhtemelen pozisyonundan ya da el becerisinden femur uzunluğunu kısa ölçtü, ağırlığı da düşük çıktı. açıklamak için de bacakları kısa dedi.

26. hafta olmuş, endişelendiğiniz anomaliler daha gebeliğin başında tespit ediliyor günümüzde. hele ayrıntılı ultrasona da girdiyseniz down sendromu gibi durumlardan endişe etmenize gerek yok.

öyle anası kısa babası kısa diye kısa boylu olacak diye de bir şey yok. o da belli olmaz.

hiç merak etmeyin. sağlıkla kucağınıza alın.
0
kibritsuyu
(18.11.25)
Herşey normal bizimkide küçük doğdu Allah sağlıklı bir ömür versin tebrik ederim şşmdiden
0
basond
(18.11.25)
Gebeliğimin 34.haftasında (son kontrolde 2200 gr ölçülmüştü) bebekte gelişim geriliği var, muhtemelen engelli denildi. Yapılan ölçümde 1800den başlayıp 1600e kadar indiler. 3 ayrı hastane 5 ayrı doktor gördü. En son 39. haftada apartopar yoğun bakım ve küvöz olan bir hastaneye acil sezeryan denilerek sevkim yapıldı. Saat 1de 2400 ölçülldü, 2100 doğarsa küvözden yırtabilir ama engeline bir şey diyemeyiz dediler. Saat 4te yapılan sezeryan sonrası 2780 gr ile sapasağlam doğdu bebeğim ve o gün o hastanede doğan en tombul(!) bebekti. Yaklaşık 1 ay yaşadığım şoku, acıyı, endişeyi bir ben bilirim. O kadar doktor cihaza rağmen yanlış ölçüm. Şimdi 9 yaşında oğlum. Dehb teşhisi hariç sapasağlam. Onun da doğumla bir ilgisi yok malum.

Sağlıkla alın kucağınıza.
0
strawberry first
(19.11.25)
(10)

böyle bir senaryoda işten çıkar mıydınız?

m e b
selamlar.şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde
selamlar.

şöyle bir senaryo düşünün; bir nakliye firmasında 4-5 sene boyunca bir müşterinizin uluslararası taşımacılığını yapıyorsunuz. sonra, iş yerinden ayrıldıktan sonra bu eski müşteriniz yılda birkaç kez size kendi bünyesinde birlikte çalışmayı teklif ediyor ve hep reddediyorsunuz. yeni işinizde 2,5 sene çalıştıktan sonra bu sefer bu kişi bir kez daha "birlikte çalışalım mı? bizim ithalat sorumlusu işten çıkıyor. sen aklıma geldin, gel konuşalım, şartlar uyarsa birlikte çalışalım." diye teklifte bulunuyor. siz de bu yeni yerden de sıkıldığınız için görüşmeye gidiyorsunuz ve şartları kabul ediyorsunuz ve işinizden istifa edip geçiş yapıyorsunuz. ama...

bu patronun işten çıkacak dediği eleman çıkmıyor, var olan iş ikiye bölünüyor; o sipariş ve uygun fiyatlı mal buluyor ve siz de sadece uluslararası nakliye + gümrük işlemleri kısmıyla ilgileniyorsunuz. sevkiyat az olduğu için ayın bir haftası hariç neredeyse boş oturuyorsunuz.

şimdi bu koşulları düşününce maaş zammı isteme konusunda çekingenlik, iş motivasyonun kırılması, yeni şeyler öğrenecek ve kendinizi gösterecek alanınızın dar olması gibi durumlar vs vs gibi olumsuzluklar hisseder ve yeni iş mi arardınız yoksa "bana ne? adam diğeri işten çıkacak dedi, çıkmadı ve üstüne beni getirdi. bir iş için iki kişiye para veriyorsa ve zor geliyorsa diğerini çıkarsın, beni bağlamaz" mı derdiniz?
0
m e b
(13.11.25)
her türlü senaryoda işten çıkarım :) rahatsızlık varsa en güzeli istifa etmek. keşke bunu daha fazla uygulayabilseydim hayatımda.
0
gabe h coud
(13.11.25)
Yeni iş arardım
+4
artıküyeolmakistiyorum
(13.11.25)
patron bir kişi yerine iki kişi çalıştırıyorsa bundan ben neden rahatsız olayım.
sizin tasalandığınız konu için zaten bişey yapamazsınız, onu patron çözecek.
konuyu patronla görüşürüm maaş konusunda olabildiğinde yukarı çekmesini isterim.
+5
duyuruuser
(13.11.25)
Çok iyi anlıyorum seni. İş hayatında zaman zaman işim az olduğuna ben ve rahatsızlık duyardım.
Yeni iş arayabilirsin. Bulana kadar da orda kalmaya devam et. Kafama yatan bir yer çıkar belki.
+3
kaptan maydanoz
(13.11.25)
ben olsam çıkmam, 1 kişilik işi 2 kişinin yapması benim sorunum değil patronun sorunu. ama çok idealist biriysen ve yükselmek istediğin bir ortam arayışındaysan bir yandan iş aramaya devam etmende bir sakınca yok.
+1
Sadece soruyorum
(13.11.25)
Hayır işten çıkmazdım. Hele iş bulmadan zaten kesin çıkmazdım.

Bence taleplerinizi, bu görevde kabiliyetlerinizi yeterince kullanamadığınızı, köreldiğinizi hissettiğinizi patronla konuşun.
Ama onunla konuşmadan önce ondan ne talep ettiğinizi de netleştirin.

Eğer bu çözüm olmazsa başka bir işe bakarsınız.
Ha tabi her zaman başka bir işe bakın, gözünüz açık olsun.
+1
michael_knight
(13.11.25)
olası işten çıkartılma nedeniyle iş bakardım.

adamların tek işin çok istihdamı kendini bağlar o dert değil ama iş tatmini ve sürekli kovacaklar mı beni gerginliği çekilecek dert değil.
0
gurur
(13.11.25)
Adam tekrar tekrar seninle çalışmak istemiş. Adam açısından hiç bi sorun yok. Normal bi şekilde zam pazarlığımı yaparım ben olsam. Çok aşırı sıkılıyosam bilemicem de az çalışıyo olmak eğer az kazanmıyosam işten çıkma nedenim olmaz. Ama az kazanıyosam her türlü çıkarım.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(13.11.25)
maaşım iyiyse ben bi süre rahatıma bakardım.
+1
elorelia
(14.11.25)
anlaştığım maaştan düşük veriyorlarsa hemen başka iş bulup çıkarım, hatta bulmadan da çıkabilirim.

yoksa beni ilgilendiren bir durum yok. aynı yerde 10 kişi de çalışabilir üzerime düşen görevi yapar çekilirim.
0
gercekdunya
(14.11.25)
(13)

Olamıyordu :-)

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey oldu, işte salı günü görüşelim, diye konuştuk ama her sabah günaydın mesajı atan adam o gün hiç birşey yazmadı. Akşam da saat 17:30 gibi "biz galiba bugün buluşacaktık ama senden ses çıkmadı" diye sesli mesaj gönderdi. Error verdim. Eğer normal her zaman ki gibi günaydın mesajı yazsa ben zaten hatırlatırdım ama onu bile yazmayınca ben de hiç bir şey demedim ama bütün gün içim içimi yedi. sonra bütün gün hiç bir şey yapmadığını ama tatil planları yaptığını falan anlatmış sesli mesajla. Neyse önümüzdeki hafta görüşelim dedik ama yine ben yazarsam saatler sonra bana dönüş yapılıyor. Onun dışında ise çok romantik gibi, o yüzden kafam karışıyor zaten. Bi ara gerçekten başka biri daha olduğunu düşündüm ama sanırım yok, gerçekten işinde gücünde biri gibi ama emin de olamıyorum. yorumlayın pls :-) bu iş nereye gider, erkekler neden böyle
0
euteamo
(13.11.25)
Başka biri var
Yoksa bile sen de yoksun aslında.
boşluk zamanını doldurma için hazırda tutuluyorsun.
Ha sana keyifli geliyorsa devam et ama ne olduğunu da bil.
not:erkeğim.
0
kisa
(13.11.25)
aklındaymışsın. "atması gereken" günaydın mesajını beklerken kaybetmişsin. geçmiş olsun. kimse kimseye bir şey yapmaya mecbur değil. istediğinin peşinden gitmeyi böyle böyle öğreneceksiniz. her şeyi bilen sözlükçü.
+2
gabe h coud
(13.11.25)
Sen biraz daha aktif olup bir çay kahve içme niyetine onu davet et böylece onun hayatında şu an başka biri mi var anlarsın, aynı zamanda karakter olarak her zaman mı böyle tutuk biri olup olmadığını sohbet esnasında ve görüşme sonrasındaki davranışlarında anlamış olup buna daha fazla enerji harcayıp harcamayacağına da karar ver
0
grimavi
(13.11.25)
başka biri/leri var. Senin kadar romantik düşünmüyor, hazır değil vs bir sürü opsiyon var. Konuşmak iyi geliyor ancak iş buluşmaya gelince ya hayatındaki insanlardan dolayı planlayamıyor - yani biriyle yeni görüşmüştür, o gün kendine ayırmıştır gibi...
+1
croswell
(13.11.25)
ya birak, zerre caba yok herseyi senden bekliyor. erkekleri boyle yapan sinir cizemiyor olmaniz.
0
warrior princess
(13.11.25)
Bu hikayede en normal şey başka birinin olması bu arada, eğer yoksa daha sıkıntılı bir durum.
Ben de başkalarının olduğunu ve bu yüzden planlamada zorlandığını düşünüyorum.
Daha önce de söylediğim gibi biraz sakinleş, sen de başkalarıyla konuşmaya devam et bence, birine bu kadar takılmak deli eder insanı.
0
mutekebbir
(13.11.25)
3 haftadan uzun suredir ilk bulusmayi gerceklestiremediginiz kisi sizi oyaliyor demektir. Kafanizda yarattiginiz bir karakter icin hem zamaninizi hem enerjinizi harciyorsunuz. Bu insan hakkinda aslinda 'gercek hayatta' hicbir sey bilmiyorsunuz. Lutfen kendinize gelin.
Hem her sabah gunaydin mesaji atiyor hem ertesi gun mesajlara donuyor, o kisim enteresan, celiskili.
Ama her sabah mesaj atan adam ozellikle bulusma gunu atmadiysa ozellikle bulusmak gibi bir derdi yoktur bence.
+1
kassiopeia
(13.11.25)
Böyle çaba göstermeyen senin kadar heyecanlı olmayan erkekten bir cacık olmaz. Hiç vakit kaybetme next next next…
Evli çocuklu teyze olarak uyarmak istiyorum :)
0
kaptan maydanoz
(13.11.25)
hiçbir şey yok. anlattıklarından hiçbir anlam çıkmıyor. (bence, başka biri var benzeri bir sonuç hiç çıkmıyor zaten) herkes kendi yaşından, kendi yaşam tecrübesinden , kendi penceresinden bakarak yorumlamış, ama bin bir çeşit insan var dünyada.

bu kadar çok analiz ediyorsan, ilgin çok yüksektir diye düşünüyorum. rol yapmayı , geri durmayı bırakıp daha atak olmalısın. kız kıza wp gruplarına yada kedi annesi teyzelere kulak asma. abartmamak kaydıyla erkeğin peşinden giden kadın, net , ne istediğini bilen , mermi gibi kadındır. üslupta problem olmadığı ve çok sayıda hedefe yürümediği sürece de gayet karizmatiktir bir çok erkeğin gözünde.
0
loch ness
(13.11.25)
@Loch ness sana katılamıyorum maalesef, erkek milleti maalesef peşinden koşmayı seviyor, tecrübe ile sabit. o yüzden ondan çaba gelmedikçe ben de ses etmeyeceğim, aslında bayaa hoşlandım ama normal şartlarda bu kadar zorlanmamız gerekiyordu, tuhaf bir şey var, yukarıdaki arkadaşların da yazdığı gibi.
0
🌸euteamo
(13.11.25)
başka biri yok ama aslında ilişki istemediği halde bir ilişkisinin olması gerektiğini düşünüyor. ya da özgüvenini etkileyen bi sorunu olabilir. sonuç olarak görüşmekten kaçınıyor. uzaktan konuşurken kolay ama iş ciddiye binince ölü taklidi yapıyor. yorucu olur, siz bilirsiniz tabi yine de
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Benim anlamadığım her gün adam günaydın mesajı atıyormuş, o gün de sen atsaydın? Adam da belki bir gün sana mesaj atmayı unuttu ve baktı ki ben yazmasam onun hiç umurunda değil gibi düşündü.
0
bobinhoo
(14.11.25)
bütün gün yazmamasının nedenini açıklamış, mantıklı geldi. bi de demiş ki "bugün konuşamadık ama bu seni özlemediğim anlamına gelmez, hep aklımdasın". inanacağım sanırım ya.
-1
🌸euteamo
(14.11.25)
(21)

ex yöneticimle bir gönül meselesi? Daha buluşmadan ghostlandım lütfen bakın çok acı çekiyorum?

profesormek
Çalıştığım kurumsal şirkette yöneticim olan bir adam vardı. Yıllar önce boşanmış, çocuklu, 40 yaşında, karizmatik bir bey. bana her zaman oldukça dikkatli, nazik ve korumacıydı. Ama düşüneceğiniz gibi tipik genç kızlara sarkan yavşak yönetici tiplemesinde asla değildi. asla profesyonel çizgiyi aşmad
Çalıştığım kurumsal şirkette yöneticim olan bir adam vardı. Yıllar önce boşanmış, çocuklu, 40 yaşında, karizmatik bir bey. bana her zaman oldukça dikkatli, nazik ve korumacıydı. Ama düşüneceğiniz gibi tipik genç kızlara sarkan yavşak yönetici tiplemesinde asla değildi. asla profesyonel çizgiyi aşmadı, mesafesini hep korudu. Şirket flörtü falan hiç olmadı yani zaten şirket yapısı baya muhafazakar ve ben evli olduğum için cesaret edemezdi zaten. Ben de ona karşı bişi hissrtmiyodum yanlış anlaşılmasın yani asla kocamı aldatmadım. aramızda asla en ufak bişi dahi geçmedi bunu üstüne basa basa belirtmek isterim. Beni ekipteki diğer kızlardan 1 tık kayırdığını hissediyordum ama ben diğerlerinden daha panik, duygusal ve hassas olduğum için o yüzden daha dikkatli davranıyo beni abi şefkatiyle seviyo diye düşünüyodum, zaten o da 1-2 kere demişti abin gibi gör beni diye. Ben 20 lerimin sonundayım, ondan yaşça daha küçüğüm ve o sırada evliydim zaten.Eşimden boşandım geçenlerde ama sebebi de asla bu adam değil aşağıda anlatıcam. Zaten o sıralarda bişi hissetmiyodum ona karşı, kocamı seviyodum ama gelinen noktada demek ki içten içe eski kocamın yapamadığını (beni koruyup kollaması) yaptığı için etkilenmişim bilinç altımda. Eski kocam beni ailesine ezdirdi çünkü. Bu adam düğünümüze de geldi bu arada yani ben hala orda çalışırken evlendim işin trajikomik kısmı :d ve adama mesela yani yeri geliyo görevimden dahi mızmızlanıyodum (tabi saygılı üslupla) ve sürekli izinler alıyordum derdim hiç bitmiyordu ahdjdjsj ama hiç sesini çıkarmadı hep alttan aldı. Gerçi genel olarak herkese karşı zaten anlayışlı iyi bi yöneticiydi bu yüzden çalışırken hiç başka anlam aramamıştım çünkü ben onun gözünde hep çömez, duygusal ve panik bi kızım o yüzden sadece şefkat duyuyo gibime geliyodu.

Neyse ben zaten evliliğmde kocamın ailesinden kaynaklı sıkıntılar yaşıyordum, uzun süreli ilişkinin ardından evlendik. Ben yok sayan ailesine karşı beni ezdirdi, beni yok saymalarına ses çıkarmadı vs zaten totalde 1 yıllık süren evliliğimizde defalarca kez kırmalı dökmeli (tabi kıran döken bendim hep :d) kavgalar edip ertesi gün işe gittim. Bu kısımları detaylı anlatmıcam zaten boşandık bitti kendi isteğimle boşandım eşim nerdeyse 40 ına gelmesine rağmen iş tutturamamış, ailesinden para alan (ailesi zengindi) bu nedenle onlara boyun eğen biriydi. Benim salaklığım oldu evlenmek. Beni yıllarca manipüle ederek ilişkide tuttu, beni seviyor sandım ve uzun ilişkiden sonra evlenmezsem yıllarım boşa gider diye düşünerek evlendim. Dıştan bakınca her şey güzeldi ama, sürekki Avrupa seyahatlerine gidiyoduk hatta ona da diyordum işte izin formu imzalatırken, şuraya gidicez, yıldönümümüzü kutlamaya bu şehre gidiyoruz falan diye. Adamın gözünde tam ulaşılmaz, hayatı mükemmel ve güzel bir kızdım yani. Hatta bi keresinde “şu şehre de gidin oraya gitmişken, o şehir için 5 gün fazla sıkılırsınız” falan demişti. Ben de evet ama eşim çok mızmız yorulmayı şehir değiştirmeyi falan sevmiyo zaten müze falan da pek sevmiyo uyuşmuyoruz” falan demiştim adam aa niyeymiş ya falan diyerek kahkaha atmıştı baya djdjdksk . Şimdi düşününce aslında eşimden yavaş yavaş soğumuşum , zaten bu konuşmadan birkaç ay sonra boşandık.

Neyse eşimle sorunlarımızın üstüne bir de işyerinde aylardır sorun yaşıyordum ekipteki kızlarla. Aralarında beni durduk yere dışlayan biri vardı ve dominant bir karakter olduğu için diğerlerini de etkiliyordu vs . Sürekli birlikte dip dibe çalıştığımız için de kötü etkileniyorum. Bunun sebebi de açık söyliyim valla hiç mütevazı olamıcam hem onlardan kat kat güzel olmam, onlara kıyasla rahat bi yaşam sürmem falandı bence :d En son hem evdeki hem işteki strese dayanamadım ve yine bir tatil öncesi bu kızlara biraz patladım. Tatil dönüşü adamla konuyu konuşurum o beni korur diyordum içim rahattı. Meğer ben tatildeyken beni şikayet etmişler adama, bunu sonradan başka şekilde öğrendim. Ama Döndüğümde hiç bana hesap sormadı yani, her zamanki gibi güleryüzlü tatlıydı. Ben kendim konuşmaya gittim anlattım derdimi. Orda bile bişi söylemedi seni şikayet ettiler bana falan demedi uyarmadı ben sonradan öğrendim dediğim gibi. Uzun uzun benle konuştu tamamen profesyonel çizgide, belki sana öyle geliyordur ben dışlandığını düşünmüyorum, zaten herkes istediğiyle arkadaşlık yapabilir ben bişi yapamam ki falan dedi. O zaman ben ayrılmak istiyorum dedim. Tamam dedi mutsuz olduğun yerde de bence kalma, ben senin mutsuzluğunu hissedebiliyorum ruh gibi geziyorsun bazen dedi. Ben de biraz eşimle alakalı sorunlarımı da anlattım ailesi beni yok sayıyo ailesine sesini çıkarmıyo baya kavga ediyoruz biraz da bu yüzden böyleyim falan diye. Yine çizgisini bozmadı, önceliği sana vermesi lazım siz ailesiniz artık falan dedi sadece. Sonra bana nasihatler verdi dışlanma mevzusuyla alakalı. belki de olayları akışına bırakman lazım mizacını değiştirmen lazım insanları takmaman lazım falan dedi, gençliğinde çalıştığı yerden örnek verdi onun da orda arkadaşı olmamış fazla falan filan. Defalarca sordum ona sizce napim bir süre daha burada kalayım mı dayanıyım mı dedim. Hani kal demesini bekledim biraz da. Ama yok mutsuzsan kalma bence ben İk ile konuşayım dedi. Peki dedim. O hafta boyunca işe gidip geldim çıkış kararım çıkana kadar, evde de full ağladım güvendiğim dağlara karlar yağdı diye djjdjdsk. Cuma sabahı karar çıktı ve bana haber verdiler çıkabilirsin pazartesi son defa geliceksin diye. Ben de bunun odasına girdim, gayet mutlu bi şekilde çünkü sonunda kurtuluyorum hissi de vardı içimde. Kapı ile masası arasında baya mesafe olduğu için masasının yanına kadar gittim. Ben çıkıyorum x bey pazartesi görüşürüz dedim. Bilgisayara bakıyodu o sırada. Kafasını bana bir çevirdi gözleri kan çanağı. Onu öyle görmeyi hiç beklemiyodum saniyeler içerisinde kafamdan şunları geçirdim “ya bu adamın gözü niye doldu ki şimdi” falan. İçim öyle titredi ki ve anında benim de gözlerim doldu. 1-2 sn öyle bakıştık, kendimi kötü hissediyorum dedim sesim titreyerek. O da buruk bi sesle gülümseyerek “haftasonunu güzel geçir pazartesi görüşürüz” dedi. Pazartesi sakindi ağlamadı gözü dolmadı sadece vedalaşırken şey dedi “sabah seni şirkete girerken gördüm yine seke seke yürüyodun” dedi kahkahayla ama hüzünlüydü sesi bakışları falan. Chatgpt ye göre bu da benim heyecanımdan falan hoşlandığına bi işaretmiş djdjdj

Neyse ben işten ayrıldıktan sonra, herhalde evde durmanın etkisiyle iyice kafaya takmamdan ötürü eşimden iyice soğudum. Tam da o sıralar aksi gibi ailesiyle alakalı zorunlu olarak üst üste görüşme durumları oldu, hastalık düğün gibi. Bir yandan da zaten boşluğa düşmüştüm işten çıktığıma pişman olmaya başlamıştım. Hepsi birleşince ve sağolsun eski eşim de yine bu görüşmelerde ailesinin bana olan tavırlarına karşı beni yine ezdirdiği için artık illallah dedim, bir gece kıyameti kopardım, evi terkedip aile evine döndüm ve boşanmak istediğimi söyledim. Kısa kısa anlatıyorum ama cidden üste çıkan manipülatif bi tipti, nolmuş ailem seni sevmiyosa bu boşanma sebebi değil falan diyip durdu anca. Ki durduk yere düşmanlık yapıyolardı yani görümcem durduk yere mesela suratıma bakmıyodu benle yaşıt bi kız, asla sesini çıkarmadı kardeşine. gerçekten pasif bi tipti eşim yani 20 yıllık arkadaşı bile bana hak verdi hatta karısı da iyi ki kurtuluyosun ömür geçmezdi onunla dedi. Neyse bunları geçiyorum. İşten ayrıldıktan 1.5 ay sonra biz anlaşmalı boşanma için mahkemeye başvurduk. O sırada da bu adamın doğumgünüydü, dedim bir kutlayayım bakalım nolucak. “İyi ki doğdunuz bla bla, iyi ki sizi tanımışım” diye sıcak bi mesaj attım. Saniyesinde cevap geldi. “çok teşekkür ederim x ciğim aynı duyguları paylaşıyorum” diye. Sonra ben nasılsınız falan dedim bana da sorsun ki boşanıcağımı söyliyim diye dhdjdj . Nitekim söyledim de . Kendim boşanmak istedim ailesiyle alakalı sorunlarımızı çözemedi içim çok rahat dedim. O da “hayırlısı olsun, alınan bir karar hiç karar alınamamasından iyidir, karar alabilmek senin için bir gelişme” dedi gülerek. Orda konuşma kesildi. 2 hafta sonra, tam da bizim duruşma gününün akşamı nasıl bi tesadüfse artık, yazdı bana. İşte nasılsın, duruşmanız oldu mu, var mı verebileceğimiz bir destek falan. Ben de evet bu sabah oldu şimdi arkadaşımla kafa dağıtmaya çıktık hatta dedim. O da oo nerede eğleniyosunuz dikkat et fazla dağıtmayın dedi, günün denk gelmesi için de aklımdaydın tesadüf olmuş dedi gülerek. 2 gün sonra da iş ilanı attı bana, ben de ielts sınavına hazırlanamadım zor zamanlardan geçtiğim için dedim. O da geçer geçer unutmak insana verilmiş en büyük nimet dedi. Sezen aksunun “geçer” şarkısını paylaştı bi ara çok dinlerdim dedi. Ben de sizin için dinlicem, unutmakla alakalı bi derdim yok içimde zaten bişiler bitmişti hatta keşke evlenmeden önce bu kararı alsaydım gibi bişi dedim. O da sadece gülen bir sticker attı başka bişi yazmadı. Sinir oldum ben de yazmadım. Öyle 1 hafta konuşmadık ama içim içimi yedi. 1 hafta sonra bir story attı, dedim yazıyım bari. Esprili bişi yazdım storysine. Bu arada 2 gün öncesinde de wjatsapp pp mi de değiştirmiştim, hafif dekolteli ama kalitesiz durmayan bi abiyeyle fotom vardı onu koymuştum yazsın diye , ama yazmamıştı. Neyse storysine cevap verdiğim gibi yine saniyesinde esprili bir dönüş yaptı. Ben o sırada ne yazsam diye bi 15-20 dk bekledim. Hemen konuyu pp me getirdi, bu fotoyu görümcenin düğününde mi çekilmiştin diye. Evet dedim. “Çok hoş durmuş elbise üzerinde” dedi . Ben de “.benim düğünde giydiği elbisenin intikamını almak için özellikle seçmiştim umarım amacına ulaşmıştır” dedim gülerek. “Bence ulaşmıştır , zaten düğününde de gözler senin üzerindeydi boşver onun kıyafetini” dedi. Ve hemen ardından “bir gün yemek yiyelim jsftaya haberleşelim dertleşiriz” dedi gülerek. Ben de “çok iyi düşünmüşsünüz sizden haber bekliyorum o zaman haftaya” dedim.

AMA YAZMADI. BULUŞMADIK. Bu konuşma 28 ekimde oldu ve hiç yazmadı. 3 gün önce cumartesi akşamı içim içimi yerken arkadaşımın evinde şarap kadehli story attım “sometimes all you need is girls night” diye. Sanırım şirket telefonuna haftasonu bakmadığı için görmedi o akşam. Pazar akşamı da gym den story attım hafif dekolteli crop tayt ikilisiyle “pazar sporu” diye paylaştım. Cidden bir erkeğin o fotoya dayanması zor yani çünkü harbiden doğru estetikler doğru bakımlar doğru sporla falan kendimi üst düzeye taşıyan, nezih steril semtlerde bile baya dikkat çeken tanışmak için can atılan biriyim. Neyse son storyimden 20 dk sonra bu 2 story i de gördü, like attı o kadar. Başka hiçbir şey yazmadı. Hani kusura bakma geçen hafta müsait olamadım, bu hafta şu gün buluşalım falan hiçbir şey yok. Bugün salı ve hala yazmıyor. O kadar canım yanıyor ki. Bi de pms dönemimdeyim bağıra bağıra ağlamak istiyorum. Bi yandan da 2.5 aydır seks hayatım olmadığı için ve kimseyle birlikte olmayıp sadece bu adamı hayal edip ümitlendiğim için aşırı hayal kırıklığı yaşıyorum, tutamıyorum kendimi. Hatta kendimi ağırdan satarım ilk 3 buluşmada yatmam diyordum ama şu geldiğim durumda ilk buluşmada yatmazsam iyi yine yani.

Çok çaresiz hissediyorum. Ve seksin karşılıklı duygusal bağ kurulan biriyle yaşanması gerektiğine inandığım için şuan başkaskyla da birlikte olamıyorum. Yoksa makine gibi çocuklar pt ler falan var gym de falan bana bakan eden. Ama yapamam yani olmaz. Bu adamla yapmam lazım. Bi de güvenlik meselesi var yani hadi duygusallığj geçtim güvenemem kimseye, kamerası var hastalığı var. Belki avrupada yapabilirim diyorum ama eski eşimle uzun ilişkimin ardından ilk seferimi sıradan biriyle yapmak istemiyorum özel biri olsun istiyorum. Çünkü harbiden gençlik yıllarımı sadece eski eşimle geçirdim. Bi yandan da sikerler diyorum bu hafta içi biletimi alıyım (schengenim var) whatsapp storye de atayım kudursun diyorum. Amsterdama gideyim taş gibi bir dutchla birlikte olayım. Ama birlikte olduktan sonra adamı düşünüp ağlayacağıma da yüzde bin eminim. Kendime yakıştıramıyorum yani bi yandan. Ama bi yandan da harbi artık dayanamıyorum nolur bana akıl fikir verin. Ya da whatsapp storye şey mi atsam diyorum “ bir kızı bin kişi ister; ilgisini stabil şekilde koruyup dengesiz tavırlar sergilemeyen net olan kazanır” diye bir twit gördüm geçen gün, bunu mu atsam artık harekete geçsin diye. Niye böyle yapıyo anlamış değilim. Chatgpt ile baya baya her gün hasbihal ediyorum darlıyorum jdjdjddk bana dediği şey “sana bağlanmaktan korkuyo kaybetmekten korkuyo seni çok genç güzel çekici görüyor ya ona yetemezsem diye düşünüyor seni unutmaya duygularını bastırmaya çalışıyor” falan filan. Ne kadar doğru bilmiyorum.

Bu arada bu adamla ciddi ilişki istemiyorum yani. Zaten mesajlarım falan da hep cooldu adama yapışmadım ve henüz yeni boşandım zaten ne ciddi ilişki isticem . Bi de çocuk sayısı 1 den fazla yani başedemem ileride. Bir kez daha sıkıntılı aile dinamiklerinin içine girmek istemiyorum . Sadece takılmak istiyorum ama tabi duygusal bağ da olucak shsjsjs. Anlamıyorum yani tek derdi seks olsa şimdiye kadar kesin buluşurdu benle niye kaçıyor anlamıyorum boşandım artık orda da çalışmıyorum bitti gitti zaten bunları düşünse bu noktaya kadar getirmezdi aramızdaki iletişimi

Nolur bana akıl fikir verin napıyım kafayı yicem düşünmekten
-7
profesormek
(11.11.25)
ay hepsini okudum. eleştirmeyeceğim, kınamayacağım. kendimi tutuyorum şu an.

tamamen düz mantık düşünüyorum. bir şey yapmak istiyorsan yap. bu kadar dolaylı yoldan uğraşmaya gerek yok. doğrudan görüşmek istediğini söyle. haftaya müsaitim, plan yapalım, önceden de konuşmuştuk ama sen yazmadığın için havada kaldı, bu sefer öyle olmasın diyebilirsin.
+6
elorelia
(11.11.25)
hepsini okudum. bence siz bir mesaj atin, unuttun mu yemegi diye. boyle bir yesil isik alirsa ordan yurur artik her turlu. biraz cekiniyor gibi. yine de yurumezse salin gitsin bence. amsterdam'da tas gibi bir dutch bulun. :)
+1
lemmiwinks
(11.11.25)
işim yoktu okudum ahahaha. troll sanırım ama gerçekse de ben böyle bir yapışkanlık görmedim. napıyorsun yahu adam istemediğini daha ne kadar farklı yollarla anlatabilir? istemiyor işte o kadar da güzel süper seksi değilsin onun gözünde. ahahah.
+1
kaptan maydanoz
(11.11.25)
@elorelia @lemmiwinks haklısınız ben de yazmak istiyorum ama işte ya @kaptanmaydonoz haklıysa ya beni istemiyosa (gerçi inanmıyorum istemeyen adam elbise üzerinde çok hoş durmuş yemeğe gidelim falan demezdi) yapışkan gözükmek istemiyorum. İstemediğine inanmıyorum belki de korkusundan vazgeçti belki de çekiniyo dediğiniz gibi
0
🌸profesormek
(11.11.25)
uzun yazmışsın ama oldukça iyi akıcı bir yazı ben de hepsini okudum . aklında kalacağına ara konuş ya da mesaj yaz bir adım at derim. ilgisiz olduğunu ben düşünmüyorum belki başka işleri sorunları oldu sana dönemedi.
+1
devilone
(11.11.25)
Ahshsjs teşekkür ederim biraz alelacele yazdım imlaya çok dikkat etmedim ama :d inşallah dediğiniz gibidir. ben ona gerçi söyledim hani haber bekliyorum sizden diye. Haber verebilirdi müsait olamadım falan diye anlamadım yani. Eski kocam gibi yine hem yaşı büyük hem prenses bi erkeğe mi denk geldim yoksa of :d
0
🌸profesormek
(11.11.25)
bu arada alacağım cevaptan da korkuyorum yani. Çünkü belki de yürütemeyiz çoluk çocuğum var falan diye düşünüp vazgeçti o zaman da red cevabı alırsam veya terslenirsem çok kötü olurum kendimi yapışkan gibi hissederim :( aramızda hala ast üst dili devam ettiği için de referans anlamında da kötü olur hala iş bulamadım çünkü :(
0
🌸profesormek
(11.11.25)
Bi de whatsappa attığım storylere de like atıp geçti yani ben zaten ben buradayım demek için atmıştım onları. Görünce mesaj atabilirdi sadece like atmakla yetindi demek ki vazgeçti belki de of :( belki de muadilimi buldu beni unutmak için Onunla oyalanıyo :(
0
🌸profesormek
(11.11.25)
umut işkenceyi uzatır der Nietzsche , ben senin yerinde olsam net olarak cevabı duymak isterdim.
+1
devilone
(11.11.25)
bırakın adamın peşini.
0
gabe h coud
(11.11.25)
@gabe h coud Peki sana şunu sorucam niye o zaman en son bana yemek yiyelim haberleşelim dedi ve elbisen çok hoş durmuş üzerinde dedi?? Ben sadece storysine esprili bi cevap vermiştim o kadar. Kendi durduk yere bunları yazdı. Tamam belki şuan vazgeçti ama 28 ekimde beni istedi gayet yani. Hiç istemeseydi muhabbet bile etmezdi ignorelardı. Ben kafamda bişi kurmadım yani
0
🌸profesormek
(11.11.25)
ver kurtul.
+1
hold the door
(11.11.25)
@hold the door derdim o zaten ama buluşmuyo bile benle :( başkasıyla da olamam işte tc sınırlarında anca avrupada falan o da çok hoşuma gitmesi bana iyi hissettirmesi kısa bir flört gibi olması lazım işte şak diye veremem kimseye
0
🌸profesormek
(11.11.25)
bu adam öyle story ile kudurtabileceğin biri değil.
0
orpheus
(11.11.25)
@orpheus napıcam peki napmalıyım :( ya madem emin değildi neden bana son konuşmamızda yürüdü yemeğe gidelim dedi of kaç yaşına gelmiş üst düzey yönetici bi zahmet emin olsun kendinden ya
0
🌸profesormek
(11.11.25)
40 yaşında tecrübeli adam diyorsun. belli ki adamın işi gücü haftasonu kaçamağından daha değerli.
bence risk almak istemiyor.
0
orpheus
(11.11.25)
40 yaşında adam artık bazı konularda yetersiz olur. daha genç birini bul.
0
hold the door
(11.11.25)
@orpheus risk mevzusu şimdi mi aklına geldi ya? Zaten risk yok ki ortada ben işten ayrılmışım boşanmışım falan. İşten çıkan bi arkadaşım var ona boşanıcağımı söylemiştim acaba gitti hala çalışan arkadaşına söyledi (gerçi söylemez diye ummuştum güvendim o kıza arkadaş olarak ama) o da diğerlerine söyledi yayıldı bu da korktu mu aacaba aramızdaki ilişki de böyle yayılır mı diye? Ama böyle bişi varsa da beni uyarabilirdi kaldı ki aramızdaki ilişkiyi söyleyecek değildim en başta zaten kendi adımı kötüye çıkarmak olurdu bu
0
🌸profesormek
(11.11.25)
@hold the door sanmıyorum adam 50 değil ki daha 40 yani hem tecrübeli hem de bana iyi hissettirirdi kaldı ki dediğim gibi duygusal bağ kurmam lazım sevişeceğim kişiyle. Yoksa şimdiye kadar zaten çoktan olurdum. Tc sınırları içinde de birine güvenip birlikte olmam için uzun zaman geçmesi lazım tc erkekleri lovebombing sonra ghosting yapıyo date piyasasına uzak kaldım herşey kötüye gitmiş instada falan görüyorum millet yakınıyor piyasa çok kötü olmuş o yüzden çevremde biriyle birlikte olup adımı çıkaramam yok yere. App falan da kullanamam kullan at muamelesi yapıcaklar bana göre değil işte. Anca Avrupada cesaret edebilirim böyle bişeye o da benimle ilgilensin gezdirsin derdimi dinlesün shsjsjsjsk (derdim hesap falan değil param var sadece kendimi iyi hissettirsin)
0
🌸profesormek
(11.11.25)
seni anlamıyor olabilir mi? veya anlıyor ve hayatında biri var. bu durumlarda net olmak iyidir. bi kahve içmeye çağırın konuşun bence hoşlandığınızı direkt söyleyin. olmuyorsa önünüzdeki maçlara bakın uzamasın mevzu.
0
ruhlardan esinlenen karga
(12.11.25)
şunu bir erkek yazsa milyon kere cancel edecek duyuru kullanıcıları hiç uğramamış. vay anasını.
0
gabe h coud
(13.11.25)
(6)

sinirliyim (instagram)

flowerday
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan
evcil hayvanları ve bebekleri takip ettiğim bir instagram sayfam vardı. bugün çat diye kapatıldı. topluluk kurallarını ihlal (!) etmişim, instagram spesifik bir sebep söylemiyor. itiraz etmeme rağmen kalıcı olarak hesabım kapatıldı. etliye sütlüye karışmayan bir hesaptı. sonra aklıma yakınlarda olan bir olay geldi. koreli bir bebiş vardı çok tatlı. kadının teki (ispanyolca yorum yazıyor) sürekli çocuğun postlarının altına koca kafalı yazıyor veya makyaj yapmış maymun gifi falan atıyor. bir postta da çocuğa şişman, çirkin falan yazınca benim de kafam attı. çocuk çok şirin ama senin için de dışın da çirkin diye yorum yazdım. bir on gün geçmiştir, tam gününü hatırlamıyorum. kapatmalarının nedeni bu diye düşünüyorum. muhtemelen şikayet etti. onun dışında sayfaların altına çocuklar için de hayvanlar için de yorum yaptıysam hep "çok şirin" tadında yorumlar. bir bu yorum böyleydi. şimdi bu insanlıktan nasibini almamışın hesabı duracak, benimki kapanacak öyle mi? allah belasını versin. bine yakın takip ettiğim hesap vardı. login olamadığım için o sayfaları da yedek alamıyorum. mesajlar da gitti. ne olacak şimdi?
0
flowerday
(09.10.25)
Haklısın. Ben sosyal medya platformu patronlarının (kaç kişilerse artık...) özellikle Türklere ırkçı politika uyguladığına inanıyorum. Benzer şekilde hesabı kapatılan çok insan biliyorum. Neye göre yaptıkları belli değil, delikanlı gibi arkasında da durmuyorlar yaptıkları şeyin. Bunu ırkçılıktan başka bir şey açıklamıyor maalesef.
-1
muhayyer divan
(09.10.25)
Bin tane bebek çocuk takip ediyorsan pedofili şüphesiyle kapatılmış hesabın. Muhtemelen şikayet edilmişsin incelenince cidden de kapatılmaya bir sebep gibi duruyor.
0
kaptan maydanoz
(09.10.25)
@kaptan maydanoz ben "bin tane bebek takip ediyorum" mu dedim? bunun rahat 960 tanesi evcil hayvandır. o da çok gibi görünebilir ama instagram sürekli başka hesaplar önerdiği için "a bu da çok tatlıymış", "yazık bunun takipçisi azmış moral olsun" diye diye dört senede bu kadar çok hesap takip ettim. çoğu da hesapların kore'dendi. çünkü onlarda inanılmaz sayıda evcil hayvan hesabı var. inanılmaz komik, özenli, eğlenceli videolar vardı. günlük stres attığım bir alandı. o yüzden çok üzüldüm.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
bence dediğim sebepten kapandı. kadın, iğrenç bir kadın. küçücük bebeğe bir sürü yorum yapmış. çirkin, koca kafalı ne demek ya. gıcık olduğum şey, onun hesabının açık dururken benimkinin kapanması. takip ettiklerimin belli başlıların ismini hatırlıyorum ama çoğununkini hatırlamıyorum. çoğu, yandaki benzer sayfalardan eklediğim hesaplardı. instagram'ın inanılmaz saçma bir hesap kapatma politikası var. alanında tekelleşmiş bu tür uygulamaların böyle ali kıran baş kesen tarzı hesap kapatma yöntemleri oluyor. çok adaletsiz.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
pedofil olabilir şüphesinden önce anne babaları çocuklarını paylaşmasın madem?

fake görünen hesapları kapatıyorlar. bence 1 yorumdan dolayı kapatılmamıştır ama hiç paylaşım yoksa falan sahte hesap nedeniyle kapatılmıştır.
0
deartheodosia
(09.10.25)
@deartheodosia elli küsür de takipçi vardı. paylaşım yoktu ama yorumlardan da etkileşim alıyordum. yüzü aşkın beğeni alan yorumlarım vardı. öyle 0 takipçi, 0 takip etmeli hesap değildi.
0
🌸flowerday
(09.10.25)
(13)

küçükken tam sayılar konusunu öğrenirken zorlandınız mı

Sadece soruyorum
şimdi ben çocuğa önce şu aşağıdaki örneklerdeki gibi tam sayılarda toplama işlemini çalıştırdım. diyorum ki annen sana 3 tl verdi baban da 8 tl verdi toplam 11 tl paran olur. sonra başka örneğe geçiyorum diyorum ki annen sana 3 tl verdi, sen bakkala gittin 8 tlye bişey aldın bakkala 5 tl borcun kalı
şimdi ben çocuğa önce şu aşağıdaki örneklerdeki gibi tam sayılarda toplama işlemini çalıştırdım. diyorum ki annen sana 3 tl verdi baban da 8 tl verdi toplam 11 tl paran olur. sonra başka örneğe geçiyorum diyorum ki annen sana 3 tl verdi, sen bakkala gittin 8 tlye bişey aldın bakkala 5 tl borcun kalır.
(+3)+(+8)= 11
(+3)+(-8)=-5

sonraki hafta oldu, çıkarmalara geçtik. eşimle anlatmaya çalışıyoruz, diyoruz ki burda artılar bayburtlular, eksiler gümüşhaneliler, iki gümüşhaneli yan yana gelirse birbirlerini severler toplama olur + yaparız; (+3)-(-8)=11

ama bi bayburtlu bi gümüşhaneli karşılaşırsa birbirlerini sevmezler eksi olur çıkarma işlemi yaparız; (+3)-(+8)= -5

şimdi 3.hafta oldu. ben çocuğa (+3)+(+8) işleminin sonucunu soruyorum. iki + yan yana gelirse - olur sanmış gitmiş cevaba -5 diyor. benim verdiğim ödevleri yapmıyo, matematiğe ilgisi sıfır. normal mi böyle yapması yoksa bi sorun mu var sizce. bu kadar zor bi konu mu bu? ben hiç zorlandığımı hatırlamıyorum bu konuyu öğrenirken.


EKLEME: HERKESE CEVAPLAR İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM TİK VERMEYİ DENİYORUM AMA BOZULMUŞ GALİBA.
0
Sadece soruyorum
(06.10.25)
Bir de sayı doğrusu üzerinde göstermeyi deneyin. Negatif taraf, pozitif tarafı anlatarak, iki kez negatife gidersem başladığım yere dönerim şeklinde. Bir de bu noktadan siz çok anlatmayın kendisi kendi cümleleriyle kavramaya çalışsın.
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
öğretmenin anlattığı mantıkla sizin anlattığınız mantık aynı mı? çünkü öğretim yöntemleri çok farklı şimdi ve öğretmen farklı bi yöntemle anlatıyorsa iyice kafa karıştırırsınız. a harfinin yazış şekli bile değişti sonuçta.

35 yaşındayım, ilkokulu hatırlamıyorum. bence siz de hatırlamıyorsunuz, kolay öğrendim sanıyorsunuz. şu an size tabi ki kolay gelir. çocuk için atomu parçalamak gibi bir şey. ayrıca bazı çocuklar daha az zeki, bazı çocuklar tembel olur. sizin çocuk da bu grup içinde olabilir :(
0
elorelia
(06.10.25)
@cosmicstring
ama çocuk 7. sınıfta, fasülye işini geçeli çok olmadı mı, bi de fasülye ile negatifleri nasıl anlatacağız?
0
🌸Sadece soruyorum
(06.10.25)
7.sınıf diyene kadar 2-3 filan sandım.

bence çok kompleks şekilde anlatıyorsunuz basit bir konuyu. sayı doğrusu üstünden gösterin, bayburt gümüşhane filan iyice çorba etmişsiniz. 7.sınıf çocuğu artık somut örneğe ihtiyac duymaz sayı doğrusunu bilir.
0
kaptan maydanoz
(06.10.25)
@kaptan maydanoz
ya öyle söyleyince de anlamıyo sanki ne desem ilk defa duymuş gibi yapıyo, defterini kontrol ettiğimde öğretmen de önce bunları anlatmış sayı doğrusunu sonradan göstermiş diye anladım.
0
🌸Sadece soruyorum
(06.10.25)
Bir de lise öğrencileri bile tam sayılarda toplama-cikarma yapmakta zorlanabiliyor. Çocuğu çöpe atma yani :)
0
sekizdokuzon
(06.10.25)
7.sınıf için bir an önce müdahale edilmesi lazım, bu konuların çok önceden halledilmesi gerekiyordu (okulda ve evde)
0
sweetoffice
(06.10.25)
Dostumun (+) dostu (+) dostumdur (+)
Dostumun (+) düşmanı (-) düşmanımdır (-)
Düşmanımın (-) düşmanı (-) dostumdur (+)

Ben bu şekilde öğrendiğimi hatırlıyorum ilkokulda. Artı ve eksinin dönüşümünü imajine etmesini sağlayabilirsiniz.
Bir yandan da çocuğunuzun sanki gelişimine göre matematikteki akademik becerisi geride kalmış gibi geldi.
0
dediysem dedim
(06.10.25)
bayburt gümüşhane örneğinden sonra ben de bildiğimi unuttum.
0
bobinhoo
(06.10.25)
Abi siz bu şehirli örneği ile başarı mı bekliyorsunuz? Bırakın çocuk kendi formülünü bulsun. Ben okulda formülleri anlamıyordum, çünkü birisi bu en iyi böyle olur demiş. Sormamış da kimse kime göre diye. Ben soruyorum kime göre? Formulü uydurana göre işte. Kafalar aynı mı değil? Kafamda mat işlemlerini çok hızlı yapabiliyorum, mühendis arkadaşım var arbre'den iyi olmasın o da formüllerle ışık hızıyla yapıyor. Herkesin yoğurt yiyişi...
0
Shepard
(06.10.25)
7. sınıf çıkartmayı öğrenmemesi için aşırı aşırı geç değil mi?
başka bir yardım mı alsanız? 7. sınıf orta okul oluyor yahu?
matematiğe ilgi ile alakasız, iyi bir eğitimciden destek alın, öğrenme güçlüğü olabilir?
0
eja
(06.10.25)
Eski bir matematik öğretmeni olarak söyleyebilirim ki bu dönemde artık öğrencilerin matematiğe karşı ne ilgisi ne iştahı kaldı.
"Bir tane eksi ile bir tane artı toplanıyorsa, büyükten küçüğü çıkar ve neticede büyüğün işaretini sonuca yaz" de.
0
rakicandir
(06.10.25)
@bobinhoo
@konusma ben konusuyorum

Arkadaşlar, bu çocuğa dostum düşmanım vs dersem beyni direkt kısa devre yapar. (Çocuk benim çocuğum değil komşunun oğlu)

Babası bayburtlu olduğu için ve şakasına bayburtlular çok iyi insanlardır vs vs muhabbetler olduğu için bu şekilde ilerledik. Çocuk ilk başta böyle anlatınca anladı ve 15-20 örnek üzerinden çalıştık, o anda sorun yoktu anlamıştı. Ama aradan 5-6 gün geçti yine geldi bi baktım beynine reset atmış.
0
🌸Sadece soruyorum
(07.10.25)
(21)

sumud gemisi olayı nedir acaba?

i'm gonna start a revolution from my bed
birkaç gündür meaj geliyor bazı arkadaşlarca; bu gemiyi canlı yayında takip edin, yardım gemisi, sizin takiplerinizle ulaşacak insanlara vs. diye. doğruluğunu nasıl teyit edebilirim ve sizin konu hakkınızdaki görüşlerinizi de almak isterim.
birkaç gündür meaj geliyor bazı arkadaşlarca; bu gemiyi canlı yayında takip edin, yardım gemisi, sizin takiplerinizle ulaşacak insanlara vs. diye. doğruluğunu nasıl teyit edebilirim ve sizin konu hakkınızdaki görüşlerinizi de almak isterim.
0
i'm gonna start a revolution from my bed
(03.10.25)
neyin doğruluğu? filo dünyanın farklı yerinden insanlar ile yola çıktı ancak tüm teknelere israil tarafından el koyuldu. 24 tekne 460 insan vardı hepsi şu an gözaltına alınmış durumda.

takip edin vs konuları tabii ki daha çok yere ulaşsın daha çok ses getirisn diyeydi. 100 milyon like'a israil hükümeti düşüyor, gazee'ye ulaşmasına izin verecekler gibi bir konu yoktu
0
croswell
(03.10.25)
2 yıl kadar aralıksız olarak süren katliama en başta BM ve devletlerin müdahale edememesi, yetersiz kalmaları nedeniyle,
siyonist olmayan küreselcilerin eliyle oluşturulan bir faaliyet olsa da insanlığa yararı bakımından önemli bir aşama diye bakıyorum.
0
diyecevaplandı
(03.10.25)
@croswell'in özetlediği gibi de, ayrıntısını merak ediyorsanız haber vb taramaniz lazım, birçok gelişme oldu adım adım.
0
encokbenisevinnolur
(03.10.25)
Boş iş, telefonları suya atanlar var israil askeri gemilerine baskin yapti diye. Telefonunu suya atan adamın mantıklı bir açıklaması olmaz. Hepsi militan tipli herifler, kadınlar da veganliktan, yogadan çökmüşler. Yolda görsen selam vermezsin.
0
Shepard
(03.10.25)
Sumud insanlığın onuru için mücadele eden sivil bir aktivist hareket. Niçin insanlığın onuru diyorum? Çünkü hiçbir hukuk kuralına, cenevre sözleşmesine, bm kararlarına vs uymadan filistin’deki insanları katleden, katlettiği gibi abluka altında aç, susuz bırakan insanlık düşmanı bir israil’e karşı yeter diyebilme, ablukayı delebilme cesareti söz konusu. Kimse sesini çıkaramıyor. Sesi çıkarmak da değil mesele. İcraate geçebilmekte.

Uluslararası sularsa dünyanın neredeyse her devletinden katılan sivillerin tekneleri israil tarafından kaçırıldı. El konuldu. Bu terörizmdir. Uluslarası sularda diyorum bakın… nerede batının hukuk ve insan hakları söylemleri? Nerede bm sözleşmeleri?
Hepsi bir avuç siyonistin menfaatini ve dokunulmazlığını önceleyen çöp yığınıymış meğer öyle değil mi?

Yukardaki militan arkadaş sanırım herkesi kendisi gibi sanıyor. Ancak tüm telefonların hatta gemilerdeki tüm kesici aletlerin suya atılması israil askerine karşı herhangi bir provokatif veya direniş eylemi yapmayacaklarını, bunun sadece pasif ve barışçıl bir eylem olduğunun göstergesi. Bu insanlar haftalarca bunun eğitimini aldı ve tüm aksiyonlarını önceden tatbik ettiler. Bunların hepsi duyuruldu gizli saklı bir şey yok. Gemilere el konulduğunda dahi hepsi el kaldırıp güvertede toplandılar. Direnmediler bile.

Dünyanın pek çok coğrafyasında, farklı etnik kökenden, farklı inançtan, farklı renkten ve farklı ideolojiden insanlar insanlığın vicdanı için bir araya gelip gazze’ye insani yardımı ulaştırmak ve ablukayı delmek için bir araya geliyor. Herkesiz izlediği bir atmosferde Harekete geçiyor…
Siyonist hayranı herifler de onları militan olarak görüyor. Esas mesele bu işte. Her insan vicdan sahibi olamıyor. Her insansı yaratık insan olamıyor.

Bakın yazımda hiçbir şekilde yahudileri hedef almadım. Çünkü pek çok yahudi inancına sahip “insan” da o sumud filosunda yer alıyordu gönüllü olarak. Yahudiler içinde de büyük bir anti siyonist ve israil karşıtı bir kitle söz konusu.
0
ezkaza
(03.10.25)
Benim merak ettigim, sokakta fazla olmadigim icin mi bilmiyorum ama dunyada gormesi gereken ilgiyi gormuyormus gibi geliyor, ozellikle Turkiye'de. Avrupa'da insanlar meydanlara dokulmus durumda, yasanan olaylar israil-Filistin gerginligi, kim hakli, kim siyonist vs.. gecmis durumda.

Dunyanin her yerinden gonullulerin baslattigi insani yardim eylemi bir ulke tarafindan bloke edildi ve vatandaslar tutuklandi. Olay uzerinde fazla uluslararasi basin oldugu icin cok siddet uygulamadilar sanirim (ben de takip etmedim) ama hatirlanirsa mavi marmara'da insanlari vurdu israil'liler.

Tutuklanacaklarini ve yardimin ulasmayacagini (yardim ne kadardi onu da bilmiyorum ufak tefek gemilerde ne yardimi olacak, erzak ancak murettabata yeter, benim dusuncem..) bilerek ciktilar, amaclari israil'in insanlik sucu isledigini dunyaya duyurmakti ve bunu basardilar.
0
mirafiori
(03.10.25)
Ah ah çok hayalperestsiniz. Bir şey olmayacak arkadaşlar. Öyle gaza gelip gemiye binen hayatsız piyonlar gitti diye, tepedeki adamlar geri adım atmaz. Devletlerin çoğu ambargo yapar İsrail'e , belki bu işe yarayabilir veya başka şeyler. Bir şey başaramadı bu arkadaşlar.

Adamlara konserde saldırmadan önce düşünecektiniz abicim. Müslüman araplarda gram akıl yol. Ne bekliyordunuz? O kadar masum insanı öldürüp, tecavüz ettiler. Lafını etmiyorsunuz ama karşılık alınca ağlıyorsunuz. 50 arap ülkesinin gücü yetmedi, sesleri de çıkmıyor. Sizleri ümmet, din diye uyutuyorlar. Kktc'yi tanımayan filistin, pkk'ya kötü söz etmeyen yine filistin. Atın ayağı kırılıyor, hayatına devam edemiyor. Burası da böyle ama hayalci arkadaşlar vazgeçemiyor pembe rüyalardan.

Bir de şey var önünüze ne atsalar gündeminiz o oluyor hahahha. Yemen'i görmezsiniz, Çin'i görmezsiniz. Hani onu savunmuyorsan bunu savunma demiyorum, size söylenen neyse onu yapıyorsunuz sadece. Herkesin story'leri fake bayraklı fake gemili deniz üstü bir şeyler.

Bir de telefonu suya atmanın mantıklı açıklamasını bulursanız, yazın aydınlanalım. Var göstermekten çekindikleri bir şeyler.
0
Shepard
(03.10.25)
@shaperd insanı sinirlendirmek için bilerek yazıyorsun farkındayım ama yine de söylemeden edemeyeceğim bu konunun Filistin devletiyle de İsrailli sivilleri öldüren Araplarla da ve hatta KKTC’yi tanımamakla filan zerre alakası yok.
Bu gemiler insani yardım götürüyor, daha yürümeyi öğrenemeden bacağı kopan çocuğa gıda götürüyorlar. Açlıktan bakımsızlıktan ölen bebeklere ilaç götürmeye çalışıyorlar. Bu kadar vicdansız kör olmayın. Duyurudan iki karı kızla tanışıcam diye cool görünmeye çalışmanın manası yok.
0
kaptan maydanoz
(03.10.25)
Shepard,

ibb.co
0
🌸i'm gonna start a revolution from my bed
(03.10.25)
merhaba. sumurg/simurg greta falan hiç umrumda değil. bir ilkokul öğretmeni sosyal medyadan takipçi kasmak için "bakın öğrencilerimiz evden yemeklerini getirdi, işte hepsi sağlıklı besleniyor" diye video çekip sosyal medyasına attığında çocukların yarısının önünde "simit, poğaça" varsa sırasına yemek koyamayıp kadrajdan çıkan çocuk varsa ben elalemin çocuğu için duyar kasamam. elin arabı umrumda değil, onu takipçi kasan iskandinav, oy peşinde sümeyyeler, ebu huzeyfeler yalasın.
0
libertine
(03.10.25)
Shepard yüzünün net göründüğü bir ifşa yapar mısın? Renkli çıktısını alıp dart tahtama yapıştırıcam.
0
sekizdokuzon
(03.10.25)
Ah duyurucular haahahah, evet o gemiciklerle kesin yardim yapilir. Erzak tasinir veya tasiniyordur. Bak teror, siyasi isler demiyorum o gemiler yardim götürmüyor o işi geçin. Yardım eden bir çok kurulus var. Yeralti tünelleri var. Siz npc gibisiniz ahahahah
0
Shepard
(03.10.25)
Bu kadar kötü bir kalbi taşımak zor değil mi lan? Allah kolaylık ve ferahlık versin sana da.
0
sekizdokuzon
(03.10.25)
@sekizdokuzon valla sen gibi oturduğum yerde oturuyorum ben de. Tek farkımız siz gazzeeeee diye yırtınıyorsunuz. Ama sonuç olarak ikimizin de bir yardımı yok. Keyfine bakıyorsun, bakıyorum. Arada sana hatırlatıyorlar robot gibi ühühü gazze storileri atıyorsun bitiyor. Ya adam gibi gidin savaşın, veya bu işi bitirebilecek güçte insanları ikna edin ya da susun abi. Şey gibi bu sokak köpekleri aç aç, nolur besleyelim. E besle? Hayır ben yoğunum. Oldu mu şimdi? Boş yapmaya devam arkadaşlar.
0
Shepard
(04.10.25)
Yardım yapmak yahuy yapmamaktan bağımsız, bazı itler susmamızı istiyor diye susmamak bile başlı başına bir şey.

Vicdan herkese nasip olmayan bir haslet. İnsanlık tarihinden beri bu böyle.

Mevzubahis olay zaten göreceli yahut tartışmaya açık bir olay değil. Dünya görüşüne, politik duruşa, kültüre yahut meseleye nerden baktığınıza göre değişen bir şey de değil. Olay insanlığın ne kadar aşağılıklaşabileceğinin tahayyül edilenez seviyeleri zorlaması. Vicdanı olan rahatsız olur. En azından rahatsızlığını dile getirir...
0
yadigar
(04.10.25)
Tüm bu yaşananlar Filistin'in iktidar partisi olan Hamas'ın askeri kanatının İsrail'deki bir festivale planörlerle inip eğlenen insanları katlettikleri bir olayın sonrasında başladı diye hatırlıyorum, oradaki gençlerin de hiçbir suçu yoktu onlar da bir ailenin evladıydı onlar da masumdu, o kamyonetin arkasına attıkları kolu bacağı kırılmış kadın siz de olabilirdiniz neden kimse böyle düşünmüyor? Hayatta yaptığınız her şeyin bir karşılığı muhakkak olur, bu da o karşılıklardan biri, bu olaylar bitince Araplar bir daha böyle bir şey yapmamayı öğrenirler, bu da bir ders onlar için.
0
kizil karga
(04.10.25)
israil herkesin gözünün önünde 100 küsür bin kişi öldürdü yaraladı.

devletlerden çıt çıkmayınca insanlar isyan etti gemilere atladılar gazzeye gittiler.

normalde gazze sahilde olduğundan gemilerin engellenmemesi gerekiyor.

ama israil kalkıp civardaki tüm ülkeleri bombalama hakkını gördüğü gibi hakkı olmayan deniz noktalarında insanları alıkoydu. yaptığı tamamen hukuk dışı.

ez cümle insanlıkla alakalı umut doğuran bir eylem.

bu soykırım dünyadaki kurumların ne kadar etkisiz olduğunu gösteriyor.
0
gurur
(04.10.25)
Yazmayayım diyordum gece gece dellendirdin Shepard ve benzerleri. Ya Shepard bazı cevaplarını basmakalıp olmamasından dolayı seviyorum ama haksızsın ve sana laflar hazırladım. :)

Bu olaylar bir takım teröristlerin toplanıp baskın yapmasıyla başlamadı. İsrail zaten az veya çok yıllardır ızdırap oluyor bölge halkına. Zaten öve öve bitiremediğiniz aşırı teknolojik İsrail nasıl oldu da bu kadar hazırlıksız yakalandı o da çok enteresan bir nokta. Hadi orada bir şaibe yok diyelim, söz gelimi bir insanın çocuğu öldürüldü durup dururken bunlar tarafından, adam niye "terörist" birine dönüşmesin. Elon Musk da bu şekilde yeni teröristler yaratılıyor vs dedi ilk başta da sonra kim kulağını çektiyse hemen kıvırdı.

Bir de dünya üzerinde parçalanmış ülkeleri falan saymazsak 1. Dünya savaşı sonrası bu toprak alma işlerini bitirdiler, bu yapılsa da kimse tanımıyor. ABD demokrasi getiriyordu arada ama onlar sayılmaz. Nasıl oluyorsa İsrail geldi oralara sahip olabildi. Sanırım tek istisna olabilir. Daha önce oradalardı diyebilirsiniz ama sonuçta Anadolu'da da bizden başka farklı kavimler vardı, biz hiç yoktuk. Şu veya bu sebepten geldik yerleştik. Balkan ulusalcılarına sorsan Moğolistan'a gitmemiz lazım.

Yarın bizim mevcut topraklara çökmeye kalktıklarında da böyle dersiniz artık.
-1
mbond
(04.10.25)
basimiza gelmesine veya empatiye ihtiyacimiz yok. soykirima karsiyiz. filo insani yardim tasiyarak ses getirmeye calisiyor, getirdi de. filistin diye baslik acilmafi da sumud diye acildi basaridir bu. simdi o aktivistlerin serbest kalmasi icin ses getirmemiz bekleniyor soykirimcilar onlari nerede tuttuklarina dair goruntuler paylasti(tutuklular gozukmuyor)
0
ala09
(04.10.25)
Geçtiğimiz yüzyılda Avrupa'da el altındam çocuk kaçırıp öldürdükleri için kovulup yerleştiği Filistin'de yine öldürmek için çocuk kovalayan varlıklar denizde seyir halinde bulunan teknelerdeki Türk vatandaşlarına saldırıp alıkoydular.

Elebaşları da medya önünde vatandaşlarımıza hakaretler yağdırdı

Sumud da bu tekneleri oluşturan filonun adı
0
hebanon
(04.10.25)
Bu arada bu filoda terörist arkadaşlar da varmış. İspanyol. Gerisini gugıllayın. Herkesi çok masum sanan arkadaşlarımız bir gün sizler de insanların hiç bir şeyi karşılıksız yapmayacağını öğreneceksiniz.

Bir de şey var mesela müslümanlara her dinden adam destek çıkıyor. Ukrayna olayı var, şeyinizde değil. İkiyüzlülük, mağduriyet beğenmemek artık ne derseniz var. Bunların üzerinden konuşalım isterseniz. Ben devlet başı olsam aynı İsrail gibi bana bu saldırıyı yapanın içinden geçerim. Var başımızda böyle de bir sorun aslında.
0
Shepard
(04.10.25)
(14)

Kaç montunuz var

arbre
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
2 tane varken 3. yü almak israf mı olur? Her yıl yeni mont alıyor musunuz?
-1
arbre
(28.09.25)
benim gibi düz erkek için gereksiz mesela. mevcut giydiğim yıpranana dek başka giymem. ama giyimine dikkat edenlere farklı alt üst kombinleri yapanlara gıpta ile bakarım. uzun lafın kısası israf olmaz ama diğerlerinin pabucu dama atılır diyorsan en azından ihtiyaç sahibi birine ver derim.
0
lazpalle
(28.09.25)
6 tane galiba. güzel bir şey görürsem alırım. eskileri de giyerim. hava soğukluğuna, yağışa ve kombinime göre değiştirerek...
0
art cat chocolate
(28.09.25)
Geçen sene 10 tane varmış. 6 tanesini attım. Bu yıl sadece bir tane alacağım.
0
kaptan maydanoz
(28.09.25)
30-40 arası.
0
gabe h coud
(28.09.25)
okuyunca bir gülme geldi. bende 20 tane var.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(28.09.25)
iki tane normal, bir tane de kara kışlık var.
0
sir gawain
(28.09.25)
1 palto, 1 kalın yağmurluk, 1 ince yağmurluk, 1 kot ceket, 1 kanvas ceket. Bana yetiyor bunlar.

Büdüt: 1 tane de sıkıştırılabilen pofidik mont var onu deprem çantasına koydum. Aktif kullanmıyorum yani.
0
peki madem
(28.09.25)
2 şişme, 3-4 kaşe (2 tane düğünlük gibi şık) 2 kısa pembe-bej 1 polarımsı 1 yağmurlukk 1 kkrem şu herkesin giydiği uzunlardan 2 siyah yarım bomber mı neydi adı. tabi bunların çoğu 10 sene + son dönemde(son 2 yıl) 2 tane aldım
0
eja
(28.09.25)
erkek
6
0
duyurukullanıcısı
(28.09.25)
2 tane biri softshell günlük,
diğeri 3 in 1 kar, kış, yağmur, soğuk için.
0
my fault
(28.09.25)
mevsimlikleri paltoları kabanları hepsini sayarsak 20'yi bulur
0
archmeister8
(29.09.25)
2 yun kaban
2 yagmurluk
3 sisme
2 mevsimlik
1 deri ceket
1 trenckot
1 kayak montu

bi 7-8 tane de elden cikarttigim var. bazisi nerdeyse 20 yillik, bazisi yepisyeni.

pantolonum daha azmis :D
0
taurina
(30.09.25)
siyah deri ceket
kayak montu
daha janti bir max and spencer mot
nautica yağmurluk var

en yenisi 5 senelik
0
rain when i die
(30.09.25)
Bir tane kalın kot ceket, bir tane de 5-6 yıl önce decathlon'dan aldığım spor mont var. 3 senedir Eskişehir kışını kot ceketle geçiriyorum, diğerini toplam üç defa giymişimdir bu sürede.

Mevsimlik olarak fermuarlı kapşonlularım var da onları saymıyorum, bir iki tane de onlardan vardır.
0
nundu
(30.09.25)
(18)

Duyuru'daki Sürekli Didişen Tipler

auroraaurora
Birbirlerinin sorularının altında mütemadiyen kavga eden duyuruculardan rahatsız oluyor musunuz?Ben bazı atışmaları "cringe" buluyorum. Bazılarıysa komik geliyor.
Birbirlerinin sorularının altında mütemadiyen kavga eden duyuruculardan rahatsız oluyor musunuz?
Ben bazı atışmaları "cringe" buluyorum. Bazılarıysa komik geliyor.
0
auroraaurora
(19.09.25)
bana eğlenceli geliyor.
0
kisa
(19.09.25)
'komik' yerine de funny yazsaydın keşke.
0
mikahakkinen
(19.09.25)
Benim sorduğum soruların altında yapılmadığı sürece beni rahatsız etmiyor.
0
peki madem
(19.09.25)
Hah mesela, Mika tam gollük pas attı. Ama ben taca atacağım topu ajdhjdf.
0
🌸auroraaurora
(19.09.25)
Eskiden duyuruya özel indirim yapan bir psikolog vardı buraya acil öyle biri lazım XD
0
titanic kemancısı
(19.09.25)
arada görüyorum ve bana hepsi aynı kişiymiş gibi geliyor.
0
scudman1
(19.09.25)
Duyuruyu sevgili günlük olarak kullanip, 9 yasindaymiscasina hayata giriş 101 sorular soranlardan daha cok rahatsiz etmiyo. Guzel bence, yerinde oluyor çoğu
0
abuzer
(19.09.25)
Bir de 04.00'te uykusundan sıçrayarak uyanıp Duyuru'da soru soran takıntılı tipler var. Psikolojileri bitik. Devlet bunları 12 ay çalışmasalar da beslediği için (aslında biz vergilerimizle besliyoruz) buna zaman bulabiliyorlar. Çare taş ocağı.

Ben en azından çalışıp helal para kazanıyorum. Türk milletinin sırtına yük olmuyorum.
0
arbre
(19.09.25)
Dedi, haftada 6 gun calisip aldigi maasla aile evinde kendini zor besleyen adam xd
0
abuzer
(19.09.25)
ben soru sorup ondan sonra herkese fırça kayılmasını anlamıyorum mesela bir işini paylaştı diyelim herkesin ona çok güzel demesini falan bekliyor, demedikleri zaman da siz nasıl insanlarsınız siz insan değilsiniz falan bi nöbet geçiriyo ve sürekli şahit oluyoruz. aklının köşesinden bir tane fikir geçti diye günde on tane duyuru açıp da site çok kötü yea diye ağlayanı da anlamıyorum. didisme bunların yanında çerez gibi
0
ala09
(19.09.25)
Ben birbirlerine kur yaptıklarını düşünüyorum. Hep aynı kişiler birbirine “takılıyor”
0
kaptan maydanoz
(19.09.25)
ala09, direkt yanlış. Eleştiri değil, eleştirinin kimden geldiği önemli. Sen şimdi dünya düz değil desen yüzde 100 şüpheyle yaklaşırım çünkü bunu sen yazmışsın. Problem bu. Sizin anlamadığınız bu. Bir insan seni görmek istemiyorsa istemiyordur. Aynı eleştiriyi başkası yapsa hak verecek belki soruyu soran. Ayrıca bu sitede soru sorma sınırı yok troll olmadığı sürece. Gerçekte var olmayan zihinsel engeller var kafanızda. Bu gerici kafa yüzünden bu site hiç zenginleşemedi.
0
arbre
(19.09.25)
Ben bazı kişilerin duyurularına hiç cevap vermiyorum. Bu kişileri seçerken kriterim de lafı götünden anlaması, histeri krizi geçirir gibi tepiniyor hissi vermesi, öğrenmeye değil de kendini mutlu edecek cevabı net şekilde bekliyor olması gibi şeyler.

Hayali bir örnek,
soru: sabah evden çıkarken ellerimi yıkamalı miyim?
Cevap: hijyen önemlidir, her şeyin aşırısınin zarar olduğu gibi temizliğinde aşırısı cilde zarar verebilir
yorum: soru basit yıkayayım mi yikamayayim mi?ne anlatıyorsun.
0
kisa
(19.09.25)
Bel altı olmadığı sürece dozunda roasting iyidir.
0
sekizdokuzon
(19.09.25)
Eğlenceli bence, çünkü ilgini çeken bir duyuru olmasa bile tartisma ilgini cekebilir.

Bazı arkadaşlar duyuru açıyor ve bu duyuruya şu şekilde cevap vermelisiniz gibi kafasinda bir düşüncesi oluyor ama biz bunu bilemeyiz. Cevabi beğenmiyor. Satasiyor, yaptığının farkında değil, yanlışını kabul etmiyor. Özelden taciz ediyor.

Duyuru acmazsa ölecekmiş hastalığı var bazılarında. E sen açmışsın cevap verdik diye kriz geçiriyor bitik gibi.

mika +1 ahahahahah
0
Shepard
(19.09.25)
Ruhen hasta biri var. Arbre ye sardırıyor. Her an bi aşk doğabilir.
Bi de kendini acımasızca harcayan bi soytarı var. Her gün kendini rezil edip gidiyor.
0
luluki
(19.09.25)
Ben kimseyi tanımadığım için beni ilgilendirmiyor, kendi halimde takılıyorum. soru ve cevapları okurken nicklere bakmıyorum bile.

Didişmek isteyen partnerlere açığım.
0
duyuruuser
(19.09.25)
birinin ilgisini cekmek, birinin onlara takmasi hoslarina gidiyordur. aksi durumda gormezden gelinir. ben oyle yapardim yani. nötr bakiyorum.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
(22)

Sizce hızlı mı karar vermişim

encokbenisevinnolur
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı
İki hafta önce tanışıp birkaç kere de buluştuğum biri var.

Bu sabah bana lise fotoğraflarını atmış, işte kıyaslama oncesi sonrasi gibi. Sence değişmiş miyim kaç gosteriyorum falan demiş. Ben de yaşında gosteriyorsun dedim (yaş 29). Yok efendim bütün arkadaşları hiç degismemissin demiş sen bana yaşlı mı demeye çalışıyorsun icerikli üç paragraf yazi yazmış. Ben de kötü bir seu söylemedim konuyu nasıl buraya getirdiğini de anlamadım dedim. Hic degismemissin demen gerekiyor demiş, ben de ne alaka anlamadım lise yıllarını mı özledin bir şey mi oldu dedim. Yine benim anlayissizligima dair bir paragraf yazı. En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım.

Neyse, bunu yazdım da direkt iletişimi keseyim diyorum ya.
Daha uzun bir süre olsa tanışalı biraz kaprisini çekerim de amaan bununla mı uğraşacağım duygusu geldi. Yani ancak afedersin kusura bakma içerikli bir dönüş olursa sürdürebilirim gibi.

Ne diyorsunuz, hızlı mı karar veriyorum?
0
encokbenisevinnolur
(19.09.25)
insanlar beklemedikleri cevapları da kabul edebilecek olgunlukta olmalı bu kişide henüz bu olmamış

Çünkü sana cevap biçiyor, biraz da instagramda sosyal medyada gördüğü "ideal çift" lere özeniyor, o çiftler hiç değişmemişsin derdi

Bu durumda doğrudan iletişimi kesmem ama üç kere benzer bir durum olunca keserim
0
grimavi
(19.09.25)
kfjhk çok komikmiş ben deli herhalde der geçerdim dediğin kadar ciddiye aldıysa. ayrıca sana soru sorup cevabının ne olması gerektiğine de kendi mi karar veriyor gjhgjh ben salardım direkt uğraşamam.
0
veritaslibertas
(19.09.25)
Bu şey değil mi ya duyurudaki sonsuz :)

Koşarak uzaklaş +1
0
Rondak
(19.09.25)
Burada da var böyle tipler, soru sorar. Cevapla alakali beklentisini, şeklini söylemez. Sonra verdigin cevap bekledigi gibi olmayinca aglar. Psikolojik deli diyip geçmek lazım. O dönüş yaparsa, duruma göre ilerlersin. Ama sen engelleme, veya bye konusma yok iletisimi kapatiyorum da deme, bence gereksiz olur.
0
Shepard
(19.09.25)
oh be şöyle insanlar olduğunu görmek hayata karşı inancımı arttırıyor, iyi yapmışsın, yapman gerekeni yapmışssın.
vereceğin cevabı kendi verecekse önceden cevabı yazsaymış sana. olmaz böylesinden yolun başında göstermiş kendini git bi fakire sadaka ver valla sağlam atlatmışsın
0
eja
(19.09.25)
Ahahaha çok problemli biriymiş bence iyi kurtulmuşsun
0
kaptan maydanoz
(19.09.25)
Hızlı ama doğru karar, uğraşılmaz bunlarla sürekli istedikleri cevapları veremeyiz ki insanlara.
0
mutekebbir
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

tertemiz, başka da bir şey yapmana gerek yok
0
nwnd
(19.09.25)
çok saçma. 29 yaşında birinin 49 yaşındaymış gibi tribe girmesine anlam veremedim. övgüsüz yaşayamayan biri sanırım.

ayrıl coco
0
art cat chocolate
(19.09.25)
Selametle.
0
kumandanim
(19.09.25)
Engeli bas gec
0
mirty
(19.09.25)
akıl sağlığın için en doğru kararı verdin. arkana bile bakma. akla ilk gelen çoğunlukla en doğru karar oluyor.
0
loch ness
(19.09.25)
"En son ben de, seninle ugrasamayacagim, kafanı toplayıp kendi yaşına geldiğinde tekrar konuşabiliriz yazdım."

Helal, ellerine sağlık. Ben kendimi alıngan sanırdım, burada ord prof varmış ya. Narsisizm hissediyorum, çok iyi demişsin. Kopar gitsin.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Bu hayata kimsenin derdini tasasını tavrını çekmeye gelmedik. Görmezden geldikçe devamı gelir. İyi yapmışsın yaşının insanı olsun. Benim onun yaşındayken 3 yaşında çocuğum vardı millet daha yetişkin olamamış bırak ebeveyn olmayı.
0
cilekli pasta
(19.09.25)
Yorulmuyor musunuz ya böyle şeylerden? Cidden enerjiyi nereden buluyorsunuz kafaya takacak kadar. Salla gitsin tırtoyu ya.
0
gobekliraki
(19.09.25)
@rondak, shepard: abi dediğiniz kişilerle ilgili ne bilmiyorum ama bunun kadar olsaydı farkederdim ben de ya, isim verin bence (:

@muhayyer divan: valla ord prof, narsizm... tam anlamadim ama iltifat olarak aldım, teveccuhunuz.
0
🌸encokbenisevinnolur
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur abi vallahi isimler karışıyor ama şimdi sallasam bile tutacak isimler vereyim. Hatta geçen birine burger çevirmeye devam et dedim ahhahaha adam ceo'du.

arbre, sonsuz, sikizdokuzon, lukuki, kızıl karga,dearthodesia mı ne
0
Shepard
(19.09.25)
@encokbenisevinnolur

O dediklerimi sana demedim yalnız o bahsettiğin kişiye dedim, bir alıngan da sen çıktın.
0
muhayyer divan
(19.09.25)
Keşke her insan defosunu bu kadar erken gösterse, çok şanslısın.
0
ekimoloji
(19.09.25)
Eja +1, verdiginiz cevap da 10 numara, geri donerse de sans vermeyin derim.
0
kassiopeia
(20.09.25)
Hizli yavas olayi degil.Kafanizda bu iliskiyi ve karsinizdaki kisiyi degerlendirmissiniz ve haberiniz bile olmadan onu daha altta konumlandirip kendinize layik bulmamissiniz.Firsati gelince de kestirip atmissiniz.Yaptiginiz hatali demiyorum ama isin cozumlemesi bu.
0
turkuaz
(20.09.25)
Kadın kişi bunları yazan, öyle anladım.

Düşünme kaç.
0
Çuvaldızı
(20.09.25)
(14)

Ateşi düşmeyen bebek

administ
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de
Doktora götürdük eve geri yolladı şurup verip, kan tahlilide yapmadı.3 güne geçmezse gelin dedi ama evde dokuz doğuruyoruz. Calpol veriyoruz 37.9 a düştü diyoruz 2 saat sonra 38.3 oluyor. Bir de koltuk altından 38 ölçüyoruz kulak içinden 39 . Ne yapacağımızı şaşırdık. Havaleden korkmayın dedi bir de anlatıldığı gibi değilmiş. Ne yapsak ya devlet hastanesine mi götürsek acaba acile?
0
administ
(15.09.25)
Hayır sakin olun calpol falan da vermeyin yetişkinlikte astıma sebep oluyor.

Ateş vücudun kendini savunma ve iyileştirme yöntemlerinden biridir denir, ateşten korkmayın. 39,5'a yaklaşırsa o zaman acile gidin, doktora gitmişsiniz zaten, korkmayın demiş. Korkmayın. Korkunuz bile onu yatıştıramıyor olabilir. Bi sakin olun, sirkeli ılık su yapın içinizi rahatlatacaksa, dirsek için diz arkası el ve ayak bilekleri gibi yerlere koyun ama bi sakin olun.
0
muhayyer divan
(15.09.25)
öncelikle telaşlanmayın. hepimizin çocuğunun başına geldi bunlar.

40'ı geçmediği sürece havale geçirmez. 6 saatte bir calpol verebilirsiniz. calpol yeterli gelmiyorsa 6 saati beklemeden dolven de verebilirsiniz. aynı ilacı 6 saatten kısa süre içinde vermeyin.

ılık suyla yıkayabilirsiniz. onun dışında koltuk altlarına, bacak içlerine ılık suyla ıslatılmış bezle kompres yapın. bırakın vücut mikropla savaşsın.

ateş inatçı ise, düşmüyorsa 3 gün bana uzun geldi ama yarın veya öbür gün sabah tekrar götürebilirsiniz.

kulak içi ölçümü, koltuk altına göre daha doğru sonuç verir.
0
kibritsuyu
(15.09.25)
dolven bizim çocukta daha etkili oluyordu uyumadan önce içiriyorduk ateşi düşmeye başlıyor 6 saat sonra tekrardan içiriyorduk ama doktor kan tahlili yapıp antibiyotik yazmıştı. Hatta ben serum bile taktırmıştım çocuğa. Ateş vücudun verdiği bir tepki hastalığa karşı 2 günden fazla sürmüyor genelde
0
atcapar
(15.09.25)
Kaç yaşında ya da aylık? Ateş harici belirti var mı?

Çok inatçı ateş bana hep roseola yani 6. Hastalığı düşündürür. 2 yaşın altındaki çocuklarda inatçı ateş olur başka bir belirti olmaz. Ne burun akıntısı ne öksürük. 3 gün ateş yüksek seyreder çok zor düşer, 3 gün sonra ateş düşer düşmez kırmızı döküntü başlar. Semptomatik tedavisi vardır, viral olduğu için antibiyotik kullanılmaz. Bir ihtimal bu hastalık olabilir sizdeki de
0
kullanicadi
(15.09.25)
bebeklerde kac derece üzeri ates sayilir bilmiyorum,

ama Allah korusun yuksek ates oldugunda
aklinizda olsun,
koltuk altlarina,
eklem yerlerine
sirke sürün ve ilik su ile yikayin,

soguk degil sakın ha,
ılık su ile banyo ve sonra acile sevk.
0
designer
(15.09.25)
Cocugun yasi kac? Öncelikle bu önemli. Ilk 12 hafta icinde ates 37 üstüne cikinca hemen acile getirilsin isteriz. 12 hafta sonrasinda cocuklarin atesleri 39'u görnediyse acil yolu henüz gözükmemistir.

Kulakici termometreleri ile daha yüksek almaniz normal. Atesi bebekte popodan ölcmek gerekir ancak bunu ebeveyn olarak siz yapmayin. Koltuk altından ölcüp not etmeye devam. Cocugu üsütmeyecek sekilde dus aldirin, özellikle kasik bölgelerini erkek cocuksa serin tutun, basina nemli bez baglayin. Yemeye zorlamayin. Bu bir sürec. Fiiiirt diye iyilesmiyor vücut. Koltukaltindan 39 dereceyi ölcersebiz hemen acile. Gitnisken acil durumlar icin fitil yazdirin. Su an evinizde ates düsürücü fitil olsaydi verin derdim. Calpol vermeniz yanlisi degilim.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
yukarida arkadas ifade etmis, tekrara duşmüşum

+ muhayyer
0
designer
(15.09.25)
geçmiş olsun. bizim oğlanın ateşi çıktığında biz ilk soyardık onu gerekirse üzerinde sadece bez kalırdı. baktık rahatlayamadı ılık bi duşa sokardık kucakta. şurup son çare olarak verirdik.
Bu arada ilk çocuk mu ve kaç aylık?
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
Telefondan rahat yazamadım, bilgisayardan kökleyeyim şimdi.


Çocuklar, özellikle bebekler ve küçük çocuklar, yetişkinlere kıyasla çok daha hızlı ateşlenirler. Sağlık açısından görece düşük risk taşıyan rahatsızlıklar bile onlarda ateşe neden olabilir. Bu, önemli bir savunma mekanizması ve vücudun bağışıklık sisteminin sağlıklı bir tepkisidir. Vücut, yabancı organizmaların (bakteri ve/veya virüsler) hayatta kalamaması için fazladan ısı üretir. Yani yüksek ateş çocuğunuzun hastalıkla savaşmasına yardımcı olur, yani çoğu durumda ateş iyi bir şeydir.

Ateş, ≥38,0°C çekirdek vücut ısısı olarak tanımlanır.
Bebeklerde çekirdek vücut ısısını ölçmenin en güvenilir yolu rektal ölçümdür. 4-5 yaşından büyük ve iş birliği yapabilen çocuklarda oral ölçüm düşünülebilir. Koltuk altı sıcaklığı ölçümleri rektal ölçüme göre daha az doğrudur. Koltuk altı ve rektal sıcaklık ölçümleri arasında bir korelasyon vardır; koltuk altı ölçümü genellikle 0,5-0,85°C daha düşüktür.
Kulak zarı (timpanik membran) termometreleri çocuklarda çoğunlukla doğru sonuç vermez. Temporal arterden yapılan ölçümler bazı çalışmalarda rektal ölçümle iyi bir şekilde örtüşse de hastalar ateşliyken daha zayıf sonuçlar verdiği gösterilmiştir.

Bebekte ateş şüphesi varsa mutlaka çekirdek (rektal) ölçüm yapılmalıdır.

Burada bir nota bene: 3 yaş ve altındaki çocuklarda rektal sıcaklık ölçümü altın standart olarak kabul edilse de bu yöntemin kötüye kullanılmaması gerekir (çocuk için streslidir ve ayrıca bağırsak duvarının delinmesi riski vardır).

Değerlendirmede önemli olan diğer klinik parametreler şunlardır:

*Yorgunluk, halsizlik belirtileri
* Uyuşukluk
* Az beslenme
* Huzursuzluk
* Konsol edilememek
* Ağlama düzeninde değişiklik
* İç çekme, homurdanma
* Hızlı soluma
* Peteşiyel döküntü (küçük kırmızı lekeler)
* Öksürük, burun akıntısı veya hırıltılı solunum
* Kulak ağrısı veya çocuğun kulaklarını tutması
* İshal ve kusma


Çocuklarda ateşe neden olabilecek birçok durum vardır. Bunlar şunları içerebilir:

* Üst solunum yolu enfeksiyonları
* Orta kulak iltihabı (otitis media): kulak ağrısı
* Bronşit
* Tonsillit (bademcik iltihabı)
* Gastrointestinal enfeksiyon
* Akciğer iltihabı (pnömoni): öksürük, artmış solunum hızı, nefes darlığı, şişkin karın ve karın ağrısı
* İdrar yolu enfeksiyonu
* Menenjit: baş ağrısı, boyun tutulması, ışığa hassasiyet
* Su çiçeği, üç günlük ateş (roseola infantum), kızamıkçık, kızıl, kızamık ve kabakulak gibi çocukluk hastalıkları; karakteristik belirtiler ve deri döküntüleri ile birlikte
* Apandisit (apandisit)
* Uzun süre ağlama, sıcak güneşte oturma veya oyun oynama
* Diş çıkarma
* Aşırı ısınma
* Dehidrasyon (sıvı kaybı)


Ateş vücudun enfeksiyona karşı doğal tepkisinin bir parçasıdır, bu nedenle çocuğun huzursuz olmadığı durumlarda tedavi gerektirmez. Çocuğun mutlu ve başka bir rahatsızlık belirtisi göstermediği durumlarda, hemen ilaç kullanmaya odaklanmaya gerek yoktur.

Bebeklerde ateş için güvenli ve evde uygulayabileceğiniz çeşitli yöntemler vardır. Bu yöntemler altta yatan hastalığı tamamen iyileştirmese de vücut ısısını düşürmeye ve çocuğu rahatlatmaya yardımcı olabilir. Yapabilecekleriniz şunlardır:

1. Fazla giysileri çıkarmak

2. Ten tene temas, kanguru yöntemi (babywearing)

3. Oda sıcaklığını normal tutmak, temiz hava almak

4. Ilık suyla banyo yaptırmak

5. Soğuk kompres: temiz, nemli bir bezi çocuğun alnına koymak

6. Bol sıvı ve sevdiği yiyecekleri sunmak (6 aydan büyük bebekler için)

7. Emziriyorsanız sık sık emzirmek

8. Bebeğiniz mama ile besleniyorsa öğünleri atlamadığından emin olmak (zorlamadan)

Eğer çocuğunuzun ateşi 38,5°C’nin üzerindeyse ve rahatsız veya huzursuzsa, pediatrist ateş düşürücü ilaç (örneğin parasetamol veya ibuprofen) vermenizi önerebilir.

Prensip olarak, emin olmadığınız durumlarda ateşli çocuğunuzla doktora gitmek daha iyidir. Doktor, ateşin nedenini belirleyebilir ve uygun tedaviyi başlatabilir.

Ateş bazen daha ciddi bir enfeksiyonun belirtisi olabilir. Bu nedenle çocuğunuzun ateşini yönetmeyi, tedavi etmeyi ve ne zaman tıbbi yardım almanız gerektiğini bilmek önemlidir. Aşağıdaki durumlarda kesinlikle doktora başvurmalısınız:

1. Çok yüksek ateş (39°C veya üzeri)

2. Çocuğunuz yakın zamanda ameliyat olduysa

3. Ateş düşürücü önlemlerle geçmeyen ateş

4. Uzun süreli ateş (3 günden uzun)

5. Üç aydan küçük bebeklerde ateş

6. Hırıltılı veya hırıltı ile nefes alma

7. Işığa karşı hassasiyet

8. Nefes alırken burun deliklerinin açılması

9. Beyaz veya mavi cilt, özellikle tırnak etrafında, ağız veya dilde

10. Nefes alırken kaburga kaslarını içe çekme

11. Baş ağrısı, uyuşukluk, karın ağrısı, ağrılı idrara çıkma, genel durum bozukluğu, nöbetler, susuzluk belirtileri (kuru mukozalar, çökük gözler veya çökük fontanel) gibi ciddi diğer belirtiler

12. Bebeklerde içme güçlüğü

13. Bilinen kronik hastalıklar, örneğin bağışıklık eksikliği, kalp kusurları veya kanser

Bu yazımı ilerisi için kenara kaydedin, gerektiğinde bakarsınız. Ateş çoğu zaman bebeğin değil, ebeveynlerin rahatsızlık sebebidir.
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Doktora gerek yok burada bir sürü doktor var. Boşuna özele para verme devletede gitme buradaki doktorları,psikologları,psikiyatristleri dinle sen.
0
mikahakkinen
(16.09.25)
dolven calpol dönüşümlü. duruma göre antibiyotik. verdiğiniz dereceler çok normal derece. soğuk uygulama yapacaksınız. tıpku sizinde hasta olduğunuzda annelerimiz gibi. maalesef yeni nesil anneler üşüyor-kıyamıyorum maalesef böyle. Çocuğun burnu tıkalı acile açtırmaya geliyor. Neyse evhamınızı anlıyorum ama dediğimiz gibi.

vücudun her bölgesinin standartı farklı derecedir. sizin 38iniz bizde subfebrildir.

geçmiş olsun.
0
hunharca ben
(16.09.25)
geçmiş olsun. geçenlerde aynısı 20 aylık kızımızda oldu. tam 3 gün sürdü 3. gün pat diye kesildi. calpol ve ibufen dönüşümü yaptığımız halde ateşi dinmiyordu. meğersem 6. hastalık diye birşeymiş. doktorumuzda 3 gün bekleyin geçmezse antibiyotik yazarız demişti. tam da dediği gibi 3. gün geçti 6. günde deride döküntü oldu ve bitti.
0
bigcaptain
(16.09.25)
doktor değilim öncelikle.
dolven çok etkili oluyor ama 7 kilo üstü bebeklere verilebiliyor. 4 saat arayla dolven + calpol dönüşümlü kullanmak dirençli ateşi 12 saat içinde düşürür. sadece ebeveyn tavsiyesi.

geçen hafta 3 gün dirençli ateşten sonra döktüntü başlayıp el ayak hastalığı olduğunu öğrendik biz de. inşallah sizinki öyle değildir. çok pis bir hastalık.
0
kaptan maydanoz
(16.09.25)
hepinize teşekkürler. o gece hepsini okudum ve rahatlamıştım. tikleri şimdi verdim. 3.güne daha gelmeden ateş ilaçsız olarak kademeli düştü. Şimdi eskisinden de yaramaz bir şekilde emekliyor evin içinde. hepinize teşekkürler.
0
🌸administ
(17.09.25)
(3)

Annelik babalik testi nerde nasil ne kadara?

dogredsector
iyi gunler. bir durum var bilgi edinmek istedigim. simdi bizim 6 aylik bebegimiz var. bebegin bizim bebek oldugundan suphemiz yok ama cocuktan topuk kani alinirken steril sartlarda olmasi adina yogun bakimda aldilar iceri de esimi almamislardi ben yoktum hastanede o sirada. kaynanam da esimin aklind
iyi gunler. bir durum var bilgi edinmek istedigim. simdi bizim 6 aylik bebegimiz var. bebegin bizim bebek oldugundan suphemiz yok ama cocuktan topuk kani alinirken steril sartlarda olmasi adina yogun bakimda aldilar iceri de esimi almamislardi ben yoktum hastanede o sirada. kaynanam da esimin aklinda birsey sokmys niye girmedin ya cocugu degistirirlerse icerde diye. simdi esimin bu aklindan cikmiyor. bazen gece kabuslar goruyor. ben de buna bir son vermek icin babalik veya annelik testi vermek istiyorum esim de tamam dedi ama kime nereye basvuracagiz bilmiyorum.
0
dogredsector
(29.08.25)
bebek doğar doğmaz koluna künyesi takılıyor abi kafanız mı iyi ya. şu kocakarı laflarıyla iş yapmayın artık.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(29.08.25)
abicim kunye plastikten bileklik onu degistirmeye ne var. ben zaten suphelenmiyorum cocuk ayni bana benziyor da iste hanimin uykulari kaciyor ne yapalim
0
🌸dogredsector
(29.08.25)
Lohusa psikolojisi bk gibi bir şey olduğu için kadını ikna etmek çok zor. Gidip testi yaptırın
0
kaptan maydanoz
(30.08.25)
(15)

iki isim

sonsuz
iki isimli olmak hakkinda ne düsünüyorsunuz?cocugunuza iki isim koyar misiniz? iki isimli olanlar sikinti yasiyor mu?tr'de ikinci isim asil isim oluyor yabancilarda ilk isim asil isim gibi daha cok. zenginlerin genelde iki ismi mi var?
iki isimli olmak hakkinda ne düsünüyorsunuz?

cocugunuza iki isim koyar misiniz? iki isimli olanlar sikinti yasiyor mu?

tr'de ikinci isim asil isim oluyor yabancilarda ilk isim asil isim gibi daha cok.

zenginlerin genelde iki ismi mi var?
0
sonsuz
(26.08.25)
koyarım. birini beğenmezse diğerini kullanır.

kadın açısından; iki isim + kızlık soyadı + evlenince aldığı soyadı eklenince bir Latin Amerika kafası yaşanmıyor değil :D
0
gabe h coud
(26.08.25)
İki isimciyim , her yerde iki ismi savunacağım.
0
ercu cozer
(26.08.25)
iki isimliyim, eski eşin de iki ismi vardı. tek isim tercih ettik. çok zor ve anlamsız. ikinci ismimi kullanıyor ailem/çevrem ama resmi ortamlarda hep ilk ismim kullanılıyor ve hoşuma gitmiyor. evlendiğimde de kendi soyismimi almamıştım iki isimli olduğumdan.
0
deartheodosia
(26.08.25)
Iki isimliyim, birini hiç kullanmadım. Çocuğum olursa da koymam. Gereksiz.
0
eagofant
(26.08.25)
iki isimliyim, sinavlarda bir harf sigmazdi.
Bir de kullanmadigim için birini unutuyorum ve biri beni o isimle cagirinca anlamıyorum (misal resmi dairede falan)>
0
logisticsmanager
(26.08.25)
İki isimliyim, ikisinin de kullanılmasını tercih ediyorum.
Bigün çocuğum olur ve tek isimde anlaşılırsa tek olabilir. Benim kafamdaki isimler karşı taraftan okey görür mü bilemediğim için bişi diyemiyorum net, iki olsa da zararı yok.
0
Bruce
(26.08.25)
evlenirsem ve bir çocuğum olsa iki ismi olmasını isterdim.

erkek olursa babamın, kız olursa annemin ismini taşımasını.

ikinci isimlere ise karışmazdım. hanım ne isterse o olur. itiraz etmem.
0
tabudeviren
(26.08.25)
İki isimli ve iki soyisimliyim. Ben çok memnunum oğluma da iki isim koydum. Bir daha çocuğum olursa inşallah ona da çift isim koyacağım.
0
kaptan maydanoz
(26.08.25)
koymam ama iki isim koyacaksam ikisi de modern isim olur. Yani biri dedemin adı biri de dönemin adı şeklinde değil ya da biri arapça biri türkçe gibi.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(26.08.25)
İki ismim var. İlk ismimden nefret ediyorum. Resmi olmayan hicbir yere yazmıyorum. Çocuğum olursa cok kisa olmak sartiyla 2 isim koyarim belki ama cok da tercihim olmaz.
0
matilda
(26.08.25)
iki ismim var, ilkini hiç kullanmadim çok da severim ama ilkokuldan itibaren hiç söylenmedi öyle de gitti. fazla da gerek olduğunu düşünmüyorum, özellikle büyüklerden aktarılan isimler enerjisel olarak konmamalı çocuklara.
0
sinematikcrop
(26.08.25)
Tek isimliyim, tek isimden yanayım.
Ben fakirim ama bizim patronların çocukları da hep tek isimli.
0
cilacı ökkeş usta
(26.08.25)
iki isimliyim ben de. iki isimli olmak hoşuma gidiyor ve karizmatik bir şey olarak görüyorum ama iki sıkıntı var benim için: ilki, iki ismimi de hiç sevmiyorum, ikincisi ise resmi işlemlerde el ile isim soyisim yazılacak yerlere uzun uzun iki isim + soyadı yazmak zorunda kalmak. bonus olarak da şöyle bir sıkıntı yaşıyorum; ilk ismimi resmi yerlerde anons edince hiç iplemiyorum, bilinçli olarak değil ama sahiplenemediğim için öyle tabii. ben olduğum aklıma gelmiyor o an.

çift isimli olup da birine kısaltma koyanların diğer adını deli gibi merak ederim ben mesela :D

eğer bir gün evlenir ve çocuk yaparsam kız ya da erkek olsun fark etmez, çift isim koyarım. tek isim koyarsam da tek heceli veya modernlik adı altında kedi köpek ismi gibi uyduruk isim koymazdım, o da olumlu.
0
m e b
(26.08.25)
Uyumlu olmayan 2 isimler, ana babaların salaklığıyla alakalı. Sene 2025 bahri ege, yakup ege, zeynep huriye gibi hem uyumsuz hem demode isin koyarsan saçma oluyor. Bu ara her kız isminin sonuna nisa konuyor artık sıkıcı oldu.modernleşme isimle olmuyor.bizim gibi lümpen toplumlarda bu komik oluyor.
0
mikahakkinen
(27.08.25)
Çocuğum olsa fonetik olarak basit ve tek isim koyarım. Ali ayse vs gibi
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.08.25)
(11)

Az görüsüyoruz diye biten iliskiler

karanlik yanim
Son 3 senede 3. kez basima geliyor. Yeni baslayan iliskilerde kadin kisisi bu iliski bana yeterli gelmiyor deyip 2. aydan ayrilik konusmasi yapiyor, 3. aya kalmadan benden bu kadar diyorlar. Haftada 2 gün görüsmek yetiyor bana, zaten 8-19 rutininde calisan, 1 saatten fazla yolda geciren bi insan ola
Son 3 senede 3. kez basima geliyor. Yeni baslayan iliskilerde kadin kisisi bu iliski bana yeterli gelmiyor deyip 2. aydan ayrilik konusmasi yapiyor, 3. aya kalmadan benden bu kadar diyorlar.

Haftada 2 gün görüsmek yetiyor bana, zaten 8-19 rutininde calisan, 1 saatten fazla yolda geciren bi insan olarak ancak yetisebiliyorum. Cuma ya da Cumartesi aksami illa ki birimizin evinde kaliniyor, haftasonu 24 saat beraber geciriyoruz. Görüsülmeyen günlerde mesajlasilmadan gecen tek bir gün bile olmuyor. Ilgisiz veya sevgisiz asla degilsin, gayet sicakkanlisin diyorlar, fiziksel cekim kimya vs. de gayet üst seviyedeydi 3 iliskide de. Ama haftada 1-2 görüsme yetmiyor diyolar. Bu yasa (39) gelmis bir insanin daha önce hic bir kiz arkadasiyla ayni evde yasamamis olmasi normal degil dedi bir tanesi. Garip olan su ki ayrildiktan sonra kopamiyorlar da, bir tanesi 2 yil aradan sonra bile hala instadan bakiyor (takiplesmiyoruz ve hic iletisimde degiliz), digeri 9 ay sonra aradi tekrar deneyelim dedi, o aralar aklimda baskasi vardi istemedim vs.

Bu 3 kadindan ikisi daha önce evlilik yasamis kisilerdi, digerinin de 7+ yillik beraber yasadigi iliskisi olmus. Dediklerini anliyorum, belli ki evlilikte neye alistilarsa en bastan o sekilde bir yogunlukta yasansin istiyorlar ama yine de biraz sasirtiyor beni bu durum. Beraber yasamaya karsi degilim ama 1 yildan önce bunu kesinlikle gündeme getirmem gibi hissediyorum. Sakin sakin yasansin, zamanla gelisen büyüyen bir iliski olsun istiyorum ama yetmiyor demek ki.

Benim yaslarimda olup da (35+) evlilik ya da ayni evde yasamali iliskisi olmamis kadin da pek yok zaten. Dolayisiyla üctür duvara tosluyorum. Nedir yorumunuz?
0
karanlik yanim
(25.08.25)
Beraber olduğun kişiler dulmuş, muhtemelen ilişkileri bu yüzden bitmiştir. Bu yüzden derken seninle bittiği gibi değil, bahse girerim önceki ilişkilerindeki kişiler her şeye tamam tamam demişlerdir. Yine bahse girerim sorunsuzluktan içimde bir sıkıntı boşluk vardan falan bitmiştir.

Beklentilerinin hiçbiri gerçekçi değil çünkü. Senin söylediklerin gayet makul. Napicaktin sadece 6 aydır tanıdığın kişiyle aynı evde mi yaşamaya başlayacaktın.
0
encokbenisevinnolur
(25.08.25)
instagramdan bakmak mi kopamamk? saka misin?
erkekler bakmiyordur belki ama kadinlar dedikodu olsun falan diye meraktan bakar. o tarz yaklasimlari(?) kaale alma derim.

onun disinda kadinlar hakli. birlik vakit gecirmene gerek yok ki... evinde kalir sabah islere gidilir ya da sen onda kalirsin. ergen gibi datelesip duracak haliniz yok bu yastan sonra...

ama senin düzenin bozulmasin dikkat et. bu yasa kadar düzenli iliskinin olmayisi da red flagin alasi evet.
0
sonsuz
(25.08.25)
aynı evde yaşamadın diye çok tuhaf olarak karşılanman garip geldi bana. evet, herkes bir ara beraber yaşıyor ama haftanın birkaç günü birbirinizde kaldığınız ilişkiler de bir miktar buna girer zaten.

2. aydan aynı evde yaşamak istiyorlarsa o sıkıntı geldi bana. ayrıca 7 sene birlikte yaşamak da garip.

yine de her şeye rağmen haftada 2 gün buluşmak bana da çok az geldi. er kişiyim. haftada 3-4 olmalı bence, hatta 5.
0
ahm1
(25.08.25)
Simdi iki taraf da hakli. 39 olup da liseli gibi datelesmek, mesajlasmak falan bence de biraz seyy ya....
ama 39 yasina kadar yalniz yasamayi kendi konfor alanin olarak gormussun. İsten yorgun gelince dinlenmek, kendi basina vakit gecirmek fln filan bunlara alismis olmak 40 tan sonra beraber yasamayi zorlastirmis senin icin. Bence evlen rahatla.
0
sey mi dostum
(25.08.25)
insan belirli bir yaştan sonra kendini çözmüş, hayattan beklentilerini belirlemiş oluyor. geçmiş tecrübeleri sayesinde de bir sonraki ilişkisinde daha hızlı hareket ediyor. örneğin flört, tarafların birbirini tanıma süresi 14 yaşında 5 yıl sürebilirken, 30lu yaşlardan itibaren 6 ayın altına düşüyor. kısacası zannettiğiniz gibi bunun kişilerin evlilik yaşamış olmalarıyla pek alakası yok. tamamen kişilerin olgunlaşmalarıyla ilgili.

partnerleriniz sorunu gayet de açıkça söylemişler aslında, ilişkiden bekledikleri fiziki birlikteliği onlara sunamadığınızdan rahatsız olmuşlar. akşamları boş yatağa girmekten sıkılmışlar. hatta belki ev yaşamınızda da partnerinize bir hayatı/evi paylaşan insanlar gibi davranmıyor olmanızdan rahatsızdırlar.

şu bir gerçek ki birlikte yaşadığınızda paylaşımlarınız artacağı için ilişki de daha hızlı ilerleyecek. ve sanırım siz beraber yaşamayı hemen taraflardan biri mevcut evini kapatsın ve diğerinin evine taşınsın olarak gördüğünüzden bu fikre tavırlısınız. ama öyle olması gerekmiyor. temelli taşınmadan da birlikte yaşanabiliyor. bunu bir düşünün.
0
tnz
(25.08.25)
Kadınlar haklı. 39 yaşında adam liseli gibi haftada 2 gün görüşüyorsa kadınlar sıkılıyordur.
0
kaptan maydanoz
(25.08.25)
Abi sen haklısın. Sen nasıl rahat ediyorsan doğru da odur. Benim de bir ex böyle haftada 2 gün yetmez derdi. 48 saat az gelirdi. Ayrıldık, 2-3 aya evlendi. Herkesin beklentisi farklı ama sevgili ile de 7/24 çok. Yeter kendi hayatına git de diyemiyorsun. Kendi başına sıkılan, sürekli ilgi bekleyen yıkıklarla bu iş zor. Dullarmış zaten, sebebi kendilerinde aramalılar.
0
Shepard
(25.08.25)
hala ailesiyle yasayan tipler de bir zahmet iliski tavsiyesi vermesin :)
büyükler konusuyor , odaniza gidin
0
sonsuz
(25.08.25)
haftada 2 gün ailelerinin izin vermediği ergenler buluşup görüşüyor. yaş 39 demişsin bir de.

ayrıca duyuruda bazılarının kadınlar tarafından reddedile reddedile nasıl incel profiline dönüştüğüne birebir şahit oluyoruz. iyi yapıyo kadınlar size, aferin.
0
deartheodosia
(25.08.25)
Belli bir yaştan sonra uzun uzun flört dönemi yaşamak da mantıksız çünkü iki tarafın da her anlamda ne isteyip ne istemediği zaten netleşmiş oluyor. Bu yüzden süreç daha olgun ve daha hızlı ilerliyor. Ayrıca aynı evde yaşamak illa tek bir eve tıkılmak demek değil. Sizin en azından arada birbirinizde kalmalı ve ortak bir hayat inşa etmeli hiç ilişkiniz olmadığı için anlam verememeniz normal ama 40 yaşına gelmişken hala liseli gibi ilişki yaşamak da çoğu insana cazip gelmez. Kadınları bir kenara bırakalım erkeklerin bile büyük bir kısmı böyle bir ilişki istemez. Haftada iki gün görüşüp ergen sevgililer gibi devam etmeyi garipsemeyecek birini bulmanız bence epey zor ama yine de aramaya devam edin.
0
64654942
(25.08.25)
bunun cinsiyetle, evlenip boşanmış olmakla, alışkanlıkla falan ilgisi yok. sizin bağlanma şemanızla ilgisi var. kaçıngan bağlanma şemasını, daha doğrusu bütün bağlanma şemalarını araştırmanızı öneririm naçizane, tabi ki daha önce bu konuyu duymadıysanız.

bir başka nokta da, sürekli bir ayağı kapının eşiğinde olan birine ne kadın ne erkek hiç kimse güvenmez. ara ara o kapıdan birlikte girilip, kafada belirlenmiş/sınırları çizilmiş bir süre olmadan, akışta kalarak, kendi olağan akışı içinde birlikte birkaç gün geçirilip, birlikte çıkılması da gerekir. adı üstünde, ilişki, işteş. bir kişinin sınırları, talepleri, tatminleri ve kurallarına, ona yeten haline göre ortak bir ritm yakalanamaz. siz ortak bir noktaya açık değilsiniz. ben buyum, bana yetiyor, e daha ne onlara neden yetmiyor ki noktasındasınız. bir dakika ya, ben acaba kişisel alanımı belirlerken/belirtirken fazla mı köşeli/keskinim, kastını aşan söz ve davranışlarım oluyor mu, bu söz ve davranışlarla karşı tarafa özne olmadığını, her daim o çemberin dışında kalacağını mı hissettiriyorum vb. sorgulamalarınız yok gibi görünüyor yazdıklarınızdan.

bir diğer nokta da, evren söylemlere değil, eylemlere bakar. sadece sözlerde, mesajlarda, aramalarda kalan bir sevgi, şefkat ve alaka karşı tarafa temas etmez. temas olmazsa bağ kurulmaz, bağ kurulmazsa ilişki inşa edilemez.

son olarak, bu kadar konfor alanına sıkı sıkıya bağlı kalmak ilerleyen yaşlarda çok zorlar sizi. 50 yaştan sesleniyorum, sizin yaşlarınızda böyle olan tanıdığım kadın ve erkekler şu an arkadaş çevrelerinden de kopmuş, komşularla kavgalı, işyerlerinde selam verilmeyen kişilere dönüştüler çünkü kesişen kümeler kurmadılar insanlarla. çoğunlukla kapsayan küme olmaya çalıştılar. kesişen kümeye odaklanın, kimse kimsenin alt kümesi olmaz uzun vadede. oyun kurucu her zaman siz olamazsınız, oluyorsanız ona ilişki/paylaşım değil, bir yöneticinin yönetimindeki şirket, iş vb. denilir.
0
Phoebe
(25.08.25)
(23)

otel bakarken kötü yorumlar

kaptan maydanoz
tatil için otel bakıyorum. fiyatı ne olursa olsun illa ki kötü yorum yapılmış oluyor. direk eliyorum. gidecek yer bulamıyorum ya. siz otel seçerken dikkat ediyor musunuz kötü yorumlara? mesela yemekleri berbat yazıyorlar nasıl gideyim şimdi? veya oda pisti diyorlar, yüzümüze bakılmadı azarlandık fil
tatil için otel bakıyorum. fiyatı ne olursa olsun illa ki kötü yorum yapılmış oluyor. direk eliyorum. gidecek yer bulamıyorum ya.

siz otel seçerken dikkat ediyor musunuz kötü yorumlara?
mesela yemekleri berbat yazıyorlar nasıl gideyim şimdi? veya oda pisti diyorlar, yüzümüze bakılmadı azarlandık filan diyorlar asdfgh.

tüm yorumları iyi otel bulamıyorum. kötü de yazılsa gitmek mi lazım? eskiden hiç yorum okumadan giderdim bazen iyi bazen kötü çıkardı. şimdi okuduğum için seçemiyorum.
0
kaptan maydanoz
(19.08.25)
ben de boyleyim. cok genel yorumlara prim vermemeye calisiyorum. "yemekleri berbat" cok genel mesela. nesi berbat? detay vermeyen yorumlari cok sallamamaya calisinca, biraz daha kolaylasiyor. bir de ayni konuda ne kadar yorum oldugu da onemli. bir kisinin "yemekleri berbat" demesi cok bir sey ifade etmez genelde. tekrarlayan yorumlar onemli.

"yuzumuze bakilmadi", "azarlandik" gibi seyler de cift tarafli olabiliyor. sorun gercekten otelde mi yoksa yorumu yazanda mi anlamak zor. bazen detayli yaziyorlar, bakiyorsun sence yorumu yazan haksiz. bu tarz yorumlar da genelde tek basina cok anlam ifade etmiyor. yine tekrarlayan yorumlar ve detayli olanlar onemli.

her turlu bir miktar kotu yorumu kabul etmek gerekiyor. neyse ki benim esim kolay karar veriyor. ben biraz eliyorum, kalanlardan o seciyor genelde.

bir de yorumlar, puanlar da cok guvenilir degil artik. parayla hallediyorlar o isleri isletmeler. yani tum yorumlar iyi olsa bile kotu cikabilir. cok da sey yapmamak lazim. (desem de ben de sey yapiyorum :)
0
lemmiwinks
(19.08.25)
kotu yorumlarin nedenlerine bakiyorum +1
eger herkes yemek kotu diyorsa, ya da odalar pis/eski diyorsa ok, ama ben de mesela otelde alisveris merkezi yok, alisveris yapacak yer yok diyeni gordum. ne beklediginize bagli. benim icin onemli degilse dikkat etmiyorum.
0
kassiopeia
(19.08.25)
yorumları analiz kriterlerim var.
her kötü yorumu dikkate almıyorum.
hatta 1 puan olanları çoğu zaman eliyorum bile.

ya münferit bir olaydır ya da yorum yapan kişi aptaldır ve adil davranmamıştır puanlarken.

ne kadar çok yorum varsa puanı o kadar düşük olur. bu doğal.

tek cümlelik, işe yaramayacak, öznel yargıların düşüncemi etkilemesine çoğu zaman izin vermiyorum. adam 4-5 gün tatil yapmış, berbattı yazmış. ne berbat? yemekler kötü yazmış? kötü olan ne, damak tadına mı uymadı, hiijyenik mi değil, çalışanları mı beğenmedin, otelin restorantı yemek mi kokuyordu... belki onlar çok yiyen insanlardı ve porsiyonlar küçüktü o yüzden böyle dedi. belki gerçekten bir aksilik oldu ama münferit bir olaydı. bir sürü şey olabilir.

otel temiz değildi diyorlar bazen. bu önemli ama kusur bulacaksan her yerde bulursun. banyoda arıza mı vardı, senden önce iyi temizlenmedi mi gerçekten yoksa havluda/mobilyada biraz yıpranmıştı da ona mı pis dedin.

ben gittiğim yerler hakkında uzun uzun yazıyorum. eksikleri de artıları da söylüyorum. okuyan kişiler memnun olsun, eksikleri mekan sahipleri düzeltsin, ama gömmeden adaletli şekilde yazayım istiyorum. yazdığım neredeyse tüm yorumlarda mekanın en az bir kusuru var. ama iyi yanlarını da yazıyorum memnunsam.

"berbattı, pisti, kötüydü, çalışanlar kabaydı" şeklindeki -tek cümlelik- değerlendirmeleri çoğu kez gözardı ediyorum. farklı zamanlarda farklı insanlar bunu söylediyse dikkate alıyorum.

imla kurallarına uygun ve hitabeti düzgün olan, uzun uzun yazmış olan yorumları dikkate alıyorum bir de.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
ortalama 8 üstüyse giderim genelde.
0
jelly bear
(19.08.25)
bizim millet yorum yapmayi bilmiyor ne yazik ki. gecen kendi halinde ucuz yollu bir otele adam "dis fircasi koyacak yer yoktu banyoda, lavabonun uzerine biraktim" yazip bir yildiz vermis otele. ben gittim parasinin karsiligini veren bir yerdi mesela.

restoranlarda da oluyor, kola sicak geldi 1 yildiz. e garsona soyle soguk isteseydin. adam orda soyleyemedigini 1 yildizla online soyluyor.

aynisi olumlu yorumlar icin de gecerli, 4.8 almis restoran, gidiyorsun alelade bir yer. bizde 1 ve 5 disinda yildiz veren cok az malesef. o yuzden her olumsuz yoruma takilmiyorum. eger temizlik, bocek vs tarzinda 3-4 yorum varsa ancak onlari eliyorum.
0
bay b
(19.08.25)
Bu bi cukur. :) Ben de yorumlardan etkileniyorum ama son zamanlarda otel hakkinda genel bi olumsuz intiba var mi diye bakmaya calisiyorum.
Bir de tolerans gosterip goz ardi edebilecegim mevzulara gore seciyorum. Bu biraz daha iyi oluyor.
Cok gezen ve detayli yorum yapanlarin gorusunu onemsiyorum.
Cok ilgisizdiler, azarlandik diye yorum yazilan bir yerden gayet yuzunuz gulerek ayrilabiliyorsunuz.
Herkesin beklentisi ve davranislara yukledigi anlamlar farkli.
Gozunuze kestirdiginizi ve akliniza en yatani 1-2 olumsuz yorumla gozden cikarmayin derim.
0
sey mi dostum
(19.08.25)
of bu benim ya. izmirde en pahalı herşey dahile gidip yemeklerini beğenmedim verdiğim paraya oranla(kişi başı gecelik 11k veripte et çıkmazsa çıldırmazmısın) insanların haklılık payı var yorumlarda ama sıralattığında ortalama bir fiyatta bir yere gidiyorsan yemeklerden şikayet edilmesi normal oluyor, o oteller genelde yemekleri kötü yapıyorlar.

yemeklerle ilgili iyi yorumlara bak kötülerden çoksa şans ver
0
eja
(19.08.25)
3 lira ödeyip 10 liralık hizmet bekleyince böyle yorumlar oluyor. ayrıca herkesi memnun etmek mümkün değil. dediğim gibi herkesin beklentisi başka oluyor.

bizim insanlar genelde para verince oranın sahibi olduklarını sanıyorlar, bakıyorsun yabancıya adam efendi gibi geliyor yiyor, içiyor, eğleniyor, gayet de memnun olarak gidiyor. bu yüzden kötü yorumlarda aynı kötü şeyin tekrarı yoksa dikkate almıyorum.
0
gercekdunya
(19.08.25)
Puan ortalamasina bakin hocam. Sadece bir siteden degil farkli sitelerden bakin ayrica google yorumlarina da bakin.

Herkesi memnun etmek imkansiz.
0
nuevo
(19.08.25)
Kötü yorum olmaması imkansız, otellerin kötü yorumlara verdiği cevaplara bakıyorum, bir de yorumun ne hakkında olduğu da önemli, benim umrumda olmayacak bir durum için 1 yıldız verilmiş olabiliyor, aynı konuda art arda çok sayıda kötü yorum varsa eliyorum oteli belli ki gerçekten kötü diyerek. Kendim de yorum yazarken ayrıntılı yazmaya çalışıyorum sonradan bakacaklara fikir olsun diye. Çok büyük sürprizle karşılaştığım olmadı bugüne kadar.
0
(19.08.25)
puan ortalamasına bakın +1
genel yukarıdaki yorumlara katılıyorum. ben de etkileniyorum ama genele bakıyorum. youmları okurken en yeni olanları en üstte sıralayarak bakın. bizim gideceğimiz otele baktım şimdi 10 kişi kahvaltısı çok güzel demiş 1 kişi çok kötüydü demiş. bunu dikkate almam mesela.
0
turuncu tonlarda
(19.08.25)
8 ortalamanın altına gitmiyorum. 9 ve üstü ise genelde iyi çıkıyor.

Ben hep kötü yorumları okuyorum. Tripli müşteri kendini belli ediyor zaten. Temizlik ile alakalı iki farklı kötü yorum varsa direkt eliyorum. Onun dışında eğer yorumlarda tekrarlanan kronik bir sorun yoksa kulak asmıyorum. Varsa da o problemi sorun edip etmememe bakıyorum. Mesela adam diyor fön makinesi yok, kettle yok, ikram yok, minibar iyi değil/pahalı, personel kibar değil vs. umurumda olmuyor. Ama iki üç yorum "gürültüden yatamadık" diyorsa durup tekrar düşünüyorum.
0
yadigar
(19.08.25)
Yorumlari bazilari resimle destekliyor. Ben onlara dikkat ediyorum. Orana da bakmiyorum cunku senin nefret edecegin bir yeri goklere cikaracak cok insan var. Millet gormemis ya. Abuk sabuk seyleri begeniyor cogunluk, pislik icinde yeri sirf iceride bocek yok diyen hijyenik bulup memnun kaliyor falan.
Ben resimli kotu yorumlara bakiyorum. Bir de guvendigim insanlarin onerisine bakiyorum.
0
Kittie
(19.08.25)
Bir de artik turkiyede iyi otel icin maxx royale falan gitmen lazim. Ortalama, ortalamanin biraz ustu yerlerin en dusuk fiyattakilerle farki yok.
0
Kittie
(19.08.25)
Her yorumu dikkate almamak lazim, adam, kadin gitmis barin, gece klubun ustunden oda tutmus, cok gurultuluydu, uyuyamadik diyor:) Resepsiyonist 2-3 hello, good morning cekiyor, staff cok nazikti taksi bile cagirdilar, restoran, cafe tavsiye ettiler diyen var:) Iskandinav ne bilsin, insanlik mi gormus hayatinda, 2 hello, welcome cek, guleryuz goster 10 verir mal:) Beni kotu yorumlardan cok iyi yorumlar ve puanlar rahatsiz eder beni kisaca.

Cogu kotu yorum da bos oluyor. Lokasyon kotu diyor, sehir merkezine uzakmis, kardes, tutarken hic arastirmadin mi, sana sehir merkezi mi dediler. Sokata yerinden dahi kalkamayan 2 junkie goruyor hanimevladi, 2-3 seks icsisi goruyor guvende hissetmedim, bolge tekin degil falan yaziyor, otele dusuk puan veriyor:) Bir de 4-5 yildizli otelde zaten kol gibi fiyat odemissin odaya, haliyle beklenti de yuksek oluyor, o kadar para saydin sonucta, o niye yok, o niye oyle degil diye bir tatminsizlik hasil oluyor.

Yorumlar bir de subjektif tabi. Kisiden kisiye, milletten millete degisir. Benim mesela Temizlik, ses izolasyonu olmazsa olmazim. Yan odanin sifon cekisini, oksurmesini duyuyorsam 1'i basarim. Hayatimda otel havuzu kullanmadim, hep denizde yuzerim, otelin havuzunda .oklar yuzse umrumda olmaz ama. Keza bir yabanci kahvaltida muesli falan arar, bulamazsa kahvalti kotuydu falan diye puan kirabilir, bense beyaz peynir yoksa olay cikartabilirim. Ki basima geldi, herkesin kahvaltisi cok iyi dedigi yerde hem de Yunanistan gibi yerde beyaz peynir yoktu, yuz cesit cer cop, hamur isi, musli, corn flakes, recel vardi. Gel de bu otele iyi pan ver simdi
0
freedonia
(19.08.25)
yorumlara dikkat ediyorum. mesela yorumların çoğunluğu yemekler berbat her gün tavuk ve hindi çıkıyor yazıyorsa orayı eliyorum.
0
scudman1
(19.08.25)
benim temelde iki kriterim var. sonuçta ömürlük orada yaşamayacağım.

paramla rezil olmamak için ilk olarak temizlik hakkındaki yorumları dikkate alıyorum. havluların yenilenmesi özellikle dikkat ettiğim şey.

ikinci olark her şey dahil bir otele gidiyorsam yemek kalitesi ile ilgili yorumlara bakıyorum. hiç kırmızı et çıkmadı hep tavuk vardı yorumlarını görünce eliyorum +1

bir de bazı otellerin youtube da videoları oluyor birkaç acenta gezdiriyor adeta otelleri. reklam amacıyla da olsa o günkü yemek menülerini falan görebiliyorum. o yüzden mutlaka youtube dan izliyorum seçtiğim otelleri
0
Hallegadola
(19.08.25)
önceki mesajımı editlemek yerine yenisini yazmak istedim;
hiç olumsuz yorumu olmayan bir yere gitmeyin zaten, işin içinde bir şey vardır. mümkün değil çünkü. ya yeni açılmıştır olumsuz yorum yapılmaya fırsat olmamıştır, ya da olumsuz yorumlara bir şekilde müdahale edilmiş, sildirilmiş, düzelttirilmiştir.

5 üzerinden 4.7 çoğu zaman belki de hep 5'te 5'ten daha mutlu eder.
0
biseysorcaktim
(19.08.25)
bir kaç siteden ve google review'den bakarım. bazı seyahat siteleri puanları fazla gösterebiliyor. 8 üstü ise olumsuz yorumlara takılmam.
0
merhum
(19.08.25)
Elinde kötü yorumlardan etkilenmemek için çok etkili bir silah var:

Gitmemek.
0
feastofthedamned
(19.08.25)
@arbre bu arada bebişim var Allah olmayanlara da nasip etsin. Kem gözlerden sakınsın amin.
0
🌸kaptan maydanoz
(19.08.25)
Toplamda 5 yorumu ve daha aşağısı olanları dikkate alma. Hele hele bir yorumu olanları hiç alma. Rakip de olabilir kendi adamları da olabilir.
Yerel rehberlerin yorumlarına bak.
0
etna
(19.08.25)
Her türlü internet yorumu okurken 4 Yıldız ve 2 yıldız verenleri okuyorum.
Çok daha dürüst, bilgi veren yorumlar oluyor.

1 veya 5 yıldız verenler genelde aşırı nefret veya sevgi ile yazıyorlar yorumları, okuyanlara faydalı olmuyor.

İnternette bir yerde okumuştum bu taktiği.
0
michael_knight
(19.08.25)
(8)

yiyecek dağıtmak yasal mı?

kaptan maydanoz
yoksa izin almak mı gerekir? (kimden?)hastane servis koridorlarında hasta yakınlarına sandviç ayran tarzı şeyler dağıtmak istiyorum (yoğun bakım önlerinde insanlar saatlerce oturuyor). gelip laf eden olur mu?
yoksa izin almak mı gerekir? (kimden?)

hastane servis koridorlarında hasta yakınlarına sandviç ayran tarzı şeyler dağıtmak istiyorum (yoğun bakım önlerinde insanlar saatlerce oturuyor). gelip laf eden olur mu?
0
kaptan maydanoz
(12.08.25)
hastanelerde genelde yasak oluyor hastane içinde koridorlarda yiyip içmek devletse belki bir nebze izin verirler ama karşılaşacağın adama bağlı tamamen, hijyenik sebeplerden yasak, sinek dökülme gibi durumlardan genel yönerge böyleydi yanlış hatırlamıyorsam.
0
eja
(12.08.25)
Hamidiye Etfal'in gs stadı yanındaki yerleşkesinde yaptım dediğinizi. Kimsebir şey demedi. Makbule geçti. Yalnız, bahsettiğim hastanede bekleyen yakınlar bina önünde açık havada bekliyorlar geceleri. Kaldırımlarda falan oturuyorlar. Orada dağıtmıştım. Bina içi değildi. Teknik olarak "hastane bahçesi" oluyor.

Bence siz poşetlerle dağıtsanız kapalı halde, bir şey demezler. Toplu halde değil de, herkes kendi alanında/dışarıda yiyip gelebilir.
0
yadigar
(12.08.25)
her ne kadar niyetin iyi olsa da suistimale acik bir durum. ulke manyak dolu. fare zehirli sandvic yapip dagitmayacagin ne malum. bence gida disi bir cozum bul. ne bileyim decathlon oturma mati, yastik, armut gibi bisiler dagit.
0
buenosdias
(12.08.25)
Kendiniz yapacaksaniz, biraz birinin gözüne batıp batmamasina bağlı. İşin gıda güvenliği tarafı da var, yoğun bakım onu ruhsal olarak hassas olur, birinin midesi bozulur sizden bilen biri çıkabilir o tarafı da var.

Hastane kantininden alırsanız kimse bir şey demez gibi geliyor, ama tahmin bu da.

Bir ihtimal hastane içi bir yönetmelik vardır, oralardan birine sorulabilir aslında.
0
encokbenisevinnolur
(12.08.25)
Ülke öyle bir durumda ki insanlar yiyecek, içecekten korkabilir.
Her gün neler duyuyoruz.
Niyet çok güzel.
0
kirmizipilotkalem
(12.08.25)
Hastane kantinine peşin ödeme yapıp, sandvich ücretsizdir diye kağıt asmasını isteyebilirsiniz.
0
Mirket
(12.08.25)
Cevaplar için teşekkürler.
Evet haklısınız insanların aklına farklı şeyler gelebilir. Paketli markalı sandviçlerden araştıracağım onlar daha mantıklı olabilir

Özellikle et içerikli olanları eledim zaten bozulur mozulur bir de.
0
🌸kaptan maydanoz
(12.08.25)
hastane önüne lokma arabası vs. getiriyorlar. veya hayır için çorba kamyonu gibi bir şeyler. böyle bir yerle anlaşıp dağıtırsanız insanlar kamyonu görür gelir.
Allah kabul eylesin.
0
kullanıcı adı
(14.08.25)
(7)

depreme sinemada yakalanmak

gobekliraki
dün depreme sinemada yakalandım (istanbul). film de korku filmiydi. benim dışımda herkes dışarı çıktı, kimisinin deprem alarmı falan çaldı telefondan. herkes dediğim de 3-4 kişi (gold classtaydım). çıkmamakla doğru mu yaptım yanlış mı? o an düşündüm, en üst kattayım zaten, avm'de şimdi panikleyenler
dün depreme sinemada yakalandım (istanbul). film de korku filmiydi. benim dışımda herkes dışarı çıktı, kimisinin deprem alarmı falan çaldı telefondan.
herkes dediğim de 3-4 kişi (gold classtaydım).

çıkmamakla doğru mu yaptım yanlış mı? o an düşündüm, en üst kattayım zaten, avm'de şimdi panikleyenler falan vardır, otopark da kitlenir vs. bu arada depremin büyüklüğünü henüz bilmiyordum ama epeyyyy salladı, ufak bişey olmadığını anladım. film de korku filmi olunca daha bir etki etti psikolojik olarak o gerilim, sesler falan.

en kötü koltukların arasına yatarım falan diye düşündüm.
1-2 kişiyle konuşunca "abi manyak mısın, çıksaydın keşke" falan dedi.

kalmakla doğru mu yaptım, yanlış mı?
0
gobekliraki
(11.08.25)
çıkıp napcaksın ki avmden çıkana kadar 5 dk geçer en az. en yakın güvenli yerde saklanmak lazım.
0
jelly bear
(11.08.25)
5 saniye icinde (ve o bile depremin buyuklugune gore fazla sure olabilir) disari cikamayacaksan bi anlami yok. Merdiven ve asansor depremde en kotu yerler zaten.

Koltuklarin altina yatman daha mantikli dedigin gibi.

Ama deprem durduktan sonra disari cikip bi sure disarda durmak mantikli olur. Baska deprem de olabilir ardindan.
0
ermanen
(11.08.25)
@ermanen deprem bitmişti zaten, yine de çıkmadım. çıkıp napıcam dedim kendi kendime. film de devam ediyordu, izlemeye devam ettim.
0
🌸gobekliraki
(11.08.25)
güvenilir bir avm ise çıkmaman çok mantıklı bence de. o panikle izdiham yapanlar bile olmuştur.
0
elektr10
(11.08.25)
benzer düşüncedeyim ben de.
sinemadan çıkardım sanırım ama avm'den çıkmazdım. ben de dün avm'de yakalandım. kimileri çıktı. henüz depremin büyüklüğünü bilmiyordum ama normal karşıladım. sonra internette bazı sitelere -mesela ekşisözlüğe- giremeyince deprem büyük galiba dedim, yine de çıkmadım.

ne yazık ki avm'lere dışarıdan ve bir çok konuttan daha çok güveniyorum.
gerçi bakırköy carousel avm ile ilgili depreme dayanıksız gibi haberler çıkmıştı, ama çoğu avm'nin güvenilir olduğunu düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(11.08.25)
ben çıkmazdım şahsen. parasını vermişim o filmi izlerim aga. Zaten AVM'deyim çıkıp kapıya koşmam en az beş dakika mümkün değil kaçamam. Filmimi izlerim.
0
Batuhanolabilir
(11.08.25)
deprem anında değil ama bitince çıkmalıydın. öncü depremse arkasından yıkıcı geliyor olabilir. o zaman kaçanlar kurtulurken sen korku filmi izlerken huzur içinde ölmüş olurdun.
0
kaptan maydanoz
(11.08.25)
(29)

Bu arkadaşa napayim ve arkadaşlık etiği

encokbenisevinnolur
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben
Taa lisanstan (12-13 yıl öncesi) yakın arkadaşım zannettiğim biriyle şöyle bir şey oldu:

8-9 ay önce bana, hakkında bir soru sordugu (mesleki detay bir konu, öyle aman aman üst düzey bir bilgi de değil ama tecrübe sorusu diyelim) sırada, yanıtladım, mesajlaşırken, sonra birdenbire "la (benimadim) ben seni kullanıyor muyum ya" gibi acayip bir şey söyledi. Ben de gayriihtiyari "öyle bir şey yaparsan seni s*kerim beni bilirsin yavşak" dedim, çünkü ne alaka.

Neyse, geri sariyoruz, ben 3-4 yıl önce birkaç ay finansal olarak çöktüm, hiçbir borcumu ödeyemiyorum, o ara daha kritik erteleyemeyecegim bir ödeme vardı, ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum.

5-6 ay önce de (ilk paragrafta anlattığım olaydan birkaç ay sonra) benden borç istedi, işte ne kadar verebilirsen tarzı. O 8-9 ay önceki konuşmadan sonra da, iletisimiz seyreklesti biraz, hıı dedim var bir numara. Su kadar bu kadar, ben kasten tam o 3-4 yıl önce verdiği miktar kadar verdim, bir de kendimce bir tılsım yaptım, düşündüğüm şuydu: biraz borç takip ortadan kaybolacak diye düşündüm, eğer öyleyse verdiğini geri vereyim madem gözü kalmış (çünkü bir de bu olduğu sıralarda ben bayağı iyi kazanmaya başladım da), s*keyim böyle arkadaşlığı derim olur biter. Verirse de, olur derim, eski konunun da içime sinmedigini, elimin rahat olduğunu, isterse onda kalabilecegini karşılık olarak, söylerim diye düşündüm.

Sonucta, tahmin ettiğim gibi oldu ve iletişim sıfır, bahsettiğim miktar da 30k bu arada, vermese de beni bozmuyor. Ama bu arada, instagramda takipcilerden cikarmis. Whatsapptan da birkaç kez naber vs yazdım, kısaca iyi vs diyip konuyu kapatıyor.

Neyse, ben bu kadar zamandır arkadaş zannettiğim birinin böyle kafasında bir çeşit oyunlar çevirmesine bozuldum acikcasi. Bir de yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmedi kaç senedir.

Laf sokmak + canını sıkmak istiyorum. Ama parayı da geri istemeyeceğim.

Secenekler:
1- Ev adresi var. İcra takibi başlatacağım diyip, baslatmamak.
2- Tavrından belliydi, git anandan babandan fakirliğinin intikamını al vs içerikli bir şey yazmak.
3- Bu arkadaş, yl tezinin istatistik kısmını dışarıdan birine yaptırdı, bana anlatmisti (yazışma vs duruyor) şimdi akademisyen olmaya çalışıyor. "Bir daha böyle bir şey yaparken, akademik sahtecilik yaptığından haberi olmayan birine bu hareketleri yapmadigindan emin ol, basın belaya girmesin :)" gibi bir mesaj atmak, canı sıkılsın yine maksat.
4- Başka ne olabilir? Şöyle bir düşününce, hiçbir şey demesem de içim rahat gibi, ama konuyu da aslında böyle bir son mesaj (engellediyse de e-mail) ile aslında kendim için de kapatmak istiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(08.08.25)
bence yazdığın şeyler çok gereksiz ve saçma olur.

ben şöyle düşündüm; bazen misafirlikte aç olduğumuz halde, yemek verilir ama ayıp olmasın diye "tokum gerek yok" deriz ya arkadaşın da öyle bir blöf yapmış olabilir ve sen de üstelemeyince konu senin için kapanmıştır ama onun için kapanmamıştır.

ben olsam "borcunu ne zaman ödeyeceksin kanka" derdim. bu laftan sonra sana patlayacaktır. karşılıklı verip veriştirirsiniz gibi :)
0
respect
(08.08.25)
Bence ona dümdüz soğuk yap. Uzaklaş. O sana yaklaşsa da, arayı düzeltmek istese de, ısrar etse de soğuk yap. Sebep sorarsa o zaman anlat böyle yaptın böyle yaptın diye. Bana benim gibi sağlam adam lazım başkasıyla uğraşamam de. Bence.
0
muhayyer divan
(08.08.25)
Borcu verdiğini ispatlayabiliyorsan ver avukata sessizce yapıştırsın icra takibini
0
apocalipy
(08.08.25)
Muhtemelen seninle alakalı olmayan bir konu var. Sen olayları kendine göre yorumluyorsun. kendine yoruyorsun
0
izmirduyuru
(08.08.25)
Sen de az toksik değilmişsin.
0
Batuhanolabilir
(08.08.25)
Adam sana ihtiyacın varken para vermiş üstelik geri de istememiş şimdi sen icra micra yazmışsın. Seninle irtibatı kestiği iyi olmuş.
0
mirty
(08.08.25)
Arkadaşlıkların da ömrü bitebilir, yollar ayrılabilir, gayet insani, hayata dair şeyler bunlar. Bunda bu kadar bilenecek planlar yapacak ne var? Üstelik zamanında size kritik bir durumda sağlam bir şekilde arka çıkmış birisiymiş bu. Ayrıca iyi günde verilen sözler ve sırlar kötü günde de bakidir.

Thetruenorth+1
0
Phoebe
(08.08.25)
bence sende sorun var. ayrıca o zamanın 30k parası ile şimdinin aynı mı?

adam iyi niyetli sen normal değilsin hemen icra falan demişsin
0
Hallegadola
(08.08.25)
Arkadasliklar bir hediye degil, bir sorumluluktur. Emek ister, fedakarlik ister ve ozen ister. Saglam arkadasliklar Tipki bir ticari yatirima benzer. Surekli yatirim yapman lazim.

Bahsettigin arkadasa uzuldum. Senin gibi bi kararktere yatirim yaparak zarar etmis. Sirf bu yuzden kendini ahmak hissetse yeridir.
0
krmzbvl
(08.08.25)
thetruenorth+1. Arkadaşlığınız bitmiş, bu kadar. Neyin intikamı, neler düşünmüşsünüz, hayret ediyorum.
0
asteriks
(08.08.25)
thetruenorthstrongandfree1 +1000
0
duyuruuser
(08.08.25)
abi oncelikle o borcu kapatmaliydin. yani yok falan demis ama usteleyeceksin ve geri vereceksin. bir ikincisi de ayni miktar demissin ama 4 yil onceki 30k ile simdiki ayni degil. dolar bazinda bile ayni degil. ne kadar ayni miktarda verdigini anlamadim.

bence arkadastan ziyade sen kafanda oyunlar ceviriyorsun. bir de hala daha ne yapayim falan diyorsun. derdin neyse erkek gibi konusacaksin cikip. hala yok santaj mantaj hesaplari pesindesin. ben senin tavirlarini hic begenmedim acikcasi. arkadas bu yuzden uzaklasmis olabilir.
0
antikadimag
(08.08.25)
@izmirduyuru: işte bunu bilmem için iletişim kurması lazım, zaten bu kısmı beni düşündürüyor bu kadar ayrıntı. Konuyu çetrefilli hale getiren de bu.

@thetruenorthstrongandfree: ilk soruda surasini yazmıştım:
"... ondan borç istemiştim. Bu arkadaş direkt vereyim ben dedi (konusurken bahsettim), ben başta sordum ne zaman ödeyebilirim önümü göremiyorum şu ara, söyle ona göre, mahcup da olmak istemiyorum sana diye (böyle deme sebebim biraz da şey, ikimiz de aile desteği vs olmayan kendi yağında kavrulmaya çalışan insanlarız). Yok la sende kalsın vs dedi. Ben de iyi dedim, eyvallah. Sonra durumum olunca da birkaç kere vereyim dedim, yok istemez nolacak arkadaşlık böyle bir şey şeklinde konuştu. Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."

Bir de bir sürü ayrıntı var da amma uzun hikayeymis, onu farkettim, borç dolarlaydi 2021'in 700 doları. Ben de onu hesaplayıp düz 30k verdim eğer öyle düşünüyorsa diye.

Akademi kısmına girmeyeceğim konu dışı, bir şeyi herkesin yapmasının onu doğru yaptığını düşünmüyorum.

Hayatını kaydirayim kafasinda değilim, duyuruda açıkça yazdım, öyle bir şey yapmayacağım diye hem icra hem akademi konusu için, sadece söyleyeceğim ki gerilsin.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
@antikadimag: abi işte gıcık tarafı burası. Ben naptgini anlamaya çalışırken konu buraya geldi. Bir de adam konusmuyor, ben de oturup düşündum bunlar geldi aklıma. Düşünsene biri sana, yıllardır süren olaganlasmis diyalogunun/paylaşıma dair "la kanka ben seni kullanıyor muyum" diyor, oturup bir düşünmez misin ne diyor bu diye? O an sakaya vurup cevabini verdim. Konuşma konusu da, sıkıntısı olan ben değilim o belli. Bunu diyecek kadar yuzsuzlesmis adama "hayirdir bir sikintin mi var" demek bana abes geliyor, kocaman yetiskin insanlariz bir zahmet söylesin baska bir sıkıntısı varsa. Bir de tam bundan sonra ufak ufak ortadan kayboluyor,gecistirilen konusmalar disinda son diyalog bu olunca; boyle birine daha neyi soracam diye dusunuyorum, abisi miyim babası mıyım, kocaman insanlariz.

Geri vermem.icin hesap numarası olması lazım bende, aynı şehirde de değiliz o zaman , kac kere de sormusumdur, hesap no da vermiyor, onu iyice ısrar ettiğim zamanlarda bankaya baktım iban da gözükmüyor eski hareketlerde. Ha yine yazmadığım ayrıntı, hatirlamadigim benzerleri geçmişte benim verdiğim de oldu. Benim asil tetiklendigim nokta da burasi "aramizda lafi olmaz" kamuflajiyla bu adam kafasinda borclandirmis beni, ve geri ödeme yapmami engelleyerek. Bunu boyle dusunuyor olma ihtimali bile bana asiri pislik geldi.

Acikcasi bu yuzden hem rahatsiz edip canini sıkayım, hem de pratikte zararina bir sey de yapmamis olacak ne yapabilir söyleyebilirim diye açtım basligi. Ondan arkadaslik etigi diye ekledim basliga.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
Benim anlamadigim adamdan 700 dolar borc alip niye geri odemedigin?

Karsi tarafin iyi niyetinden soyledigi "lafi mi olur, arkadasiz" lafini gercek anlamiyla kimse anlamaz. Bu bir jesttir. Salaga yatip da ulan ne guzel istemedi iste demenin alemi yok. Ne arkadasin ne de buradakiler cocuk degil.

Parayi geri verirken bile o gunku dolar kurundan hesaplayip tam ayni tutari odemen senin de zaten o borcu unutmadigini gosteriyor. Madem ustune sunger cektin, niye ayni tutari gonderiyorsun?

Geri odedigin "borc" uzerinden intikam planlari yapmana zaten diyecek bir sey yok.

Sana acik iletisim ve durustluk tavsiye ediyorum; arayip ozur dile. O zaman durumum yoktu, para da tatli geldi bi hata yaptim de. Eger istersen paranin deger kaybini da hesaplayip odeyelim de. Konu da kapansin gitsin.
0
brkylmz
(08.08.25)
@brkylmz: hesap no yoktu, hesap no isteyince vermiyor, elden veremiyorum cunku aynı şehirde değiliz, yaklaşık o zamanlardan beri. Başka geri verme kanalı bulunabiliyorsa da benim aklıma gelmedi.

diğer tarafı da şu, benzerlerini geçmişte ben de yaptım, yani veren bendim o da aldı. O aramızda lafı olmazı ben de birçok kez söylemişimdir. Zaten asıl burasına takıldım. Onun demesi de ondan kabul edilebilir geldi. Ya da bu onun dusundugunu tahmin ettigim sekilde dusunsem, yaptiginin aynısını ben de yaparım.

Benim anladığım borç, verirken adı konulur, o bahsettiğin dolaylı dili ben anlamazdan geliyorum, adam olan en azından "sana borç verdim" demesini bilir. Ha dediğin türkiye'nin geneli olmuşsa, zaten o da politik de bir konu genel bir adilik var demektir, ben öyle düşünüyorum. Ben borç olsun dedim, o hayır dedi, vereyim israrina da hayır dedi.

Açık iletişim kısmına girmiyorum çünkü arkadaş konuşmuyor, arti sosyal medyada falan kayboldu iste.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
adama borç takmışsın. yıllarca ödememişsin. arkadaşlığı bozulmasın diye seni yıllarca idare etmiş. yarım ağız yıllar sonra parayı ödemeyi teklif etmişsin. nasıl adamsın bilader?
0
messina123
(08.08.25)
Bir iki ince söz söyledi diye adamın parasının üzerine mi yattın gerçekten?
Az değilmişsin valla.

Arkadaş bilip paylaştığı şeyleri ifşa ile tehdit edeceksin?

Ben arkadaşlarımı bir gözden geçireyim, senin gibisi var mı diye.
0
Mirket
(08.08.25)
Bence buyuk olcude arkadasiniz hatali ama burada daha buyuk hata kulturumuzun bu sekilde sekillenmis olmasinda. Adam nezaketen siz teklif ettiginiz halde parayi kabul etmiyor. Bu tur gevsek kulturel davranislar sosyal iliskilere her zaman bu sekilde zarar veriyor. Sizinki de ilginc bir ornek olmus. Maalesef ya hic borc islerine girmemek yada dove dove parayi vermek falan gerekiyor.

Soylenmis ama ben de belirteyim, secenekler cok sacma, yaklasik benzer tutarlarsa alacak/verecek yok deyip hayatiniza bakacaksiniz.
0
mbond
(08.08.25)
senin gibi bir arkadaşım olmadığı için nasıl sevindim ya. bi de işine gelmeyen cevapları tiklememiş bak bak.
yazdığın intikam(!)lar birine yapabileceğin en büyük kötülükler arasında.
nickin encokbenisevinnolur olsa da sen sevilecek bi insan değilsin. kötü bi insansın.
umarım bi gün iyi bi insan olmaya çabalarsın böyle yaşanmaz.
0
matilda
(08.08.25)
Benim anladigim siz bu arkadasinizi kaziklamissiniz zaten.Daha neye kiziyorsunuz anlamadim. 4 yil once siz 30 bin alip geri odememissiniz.Simdi de siz 30 in vermissiniz karsi tarafin geri odeyip odemeyecegi belli degil.Bu durumda kaziklayan siz kaziklanan diger arkadas oluyor.Neye kizdiniz tam anlamadim
0
turkuaz
(08.08.25)
yukarida saydiginiz seceneklerle nasil hissetmeyi bekliyorsunuz? bunu sorabilirsiniz kendinize, intikam almak mi mesela? intikam almak sizi nasil hissettirecek, neden intikam almak istiyorsunuz? borcu odemedigi icin mi? borcunu odememesi sizi nasil hissettirdi? gormezden gelinmis mi hissediyorsunuz? degerinizin bilinmedigini mi hissediyorsunuz? sizi sevmedigini mi hissettiniz? buralara bakmak yardimci olabilir. olaya karsi vermek istediginiz tepki orantisiz, durtusel ve tepkisel ve altinda yatan sey baska bir sey gibi sanki.
0
kassiopeia
(08.08.25)
@matilda: verdiği cevaptan okumadığı bariz olanları tiklemedim. ayrıca cevapları okumayanlara napilir bilmiyorum.

ama sorduğum şey buydu, yazılan cevabı bile borç olarak mı veriyorsunuz da naptigima hesap soruyorsunuz, işte onu da anlamadım.
0
🌸encokbenisevinnolur
(08.08.25)
3-4 yıl önce size 30bin verdi ve siz de ona 5-6 ay önce 30bin verdiyseniz size 5. bi seçenek sunayım. enflasyona göre borcunuzu tamamlayın.
0
elorelia
(08.08.25)
isinize gelmeyen cevaplari tiklememissiniz, kendinizi yuzde yuz haklı gormussunuz. Pes.

-----
Ben de dedim ki "sağol, yalnız ileride lafını yapacaksan ayıp edersin" o da işte "Yok la nolacak" dedi, konu kapandı zannediyordum."
------

"Peki o halde, yardimin icin tesekkur ederim. Zor durumda oldugunda hic cekinme elimden geldigi kadariyla yardim ederim" demeniz arkadasca olurdu. Daha ince ve dusunulmus bi cevaptir. Benim aklima mesela direkt bu cevap gelirdi.

"İleride lafini yapacaksan ayip edersin" diyerek asil siz ayip etmissiniz. Durumlar degisebilir, bugun size "yok la"diyen insanin 2 yil sonra paraya ihtiyaci olabilir ve siz, bunu dediginizde sizden yardim isteme secenegini kapatmis oluyosunuz.

Saydiginiz secenekleri kâle bile alinacak olcude degil, o derecede.
0
sey mi dostum
(08.08.25)
1- sana borç vermiş-geri almamış
2- kendi sıkışınca borç istemiş-aynı miktarı vermişsin ama verirken aklında binbir türlü hinlikler.

aslına bakarsan, sen borcunu ödemişsin, yanlış mı anlamışım, kaçırdığım bir detay mı var?

arkadaşına niçin bileniyorsun? önce yarım ağız "istemezük" yapıp, dara düşünce istemiş olmasına mı? evet o an elibol'dur nakite ihtiyacı yoktur, "aman nolcak" kafasındadır. ama dünyanın binbir türlü hali var. dara düşünce "borç istemiş"(!) tir ama senin olayı kavrayıp, kardeşim o gün ben zor durumdayken yardım etmiştin, al sana borcumu geri ödeyeyim hatta biraz da fazlası, müsait olunca sen duruma bakarsın" diyip biraz kalender meşrep olmak gerekir ya.

erkekler niye böylesiniz??
0
love and trust
(08.08.25)
galiba sizin arkadaşlığınız döviz kurunun kurbanı olmuş. arkadaşın doların yükselmesini fırsat bilerek borcunu senden istemiş olmalı. sen de "o gün aldığım 700 dolardı şimdi oldu 30 bin tl" diyip bilenmişsin.

ozaman o parayı ondan almayacaktın? o günkü durumunun da çaresine bir şekilde bakacaktın?

biraz da şeye benziyor, eskiden herkese çeyrek altın takan birinin kendi düğününde de gram altına razı olmaması.

ben ona çeyrek taktım o bana gram taktı diye bitirilen 20 yıllık arkadaşlıklar biliyorum.

yanlış anlamadıysam alttaki mevzu bu.
0
love and trust
(08.08.25)
Bu kadar da kör göze parmak nankörlük örneği zor görülür. İnsanı iyilik yapmaktan soğutursun o kadar söyleyeyim.
0
kaptan maydanoz
(09.08.25)
@sey mi dostum: yazdıklarınız konuyu kafamda netlestirmemi sağladı, ayrıca teşekkür ederim. Secenekler konusunda da haklısınız, önceden bir seçenek olmamasına rağmen, icra takibi başlatmaya karar verdim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(09.08.25)
(8)

Bebek bakicisi bulmak

rayde
Selamlar 5 aylık kizim var. Onumuzdeki aylarda ise donecegim, bakici bulmam lazim. Nasil bulunur bu bakici? :( konu komsuya sordurduk bulamadik artik sahibindene ilan vermeyi dusunuyorum guvenebilecegimizi anlamak icin neler sormali veya bakicida neler aramaliyim? Ben gun icinde evden calisacagim o
Selamlar 5 aylık kizim var. Onumuzdeki aylarda ise donecegim, bakici bulmam lazim. Nasil bulunur bu bakici? :( konu komsuya sordurduk bulamadik artik sahibindene ilan vermeyi dusunuyorum guvenebilecegimizi anlamak icin neler sormali veya bakicida neler aramaliyim?
Ben gun icinde evden calisacagim o yuzden bi tik icim rahat eder diyorum ama sonucta calisirken yanlarinda olamayacagim. Bu konuda tecrubeliler varsa onerilerinizi yazabilir misiniz nelere dikkat edelim :(
0
rayde
(05.08.25)
Merhaba, ben de benzer durumda ajans üzerinden buldum. Çok çekindim en başta ama. Sizin gibi evden çalışıyordum, çocuğum daha küçüktü. Önce tanıdık üzerinden birini bulduk ve kötü bir tecrübe oldu.Daha sonra baya baya googledan ajans bulup hepsini aradım, ellerindeki kişileri gönderiyorlar fotoğraf ve short bio olarak, istediklerinizle görüşme yapıyorsunuz. İlk ay uyuşmazsak ek ücret almadan değiştirme taahhütü vardı ajansın ama şansımız iyi gitti 3 yıla yakın bu ajanstan bulduğumuz kişi ile çalıştık.
net olmanız gerekiyor istekleriniz ve sınırlarınız konusunda, ve çok doğrudan iletişim kurmak gerekiyor. bakıcı işi işçi-işveren ilişkisini griftleştiriyor duygusal yönü de olduğundan, benim önceliğim çocuğa şefkatle yaklaşması, bize saygılı olması ve yaşının çok ileri olmamasıydı.
evde olmanız avantaj, olmazsa değişiklik yaparsınız ilk aylarda. içinizi ferah tutun iyi düşünün. İyi şanslar dilerim.
0
ansya
(05.08.25)
Sahibinden'e ilan vermek mi :o

Okul öncesi eğitim bölümlerinden öğrenciler bulabilirsin. Aklıma gelmiyor başka ilgili bölümler vardır oralardan bulabilirsin, buradan bir arkadaş vardı eğitimli bir bakıcısı vardı ona sorulabilir...
0
muhayyer divan
(05.08.25)
www.eksiduyuru.com

Bu paylaşıma bir bak istersen.
0
muhayyer divan
(05.08.25)
işin olsun diye bi app var, istediğiniz kriterleri oraya yazıyorsunuz, ilanınızı beğenenler sizi arıyor başvurmak için, hem de uygulama üzerinden arıyorlar yani siz arandığınızda vermedikçe telefon numaranızı bilmiyorlar, uygulama ilan verenden herhangi bir ücret de almıyor. orayı bi deneyin bence
0
ofelia
(05.08.25)
Evden çalışıyorum ve oğluma bakıcı bakıyor. Ben sahibinden comda buldum. Açıkçası bakıcıların en çok baktığı ve bu işlerin hızlı döndüğü site orası. Direk ilan açın orada.
Ben ücreti biraz fazla veriyorum ortalamaya göre o sebeple sanırım ilana 200 kişi başvurdu. 50 kişiyle telefonda görüştüm. 10 tanesini eve davet ettim. (Çok uzaktan gelenlere yol parası verdim)
Hemen 1 hafta içinde buldum şu an çok memnunum bakıcımdan.

Önceki bakıcıyı acemiliğime geldi sırf tanıdık diye sora sora bulmuştum da pişman oldum. Tanıdık filan aramaya gerek yok.
0
kaptan maydanoz
(05.08.25)
1-Olumlu referansı olmayan birini evin kapısından bile sokmayın. Çocuk parklarında dolaşıp bakıcılarla ve ebeveynlerle görüşün. Tavsiye edecekleri bakıcılar olabilir.
2-Mülakatı titiz yapın. Sizin için önemli bazı kritik soruların listesini yapın. Mesela bir zor durum senaryosundan bahsedip böyle bir durumda ne yapacağını sorun. Evli mi değil mi? Mesela evli olabilir ama eşi Türkiye dışında (Özbek vs. olursa) olabilir. 6 ay sonra memlekete dön diyebilir mi? Beklentilerinizi (her yıl şuna göre zam yaparım, çocuk şu saatler arası parka gidecek, yemek, temizlik vs.) net olarak tane tane anlatın. Hatta mümkünse kağıda döküp yazılı olarak verin. Zam kısmı özellikle önemli çocuk alıştıktan sonra avantaj bakıcıya geçtiği için %50-60 zam isteyebilir.
3-İşe aldığınız bakıcıyı en az 1 ay iyi gözlemleyim hatta mümkünse eve kayıt yapan kamera koyun. Kamera varsa 2. maddeye ekleyin.

Seçim en işin önemli kısmı çünkü sonradan çocuk alışınca değiştirmesi zor olabiliyor. O nedenle seçim kısmına iyi mesai harcayın. Ha sonradan arıza çıkmayacağını garanti etmez tabii ama en azından riski düşürür. Mümkünse parklarda gizli ajanlarınız (komşu teyzeler mesela) olsun. Çocuğa davranışını gözlemlesinler.
0
merhum
(05.08.25)
Facebookta bulunduğunuz semtin xxx kadınları, xxx anneleri gibi grupları vardır oraya bakın. Bakıcı, ev yardımcısı gibi kadınlar facebook kullanıyor aktif olarak. Gruba ilan verin, referansını da isteyin. Umarım bulursunuz
0
curukturpkokusu
(06.08.25)
Biz 2 ajansla çalıştık.
Profillerine baktığımız adaylardan uygun olanlarla video görüşme yaptık.
Ajanslardan biri onlarca aday gönderdi, 5-6 kişiyle video görüşme yaptık.
Diğer ajans sadece 2-3 isim önerdi. Biriyle önce video sonra yüzyüze görüşme yaptık. Anlaştık.
Bir maaş ajansa ödedik. Çok memnun kaldık bakıcımızdan.

Türk olmayanlar senede birkaç ay memlekete dönmek zorunda oluyor. O konuda dikkatli olun. Şimdiden konuşun nasıl olacağını.

Ajans “memnun kalmazsanız başka aday buluruz” diyorsa da ödeme yaptıktan sonra pek de çabalamazlar gibi geliyor bana.
0
michael_knight
(06.08.25)
(10)

eylülün ikinci haftası denize girilir mi?

kaptan maydanoz
eylülün ikinci haftasında deniz tatili yapmak istiyorum. hava nasıl olur sizce ve antalya civarında denize girilir mi? hadi biz girdik diyelim 1 yaşındaki bebeğimiz üşür mü?
eylülün ikinci haftasında deniz tatili yapmak istiyorum. hava nasıl olur sizce ve antalya civarında denize girilir mi? hadi biz girdik diyelim 1 yaşındaki bebeğimiz üşür mü?
0
kaptan maydanoz
(01.08.25)
Eylülün değil Ekimin ikinci haftasında bile girersiniz. Eylülde Antalya denizinde üşümek pek mümkün değil.
0
thracia
(01.08.25)
girilir.
0
jelly bear
(01.08.25)
girilir
0
sanal hayvan
(01.08.25)
Girilir. Üşümez.
Ama Antalya’da deniz genellikle dalgalı.
1 yaş çocuk için dalgasız bir deniz, bir koy tercih etmek daha doğru olur.
Fethiye tarafları geliyor aklıma.

Antalya’da deniz çok sıkıcı, sıradan, bulanık, dakgalı, tuzlu.
0
michael_knight
(01.08.25)
girilir. üşümez bebek de. ama öğleden sonra çok dalgalı oluyo antalya denizi cidden.
0
elorelia
(01.08.25)
peki egeye gitsek üşütür mü?

ben sıcak olsun diye antalya demiştim.
0
🌸kaptan maydanoz
(01.08.25)
ekim ortasına kadar Ege'de de girilir.

edit: Marmaris ve güneyi daha mantıklı, bodrum'un kuzeyi olmaz.
0
awlmi
(01.08.25)
kıbrısın sivri kısmı çok iyiymiş bu konuda bafra gazimagusa ve iskele kısmı ekimde bile baya sıcakmış ve sığ denizmiş aileler bebekler için baya iyimiş
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
marmaris koyları ideal.
0
merhum
(01.08.25)
Ekimde gitmiştim Alanya’ya deniz çok sıcaktı…
0
ekimoloji
(02.08.25)
(10)

otuz yaşından sonra evlenenler

tabudeviren
evlenmeye karar verdiğinizde ilişkiniz ne kadar süre olmuştu?
evlenmeye karar verdiğinizde ilişkiniz ne kadar süre olmuştu?
0
tabudeviren
(31.07.25)
2,5 yil olmustu
0
abuzer
(31.07.25)
1,5-2 yıl arasında bir yerde
0
kobuzchu kiz
(31.07.25)
1 haftada sevgili olduk
1.yıl dönümümüzde nikah yaptık

edit: karar verdiğimizi soruyormuşsun, evlenelim dediğimizde 2 aylık sevigliydik.
0
kaptan maydanoz
(31.07.25)
3 ay olmuştu ama yurt dışına yerleşme durumu nedeniyle biraz öne çekilmiş oldu. 3 ay olmasa 1 yılı geçmezdi muhtemelen.
0
himmet dayi
(31.07.25)
4 yil
0
cooperr
(31.07.25)
Ben degil ama esim biz evlendigimizde 34 yasindaydi. iliskimiz yaklasik 10 yillikti evlendigimizde (ben 28 yasindaydim)

Karar verme sorulmus pardon 8.yilimizda karar vermistik.
0
matilda
(31.07.25)
5 yil
0
instant crush
(31.07.25)
2,5-3 yıl
Yurt dışından iş teklifi gelince birlikte gidebilmek için evlendik, iş teklifini kabul etmeye karar verince evlenmeye karar vermiş olduk yani, yoksa evlenmeye gerek görmüyorduk.
0
cilacı ökkeş usta
(31.07.25)
2 yıl galiba.
Ama zaten birlikte yaşıyorduk. Çocuk yapmak istediğimize karar verdiğimiz için evlendik.
0
michael_knight
(01.08.25)
5 6 senedeyken evleniriz bir ara diye diye 8 9 yılda şirketim batıyor tazmınatımı alayım diye evlendik :) yaş 35di.
0
a perfect lie
(01.08.25)
(6)

Otomatik ehliyetten kaldınız mı hiç?

m e b
Selam. Ya öğleden beri moralim aşırı bozuk, kendimi salak gibi hissediyorum biraz. Çalıştığım için direksiyon derslerine sadece hafta sonları eğitmen bulunabildiği zaman gidebildim. En sonki dersimin üstünden de iki-üç hafta geçti. Hafta sonları ekseriyetle sınav olduğu için de paralel parkı sadece
Selam.

Ya öğleden beri moralim aşırı bozuk, kendimi salak gibi hissediyorum biraz.
Çalıştığım için direksiyon derslerine sadece hafta sonları eğitmen bulunabildiği zaman gidebildim.
En sonki dersimin üstünden de iki-üç hafta geçti. Hafta sonları ekseriyetle sınav olduğu için de paralel parkı sadece üç kez deneyebilmiştim. Korktuğum başıma geldi ve bugün sınavda paralel parkta kaldım.
Sınavda hiçbir yere çarpmadım, park alanındaydım ama arkaya vuracağım korkusuyla “Park bitti hocam” dedim ve kaldım :(

Siz de otomatik olmasına rağmen kaldınız mı sınavdan? :(
0
m e b
(26.07.25)
otomatik olmasının park etmede bir avantajı yok ki. soruyu mu yanlış anladım?
biraz pratikle çözersiniz sorun değil.
0
lazpalle
(26.07.25)
Otomatik ile park etmenin hiçbir alakası yok +1

Ben de paralel parkta kaldım bir kere. Hoca bana nasıl yaptığımı söylemişti, işte kelebek camı dubaya getir, şuraya kadar geri gel vs. Sınav günü karıştırdım ve kaldırıma çarptım. Öyle kaldım.

Ama otomatik ile alakası yok. Kaldıki paralel parkı tek seferde kimse geçemez/yapamaz da o taktikleri söylemeseler. Manevra yapmak gerekiyor her türlü. Saçma bi aşama paralel park bence. Belli bir süre içinde park et deseler anlarım mesela..
0
substituent
(26.07.25)
Kaldım. İkincide geçtim. Takma kafaya. Halledersin.
0
glamdr1ng
(26.07.25)
Hayır kalmadık manueli tekte geçtim.
Ama park ederken manuel araç daha avantajlı, bunu düşünüp teselli olabilirsin.
0
kaptan maydanoz
(26.07.25)
Paralel park ehliyetini alıp normal sürmeye başlayınca da ancak pratikle oturan, defalarca denedikten sonra sorunsuz yapılan bir şey. Can sıkmaya gerek yok, bir dahakine olur inşallah.
0
dre mithatoğlu
(27.07.25)
Manuelden az kalsın kalıyordum.

Gerizekalı araba geri vitese geçmedi. Dedim ki gözetmenlere 'kapatıp aracı boşa alıyorum bırakmayın, tekrar geriye takacağım.'

Kafayı yicem. Gözetmenler yanımda. Marş almıyor araç bu kez de. Yanımdaki eğitmene döndüm dedim ki: bırakacaksanız bırakın ama kafayı yiyeceğim, öğreneyim niye çalışmıyor. Şans işte. Anahtarı taktık çıkardık. O geriye takmaya çalıştı o da başaramadı ahaha.

1-2 dk bekledik, anahtarı çıkarıp. Emniyet kemerini çıkardı. zorladı, güç bela geçti araç dişlisi.

Sonra geri parkı yaptım.
Dedim ki 1 dk ben boşa atıp geriye takayım, hani yapıyorum. Bakın bunlardan ötürü bırakmayın, bende sorun yok çünkü.

Tekrar 2. Kez boşa alıp, geriye taktım. Yine bir park :d

Anasını satayım beni bulur bu tür şeyler.

Beni tam sınırda geçirmişler bunca şeye rağmen. 70'ti sınır 70 aldım.

Ya sanki bende sorun amk.

Yıllar sonra bayır yukarı kaldıramadım aracı ben, el freni ile kalkışı asla öğretmemişlerdi. Yokuş kalkış desteğinin önemi büyüktür o sebeple.

Neyse kıssadan hisse: antrenman yapın, geçersiniz merak etmeyin yani. Bazıları çok kıl oluyor, can sıkmayın.

Kimim: on yıldan uzun süredir binlerce km yol yapmış biriyim, kırmızı ışık cezam yok. Araba, motosiklet kullanıyorum. demem o ki bu dünyada tırrekler bile tofaşla yanlıyorsa siz hayli hayli yaparsınız. Sadece daha çok çalışın
0
baldan kaymak
(27.07.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.